confessions

leonidass

1. nesil Yazar - becerikli

  1. toplam entry 342
  2. takipçi 61
  3. puan 12442

the vitruvian man

zal
mimarlığa ait en eski kaynaklardan olan hatta en eskisi diyeceğimiz "mimarlık üzerine on kitap" isimli eseriyle bilinen , m.ö 1 .y.y'da yaşamış olan antik roma'nın en ünlü mimari vitruvius'u tasvir eden, matematiğin görsel zeka ile birleştiği bir leonardo da vinci eseridir.

da vinci bu eskiz'i yaparken hayran olduğu vitruvius'u mimarisini anlatmaya çalışmıştır.

vitruvius'un matematiksel dengesini ve simetrisini hayranlıkla benimseyen da vinci; kollarını ve bacaklarını sonuna kadar açmış erkek bedeniyle vitruvius'un insan anatomisi hakkındaki düşünceleri açık etmiştir.

zira vitruvius mimarlığın insan bedeni gibi kusursuz şekilde olması gerektiğini düşünen bir mimardı.


zenginsozluk.com/foto

bursada 24 ayar altınlı pizza

bonnie
"insanlar hayatında kaç defa altınlı bir ürün yer?" dedik ve "herkesin altın yemesini istedik" diyen bursa' da italyan mutfağı ustası irfan yalçın' ın açıklaması.

24 ayar yaprak altınlı pizzayı fiyatı 100 liradan satıyorlarmış.

ya ne desem bilemedim. bizdeki bu gösteriş merakı, bu edepsizlik nasıl ve ne zaman ortaya çıktı anlamış değilim. nerede o nahif insanlar, varken belli etmeyen, olmayanı üzmemeye çalışan, budalaca ilgi ve dikkat çekmekten kaçınılan o günlerden bu günlere nasıl geldik?

https://tr.sputniknews.com/yasam/201901131037068843-bursa-altin-pizza-firavun-irfan-yalcin-roma/

bazı

bonnie
bir murathan mungan şiiri. yaşlandıkça yani yaş aldıkça bu adamı daha çok seviyor ve anlıyorum.

Bazı gecelerin sabahı yoktur
yalnızca karanlık olarak kalırlar.

Bazı ayrılıkların dönüşü olmaz
giden gider
borçlarıyla yaşar kalanlar.

Geleceği yoktur bazı kalplerin
aşk uğramaz onlara bir daha
tek bir hatırayla yaşlanırlar.

Bazı pişmanlıklar uzun sürer
zamana yayılırlar.

Kendinden kaçanlara
saklanacak yer kalmaz dünyada
gün gelir kendileriyle tanışırlar
asıl yalnızlık o zaman başlar
hayata geç kalmıştır kendine geç kalan
şairin dediği gibi
bir daha yaşamak zorunda kalır
geçmişi anlamayan.

Bazı geceler
bazı insanlar
bazı yerlerde
sahiden karşılaşırlar.

Bazı insanlar
bazı aşklar
bazı şarkılar
bu yüzden unutulmazlar.

Bazı hayatlar hayal tutmazlar
bu yüzden
bazı bazı bazı
çabuk yaşayıp
ansızın kaybolmalar
bazı bazı bazı.

diyalog

indolentexistence
Meselaaa Platon diyaloglar yazarak felsefe yapan bir filozof. Sonucu nereye bağlıyor biliyorsunuz değil mi? Artık ben de ne dediğimiz bilmiyorum Socratescim... tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir. :) Diyalogları da filozofumuz Sokrates'in ağzından yazar. Mantıklı:) Ben de erdem bey üzerinden tanrıya laf edeceğim. Müsadesini henüz almaya erişemedik. Mış gibi yapalım.

Sokrates sorular soruyor, yanıtları eleştiriyor, savunabilecek fikirlerin zayıflıklarını gösteriyor, ama kendi adına bir tez öne süremiyor. Hiçbir yere varmayan diyaloglar sonra gelişe gelişee kapsayıcı bir araştırmaya dönüşüyor. Ama sonucu olmayınca sıkılıp boşverebilirsiniz. Tavisyem yöntem olarak incelemenizdir. Yani nasıl felsefe yaparızın cevabını öğretirler.

diyalog iyidir. Monolog da kötü. çünkü zorlama yok, çürütebilirlik yok. diyalogda kalalım genşleeer.

barbun

bonnie
tekirden daha iri, daha canlı ve daha tombiş bir balıktır. boyu 20-25 cm civarında olan dip balığıdır bu arada. yani metalleri en emen balık. neyse barbun diye tekir satan balıkçılara lanet olsun dostum.

