confessions

kozmos

1. nesil Yazar - Çayla içilen sigara

  1. toplam entry 0
  2. takipçi 55
  3. puan 33070

5 yıl sonraki kendine mektup

diko
Eski zamanin birinde antep taraflarinda bir köyde çoban ali derler bir garip yaşarmış biliyor musun 5 yıl sonraki ben. Bu garip coban nerden bulmussa bir jilet bulmuş böyle yepyeni. O zamanlar jilet bulmak zor. Dağda koyunların başında beklerken "dur len ben bi etek tıraşı olayım" demiş başlamış tiraja. Başlamış baslamasina da bu arada sürüye kurt dadaniyor. Kurt sürüden bi kuzuyu kapıyor goturuyor coban ali tirasa devam ediyor. Ardindan bir koyun bir kuzu daha derken coban ali tirası bitiriyor şöyle bir dalgaya bakıyor ve diyor ki; koyunu kuzuyu kurt kapti ama mal da mal oldu ha.
Evet 5 yil sonraki ben. Koyunu kuzuyu kurt kapti ama mal da mal oldu ha diyecegimden adim gibi eminim sana.

a'mak-ı hayal

bartvader
asıl adı a'mak-ı hayal olan filibeli ahmet hilmi'nin romanı. acayip derinlikte bir tasavvufi eserdir. materyalist düşüncelerden nasıl kurtulup hakikate nasıl ulaşırız gibi, herkesin aklından en azından 1 kere olsun geçmiş soruları cevaplar.

bir de bunun bir çizgi romanı var ki, ben hayatımda böyle bir çizgi roman görmedim ya. 3'leme olarak çıkacakmış, tuti kitap basıyor, ilk bölümü var şu an sadece piyasada.

romanından neredeyse daha çok zevk aldım resmen. çizen mustafa ahmet kara'nın hayal gücüne kurban.

zengin sözlük yazarlarının ruh halleri

oblomov
çok denedim, olmuyor sözlük. her defasında koca bir duvardan sekip başladığım yere geri dönüyor gibiyim. sosyalleşmek dediler yaptık, iş dediler zaten başımızdan aşkın, alkolün faydası olsa 30 yıldır görürdük. ne yaptım ne ettimse içimdeki bu sıkıntıyı bu karabasanı atamadım. bir şey var böyle derinden derinden, ince ince kemiriyor etimi de ben hiç bir şeyin farkında değilim gibi. oysa eksiliyorum be sözlük. her gün biraz daha azalıyor yaşama sevincim. "Hep denedin, hep yenildin, Olsun, Gene dene, gene yenil, Daha iyi yenil" diyen "Samuel Beckett" amca buralarda bir yerlerde olsa yeminle ağzına kürekle vurasım var şuan. her gün, dünü yeniden oynatıyorlarmış gibi geliyor. sıkıldım sözlük. bana bir yol göster.

zengin itiraf

sos
akrabam dahi olsa, uzun süre irtibat kurmadığım bir insanla eski samimiyetimi kuramıyorum. samimi bir şekilde iletişim kuramıyorum. bugün belki en son 5 yıl önce gördüğüm bir akrabamı (teyzemin kızı ve benden en az 10 yaş büyük) tesadüf eseri gördüm yolda. "nasılsın?" dedi. "iyiyim. siz nasılsınız?" dedim. garipseyerek "i.. i... iyiyim..." dedi. biraz ayaküstü sohbet ettik mesafeli bir şekilde.

bu olaydan bağımsız olarak;
bir akrabanın, bir tanıdığın, bana, hayatımı nasıl planlamayı düşündüğüme dair sorular sorması beni çok yoruyor sözlük. cevap vermek istemiyorum o tür sorulara. çünkü cevap verince de haliyle verdiğim cevap mesafeli, yüzeysel bir cevap oluyor. hatta karşıdakinin yanlış anlayacağı, anlayabileceği bir cevap oluyor. e anlarsa anlasın pek umurumda değil de zaten.

