confessions

kadin kismisi cok yazmaz

1. nesil Yazar - Tatlı

  1. toplam entry 248
  2. takipçi 15
  3. puan 3095

dinah washington

kadin kismisi cok yazmaz
onun için bindokuzyüzellilerin en fazla satış yapan siyahi kadın vokali derler, onun için bluesun kraliçesi derler. onun için " dinah şarkıları söylerken hissetmez, dinah söylediği şarkı olur" derler. ve onun için şöyle derler:
-sahneye her çıktığında ağlamaktan sırılsıklam olurdu çünkü dinah her söylediği şarkıda ağlardı.
çünkü sesi öyle güçlüdür, tavrı ise bir o kadar romantik.
öldüğünde yalnızca 39 yaşındaydı ama 50 li yılların tüm dünyası onu tanıyordu.

benim aklımda ise tek bir şarkı sonsuza dek çalacak: what a difference a day made.


çomu öğretim görevlisi abdullah akın

kadin kismisi cok yazmaz
çomu da çoman öğretim görevlisinin "internetten araştırıldığında görebileceğimiz" gerçekleri oraya koymak , toplumu aydınlatmak gibi bir amacı yoktur. bunu biliyoruz.fekat tam şuanda bildiğimizi düşündüğümüz kavramlar ve o kavramların nesneleri arasında ki ilişkiyi ne kadar dengede tuttuğumuz ya da tutamadığımız merak konusu oldu bende.

misal cami allahın evi, adını biliyoruz yani kavram olarak cami dendiğinde aklımızda bir bilgi varr , allaha teslimiyet gösterilen, dua edilen, akıl ve vicdan ile birlikte yaradanın karşısında eşitlendiğimiz yer . sonra ona bir de nesne ekliyoruz. kubbesi olan, minaresi olan( ki bu nesnelerin de kavram ve kavram nesnesi ilişkileri ayrı bir konu)bir yapı. yani cami allahla buluştuğumuz yer olarak bir kavram ve buraya kadar herşey masum(!) ancak konu iktidarların kendi resmi/milli ideolojilerini dayatması olduğunda o kavramın nesnesi yani o yapı bizim için birden bire kavramın kendisinden daha önemli hale geliyor.ne enteresan. yani caminin ne kadar görkemli olduğu, caminin binasının başka bir amaçla kullanılır hale getirilmesi nedense kavram olarak allahın evine değilde daha çok kavramın nesnesine yani camiye bilerek ve isteyerek zarar verme eşittir din olgusuna karşı olmak eşittir din düşmanı olmak eşittir laik olmak eşittir cumhuriyet ülkenin laik dönemidir.... gibi başka kavramlara geliyor konu.yani derme çatma bir yapıda cami olabilir çok görkemli olanı da , önemli olan içeride gerçekleştirilen eylem ise nesnel yapının hiç bir anlamı olmamalı. zira allah benimle en güzel beton yapıda buluşun buyurmuyor.ama işte ideolojik dayatma ve bu dayatmayı benimseyen zihniyet...dur yaa valla sıkıldım yazmaktan birden...

son sözüm: çomu da çoman öğretim görevlisi götü yangın yeri gibi dolaşsın dursun!!internette en sevdiğiniz ama en yalandan gerçekler yüzsün dursun!!

walt whitman

kadin kismisi cok yazmaz
Ölü Ozanlar Derneği filmini seyrederek büyümüş neslin anatomosini çıkarmak istersek, walt wittmandan bahsetmemek olmaz. ben şahsen fena halde amerikan ekolü bir okuldan mezunum ve ölü ozanlar derneği ile büyümüş neslin bir üyesiyim .filmin karakterlerinden biri için şiir yazmışlığım bile vardır. hem de ingiliççe!! elbette yazdığım şiir walt wittmandan bana doğruydu ve elbette hayatımın son sahnesinde benim için de birileri tek tek sıraların üzerine çıksın diye bekliyorum. ehuehe!!

Dolayısıyla filmi refere etmişken şiirinin orjinalini şuraya bırakalım ;
O Captain! my Captain! our fearful trip is done,
The ship has weather'd every rack, the prize we sought is won,
The port is near, the bells I hear, the people all exulting,
While follow eyes the steady keel, the vessel grim and daring;
But O heart! heart! heart!
O the bleeding drops of red,
Where on the deck my Captain lies,
Fallen cold and dead.

O Captain! my Captain! rise up and hear the bells;
Rise up—for you the flag is flung—for you the bugle trills,
For you bouquets and ribbon'd wreaths—for you the shores a-crowding,
For you they call, the swaying mass, their eager faces turning;
Here Captain! dear father!
This arm beneath your head!
It is some dream that on the deck,
You've fallen cold and dead.

My Captain does not answer, his lips are pale and still,
My father does not feel my arm, he has no pulse nor will,
The ship is anchor'd safe and sound, its voyage closed and done,
From fearful trip the victor ship comes in with object won;
Exult O shores, and ring O bells!
But I with mournful tread,
Walk the deck my Captain lies,
Fallen cold and dead.