tekir

bonnie
sarılı turunculu bir balık. barbunla çok karıştırılır. kendimden biliyorum. valla fark şu imiş; küt kafa, sırt yüzgeçindeki sarı siyah benekler, çene altı bıyık uzunluğu.

en lezzetli zamanı temmuz ekim arası olan bu balığın, yağda çıtır çıtır kızartılmışı adeta meze gibidir.

palamut

bonnie
iri, az yağlı ve tadı nispetten yavan bir balıktır. ancak bu balık üzerinden harikalar yaratabilmişiz biz. yetişkin bir palamutun baştan kuyruğa doğru muntazam çizgiler halinde giden, dördü koyu, üçü açık, menevişli, toplam yedi adet bandı bulunur. benek menek de görülmez.eylül-şubat arasında en yağlı ve lezzetli olduğu dönemdir.

önce yumurtaya sonra una bulanarak bir kızartması olur ki. hım hımmm.

üzerine domates, soğan, sarımsak, maydonoz ve baharatlarla fırında olur ki o da lezizdir.

üzerine zeytinyağı dökülerek ızgarada yapılır. oha denir.

hepsinin yanına mutlaka bir yeşil salata.

elazığ

bonnie
görmediğim ve birebir hiç bir oralıyla tanışmadığım şehir.
ama müzeyyen abla demiş ki;

"sigaramın dumanı
yoktur yarin imanı"

Yöre: Elazığ
Kaynak kişi: Harputlu Hafız Nuri
Makam: Uşşâk
Usul: Düyek




buşido

lonely samurai
Feodal Nihong(Japonya'nın orijinal ismidir) İmparatorluğuna bağlı, kılıç ustaları olan samurayların hayat felsefesidir. Samuraylar dünyanın en iyi kılıç ustaları olarak kabul edilirler. Hayat felsefeleri olan Buşido "savaşçının yolu" anlamına gelir ki samuray da "hizmet eden" anlamına gelir. Buşido'nun yedi altın kuralı vardır bunlar sırasıyla: dürüstlük, saygı, kahramansı cesaret, onur, merhamet, doğruluk - samimiyet ve görev - sadakattir. Bu kuralları tek tek ele alacak olursak
Dürüstlük: samuray insanlarla olan ilişkisinde tam anlamıyla kesinlikle dürüst olmalıdır; samurayın hayatında sadece kendisine sergilenen adalet olmamalıdır, kendisi de insanlara karşı son derece adil olmalıdır. Her açıdan dürüst, adil ve güvenilir olmalıdır.
Saygı: samurayın acımasız olması için bir nedeni yoktur, gücünü kanıtlamasına ihtiyacı da yoktur. Samuray düşmanına karşı bile saygılı olmalıdır. Samuraylar sadece kılıç ustalığında ki veya savaşta ki yeteneklerinden ötürü saygı görmezler, diğer insanlara davranışlarından ötürü de saygı görürler.
Kahramansı cesaret: kabuğuna saklanarak yaşayan bir kaplumbağa gibi yaşamak yaşamak değildir. Gerçek samuray kahramansı bir cesarete sahip olmalıdır, hayat kesinlikle risklidir, hayat tam anlamıyla kusursuzca yaşanmalıdır fakat kahramansı cesaret gözü karalık değildir, korkunun yerini zeka ve gücün almasıdır.
Onur: samurayların onurlarının tek bir yargıcı vardır o da kendileridir, yaptıkları seçimlerden ve sonuçlarından kesinlikle kendileri mesuldürler, yaptığı seçimler nasıl bir insan olduğunu yansıtır.
Merhamet: sürekli düzenli bir çalışmayla samuray tek kelimeyle "güçlü" olur, diğer pek çok insanlar gibi değildirler. Gücünü iyilik için kullanmalıdırlar, samuray merhametli olmak zorundadır. Samurayın merhameti olmadığında vahşi hayvanlardan bir farkı kalmaz.
Doğruluk - samimiyet: samuray bir işin yapılacağını söylemişse o işin gerçekleşmiş olmasından başka bir sonuç düşünülemez. Başka hiç bir şey samurayı söz verdiği işi halletmesinden alı koyamaz. Söylemek ve yapmak samuray için aynı anlama gelen sözcüklerdir. Samuray yap(a)mayacağı bir şeyin sözünü vermemelidir.
Görev - sadakat: samuraylar söyledikleri ve yaptıkları her şeyden sorumludurlar ve bunların peşi sıra gelen sonuçlardan da, bütün bunlara tam anlamıyla sadık olmak zorundadırlar, ayrıca samuraylar hizmet ettikleri kişilere sadakatte ikiliğe düşemezler, görevlerine olan sadakatlerine tam manasıyla bağlı olmalıdırlar.
Tüm bu kuralların yanı sıra onuru lekelenmiş bir samuray harakiri /seppuku yapmak zorundadır aksi takdirde efendisi tarafından hizmetinden kovulur veya ustası tarafından terk edilir böylece samuray artık bir samuray değil, ronin yani efendisiz samuray ya da avare samuray olur ki bu da hoş gözle bakılan bir şey değildir.