iyi de sos konu nasıl açılacak o zaman? muhabbet nasıl dönecek? açılmasın da dönmesin de kardeşim... ben onlara soruyor muyum? önümüzdeki 10 yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz? diye. sormuyorum. hatta arayıp sormuyorum...

bir gün dayanamayıp, o meşhur olan fenomen gibi ayağa kalkıp haykıracağım valla;
herkesin hayatına kimse karışamaz! o o şekil yaşar, öteki o şekil yaşar... kimse kimseye karışamaz. herkesin özgürlüğü bi-dir...

skyler white

magic mushroom
Çoğu insanın aksine kötü bir karakter olduğunu düşünmüyorum. aslında dizide pek de sevmediğim skyler'a bu noktada haksızlık yapıldığını düşünüyorum ve savunma gereği hissediyorum.


zira kendisi aile kurumunun devamı için elinden geleni yapmıştır. bir kadının belki de en çok desteğe ihtiyacı olduğu dönemde kocası tarafından yapayalnız bırakıldığı halde yine de ailesi için çabalamıştır ancak walter efendi sır küpü olduğu için en sonunda kadıncağızı delirtmiştir. çabaları sonuçsuz kalan çaresiz skyler da "beşer, şaşar" sözünün hakkını vererek bir dönem gerçekten saçmalamış ve hiçbirimizin onaylamadığı şeyler yapmıştır, evet. lakin kendisi yine dürüstçe yediği bu bokları walter'a anlatmış ve yaptığının pişmanlığını da kendi içinde yaşamıştır. amma velakin en kolay yolu seçerek "kadın"a orospu damgasını yapıştırmaya can atan bizler empati yapma gereği hissetmeyiz. çünkü kadın ne kadar femme fatale ise erkek de o kadar "sütten çıkmış ak kaşık"tır bizler için. kimse empati yaparak değerlendirmez kadını, herkes olumsuzluklarına odaklanır. oysa ki yıllarca yalan söyleyen, aslında ailesine ihanet eden, bu sırada eline bir sürü de kan bulaştıran erkek karakter yine ve yeniden seyircinin gözünde aklanmış, kahraman ve fedakar ilan edilmiş, amacından mütevellit yaptığı tüm yanlışlar mazur görülmüştür.

yani eril pencereden bakıldığında kötü, tu kaka bir karakterdir skyler çünkü annedir ve annenin hata yapma lüksü yoktur, anneye yüklenen bütün o kutsal(!) sorumluluk, en ufak yanlışında annenin sonu olur.

oysa babanın hatalarını affetmede daha esnek ve rahatızdır. neden? çünkü yüzyıllardır zihnimize kodlanan alt mesaj bu da ondan.

bir sözlük nasıl yönetilmez

magic mushroom
Uzaktan yönetilmez mesela. Halka inmek lazım. Ve demokrasi şart. Her dikta yönetimi sonlanmaya mahkumdur çünkü.

Kısacası bir sözlük önemsemeden yönetilmez. Sahip çıkmak şart.

Çiçeği burnunda bir yazar olarak açıkçası daha aktif bir yönetim beklerdim. Yazarlığımı onaylayan icgqhs dışında başka bir moderatör de görmedim henüz.

Yeniyim ve sevdim burayı ve gitmeye niyetim yok ama Dedeye, pardon sözlüğe de sahip çıkalım. Evet.

paylaşılmış psikotik bozukluk

magic mushroom
(folie à deux) genellikle iki, nadiren de daha fazla kişiyi etkileyen psikotik bir bozukluktur.

en önemli özelliği sanrıları paylaşan birden fazla hastanın olmasıdır. asıl hasta diğer sağlıklı birey/bireyleri de etkisi altına alarak onların da hastalanmalarına sebep olur. çoğunlukla aynı ailede ya da birbirleriyle duygusal ve fiziksel bağlılıkları olan bireyler arasında görülür. asıl psikotik bozukluğu olan hasta için "aktif", etkilenen birey için ise "pasif" ya da "yalancı hasta" tanımları kullanılır.

hastalık 1860 yılında baillarger tarafından "bulaştırılan delilik", daha sonra da maret tarafından "çift taraflı sanrı" olarak tanımlanmıştır.

