confessions

ihtiras limani

1. nesil Yazar - Harikulade

  1. toplam entry 121
  2. takipçi 27
  3. puan 18241

feminen

ihtiras limani
komik yazar.
ilk yazar olduğumda yazdığı övgülü girinin içeriğini silip, hakkımda " gereksiz yazar" diyen yazar kişisi. tesadüfen görünce bir şeyler yazmak istedim. bu en başta, kendi okuyucuna ya da oylayana, favorileyene saygısızlıktır. bir yazının içeriğini yüz seksen derece değiştirmek değildir doğru olan, siler yeniden yazarsın. bu yeni hali de oylanabilir sıkıntım yok ama benim takipçilerim koyun gibidir ne yazsam oylarlar düşüncesinde ise bilemem elbette.

ünlemlerin ayrı, feminizmin bokunu çıkarıp bayraklaştırarak üzerine seksi şeyler ve elbette bir de strapon alıp yarattığın bu abartılı feminist ve cinsellik imaları yapmadan yazarsa ölecek hastalığından muzdarip karakter ayrı itici. zaten nickaltında umarım instela'daki tavırlarını takınmaz gibi şeyler yazılmış ama kaderden kaçılmaz. antipatik kişiliğin her zaman tepki toplayacak. buradaki cicim ayları geçince de kendine nefret halkası oluşturacaksın büyük ihtimalle.

zengin sözlük yazarlarından şiirler

ihtiras limani
kendine uzak kalmışsın
bedenin ruhuna daralan parmaklık
yorgunsun güz yaprakları kadar
dudakların rüzgar soluğu
gözlerinin kainat karanlığında
ruhun titriyor mumlar gibi


öldürüp tüm sancılarını
soysam parmak uçlarından bu bıkkın hissizliği
yaşayamamanın verdiği
mor ve sıcak "sen"inle dokunsan bahara
sular akıp gitse gözlerinden yüzünden
saçlarını savursa rüzgar
uykusuz yastık izleri dökülse gecelerinden
hiç kimse ne olduğunu bilmeden
bir masal tılsımını mırıldanıp
tac etsem saçlarına
erguvanlarla dolu deniz yamaçlarına
uçursam ruhunu ansızın
gözlerin aralanır da okursan
kalbinde çiçek kokuları anımsarsan
şiir şükür olur o zaman
kelimeler ruhunun rengiyle bulur kendini
bir özlem bakışıyla sana
kırpıştırma uğraşıyla yorgun gözlerini
düşler korusun karanlıklardan seni.

youtuber

ihtiras limani
youtuberlık 80 doğumlu nesil için pek bir şey ifade edemedi ama ardından gelen 90 nesli, özellikle de 90-2000 geçişindeki nesil tam anlamıyla youtube nesli olacak gibi görünüyor. önceki nesiller için youtube müzik dinlemek, bazen komik videolar izlemek vb şeyler için anlam ifade ederken, şu an lise öğrencisi olan nesil için youtube facebook'dan sonra en önemli araç olma yolunda ilerliyor.

bu nesıl yazmakla uğraşmıyor. tweet file yorucu bir şey onlar için. video izlemek, video çekmek istiyorlar. haliyle, bu kadar takipçisi olan bir alanda da amatör girişimlerin yanında profesyonel girişimler de kendini göstermiş durumda.
(bkz:stolk)
(bkz:yapyap)
(bkz:vibio)
(bkz:kamusal mizah)
(bkz:dünyadan sesler)

zengin sözlük yazarlarından şiirler

ihtiras limani
her yer yatak seninle
yaşamanın yorgunluğundan soyunup
varlığının sıcaklığıyla uzanılacak
her mekan bir defter
notlarla ve anılarla dolacak nefeslerden
sen,
zirvelerde bulunmuş
saklı bir vadi gibi
yaşam dolu ve sıcakken
korkmuyorum çürüyen hiçbir şeyden
etimden, zamandan ve bilincimden
sen,
hiç kapanmaz bir gökyüzüyken
kanatlarım kalbini hissetmekle varolacak..