Walt wittman için ise şunu söyleyelim; doğayı,insanları, insanların doğasını ciddiye alıyordu,onları derinlemesine analiz etmeyi seviyordu, ona göre bir devlet başkanı bile sıradan insan kadar suçlu potansiyeliydi, dolayısıyla da çirkinliğinde güzellik kadar değerli olduğunu biliyordu. wittman işçilik yaptığı için işçiyi sevdi, savaş gördüğü için barışı sevdi, köleliği gördüğü için özgürlüğü sevdi ve özgür düşünceyi benimseyerek diyalektiği görmezden gelmeyen bir hayat yaşadı.
derler ki yukarıdaki şiiri abraham lincoln için yazdı. ben buna inanıyorum.

evrencan gündüz

kadin kismisi cok yazmaz
video klibi her ne kadar sermayeye teslim bir reklam filmi gibi olmuşsa da yorumladığı türküyü çok sevdiğimden evren canı tebrik ediyorum. türkülerimizi yeniden yorumlaya devam etmeli.türkülere getirdiği yenilikçi yorum ve ruh pek çok genci yeniden türkülere yöneltebilir, benim yeğenimde olduğu gibi.

çomu öğretim görevlisi abdullah akın

kadin kismisi cok yazmaz
çanakkale onsekiz mart üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim görevlisi. öyle öğretim görevlisi deyince bişi sanmayın daha yardımcı doşent.hayır yanlış yazmadım ablası daha doçent olmadı, fekat olmak için ne yapması gerektiğini çabuk öğrenmiş, ve de elinden geleni yapıyor.bakınız mesela oda büyüklerinin izinden gidiyor ve ne kadar omurgasız olduğunu kanıtlamak için asılsız beyanlarda bulunuyor. yeni dönem tarihimizi, daha doğrusu düşman oldukları cumhuriyet dönemi tarihini çarpıtmak için çanakkale'de ve bursa'da genelev ve ahır olarak kullanılan camiler var diyor!!!
benim içimdende bu tür haberleri okuyunca
-lan bir bitmediniz hee!! demek geliyor . bitmediniz gerçekten.

haber aşağıda ahahttp://www.abcgazetesi.com/canakkalede-yaralilarimizi-canli-canli-gomduler-camileri-genelev-yaptilar-80200h.htm

italyanların ırkçılık karşıtı duruşu

kadin kismisi cok yazmaz
italyada genel seçimler öncesi oluşan gergin ortama rağmen onbinlerin neo-faşizm ve ırkçılığın yükselişini protesto etmek için bir araya gelmelerini kapsar. genel olarak tüm dünyada yükselen ıkrçılığa karşı italyan halkının tamda böyle bir zamanda ortaklaşması bana umut verdi diyebilirim.
ilgili haber için;
http://www.abcgazetesi.com/italyada-on-binler-irkciliga-karsi-yurudu-bir-daha-asla-irkcilik-olmayacak-80255h.htm

işte gidiyorum çeşm-i siyahım

kadin kismisi cok yazmaz
yazarımız keskin nişancının eline sağlık, mahzuniyi çok içten anmış, bize de hatırlattı, ancak söylemeden edemiycem ilk gördüğümde
-işe gidiyorum çektim siyahımı diye okudum iyi mi?
te allaam ya elf gözlerime baktırsam iyi olacak galiba

aşık mahzuninin en sevilen ve bilinen türküsüdür.
ama ben daha çok , bilmem ağlasam mı türküsünü seviyorum , halkının sesi olduğu için. sözleri aşağıda ki gibidir.
Mevlam gül diyerek iki göz vermiş
Bilmem ağlasam mı ağlamasam mı
Dura dura bir sel oldum erenler
Bilmem çağlasam mı çağlamasam mı

Yoksulun sırtından doyan doyana
Bunu gören yürek nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi söylemesem mi

Mahzuni Şerifim dindir acını
Bazı acılardan al ilacını
Pir Sultanlar gibi darağacını
Bilmem boylasam mı boylamasam mı.

Haa bir de nedense aşık ali nurşaninin oğlu engin nurşaniyi , söylerken tavır olarak aşık mahzuniye benzetiyorum.

lizz wright

kadin kismisi cok yazmaz
Abd li 1980 doğumlu, jazz,r&b ve gospel şarkıcısı.evet o da kiliseden gelme.
İlk albümünü 2003 yılında "salt" ismiyle çıkardı.

Liz wright o gün bugündür bıkmadan dinlediğim kadın vokallerin başında gelir. Çünkü hem beste hem yorumculuk konusunda asla yerinde saymadı ve hep en samimi haliyle şarkı söyledi.
Salt albümü bence tüm şarkıları çok güzel olan albümlerden .merak edenler için ;

calvary

kadin kismisi cok yazmaz
İkibinondört yapımı bir j. Michael mcdonagh filmi.
Brendan gleeson'ın başrollerden birini canlandırdığı bu drama irlanda sinemasının en güçlü örneklerinden biri bence.
Hikaye küçük bir kasabada yaşayan rahip james ve kilise cemaati arasında geçiyor.
Karakterler çok güçlü, ve entellektüel düzeyi yüksek tutulmuş diyalogların uyarıcı doğası sizi ister istemez analize sürüklüyor. Film müziği cassidynin eseri, irlanda görüntüleri şahane ama asıl filmi iyiler arasına sokan şey şu; rahip jamesin film boyunca en merhametli ve iyi insan profili çizmiş olması.çünkü sonunda anlıyoruz ki en zayıf halka o, yine de filmde kızıyla yaptığı telefon konuşmasında söyledikleri ile filmin sonunu birbirine bağlayabiliyorsunuz ve film havada kalmıyor.