bu bozuklukta; psikoz ve hezeyanlar yaşayan hasta gerçeklik algısını yitirir. kendisiyle yakın ilişki içinde olan diğer kişi ya da kişiler eğer yatkınlıkları da varsa zamanla aktif hastanın sanrılarını paylaşmaya ve gerçeklikten kopmaya başlarlar. sonrasında olmayan ve yaşanmamış bir takım olaylara birlikte inanmaya ve olmayan bir yaşamı paylaşmaya başlarlar. bazen hem hastalar hem de çevrelerindeki insanlar için çok tehlikeli sonuçları olabilmektedir.

tedavi sürecinde pasif hasta, baskın hastadan ayrıldığında genellikle kısa süre içinde iyileşme görülmeye başlanır. ancak etkileri geniş bir alana yayıldığından tedavisi özen isteyen bir bozukluktur.

siyasetçilerde sıklıkla yaşandığını düşünüyorum. sanrılar, paranoyalar, mitomani halleri falan çok zor, bir de bulaşıyor işin kötüsü. sonra körler sağırlar birbirlerini ağırlıyorlar.

Edit: son cümle mübalağa içermekte olup, gerçekçi bir tespit değildir.

alper canıgüz

dirsegi iskemleye dayali
oğullar ve rencide ruhlar kitabı ile yarattığı alper kamu karakterinin adını -anlaşıldığı üzere- albert camus'dan almıştır. intihara meyilli karakterimiz, öyle güzel yaşar ki beş yaşını, sırf bunu iyice anlayalım diye; '' beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.'' diye başlar kitabına.

cehennem çiçeği kitabı ile seriyi devam ettirmiştir canıgüz. dilerim alper kamu hep beş yaşında kalsın ve intiharına kadar geçen her günü bize bir kitap olarak sunulsun canıgüzce.

ladri di biciclette

magic mushroom

vittorio de sica şaheseri.

bir canım kardeşim kadar olmasa da insanı alt üst eden, hüngür hüngür ağlatan filmlerden. ama gerçek bir sanat eseri aynı zamanda. de sica'nın her biri kartpostal karesi güzelliğindeki çekimleriyle, ahlak, din, inanç, iyilik - kötülük göndermeleriyle 1940'lar italyası'nda geçen olağanüstü bir dram.

yeni gerçekçilik akımının da simgesidir film ve salt acımasız gerçeği iliklerinize kadar hissettirir. filmde bir restoran sahnesi vardır ki hem gülümser hem de hıçkıra hıçkıra ağlarsınız izlerken. duygudan duyguya sürüklenirken film boyunca hem umutlanır hem de dümdüz küfredersiniz hayata(!)

claude monet

magic mushroom
çizmeye önce karikatürle başlayıp daha sonra kendisini resme adamış empresyonist ressam.

açık havada resim yapmak ve günün farklı zamanlarındaki ışığı yakalamak tutkusuydu monet'nin.

paris yakınlarındaki argenteuil'de bir tekneyi yüzen bir stüdyoya çevirip, seine nehri boyunca gördüklerini resmedecek kadar da doğa aşığı bir ressamdı kendisi.

van gogh'un yoğun sarı kullanımı gibi monet de gözlerinde ileri derecede görme bozukluğuna sebep olan katarakt yüzünden bir dönem resimlerinde kırmızıyı yoğun olarak kullanmıştır.

eserleri bana hep umut ve mutluluk vermiş, tablolarındaki güneş ve ışık, hislerime de yansımıştır. iyi ki yaşamış ve üretmişlerden.

kafam

mudaran
dumanlı çünkü lanet olasıca bir yıkığım. yalnızlıktan ölücem. bu başlığı görüp bu giriyi yazmıyor olsaydım muhtemelen intihar edip hayatıma renk katmaya çalışacaktım. iyi günler.

hollanda

diko
1 hafta içerisinde yerlesecegim ülke. gider gitmez ilk işim dünyanın en zor dillerinden biri olan hollandacayi öğrenmek olacak. çalışma iznini de aldıktan sonra yavaştan yavaştan kurulu düzene geçerim. bambaşka bir kültür bambaşka bir dünya. umarım 5-6 ay içinde adapte olurum da çocuklarımı da getirebilirim. orada yaşayan sözlük arkadaşım varsa bana ulaşırsa sevinirim.

