confessions

kadin kismisi cok yazmaz

1. nesil Yazar - Seviyor ve seviliyor

  1. toplam entry 320
  2. takipçi 19
  3. puan 3967

elvis presley

kadin kismisi cok yazmaz
Çocukluk yıllarında yoksulluk nedeniyle yiyemediği için ünlü olduktan sonra hergün yediği hamburgerler yüzünden erken öldüğünü düşünüyorum.
Elvis Presley narsisizmden yoksun bir egonun varolmasının mümkün olup olmadığını anlamak üzere yapılacak çalışmalara iyi bir kaynak bence.

kitap okurken not almak

kadin kismisi cok yazmaz
En sevdiğim şeylerden biridir. Hatta bazen belirli bir süre aradan sonra o kitabı yeniden okumaya başladığımda aldığım notlar bana bir şey ifade etmiyorsa daha çok sevdiğimdir. Böylece hem kitabı yeniden okurken yeni notlar alırım,hem de almış olduğum eski notları okuyup yeni notlar alırım. Bir sonraki okumaya hazırlık olsun diye.
Arno Gruen'in kitapları bu tarza okumalar yapmaya çok müsaittir.

beklenti

kadin kismisi cok yazmaz
Belirsiz şartlar altında olması/gerçekleşmesi en muhtemel olan şey.
Fakat konu ilişkiler olduğunda, beklenti ormanda on dinamit gücüne sahip. Çünkü ilişkiler temelde ihtiyaçların giderilmesi üzerine kurulmalı. Beklenti ve istekler ise sürekli gözden geçirilmeli. Ne ki yukarıdaki şartlarda olması en muhtemel şey olmuyor ve istekler dayatılıyorsa,ilişki eşitsizliğe kayıyor...
Sonra neden beni terk etti diye karaciğerinin bir bölü üçünü meyhanelerde bırakıyorsun, hiç oluyo mu bu?

pavyon

kadin kismisi cok yazmaz
Fransısçadan dilimize girmiş bir kelime.
Mimari de Köşk ya da bir yapının aynı bahçe içinde yer alan binalarından her biri,
Tıp biliminde fallop borusunun karın zarı peritona açılan ağzı
Toplumsal alanda ise müzikhol, müzikli eğlence yeri
Gibi pek çok anlamı olan kelime.

türkiye'de haber etiği

kadin kismisi cok yazmaz
İnsanlık olarak adlandırdığımız şeyin temelinde tarihi bir düşünsel gelişim yoktur. Genel olarak söylenenin aksine, insanlık ahlaki değerler üzerine düşünmekten doğmaz; çünkü ahlak, insana kabul ettirilen düşünce tarzından daha canlı güçlerden doğar. Ahlakın "dışsallığa" dayandırıldığı yerde, her türlü ahlaksızlığın ve acımasızlığın şartlarını da buluruz. Atalarımızın ve başka halkların sözde ilkelliği,kendi ahlaki eksikliklerimizi örtbas etmemize yarayan birer efsanedir. Bu anlamda ilkel insan yoktur, sadece insanlıkları zarar görmüş insanlar vardır.

Sevgili Arno Gruen Kendine İhanet kitabında işte bu kadar net çözümlüyor ahlak meselesini. Etik ise konuya tam da bu noktada bağlı, çünkü bir bilgi alanı hatta felsefenin bir bilgi alanı olan etik sayesinde mikro ve makro düzeyde ahlak ile ilgili ölçütler geliştiriyoruz.Yani ortaya konan bilginin yaşamla bağını kuruyoruz.

Haber etiği konusunda ülkemizde medya organlarının siyasi pozisyonlarına göre bir haberin sunuluş şeklinin değişebildiğini son on beş yıldır her gün her haber programında görmeye devam ediyoruz.

Yorum sizin.

obezite cerrahisi

kadin kismisi cok yazmaz
bariatrik cerrahi de denir. bariatrik adı yunanca “baros” yani kilo kelimesinden gelmektedir. Adından da anlaşılacağı gibi kilo kaybı sağlayacak cerrahi girişimleri tanımlamak için kullanılır. Fakat belirli bir kilonun üzerinde ya da altında uygulanması gereken ayrı metodları vardır. kişinin bu konuda bir uzman tavsiyesinde ve dikkatli seçim yapması daha uygundur.

ahmet faruk özdemir

kadin kismisi cok yazmaz
işte bir annenin kendi esas duygularını fiilen bastırması sonucu iletişim kuramadığı ve gereksinimlerine karşılık veremediği çocuğunun varoluşunu daha en başında nasıl engellediğini gösteren en güzel örnek; var olamayışından gelen korkularını şiddet, kadını ezerek güç sağlama ve sapkın cinsel eğilim benzeri zulümle bastırarak hayatta kalmaya çalışan bir zavallı.
toplum böyle erkekler yetiştiren anneleri yetiştirmeye devam ediyor, ne acı...

kendini fark etmek

kadin kismisi cok yazmaz
arno gruenin kitaplar dolusu açıklamaktan bıkmadığı konu.kendisini öleceğim güne kadar aralıksız seveceğim bu denli açık yürekli olduğu için.
İnsanın kendilik entegrasyonunun temelini oluşturan iki unsur;sevgi ve güç ile ilişkisinin, kendinin farkına varma/kendini gerçekleştirme yolculuğunda ne kadar önemli olduğunu kavramak sanırım iyi bir başlangıç olur.
Kendinin farkına varmak, önce gerçek duygu dünyamızla, sonra başkaları ile duygudaşlık kurmayı tecrübe etmekten geçer.

türkiye'nin en büyük sorunu

kadin kismisi cok yazmaz
özerkliğin kazanılamaması üzerine teorilendirilen kavramlardan biri de soyutlamadır, ve soyutlama çaresizliği zayıflığa eşdeğer tutan anlayıştır. Bizi içten içe utandıran zayıflıkla yargılar.dolayısı ile de sadece soyutlama yoluyla kendi zayıflıklarımızdan korkmayız.Bir örnek verecek olursak ;
Yer amerika birleşik devletleri
dönem ekonomik krizin ilk yılları, başkan nixon dönemi.
Washington eyaletinin spokane kentinde uçak sanayiindeki işlerini kaybeden çoğunluğunu mühendislerin oluşturduğu işsizlerle söyleşi yapılır.kuyrukta işsizlik parasının ödenmesini beklerken, en büyük sorunlarının ne olduğu sorulur.Neredeyse tümü "busing" yanıtını verir. Busingin anlamı siyah çocukların otobüslerle beyaz mahallelerdeki okullara ulaştırılmasıdır.
Böylesi zayıf durumda olan işsizlerin kendi çaresizliklerini itiraf edememeleri ve başka yerde kurban aramaları kaçınılmazdır.

O nedenle bu çok güzel sorulardan birine kendinize uyarlamanızı ve kendinize denk gelen gerçek gereksinimleriniz-düşünceleriniz çerçevesinde cevap vermenizi çok isterim.
3 /