james joyce

fall
irlandalı yazar, şair, öykücü.

1922 tarihli Ulysses adlı romanında 3687 kelimelik tek bir cümle kurarak orhan pamuk adlı yazara adeta uzun cümle öyle kurulmaz böyle kurulur demiştir. Tabi noktalama işaretleri çıkarıldığında bu tek bir cümle değil ki de denebilir.

cümleyi okumak isterseniz:

no thats no way for him has he no manners nor no refinement nor no nothing in his nature slapping us behind like that on my bottom because I didnt call him Hugh the ignoramus that doesnt know poetry from a cabbage thats what you get for not keeping them in their proper place pulling off his shoes and trousers there on the chair before me so barefaced without even asking permission and standing out that vulgar way in the half of a shirt they wear to be admired like a priest or a butcher or those old hypocrites in the time of Julius Caesar of course hes right enough in his way to pass the time as a joke sure you might as well be in bed with what with a lion God Im sure hed have something better to say for himself an old Lion would O well I suppose its because they were so plump and tempting in my short petticoat he couldnt resist they excite myself sometimes its well for men all the amount of pleasure they get off a womans body were so round and white for them always I wished I was one myself for a change just to try with that thing they have swelling up on you so hard and at the same time so soft when you touch it my uncle John has a thing long I heard those cornerboys saying passing the comer of Marrowbone lane my aunt Mary has a thing hairy because it was dark and they knew a girl was passing it didnt make me blush why should it either its only nature and he puts his thing long into my aunt Marys hairy etcetera and turns out to be you put the handle in a sweepingbrush men again all over they can pick and choose what they please a married woman or a fast widow or a girl for their different tastes like those houses round behind Irish street no but were to be always chained up theyre not going to be chaining me up no damn fear once I start I tell you for their stupid husbands jealousy why cant we all remain friends over it instead of quarrelling her husband found it out what they did together well naturally and if he did
can he undo it hes coronado anyway whatever he does and then he going to the other mad extreme about the wife in Fair Tyrants of course the man never even casts a 2nd thought on the husband or wife either its the woman he wants and he gets her what else were we given all those desires for Id like to know I cant help it if Im young still can I its a wonder Im not an old shrivelled hag before my time living with him so cold never embracing me except sometimes when hes asleep the wrong end of me not knowing I suppose who he has any man thatd kiss a womans bottom Id throw my hat at him after that hed kiss anything unnatural where we havent I atom of any kind of expression in us
all of us the same 2 lumps of lard before ever Id do that to a man pfooh the dirty brutes the mere thought is enough I kiss the feet of you senorita theres some sense in that didnt he kiss our halldoor yes he did what a madman nobody understands his cracked ideas but me still of course a woman wants to be embraced 20 times a day almost to make her look young no matter by who so long as to be in love or loved by somebody if the fellow you want isnt there sometimes by the Lord God I was thinking would I go around by the quays there some dark evening where nobodyd know me and pick up a sailor off the sea thatd be hot on for it and not care a pin whose I was only do it off up in a gate somewhere or one of those wildlooking gipsies in Rathfarnham had their camp pitched near the Bloomfield laundry to try and steal our things if they could I only sent mine there a few times for the name model laundry sending me back over and over some old ones odd stockings that blackguardlooking fellow with the fine eyes peeling a switch attack me in the dark and ride me up against the wall without a word or a murderer anybody what they do themselves the fine gentlemen in their silk hats that K C lives up somewhere this way coming out of Hardwicke lane the night he gave us the fish supper on account of winning over the boxing match of course it was for me he
gave it I knew him by his gaiters and the walk and when I turned round a minute after just to see there was a woman after coming out of it too some filthy prostitute then he goes home to his wife after that only I suppose the half of those sailors are rotten again with disease O move over your big carcass out of that for the love of Mike listen to him the winds that waft my sighs to thee so well he may sleep and sigh the great Suggester Don Poldo de la Flora if he knew how he came out on the cards this morning hed have something to sigh for a dark man in some perplexity between 2 7s too in prison for Lord knows what he does that I dont know and Im to be slooching around down in the
kitchen to get his lordship his breakfast while hes rolled up like a mummy will I indeed did you ever see me running Id just like to see myself at it show them attention and they treat you like dirt I dont care what anybody says itd be much better for the world to be governed by the women in it you wouldnt see women going and killing one another and slaughtering when do you ever see women rolling around drunk like they do or gambling every penny they have and losing it on horses yes because a woman whatever she does she knows where to stop sure they wouldnt be in the world
at all only for us they dont know what it is to be a woman and a mother how could they where would they all of them be if they hadnt all a mother to look after them what I never had thats why I suppose hes running wild now out at night away from his books and studies and not living at home on account of the usual rowy house I suppose well its a poor case that those that have a fine son like that theyre not satisfied and I none was he not able to make one it wasnt my fault we came together when I was watching the two dogs up in her behind in the middle of the naked street that disheartened me altogether I suppose I oughtnt to have buried him in that little woolly jacket I