2018 avrupa atletizm şampiyonası

olacak o kadar
Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenmiş olan şampiyona.

Şampiyonada Türkiye, 1 altın 2 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 5 madalya topladı. Altın madalyayı erkekler 200 metrede Ramil Guliyev ile alan Türkiye, gümüş madalyaları erkeklerde 4x100 metre bayrak yarışı ve 400 metre engelli kategorisinde Yasmani Copello Escobar ile elde etti. Türkiye'ye bronz madalyalar erkekler 100 metrede Jak Ali Harvey ve kadınlar 5 bin metrede Yasemin Can'dan geldi. Büyük Britanya zirvede yer alırken, Polonya ikinci, ev sahibi Almanya ise üçüncü oldu.

enfes 4x100 metre bayrak yarışını ise ara ara izlemekte fayda var;

erkeklerin memeleri sevmesinin nedenleri

dante
Yumuşacık, puf puf, çok tatlı bir görünümü olması. Yoksa doğurganlıkla bilinçli olarak bir alakası olduğunu düşünmüyorum. Zira bir deneye göre eline oyuncak bebek verilen erkeklerde dahi libido düşüklüğü yapabiliyormuş.

Sadece erkekler değil kadınlar da çok sever. Ki kadınların en takıntılı olduğu şeylerden birisidir.

kondom

dante
İlk alışımda şişirip dev gibi balon yaptığım şey. Benim penisime küçük geliyor diyen adamın bacağına girecek kadar esneyebiliyor.

Bu da Zamdan nasibini aldı.

mektup arkadaşı

dante
Çocukluğumdan beridir hayalim olan şey. Uzaklardan bir yerden bir arkadaş edinip birbirimize ara ara mektuplar yazıp, yaşadıklarımızı anlatmak, bazen mektuba ufak tefek de hediyeler sıkıştırmak.

Bir keresinde buna neredeyse yaklaşmıştım. İlkokulda öğretmenimiz bize mektup yazmayı öğretmişti. Tüm sınıf mektup yazıp postaneye gitmiştik. Tabi benim yollayabileceğim kimse olmadığı için içimde büyük bir ukde olarak kalmıştı.

Hele bir de o arkadaş denizaşırı bir ülkedeyse daha bir güzel daha merak uyandırıcı olur.

koutetsujou no kabaneri

dante
12 bölümlük nefis bir anime. Konusu ise şu şekilde:

Dünya bir sanayi devriminin tam ortasındayken, demirden bir tabakayla kaplı kalbi parçalanmadıkça ölmeyen bir canavar türü ortaya çıkar. Isırdığı insanları da kendisine dönüştüren bu canavar, Ceset (Kabane) adı verilen saldırgan bir tür zombidir.

Uzak Doğu'daki Hinomoto adasında yaşayan insanlar, bu yaratıklardan korunmak için pek çok karakol kurmuşlardı. Karakollar arasındaki ulaşım Hayajiro adındaki buharlı lokomotif sayesinde sürdürülmekteydi. Aragane karakolunda yaşayan Ikoma adında bir oğlan da Hayajiro'nun bakım faaliyetlerinde görev almaktaydı. Becerikli Ikoma, kendine bu canavarlara karşı kullanmak üzere Delici Mızrak (Tsuranuki Zutsu) adında bir silah yapmıştı.

Günlerden bir gün, Ikoma yeni silahını denemek için fırsat kollarken, zorunlu Ceset kontrolünden muaf tutulmuş Mumei (İsimsiz) adında bir kızla tanışır. Gece çöktüğünde Ikoma, Hayajiro'nun kontrolden çıktığını görür. Lokomotifte görevli tüm personel cesetlere dönüşmüştür. Cesetlerin saldırısı altındaki karakolu kurtarma görevi, aradığı fırsatı bulan Ikoma'ya düşer...