uzak mesafe ilişkisi

ihtiras limani
öpmelerin, sarılmaların, dokunmaların olmadığı, yerini yazıların, seslerin, fotoğrafların aldığı ilişki türü. eskiden insanlar tanışır daha sonra uzaklaşmak zorunda kalırlar ve ilişki devam ederdi. bu ilişki de buradan doğmuştu denebilir. oysa artık ilişkiler uzaklarda başlıyor, uzaklarda gelişiyor. uzaklardan öpüşülüyor, seviliyor, sevişiliyor.

kitap okurken not almak

ihtiras limani
"anlamak için okuyanların, genellikle okurken not alıyor olmaları; okunan metnin zihinsel olarak kendinin kılındığını, eski deyişle, mananın temellük edildiğini gösterir. okurken not almak ya da okurken yazmak, mananın temellükünde hem bellemeyi, öğrenmeyi, tahsili, hem de metinle bir diyaloğa girmeyi mümkün kılar. metnin daha iyi anlaşılması için sorulması gereken sorular, okurun zihnine takılan meseleler ve neyin nasıl anlaşılması gerektiği konusundaki varsa şayet, belirsizlikler, üzerinde sonradan düşünmek ve cevaplamak için anlaşılanın ya da anlaşılmayanın yazıya dökülmesi şarttır"

elfida

ihtiras limani
ben kendimi haluk levent'e değil de gerideki vokale eşlik ederken buluyorum bu şarkıyı dinlerken. sanki şarkıya asıl tadı o veriyor, asıl dokunuşu o yapıyor gibi. mükemmel sözlere sahip olması da cabası.

ne güzel bir dilektir, tutulamayaağı korkusu ama tutma arzusu ile edilen :
" hep aklımda kalacaksın"

femme fatale

ihtiras limani
fransızcadaki anlamı ölümcül kadın. cazibesi çok güçlü, eşdeğer ölçüde özgüveni de yüksek kadınlar için kullanılıyor. holywood'da bu kadına en fazla uyan karakter şu sıralar için eva green denebilir. ki kendisi, vücuduyla değil gözleri, anlamlı bakışlarıyla hak ediyor bu ünvanı.

bir de şuna değinmek gerek ki bu kavram da zamanla değişti. eskiden femme fatale pasif, aşırı dişi kadın gibi bir şeydi. yani temel mesele erkeklerin onun çekiminden kurtulamamasıydı. o, durduğu yerde karadelik gibi erkekleri ağına düşürürdü. dita von teese'in aurası buna örnek verilebilir. modern zamanlarda ise femme fatale daha başka. akıllı, güçlü, spor yapıyor, erkeklerin üzerine gidiyor, durduğu yerde hiçbirinin gözünün içine bakmadan, bakışları toplamak yerine, açıkça ilan ediyor, bana sahip olmak isterken bana ait olma arzusunda en ileri gideniniz hangisi ? bana bunu en güzel anlatan şey bir videonun kapak fotoğrafı olmuştu. burada erkekler, birbirlerinin farkındadır ama kadına kilitlenmiştir, normal şartlar altında, erkeklik gururu gereği vazgeçmeleri gerekir. çünkü bu mücadelenin galibi onu tek gecelik odasına alabilecek değil, ruhunun yörüngesine girecektir. işte femme fatale erkeklere erkeklik gururunu kendi ayaklarıyla ezdiren kadındır. eskiden olan kısa, yuvarlak hatlı kadın değil; nispeten uzun, cesur, seksi ve kışkırtıcıdır. başkası yapsa fahişe olur ama o yapınca tanrıça olur. enteresandır, sakınılasıdır, "erkeklerin dünyasında" onsuz her şeyi hiç yapandır. şu şarkının görselinde özetlenendir :



zengin sözlük yazarlarından şiirler

ihtiras limani
biliyorum dinlenmemeli bazı şarkılar
beklenmedik bir büyü dokunur suya
o unutulmamış beşinci mevsimden kalan
bir rüzgar üşütür beni
sözlerim de gözlerim de prangalıdır
şu fırtınadan bir meltem dahi ulaşmaz sana
aynalarda tek bir yüz olduğumuz
günlerden kalan bir yansıma
vurur gönderilmemiş mektupların satırlarına
harabeler karşılar beni
çünkü yakılmış bir limandır uzanmak sana
gururuma yasak günahsızlığıma günahtır
yazıktır sevdayı susturup alışmaya çalışmak
bir şiir daha çiziyorum
zindanımın duvarına
seni çiziyorum dizelerin gözlerindeki ışığa
susuyorum ki sen konuş yine karanlıklarda
aklımı ve hatıramı takıp bir kuşun kanadına
sarılmaların düşünden düşüyorum yokluğuna.