knitted crying as I was but give it to some poor child but I knew well Id never have another our 1st death too it was we were never the same since O Im not going to think myself into the glooms about that any more I wonder why he wouldnt stay the night I felt all the time it was somebody strange he brought in instead of roving around the city meeting God knows who nightwalkers and pickpockets his poor mother wouldnt like that if she was alive ruining himself for life perhaps still its a lovely hour so silent I used to love coming home after dances the air of the night they have friends they
can talk to weve none either he wants what he wont get or its some woman ready to stick her knife in you I hate that in women no wonder they treat us the way they do we are a dreadful lot of bitches I suppose its all the troubles we have makes us so snappy Im not like that he could easy have slept in there on the sofa in the other room I suppose he was as shy as a boy he being so young hardly 20 of me in the next room hed have heard me on the chamber arrah what harm Dedalus I wonder its like those names in Gibraltar Delapaz Delagracia they had the devils queer names there father
Vilaplana of Santa Maria that gave me the rosary Rosales y OReilly in the Calle las Siete Revueltas and Pisimbo and Mrs Opisso in Governor street O what a name Id go and drown myself in the first river if I had a name like her O my and all the bits of streets Paradise ramp and Bedlam ramp and Rodgers ramp and Crutchetts ramp and the devils gap steps well small blame to me if I am a harumscarum I know I am a bit I declare to God I dont feel a day older than then I wonder could I get my tongue round any of the Spanish como esta usted muy bien gracias y usted see I havent
forgotten it all I thought I had only for the grammar a noun is the name of any person place or thing pity I never tried to read that novel cantankerous Mrs Rubio lent me by Valera with the questions in it all upside down the two ways I always knew wed go away in the end I can tell him the Spanish and he tell me the Italian then hell see Im not so ignorant what a pity he didnt stay Im sure the poor fellow was dead tired and wanted a good sleep badly I could have brought him in his breakfast in bed with a bit of toast so long as I didnt do it on the knife for bad luck or if the woman was going her rounds with the watercress and something nice and tasty there are a few olives in the kitchen he
might like I never could bear the look of them in Abrines I could do the criada the room looks all right since I changed it the other way you see something was telling me all the time Id have to introduce myself not knowing me from Adam very funny wouldnt it Im his wife or pretend we were in Spain with him half awake without a Gods notion where he is dos huevos estrellados senor Lord the cracked things come into my head sometimes itd be great fun supposing he stayed with us why not theres the room upstairs empty and Millys bed in the back room he could do his writing and
studies at the table in there for all the scribbling he does at it and if he wants to read in bed in the morning like me as hes making the breakfast for I he can make it for 2 Im sure Im not going to take in lodgers off the street for him if he takes a gesabo of a house like this Id love to have a long talk with an intelligent welleducated person Id have to get a nice pair of red slippers like those Turks with the fez used to sell or yellow and a nice semitransparent morning gown that I badly want or a peachblossom dressing jacket like the one long ago in Walpoles only 8/6 or 18/6 111 just give him
one more chance 111 get up early in the morning Im sick of Cohens old bed in any case I might go over to the markets to see all the vegetables and cabbages and tomatoes and carrots and all kinds of splendid fruits all coming in lovely and fresh who knows whod be the 1st man Id meet theyre out looking for it in the morning Mamy Dillon used to say they are and the night too that was her massgoing Id love a big juicy pear now to melt in your mouth like when I used to be in the longing way then 111 throw him up his eggs and tea in the moustachecup she gave him to make his mouth
bigger I suppose hed like my nice cream too I know what 111 do 111 go about rather gay not too much singing a bit now and then mi fa pieta Masetto then 111 start dressing myself to go out presto non son piu forte 111 put on my best shift and drawers let him have a good eyeful out of that to make his micky stand for him 111 let him know if thats what he wanted that his wife is I s 1 o fucked yes and
damn well fucked too up to my neck nearly not by him 5 or 6 times handrunning theres the mark of his spunk on the clean sheet I wouldnt bother to even iron it out that ought to satisfy him if you dont
believe me feel my belly unless I made him stand there and put him into me Ive a mind to tell him every scrap and make him do it out in front of me serve him right its all his own fault if I am an adulteress as the thing in the gallery said O much about it if thats all the harm ever we did in this vale of tears God knows its not much doesnt everybody only they hide it I suppose thats what a woman is supposed to be there for or He wouldnt have made us the way He did so attractive to men then if he wants to kiss my bottom 111 drag open my drawers and bulge it right out in his face as large as life he can stick his tongue 7 miles up my hole as hes there my brown part then 111 tell him I
want LI or perhaps 30/ — 111 tell him I want to buy underclothes then if he gives me that well he wont be too bad I dont want to soak it all out of him like other women do I could often have written out a fine cheque for myself and write his name on it for a couple of pounds a few times he forgot to lock it up besides he wont spend it 111 let him do it off on me behind provided he doesnt smear all my good drawers O I suppose that cant be helped 111 do the indifferent 1 or 2 questions 111 know by the answers when hes like that he cant keep a thing back I know every turn in him 111 tighten my