Konuya hiç girmedim izlemek için merak uyandırsın, ama şiddetle Tavsiye ederim.

eşek şakası

kadin kismisi cok yazmaz
Ben hiç şaka yapan eşek görmedim, o nedenle neden bu kategorideki şakalara bu ad verilmiş bilmiyorum, sanırım insanın tüm canlıların superioru olduğu algısını her alanda yerleştirmek için, bu beni kızdırıyor onçün.

Fakat ilkokuldayken ağabeyim ve halamın oğlu bir akşam ben ders çalışırken evdeki pompalı tüfekle( saçma ile) beni alnımdan vurmuştu. Buna da çok kızmıştım.

Böylesi zararlı ve gülmekte zorlanacağımız şakaları yapan özne olmak ve mahçup duruma düşmek kime fayda sağlar? işte bu da beni üçüncü kızdıran şey...

Ne? Haa evet alnımda küçük bir iz kaldı ehuhe!!

okumayacağını bile bile

kadin kismisi cok yazmaz
Okunmayacağını bile bile yazmak aslında okunmayacağından emin olmayı değil de, daha çok okunacağını umut etmenin önemsendiğini ifade ediyor.

Burada söylenecek her kelime bir yaşanmışlığa denk gelecek ve atfedilen şey ya da kişinin yazılanları görme ihtimalini artıracak zannıyla hareket etmek...

Saf aklın eleştrisi geldi aklıma birden, ben gidip kant okuyim bari yav!!

marketteki temizlik malzemelerini koklayarak almak

kadin kismisi cok yazmaz
Güzel kokmak- karşımızdaki tarafından beğenilmek endişesi- özellikle kadınlar için arkaik korkulardan değil tam tersi modernizm ile gelişen bir davranış biçimi sanırım.( çelişki burada başlıyor, koku geçince duygu da gidiyor demek) Bu da kokuyla sağlamcı bir ilişki, bir kodlama getiriyor günlük hayata.
Evimizin, bedenimizin ve o çok yatırım yaptığımız için önemli hale getirdiğimiz eşyalarımızın "temiz" kodlanması için güzel kokulu kimyasallar( çelişki derinleşiyor mu ne)arıyoruz.
Marketlerde ki temizlik malzemelerini koklayışımız ondan dolayı sanırım.

ince hastalık

kadin kismisi cok yazmaz
Ülkemizde görülen endemik( yaygın bulaşıcı) hastalık listesinden kısa bir dönem çıkarttığımız hastalık..sonra işte bu tarikatlar çıktı aşı günahtır dedi birileri çıktı aşıyla genetiğimizi bozuyolar dedi çocuklara aşı yaptırmayı bıraktı anneler, tedaviyi yarım bıraktı hasta olanlar vs derken yeniden listeye alındı.

Halbuki tedavisi o kadar kolay ki

uzaylı

kadin kismisi cok yazmaz
Bilmkurgu filmlerinde hep dünyayı istila ederken gördüğümüz ve kötüyü-çirkini temsiline özen gösterilen dünya dışı canlı.

Eğer evrende farklı tip ve gelişmişlikte uygarlıklar varsa ve bir tip bizden ileriyse neden dünyayı istila etsin ki? Hayır biz de karıncalardan ileriyiz de hiç onları istilaya kalkıştığımız oluyor mu? Yooo!!

damacana

kadin kismisi cok yazmaz
Tam da çay demlemek istediğimde dibinde kalan az miktarda ki suyu pompalayamadığım için, düzeneği kapaktan ayırarak çaydanlığa doğru eğdiğim ve o az miktarda ki suyun bir kısmını illa dışarıya döktüğüm su kabı.

Hep mi bana denk gelirsin arkadaş yahu!!!

bütün parçaların güzel olduğu albümler

kadin kismisi cok yazmaz
Dave matthew's band ve ben harper albümleri böyledir.
Her şarkının sözlerini ve yorumlanışını kaydedersin hafızana.
Dave matthew grave diggerda seni paylaşım savaşına götürür, tüm dünyayı sorgularsın, iyi gelir zihnini geliştirir.
Ben harper walk away de
But you put the happy in my ness der ve neleri bırakarak yola devam ettiğini çözümlersin.
Kültürler, deneyimler,diller farklı olsada müziğin ortaklaştırdığı duygular işte böyle tüm şarkıları güzel olan albümlerde belirgin hale gelir, seni artırır, rafine eder.

Edit: bi tane bırakalım şuraya belki dinleyen olur.
3 /