kürdistan

ihtiras limani
kürdistan'ı hiçbir zaman coğrafi bölge ya da jeokültürel bölge olarak algılamamış, kullanmamış olanların konuşulmasından rahatsız olduğu bölge. kürdistan denen bölge ne kafkaslar balkanlar gibi coğrafya belirtir, ne şii havzası gibi dini bir atfı vardır ne de arap yarımadası gibi ırki temellere dayanır. dayandığı şey, parçalanmak istenen ortadoğu ülkelerinde kimden ne koparılacağı ve kime verileceğidir. 100 yıl geriye gitsin bugün bizimdir dedikleri kimi kuzey ırak şehirlerinde, suriye şehirlerinde nüfusları arapların, türkmenlerin gerisindeydi.

eski böl ve yönetçiler yeni karıştır parçala ve yönetçiler oldular. ve bunların en fazla güvendiği kesim, her ülkede bulunan, sözde doğrucu davut ( yetmez ama evet stayla) özde kullanışlı aptal güruhu. salak olmayan görür ki, kürtler ister azınlık ister çoğunluk olsunlar, ister kültürlerini yaşasınlar ister kültürlerini yaşamasınlar, silahlandırılıyor, isyana teşvik ediliyor ve bulundukları ülkenin otoritesinin zayıflamasında araç olarak kullanıyorlar. emperyal güçler bunlara her hıyarım var dediğinde ellerinde tuzlukla koşuyorlar. sonra ellerine başka bir şey alıyorlar ama geç oluyor. israil, abd bunları çok seviyor. sebebi de anti-emperyalist, marksist leninist devrimci mücadele yürütmeleri asdfghj.

Ortdadoğu'nun faşizmden uzak bir bölge olduğunu kürtlerin güllük gülistanlık hayatlar yaşadığını söyleyemeyeceğim ama kürdistan etrafında dönen tartışmalarda neredeyse tüm kürdistancıların " where is usa air force" kıvamında takılması çok zavallıca.

son bir not da wilson un ulusların kaderi prensibi ile ilgili : balkanlarda türkler çoğunluk oldukları toprakları, musul'u, kerkük'ü öle öle kaybettiler. öle öle. tatavası yapılan ermeni soykırımında konuşulan rakamlar kadar insan öldü balkan göçünde. benim ailemin bir tarafı doğuya, bir tarafı balkanlara dayanır, kimsenin kürdistan tatavasını, mikromilliyetçiliğini çekecek değilim. her ulus egemenlik hakkını kendisi kazanmıştır, kendisi kazanır. türkler orta asya'dan anadolu ya gelirken hiçkimsenin prensibiyle bildirisiyle hareket etmedi. bağımsızlık bir karakter meselesidir. bir arada yaşamak yerine şımarıklık yapmakla olmaz o işler.

mona rosa

ihtiras limani
sezai karakoç şiiri. ben aşıkları kadar etkilenmem bu şiirden ama garip bir kendine haslığı vardır bu şiirin. kendi atmosferine çeker okuyucuyu. çok yoğun hislerle yazıldığını belli eder. gücü şiirin hikayesinden de gelir.

"Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak."

beşiktaşlıların fenerbahçe bayrağını yakması

ihtiras limani
geçen yılki şampiyonlukta beşiktaş'taydım, semt rengarenk, maç öncesi herkes neşeli, şarkılar söyleniyor marşlar okunuyor. bir grup, hiç tanımadığı bir gruba yaklaşıp fenere küfür ediyor. o an duraksamış şaşırmıştım, şampiyon olduğumuz gün niye fenere küfrediyoruz ki biz demiştim.