bottom well and let out a few smutty words smellrump or lick my shit or the first mad thing comes into my head then 111 suggest about yes O wait now sonny my turn is coming 111 be quite gay and friendly over it O but I was forgetting this bloody pest of a thing pfooh you wouldnt know which to laugh or cry were such a mixture of plum and apple no 111 have to wear the old things so much the better itll be more pointed hell never know whether he did it or not there thats good enough for you any old thing at all then 111 wipe him off me just like a business his omission then 111 go out 111 have
him eying up at the ceiling where is she gone now make him want me thats the only way a quarter after what an unearthly hour I suppose theyre just getting up in China now combing out their pigtails for the day well soon have the nuns ringing the angelus theyve nobody coming in to spoil heir s leep except an odd priest or two for his night office or the alarmclock next door at cockshout clattering the brains out of itself let me see if I can doze off 1 2 3 4 5 what kind of flowers are those they invented like the stars the wallpaper in Lombard street was much nicer the apron he gave me
was like that something only I only wore it twice better lower this lamp and try again so as I can get up early 111 go to Lambes there beside Findlaters and get them to send us some flowers to put about the place in case he brings him home tomorrow today I mean no no Fridays an unlucky day first I want to do the place up someway the dust grows in it I think while Im asleep then we can have music and cigarettes I can accompany him first I must clean the keys of the piano with milk whatll I
wear shall I wear a white rose or those fairy cakes in Liptons I love the smell of a rich big shop at 7 l/2d a lb or the other ones with the cherries in them and the pinky sugar 1 Id a couple of lbs of those a nice plant for the middle of the table Id get that cheaper in wait wheres this I saw them not long ago I love flowers Id love to have the whole place swimming in roses God of heaven theres nothing like nature the wild mountains then the sea and the waves rushing then the beautiful country with the fields of oats and wheat and all kinds of things and all the fine cattle going about that would do your heart good to see rivers and lakes and flowers all sorts of shapes and smells and colours springing up even out of the ditches primroses and violets nature it is as for them saying theres no God I wouldnt give a snap of my two fingers for all their learning why dont they go and create something I often asked him atheists or whatever they call themselves go and wash the cobbles off themselves first then they go howling for the priest and they dying and why why because theyre afraid of hell on account of their bad conscience ah yes I know them well who was the first person in the universe before there was anybody that made it all who ah that they dont know neither do I so there you are they might as well try to stop the sun from rising tomorrow the sun shines for you he said the day we were lying among the rhododendrons on Howth head in the grey tweed suit and his straw hat the day I got him to propose to me yes first I gave him the bit of seedcake out of my mouth and it was leapyear like now yes 16 years ago my God after that long kiss I near lost my breath yes he said I was a flower of the mountain yes so we are flowers all a womans body yes that was one true thing he said in his life and the sun shines for you today yes that was why I liked him because I saw he understood or felt what a woman is and I knew I could always get round him and I gave him all the pleasure I could leading him on till he asked me to say yes and I wouldnt answer
first only looked out over the sea and the sky I was thinking of so many things he didnt know of Mulvey and Mr Stanhope and Hester and father and old captain Groves and the sailors playing all birds fly and I say stoop and washing up dishes they called it on the pier and the sentry in front of the governors house with the thing round his white helmet poor devil half roasted and the Spanish girls laughing in their shawls and their tall combs and the auctions in the morning the Greeks and the jews and the Arabs and the devil knows who else from all the ends of Europe and Duke street and the fowl market all clucking outside Larby Sharons and the poor donkeys slipping half asleep
and the vague fellows in the cloaks asleep in the shade on the steps and the big wheels of the carts of the bulls and the old castle thousands of years old yes and those handsome Moors all in white and turbans like kings asking you to sit down in their little bit of a shop and Ronda with the old windows of the posadas 2 glancing eyes a lattice hid for her lover to kiss the iron and the wineshops half open at night and the castanets and the night we missed the boat at Algeciras the watchman going about serene with his lamp and O that awful deepdown torrent O and the sea the sea crimson sometimes like fire and the glorious sunsets and the figtrees in the Alameda gardens yes and all the
queer little streets and the pink and blue and yellow houses and the rosegardens and the jessamine and geraniums and cactuses and Gibraltar as a girl where I was a Flower of the mountain yes when I put the rose in my hair like the Andalusian girls used or shall I wear a red yes and how he kissed me under the Moorish wall and I thought well as well him as another and then I asked him with my eyes to ask again yes and then he asked me would I yes to say yes my mountain flower and first I put my arms around him yes and drew him down to me so he could feel my breasts all perfume yes
and his heart was going like mad and yes I said yes I will Yes.