Şu anda 6. Bölümdeyim. 5 bölümde seferşizin biri gelip mumei'yi daha iyi olmazsa bir çöp gibi atılacağı söylenmesi üzerine mumeinin tozutup her gördüğü cesede hunharca saldırmasıyla son buldu. Allah belanızı versin mumei'den ne istediniz.

Ben böyle Lolita görmedim. Vuruldum sana mumei. Duy sesimi. Kanım sana feda olsun.


Kısa anime önerisi isteyenler için nefis bir anime. İlk bölümden itibaren aksiyonu hiç düşürmüyorlar. Ve şarkıları da çok güzel.



https://youtu.be/3ePxx3VI_OQ

ayrıldıktan sonra sapıtan eski sevgili

dante
Bazen sapıtmamış, bastırılan duyguları bir anda ortaya çıkınca kafası karışmıştır.

Eski sevgilim tam bir dengesizdi. Öyle bir ilişki yaşadım ki arkadaşlarımdan uzak oldum. Hatta 4 yıl boyunca hiç arkadaşım olmadı. Hala da yok diyebilirim. Esasında yalnızlığa alışkın birisiyim ama bu ilişkinin böyle olması zamanla çığrından çıkmama sebep oldu. Birisiyle tanişsam kendini belli ettin dediği bile oldu.

Birlikte olduğunuz kişilere zehir gibi hayat yaşatırsanız buldukları ilk fırsatta kaçarlar. İlişki birisini darlamak, ona istediklerinizi yaptırmak demek değildir. Her iki bireyin de kendi özel hayatları vardır ve bu her zaman olacaktır. Karşı cinsiyle de iletişim kuracaktır kendi cinsiylede. Siz kıskanıyorsunuz diye onu kısıtlayamazsınız.

Daha geçenlerde Sevmediği birisiyle bir şeyler yapınca " iyi bir daha yapmazsın " diye tepki veren bir dengesizdi. Ayrıldık, aylar geçti, bu huyundan vazgeçmedi.

Tehlikeli, çok tehlikeli...

anal seks

dante
Yazacağım ama yanlış anlaşılmak da istemiyorum. Bildiklerimi sizlerle paylaşayım fikirlerinizi kesinleştirmenizi sağlar belki.

Şimdi üstte bir cümle dikkatimi çekti "" acı çekmemek imkansız, şehir efsanesi "" diye. Hayır değil, hiç acı çekmeden, zevk alarak da yapabilirsiniz bunu. Anal seks vajinal sekse göre biraz daha fazla uğraştırıyor, yapanlar da sabırsız olunca acı kaçınılmaz oluyor.

Önce temizlikten başlayalım. Anal yapacaksanız en önemli şey temizlik. Bu temizlik de lavman yapmaktan geçiyor. Bunu eczaneden de alabilirsiniz ya da duş başlığını çıkartıp hortumla da yapabilirsiniz. Tamamen berrak su akana kadar bu işleme devam etmelisiniz.

İkinci kısım ise rektumu genişletmekte. Bunun için kayganlaştırıcı ( ben hep krem kullandım yalan olmasın ) lazım. Kayganlaştırıcıyı bol bol kullanmaktan çekinmeyin. Genişletmek içinse önce tek parmak, gerekiyorsa en küçük ile başlamak lazım. Yavaş yavaş tamamen açana kadar devam edilirse acı çekmeden anal yapılabilir. Partnerin de kendisini kasmaması gerekmekte. Kasılı halde olan kaslar canını daha çok acitabilir.

Partneri rahatlatmak da önemli. Onunla sohbet edip, öpüp, telkin edilebilir. Hiçbir şekilde aceleye getirmeden yavaş yavaş yapmak önemli. Zamanla neyi yapıp yapmayacağınızı öğrendikçe daha rahat bir hal alır zaten.

İyi sevişmeler!

star vs the forces of evil

dante
Disney channel'in başarılı yapımlarından bir tanesi. Başka bir boyutta prenses olan star butterfly, ailesi tarafından dünyaya yeteneklerinin gelişimini tamamlaması için gönderilir ve dünyada tanıştığı arkadaşı Marco diaz'la çeşitli maceralara atılır.