Beşiktaş taraftarı içinde böyle garip, küfürbaz, saçma bir grup maalesef var. tinerciden, serseriden hallice. delikanlılıkla itliği birbirinden ayıramayan cinsten. beşiktaşlı duruşuna yakışmayan adamlar. geçmişte fenerlilerin de bjk bayrağı yakmışlığı, gs bayrağı kesmişliği var ki misilleme olarak bunları paylaşıyorlar. bence gerek yok, durduk yere düşmanlık körüklemek anlamsız.

internet of things

ihtiras limani
5g teknolojisinin gelişmesini bekleyen teknolojilerden biri de bu. daha doğrusu 5g ile birlikte tam olarak hayal ettiği hale bürünebilecek. birbiriyle trafikte haberleşip trafik akışını düzenleyen arabalar., sürekli internete bağlı kalarak sadece kullanıcı ile değil birbiri ile haberleşen ev eşyaları, vs.. bunların uygulamaları vardı ama 5g bunu endüstriyel hal getirecek, son kullanıcı için erişimi kolay olacak. sadece hız artırımı değil çok çok farklı ve büyük bir ağ olarak bekleniyor bu anlamda.

google etkisi

ihtiras limani
Bu etkiye göre istediğimiz an bulabileceğimiz, adresine erişebileceğimiz bir bilgiyi hafızamızda tutmuyor, o bilgiye erişim yolunu hafızamızda tutuyoruz. Beynin içinde adresleyip bilgiyi saklamak yerine bilginin internet üzerindeki adresini saklıyoruz. Çoğu insanın neyi hatırlaması gerektiğini unuttuğu, ama bulma yollarını unutmadığı gibi garip sonuçları ortaya çıkmış bu etkinin.

zulüm

ihtiras limani
“ bir kitlenin iç yaşamının en çarpıcı özelliklerinden biri zulme uğramış olma duygusudur; bu duygu bir kez ve sonsuza dek düşman ilan ettiği insanlara yönelttiği kendine özgü bir öfke ve sinirliliktir. bu düşmanlar haşin ya da yumuşak, sert ya da sempatik, keskin ya da ılımlı davranabilirler; ne yaparlarsa yapsınlar yaptıkları her şeyin değişmez bir art niyetten, kitleyi açık ya da sinsi bir biçimde yok etmeye yönelik kasıtlı bir art niyetten kaynaklandığı yorumu yapılacaktır "

zengin sözlük yazarlarından şiirler

ihtiras limani
keşfedilmiş bir sırrın
koyu sıcak denizindeyim
umutlu suskunluğunda
güneşine aşık bir gezegen gibi
ışığından kendimi sakınmadan
saklarım seni
dağılan ve aşınan dünyadan

tahtaları çürümüş sandallarla
açılmak gibiyken yaşam
sen bana geceler boyu
okyanuslara yelkenler dikmenin
sabrını bahşettin

sakın boynunu soğuk rüzgarlardan
nefesim ısıtır bedeninin saklısını
ellerim ellerine uzanınca
her yanın öpücük tomurcukları
bütün bedenin baharlar giyinir
ince ve yumuşak sarılmalarda birikir
heyecan kıvrılmalarıyla açılır
ruhumuzun yakaları

kucaklamak bir deliliktir
ateş için barutu ama
küllerinden yeniden doğuluyorsa
hüküm sürendir aşk
ve yanmak gerekliliktir.

yalnızlık

ihtiras limani
hata yaptırır. yanlış insanlarla yanlış şeyler yaşamakta ısrar etmenin yegane sebebi yalnızlık veya yalnızlık korkusudur. " yalnız" olmaktan çok yaşamıyormuş gibi hissetmektir korkulan. kendin ile baş başa kalmamak için başkalarına sığınır, özünün renginden uzaklaşır, kirlenirsin.