fiorabella

ontolojik sancilarimin merhemi
Çoğunluk tarafından ( zaten şunun şurasında kaç kişiyiz (: ) sevilen yazar. Bu yazar buranın şansı, ciddiyim. Bir ara çok fazla yazdım, çizdim burada. kendi adıma emek verdiğime inanıyorum ve bir emektar ( emekli oldum. Olmamış da olabilirim. İçkiliyim bilmem ne, fakat söz hakkım var. ) olarak fiora için buranın şansı diyebiliyorum. Şu dingin ve kutsanmış ruh halimle, nadiren buraya uğrayan biri olarak fiora'yı online listesinde görmek, uzaktan gelen çan sesleri, kedilerin (: çayırlarda serbestçe dolaştığı mırlamalarını akla getiriyor. Eco'nun çocukluğunu geçirdiği yere çok benzeyen kırsalın bir parçası gibi, ultramarine pastoralizmle birlikte harmanlamış trans dansı gibi, punk öncesi etkilerle aşılanmış techno gibi... ay tamam sustum. (:

evlilik öncesi anlaşmaya varılacak konular

rübab-ı şikeste
Rübab ile evliliğe adım adım programına hoş geldiniz!
Evet bugünkü konumuz evlilik öncesi bir çok çift ne halt etmeye ayrılıyor konusu.
Bir insan evleneceği kişiyle neden düğün öncesi ayrılır? Yada insanlar düğün alışverişine çıkınca neden yüzükleri atarlar? Niçin nikah gününden 1 gün önce kararlar bozulur? Çünkü çiftimiz hormonlarına yenilerek bir karar vermiştir. Ve evlilik tarihine yaklaştıkça bu hormonlar azalarak yerini mantık kaplamaya başlar.
Size bir kaç anlaşma konusu sunayım.

Evlendikten sonra yaşanılacak yer. Hele bir de farklı şehirlerdeyseniz tamam artık. Kii bu farklılığın kültür farkı oluşturacak kadar uzak yerler olmasını hiç söylemiyorum fark ettiyseniz.

Efenim sonra kişinin giyimi kuşamından beden temizliğe varasına olan her şey. Er kişi başta hatunu atıyorum Kolsuz bir elbise ile görüp vurulursa ve evlilik sonrası kapattırmaya çalışırsa olmaz. Beden temizliği demiştik. Kimse bir yün yumağıyla sevişmek istemez ayrıca.

Gelelim çocuk meselesine. Şu devirde çocuk sahibi olup büyütmek de zor yetiştirmek de! Bunu da herkes istemeyebilir.

Evlilik sonrası kişisel alışkanlıkların değiştirilmesi. Kişi sizin sigara içmenize ve alkol almanıza takılmıyor olabilir şimdilik fakat sonrasında buna karışırsa alanınızı kısıtlamış olur. Önceden konuşun.

Her lafa maydanoz akrabalar. Bunlar da sonradan mantar gibi türerler. En baştan sularını kesip ölüme mahkum etmelisiniz.

Evet şimdilik aklımdan geçenler bunlar efenim.

mavi buz

uduz tegin
antartikanın buzullarının bir miktar içerisine kadar bir kazı çalışması yürütülmüş ve adı geçen buza ulaşılmış. bir belgeselde izlediğim kadarıyla bu ısındığı zaman süblimleşiyormuş ve bulunduğu yerden aynı sıcaklık korunarak dahi başka bir ortama taşınamıyormuş.

ben belgeselin yalancısıyım, yanlışta hatırlıyor olabilirim sizin için bunu oturup araştıramam fakat böyle şeylere meraklı olan biri araştırabilir. o zamanlar bana enteresan gelmişti.


zenginsozluk.com/foto

zengin itiraf

magic mushroom
Dün iki ayrı zıt duygu yaşadım sözlük.

İlkinde paramparça olduğumu hissettim. Öyle kandırılmış, öyle zavallı hissettim ki kendimi. İnsanların ne kadar yapmacık, ne kadar samimiyetsiz olduklarını bir kez daha, tokat gibi hissettim yüzümde. Ne yüzü, kalbimde hissettim, kalbimin kırılma sesini duydum ben dün ve çok acıdı sözlük. Yahu ne istiyorsunuz bizden, önce hayatlarımıza giriyor, samimi görünüyor sonra da kendinizce paçavra muamelesi yapıyorsunuz, iyi de siz kimsiniz yahu? Kendinizi ne sanıyorsunuz? Sadece harcadığım zamana üzülüyor, bir kez daha yanıldığıma üzülmüyorum bile artık. Çünkü denemeden, yaşamadan bilemiyorsun. Yanıldığında ise yeni bir tecrübe daha ekleyerek omuzlarına, yükü daha da ağır bir insan olarak devam ediyor, etmeye çalışıyorsun.

Ama işte hayat bu ya, o kadar da acımasız olmuyor bazen. Sürpriiiizz diye bi' anda konfetiler patlatıp, balonlar uçuruyor üzerinde. Yahu dur bi' şakacı şey, daha az önce paramparça etmiştin kalbimi, şimdi mutluluktan nefesimi mi keseceksin diyorsun, duymuyor bile seni. Veriyor umudu, veriyor mutluluğu. Az önce yitip giden umutlarını insana dair, alelacele bir paketle yeniden koyuveriyor önüne. Öylece kalıyorsun. İnansam mı acaba diye içinden geçirirken tereddütle, "inan" diyor dünyanın en güven veren sesi. Evet daha önce de duymuştum ben bu sesi, yabancı değil. İnanıyorsun öylece Küçük bir çocuk gibi, kırmızı bir elma şekerine kanmaya hazır.

Teşekkür ederim hayat! Önce bu kadar üzmesen sonrasında verdiğin hoşluğun değerini bilemezdim belki. Gerçi sen yine de pek kırmamaya çalış kalbimi, biliyorsun çok acıyor.

yaramaz çocukların zeki olduğu düşüncesi

mızrabımda ızdırap
Yeni nesilde bir enerji akımıdır gidiyor. Her çocuğa hiperaktif teşhisi koyulmakta ve yaramazlığı 'aksi çocuklar zeki olur' düşüncesiyle ebeveynler madalya olarak göğsüne takmakta. Neden sürekli bir sınıflandırma gayreti? Yaramaz çocuk zekidir. Eee? O zaman uslu ya da içine kapanık çocuk aptaldır mı? Hayır. Çocukların dünyası o kadar farklıdır ki; bunu tahmin bile edemez, bunu bir vasıflandırma haline getiremezsiniz. Bir çocuk; aksi ya da uslu, hareketli ya da sakin olarak dışarıdan görülebilir fakat o tamamen kendine özgü, belirli nitelik basamakları üzerine kurulu bir çocuktur. Yaramazlığı zekiliğe yoran ebeveynler, üzgünüm ama gözden çok şey kaçırıyorsunuz.

ayletme beni

bonnie
yasemin göksu' nun urumeli albümünde seslendirdiği bir balkan türküsü. ayletme "beni meşgul etme, oyalama" anlamındaymış.

yüreğiniz bu aralar pek bir gamlı, pek bir yaslı ise ağlatır.