yaşamak

ihtiras limani
"
hayat
dolduruyor beni
nasıl
yıkık bir binayı
gökyüzü doldurursa "

ataol behramoğlu dizeleri. ne kadar güzel anlatır hayatın güzelliğinin insanın yıkılmışlığına ve hep yıkılacağına hiçbir şey yapamayacağını. hayat adil değildir. hiç kimse eşit şartlarda doğmaz, büyümez, savaşmaz. parmak uçlarındaki sinirleri kesilip alındıktan sonra dokunmanın anlamını satırlarda ve dokunan, hisseden insanların yüzlerinden öğrenmeye çalışmaktır bazen yaşamak. bazen zorlanmış kapıların kilitli olduğunu ancak öğrenip koridorlarda kalakalmaktır. bazen akıp giden zaman nehri önünde yaşamaya değer her şeyin akıp gidişini dudakları kuru izlemektir. kendi yavanlığına kalır insan gün gelir. suçlu hiç kimsede değildir oysa sizi siz yapan şeylerdir suçlu olan. hiç kimse kendi kadar zarar veremez kendine. farkındalığa rağmen acizlik, miskinlik, güçsüzlük akrebin etrafındaki ateş çemberidir. " neden yaşıyorum ? " sorusunun cevabı bulunur ama güzel değildir cevaplar her zaman. kendine mecbursundur. mahrumiyetinin her gün yüzüne vuruluşudur. yaşamak acımasızdır, unutturmaz.

fairuz

ihtiras limani
inanılmaz bir ses, müthiş bir yenetektir. bir erkek için kadın sesi kıskanılacak, özenilecek bir şey değil ama, seçme şansım olsaydı onun sesinin erkek karşılığına sahip olmak isterdim.

uyarı : ilk ilahiyi hakkıyla dinlemeye müzik sisteminiz/kulaklığınız yetersiz gelebilir.

zengin sözlük

ihtiras limani
çaylak modunda yazdığım sözlük. ilk izlenimler güzel, instela'yı hatırlatan bir görselliği var, şu an için oradaki üniversite kampüsüne tanıtım gezisine gelmiş lise grubu gürültüsü buraya hakim değil.

aşk

ihtiras limani
arzın merkezini değiştiren şey. bütün çekimler onadır. boşlukta kaldığınız her an, her dalgınlık kalbinizin aklınızın ona düşüşüyle sonuçlanır. her şey ona çeker.zaman ve güç onun çekimine direnmek ya da düşmekle geçer. sıfır noktasıdır "o" bütün mesafeler ona olan uzaklıkla ifade edilir, ondan uzaklaştırması, ona yaklaştırması ile ölçülür. " düştümse eğer sana bakarken düştüm" diyebilmektir aşk, bütün hataları onunla, onun için yapmaktır.

sarılmak

ihtiras limani
Bilimsel olarak stresi azalttığı, mutluluğu kolaylaştırdığı, güven hissini taze tuttuğu böylece metabolizma üzerindeki yükü azalttığı söylenir.

Bunun dışında, özlem giderme sarılması var ki belki de en güzeli bu oluyor. İçindeki boşluğu doldurmak istercesine bastırıyorsun kendine özlediğini.

napoleon bonaparte

ihtiras limani
İsminin orjinali napoleone buonaparte'dır. Fransızlar ismini doğru telaffuz edemediği için düzeltmiştir. Korsika göçmenidir, kısmen italyandır. Çok fakir bir ailenin çocuğu olarak yaşamış, sonra kardeşlerini kral, prenses, prens yapmıştır. Cumhuriyet in genç generallerinden biriyken imparator olmuş, arı ve kartal ı sembolü olarak kullanmış, tüm Avrupa ya kısa bir süre için diz çöktürmüştür.

vicdan azabı

ihtiras limani
insanın kendi değerleri ile çelişmesi, kendine yanlış yapması üzerine kendini Cezalandırmasıdır. başkasına verilen haklı ya da haksız eziyet sebebiyle duyulan hissin merhamet olduğuna inanıyorum. vicdan azabı kişinin kendini cezalandırışıdır. bu açıdan kendi içinde olup biter, kendini düzeltme ya da kendini kabullenme sürecidir. kişi ya kendine dair algısını değiştirir ya da bu yanlışa düşmesine sebep mekanizmaları kırar. kıramazsa korkar, kendine saygısını yitirmeye başlar. fakat en başta, bana göre kimin acısına bakıp bünyede ortaya çıkıyorsa bu azap, o acı çektirilen kişiye bir faydası yoktur, adaleti sağlamaz. günahınız yokken durduk yere çektirilen bir azapla kişinin kendi ettiği yüzünden kendine verdiği azap karşılaştırılamaz, yer değiştiremez, telafi edilemez. vicdan azabı kişinin kendi içinde bir hesaplaşmadır, dışarıda çeken çektiği ile kalır. hatta vicdan azabı sebebiyle, acı verilene yardım etmek bile aslında kendimize yardım etmek, kendimizi kurtarmaktır.