gafil gezme şaşkın

bonnie
her yerde bangır bangır çalsın. çalsın ki insanlar napıyorum ben lan desin. dönsün baksın kendine. sorgulasın yaşadıklarını. türkülerden öğrendiğim çok şey var. uygulayayım diyorum, çaba gösteriyorum. kendimi arındırmak istiyorum dinledikçe. ben söyledikçe gelen vuruyor, giden vuruyor. nasıl doyumsuz, nasıl bir dünya yaşantısı içindeler bu insanlar bilmiyorum ama kaçış yok. "türküye" diye bir ülke kurmak istiyorum anasını sattığımın. sadece böyle türküleri içselleştirebilmiş, idrak etmiş insanların vatandaşı olabileceği.

veranda

bonnie
pek çok amerikan filminin özellikle kırsal kesiminde görülen, sallanan sandalye ile özdeşleşmiş giriş katı, açık balkonu.

türklerde de köy ve bağ ile yayla evlerinin bir kısmında var. eksik olan belki de sallanan sandalye. olmalı. evden toprağa çıkıp bir ağaç altı arayacağımıza, evden az biraz çıkarak var olan manzarayı gölgede izlemek.

neyse efendim hayallenip duruyorum işte.

3 mayıs türkçülük günü

keskin nisanci
atsız ata ve dava arkadaşlarının haksız yere yargılandıkları türkçülük ve turancılık davasını unutmamak ve atsız ata ve ülkü neferlerini yad etmek için kutlanan gündür.

ne mutlu türküm diyene

(bkz:mustafa kemal atatürk)

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,
Tarihler bin dokuz yüz kırk dördü gösterdi,
Atsız'ım Bozkurtlara buyruğu verdi,

Yiğitçe buyruğa gönül verdiler,
Alparslanlar, toganlar, Orkun, İdiller,
Yürüyün, yürüyün haydi yiğitler,

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,
Büyük Türk Milleti senin bayramın.

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,
Dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik,
Sağlanırsa o zaman kurulur dirlik,

Yürü yiğit yürü bugün senin günün'dür,
Bugün düğün günün, senin bayram günün'ür,
3 Mayıs Türkçü nün düğün günüdür,

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,
Büyük Türk Milleti senin bayramın.

3 mayıs türkçülük günü

zorya polunochnaya
ülkemizde muhtemelen cılız bir şekilde kutlanacak olan gün.

kutlu olun!

eskilerin şaman kocalarının söylediği;

" Allah, Bismillah! Ey Tanrım yanıldığımda bana yardım et!
Ey kopuzum! Doğru gör, doğru söyle!
Üyengi ağacının kökünden oyarak aldığım kopuzum!
Kızıl çalı tobulgadan perdelerini yaptığım kopuzum!
Yürük atın kuyruğundan tel yaptığım kopuzum!
Doğru gör, doğru söyle!
Söylenene uymazsan kulaklarını burarım!
Seni yere çalarım! Oynayıp durduğum andır bu an!
Çam kopuzumu elime aldım. Su yılanı gibi dolandım döndüm..."

sözlük yazarlarının yaptıkları mallıklar

bonnie
işleri günü gününe yapmadığımdan dağ gibi evraklar birikmiş. atılacaklar ve saklanacaklar diye ayırmam gerekiyor. başladım işte atılacak sağa koy, saklanacak sola koy. göz gezdirip karar veriyorum. tabii bunlar her bir kağıt için saniyelerle oluyor.

devam; atılacak sağa koy, saklanacak sola. arada çayımı içiyorum. mis gibi işim var diyorum bir yandan. neyse zaman geçiyor. kendimi ödüllendirip sözlüğe filan bakıyorum arada. mutluyum. atılacakkk, saklanacakkk. sabah başladığım işi öğlene doğru bitiriyorum. atılacakları attırıyorum. saklanacakları dosyalamaya başlıyorum derken bir anlık aa, karışmış, atılacak bu. arkasındaki de sonraki de. atılacak grubu attırmamışım ben.

lanet olasıca iş yerinde bütün gün akşama kadar attırdığım ama aslında saklanması gereken evrakları çöplükler içinde arıyorum.

atılacakkkk, saklanacak, atılacakk, saklanacak.

ton balığı

bonnie
düşük yağ ve yüksek protein değerleri içermesine rağmen abd' li doktorlar tarafından en yüksek civa miktarını barındıran balıklardan biri olduğu tespit edilen balık türü.

bazı doktorlara göre haftada en fazla 1, bazılarına göre ise hiç tüketilmemesi gerekiyormuş.

onu yeme, bunu yeme, bakalım dünyada sağlıklı tüketilebilecek neler kalacak?