bir yazı

ihtiras limani
başlangıçta onlar ve sen vardın, onlar ve ben vardım. diğer herkesten azade olarak dokunulmayan ve fark edilmeyen iç dünyalarında yüzüyordun. tıpkı benim gibi. yalnızdın ve hissedilmemek soğukluğu içinde, sakin bir denizde kendini temaşa ediyordun. tıpkı benim gibi.

sonra yıldızların ölüm gibi birbirine uzak olduğu kainatta çarpışan ve birbirini yutan iki yıldız misali iç dünyalarımız çarpıştı seninle. denizler karıştı, benim göklerimden senin göklerine esti rüzgarlar.

son halde biz şimdi yıldızların birbirine ölüm gibi uzak olduğu bir kainatta tek bir yalnızlık içinde birleşmiş olduk. soğukluk yerini bir başka ateşe bıraktı.

artık olan ikimizin yalnızlığı, ikimiz ne kadar tek isek başka herşey o kadar uzak gibi. sanki uzaklar aynı mesafede uzak gibi ikimize de. bu aynı nokta üzerinde duruyor olmamız sebebiyle olabilir mi? sence bu yüzden midir başım saçlarının boynunun sıcaklığından ikliminden ruhum ruhunun omuzlarına dayanmış ve kenetlemiş ellerini ellerime, öylece kalsın istemem?
Biz kalabalığız seninle.

sözlük yazarlarının istekleri

ihtiras limani
Bir mağara istiyorum bazen sadece. içinde bir karanlık, İçimde bir karanlık, dizeleri rüzgar rüzgarları dize, bir denize komşu, içimde bir başka denize karışan. Ki bu denizin ufuklarında doğan güneş mavi, suyu siyah, derinliği hissedebildiğin kadar.

İstemiyorum sızmasın ışıkları insanı hayvan eden her neyse, her neyse insanı acıtan, ümitlerinden kanatan, boşluk boşluk gerçeğin üzerinde yaralar açan nefes aldığım yanlarımdan.

İstemiyorum başka ses bir sıcak sessizlikten başka, göğün göğsüne fırlattığım bir nidaydı anlaşılmaya çalışmak, anlamak ve anlaşmakta buluşmuş sıcak bir tebessümün sessiz suskunluğundan başka, istemiyorum başka ses.

İstemiyorum kuşanmak ümit diye, hırs diye, his diye, dürtü diye korkudan ve bencillikten mürekkep silahlar, kanatmak için bir başka insanı.kazanmak diye harcamak için. Tutsak etmek için tutsaklıklarıma. Bir başka düşüncede bir başka kalpte yara açmak hastalık olup..

Bazen sadece duyuyor musun demek istiyorum, görmeden, nerede olduğunu sadece onun bilmemi istediği için bilebildiğimin yanına gidip, dokunup dokunulmak isteyen benliğine, duyuyor musun ? sen beni duyuyorsun biliyorum, duyuyor musun diye sorarken ben.. çünkü bildiriyorsun bana beni duyduğunu.. belki de cevap vermemelisin, birbirimizi duyuyoruz, başka şey istemiyorum.

mecnun mum ve pervane

ihtiras limani
sezai karakoç şiiri. şiirden bir kısım :

" ben herkes için
değişik ve ayrı dozda
soyut bir otobiyografyayım
herkesin yaşadığı bir iç tarih
herkesin yüreğinden geçen bir coğrafya
gidip gidip varacakları
fakat ulaşamayacakları
bir panorama
kaderin zaman zaman
kabaran kanlara uyguladığı
nirengi noktaları batmış
mutsuzca mutlu bir coğrafya "

(bkz:sezai karakoç)

cemal süreya

ihtiras limani
" sen yüzüne sürgün olduğum kadın
karanlık her sokaktaydın gizli her köşedeydin
bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi. mavi.
birtakım genç anneleri uzatırdı bir keman
sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa "