confessions

magic mushroom

2. nesil Yazar - Alıştı gibi sanki

  1. toplam entry 308
  2. takipçi 12
  3. puan 4570

150 cm'den kısa sözlük kızı

magic mushroom
Olur mu canım öyle şey, bu ne mesnetsiz bir iddia? Sonuçta Hepimiz güzellik taramasından geçerek seçilmedik mi yazarlığa? Ne işi var cüce ırkların aramızda? Ben mesela Bir boydan bir de portre fotoğrafımı, boy-kilo ve vücut ölçülerimi ve de noter onaylı iq testi sonuçlarımı gönderdim moderasyona ve anında onaylandı yazarlığım. Sizlerin de Öyle olmadı mı?

Gerçi ben neredeyse altın orana yakın ölçülerde olduğum için "bu güzelliğinizle bize fazlasınız, siz süslü sözlüğe daha çok yakışırsınız" dediler ama benim için önemli olan işlev olduğundan burayı tercih ettim ve "sözlük yazarları hep çirkin ve kısa oluyor" algısını kırmaya geldim.

Edit: bir kaç yazar arkadaş mesaj atmışlar şimdi, onların seçmelerinde sadece güzellik taraması varmış, neden ayrıca benden o muhteşem zekamı da kanıtlamamı istediniz ki? Tabi inanamadınız değil mi bu güzelliğin hem de bu kadar zeki olabileceğine, sizi gidi minnoşlar sizi.



zengin itiraf

magic mushroom
Dün iki ayrı zıt duygu yaşadım sözlük.

İlkinde paramparça olduğumu hissettim. Öyle kandırılmış, öyle zavallı hissettim ki kendimi. İnsanların ne kadar yapmacık, ne kadar samimiyetsiz olduklarını bir kez daha, tokat gibi hissettim yüzümde. Ne yüzü, kalbimde hissettim, kalbimin kırılma sesini duydum ben dün ve çok acıdı sözlük. Yahu ne istiyorsunuz bizden, önce hayatlarımıza giriyor, samimi görünüyor sonra da kendinizce paçavra muamelesi yapıyorsunuz, iyi de siz kimsiniz yahu? Kendinizi ne sanıyorsunuz? Sadece harcadığım zamana üzülüyor, bir kez daha yanıldığıma üzülmüyorum bile artık. Çünkü denemeden, yaşamadan bilemiyorsun. Yanıldığında ise yeni bir tecrübe daha ekleyerek omuzlarına, yükü daha da ağır bir insan olarak devam ediyor, etmeye çalışıyorsun.

Ama işte hayat bu ya, o kadar da acımasız olmuyor bazen. Sürpriiiizz diye bi' anda konfetiler patlatıp, balonlar uçuruyor üzerinde. Yahu dur bi' şakacı şey, daha az önce paramparça etmiştin kalbimi, şimdi mutluluktan nefesimi mi keseceksin diyorsun, duymuyor bile seni. Veriyor umudu, veriyor mutluluğu. Az önce yitip giden umutlarını insana dair, alelacele bir paketle yeniden koyuveriyor önüne. Öylece kalıyorsun. İnansam mı acaba diye içinden geçirirken tereddütle, "inan" diyor dünyanın en güven veren sesi. Evet daha önce de duymuştum ben bu sesi, yabancı değil. İnanıyorsun öylece Küçük bir çocuk gibi, kırmızı bir elma şekerine kanmaya hazır.

Teşekkür ederim hayat! Önce bu kadar üzmesen sonrasında verdiğin hoşluğun değerini bilemezdim belki. Gerçi sen yine de pek kırmamaya çalış kalbimi, biliyorsun çok acıyor.

sözcükler

magic mushroom
Çok büyük bir hazine ve güç. O kadar şanslıyız ki onlara sahip olduğumuz için.

Her şeyi yapabilirsiniz onlarla. İsterseniz bir insanı mutluluktan göklere çıkarabilir ya da üzüntüden kıvrandırabilirsiniz. Onlarla ne yapacağınız aslında kim olduğunuzla ilgilidir, kim olmak istediğinizle.

Ve önemli bir nokta da Fütursuzca dağıtmamak gerektiğidir bu sihirli varlıkları. Saklamak lazım gerçek sahipleri ve anları için ki bir gün gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda, "aaa hepsini boş yere dağıtmışım, hiç sözcüğüm kalmamış" pişmanlığı yaşamamak için.

Şimdi bana bir tanesi gerekli mesela, hah buldum, "teşekkürler"!!!

zengin olma yolları

magic mushroom
Kadınlar için: Mümkünse medya patronu olan bir adam bulun, evli olup olmaması hiç önemli değil, hamile kalın, sonra da bir şekilde evlilik cüzdanını kapın. 1-2 yıl sonra da boşanın ve bir kaç milyonluk bir tazminat ve bir kaç yüz bin liralık bir nafakanın sahibi olun, işte mis gibi zenginsiniz artık.

Erkekler için: kendinize zengin bir babacık, pardon hatun bulun ve basın nikahı. Sonra gelsin ihaleler, gitsin yatırımlar. Filonuz bile olur. Hatta iyi bir damat olursanız bırakın şirinleri göremeyeceğiniz şey yok. Hadi yine iyisiniz köftehorlar.

fibonacci dizisi

magic mushroom
italyan matematikçi leonardo fibonacci tarafından bir problemi araştırırken bulunan sayı dizisidir.

fibonacci dizisinde, ardışık iki sayının toplamı kendisinden sonraki sayıyı verir.

bu sayılar 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610... şeklinde gider.

bu dizideki iki ardışık sayının oranı sayılar büyüdükçe altın oran'a (1,618) yaklaşır.

kara mizah

magic mushroom
amacı aslında güldürmek olmayan tür. kara mizah ya da kara komedi bir hiciv sanatıdır ve edebiyat, sinema, tiyatro, karikatür gibi pek çok alanda çıkar karşımıza ve amacı düşündürmek ve yermektir. bunun için komedi unsurlarından faydalanır ancak komik olma amacı gütmez.

gerçek bir kara komediyi okurken ya da izlerken gülmek isteyip de gülemez, ağlamak isteyip de ağlayamazsınız. tüm duygularınızı açıkta bırakan nadide ve güçlü eserlerdir.

eşek şakasını kara mizah zannedenler de vardır, ironiyi de. oysa ki herkesin harcı değilken mizah yapmak, kara mizah başlı başına farklı donanımlar ve zeka gerektirir. bu yüzden de başarılı örnekleriyle karşılaşmak her zaman mümkün olmaz.

leyla ile mecnun muhteşem bir absürt komedi örneği iken, finaliyle bence kara mizaha geçiş yapmıştır.

yine vavien ve arabesk çok başarılı iki örneğidir ki arabesk bence dünya çapında bir kara komedidir.

yine son zamanların popüler dizilerinden breaking bad de bolca kara mizah unsuru barındırmıştır.

charlie chaplin yine bu türün en başarılı uygulayıcılarından biridir.

dr. strangelove or: how i learned to stop worrying and love the bomb ve fargo dünya sinemasından çok iyi iki örnektir.

edebiyatta aziz nesin türün en iyi temsilcilerindendir, oyun haline getirilen eserleri de mevcuttur.

kara mizah sert bir ifade biçimidir, hızlı tüketime ve popüler kültüre uygun değildir çünkü yoğun hiciv barındırır dolayısıyla çoğunluk tarafından pek sevilmez.

en güçlü ve sert kara mizah eserleri ise sanırım o görkemli ve acıklı hayatlarımız. olabildiğince kara, olabildiğince gerçek ve bazen ölümcül derecede absürt.

mizansen

magic mushroom
fransızca "mise - en - scène" den gelir.

sinemada kadraj içerisindeki oyuncu ve dekorun düzenini yani sahne düzenini ifade eder.

tiyatroda ise önceden kurgulanmış bir oyunu sahnelemek anlamına gelir.

bir sözlük nasıl yönetilmez

magic mushroom
Uzaktan yönetilmez mesela. Halka inmek lazım. Ve demokrasi şart. Her dikta yönetimi sonlanmaya mahkumdur çünkü.

Kısacası bir sözlük önemsemeden yönetilmez. Sahip çıkmak şart.

Çiçeği burnunda bir yazar olarak açıkçası daha aktif bir yönetim beklerdim. Yazarlığımı onaylayan icgqhs dışında başka bir moderatör de görmedim henüz.

Yeniyim ve sevdim burayı ve gitmeye niyetim yok ama Dedeye, pardon sözlüğe de sahip çıkalım. Evet.

skyler white

magic mushroom
Çoğu insanın aksine kötü bir karakter olduğunu düşünmüyorum. aslında dizide pek de sevmediğim skyler'a bu noktada haksızlık yapıldığını düşünüyorum ve savunma gereği hissediyorum.


zira kendisi aile kurumunun devamı için elinden geleni yapmıştır. bir kadının belki de en çok desteğe ihtiyacı olduğu dönemde kocası tarafından yapayalnız bırakıldığı halde yine de ailesi için çabalamıştır ancak walter efendi sır küpü olduğu için en sonunda kadıncağızı delirtmiştir. çabaları sonuçsuz kalan çaresiz skyler da "beşer, şaşar" sözünün hakkını vererek bir dönem gerçekten saçmalamış ve hiçbirimizin onaylamadığı şeyler yapmıştır, evet. lakin kendisi yine dürüstçe yediği bu bokları walter'a anlatmış ve yaptığının pişmanlığını da kendi içinde yaşamıştır. amma velakin en kolay yolu seçerek "kadın"a orospu damgasını yapıştırmaya can atan bizler empati yapma gereği hissetmeyiz. çünkü kadın ne kadar femme fatale ise erkek de o kadar "sütten çıkmış ak kaşık"tır bizler için. kimse empati yaparak değerlendirmez kadını, herkes olumsuzluklarına odaklanır. oysa ki yıllarca yalan söyleyen, aslında ailesine ihanet eden, bu sırada eline bir sürü de kan bulaştıran erkek karakter yine ve yeniden seyircinin gözünde aklanmış, kahraman ve fedakar ilan edilmiş, amacından mütevellit yaptığı tüm yanlışlar mazur görülmüştür.

yani eril pencereden bakıldığında kötü, tu kaka bir karakterdir skyler çünkü annedir ve annenin hata yapma lüksü yoktur, anneye yüklenen bütün o kutsal(!) sorumluluk, en ufak yanlışında annenin sonu olur.

oysa babanın hatalarını affetmede daha esnek ve rahatızdır. neden? çünkü yüzyıllardır zihnimize kodlanan alt mesaj bu da ondan.

saygı

magic mushroom
bu coğrafyada en eksik olan meziyetlerden ve en dertli olduğum konulardan.

hayır benim için saygı öyle içi boş bir kavram değil. yok efendim büyüklerin yanında düzgün otur, vay efendim yaşlılarla düzgün konuş gibi bir şey değil saygı. ya da birine bey, hanım diye hitap etmek, bizden makamca üstte olan birinin yanında el pençe divan durmak. hayır efendim bunlar saygıyla ilgili değil. evet bir yaşlıya nazik davranmak güzel bir şey ama saygı ile karıştırmamak gerek.

saygı dediğimiz kavram, aslında özgürlüklerle ilgili. "tüm canlıların" yaşam hakkına, tercih hakkına, özgürlüklerine hoşgörülü olmak ve sınırlarımızı, haddimizi bilmek ile ilgili. başkalarının hayatlarına müdahale etmeden, yargılamadan, sorgulamadan kabullenebilmek, herkesin kendimiz gibi olamayacağını kabullenmek ve başkalarının mutlu olduğu hayatlarına burnumuzu sokmadan yaşayabilmek ile ilgili. dünyanın tek sahibinin biz olmadığımızı anlamak ve böyle yaşamak ile ilgili. saygı önemli, çok ama çok önemli.

todo sobre mi madre

magic mushroom
pedro almodovar'a ait 1999 yapımı dram. ingilizce ismiyle all about my mother , türkçe ismiyle annem hakkında her şey .


lgbti ve aids ile ilgili çok etkileyici ve hüzünlü bir hikayedir. almodovar'ın en iyilerinden olan filmde, alışık olmadığımız eşcinsel ve trans bireylerin dünyasında bir yolculuğa çıkar ve homofobi üzerine uzun uzun düşünme fırsatı buluruz.

izlenesi bir almodovar harikasıdır.

paylaşılmış psikotik bozukluk

magic mushroom
(folie à deux) genellikle iki, nadiren de daha fazla kişiyi etkileyen psikotik bir bozukluktur.

en önemli özelliği sanrıları paylaşan birden fazla hastanın olmasıdır. asıl hasta diğer sağlıklı birey/bireyleri de etkisi altına alarak onların da hastalanmalarına sebep olur. çoğunlukla aynı ailede ya da birbirleriyle duygusal ve fiziksel bağlılıkları olan bireyler arasında görülür. asıl psikotik bozukluğu olan hasta için "aktif", etkilenen birey için ise "pasif" ya da "yalancı hasta" tanımları kullanılır.

hastalık 1860 yılında baillarger tarafından "bulaştırılan delilik", daha sonra da maret tarafından "çift taraflı sanrı" olarak tanımlanmıştır.

bu bozuklukta; psikoz ve hezeyanlar yaşayan hasta gerçeklik algısını yitirir. kendisiyle yakın ilişki içinde olan diğer kişi ya da kişiler eğer yatkınlıkları da varsa zamanla aktif hastanın sanrılarını paylaşmaya ve gerçeklikten kopmaya başlarlar. sonrasında olmayan ve yaşanmamış bir takım olaylara birlikte inanmaya ve olmayan bir yaşamı paylaşmaya başlarlar. bazen hem hastalar hem de çevrelerindeki insanlar için çok tehlikeli sonuçları olabilmektedir.

tedavi sürecinde pasif hasta, baskın hastadan ayrıldığında genellikle kısa süre içinde iyileşme görülmeye başlanır. ancak etkileri geniş bir alana yayıldığından tedavisi özen isteyen bir bozukluktur.

siyasetçilerde sıklıkla yaşandığını düşünüyorum. sanrılar, paranoyalar, mitomani halleri falan çok zor, bir de bulaşıyor işin kötüsü. sonra körler sağırlar birbirlerini ağırlıyorlar.

Edit: son cümle mübalağa içermekte olup, gerçekçi bir tespit değildir.

helena bonham carter

magic mushroom
gelmiş geçmiş en karizmatik kadın oyunculardan.

oynadığı her karakter için biçilmiş kaftan gibi duran, daha iyisi olamazdı dedirten minik dev. marla singer'ı hayatlarımıza sokan gizemli kadın. seksi, kışkırtıcı, gotik, ürkütücü, sevimli... hepsi mi oturur bir insanın üzerine. oyuncu olmak için doğmuş gerçekten de.

yetenekli oyuncunun erkek versiyonu ise bence kesinlikle steve buscemi'dir. zaten ikisinin birlikte yer aldığı big fish de tadından yenmez.

drive in

magic mushroom
amerika'nın 1933 yılında tanıştığı arabalı açık hava sinemalarıdır.

önceleri yalnızca zenginlerin, arabalarının içine monte edilen küçük bir hoparlörden aldıkları sesle arabalarından film izledikleri bu yöntem zamanla yaygınlaşarak çok daha geniş kitlelere hitap ederken 60'larda ise popülaritesini yitirmeye başladı.

günümüzde ise amerika'da yalnızca bir kaç drive-in sinema nostalji amaçlı hizmet veriyor.

raif efendi

magic mushroom
neyse ki kürk mantolu madonna'yı popüler kültür kurbanı, kahve-kitap-yağmur üçlemesi fotoğraflarının öznesi olmadan çok önce okudum da bu güçlü eser ve bu muhteşem karakterden mahrum kalmadım. eğer bu kadar popüler olmadan önce okumamış olsam, çok itici bulur ve kesinlikle okumazdım çünkü.

neyse efendim, raif efendi beni güldüren, ağlatan, aşka, koşulsuz sevgiye ve güzelliğe inandıran, en sevdiğim roman karakterlerinden. çok gerçek, çok doğal, az "insan" çünkü çok "çocuk".

herhangi bir yazara bir şarkı armağan et

magic mushroom
Aylardır her sabah bu şarkıyla başlıyorum güne, umut veren, yaşama tutunmam gerektiğini hatırlatan harika bir fools garden şarkısı. Hadi hep birlikte dinleyelim sözlük ahalisi, tüm renklerimizle, karşıt görüş ve yaşamlarımızla. nihayetinde tek bir gökyüzünün altına sığınmış ölümlüler değil miyiz her birimiz?

Fuck you baby!!! We have to save the World tomorrow!!!

çekilen acıyı hafifletmek için uyumak

magic mushroom
Evet, yapıyorum ben bunu çünkü ölüyoruz uyurken bir nevi, böylece küçük bir mola verilmiş oluyor yaşanan acıya. amma velakin uyandıktan sonra yaşanan acının rüya olmadığı gerçeğiyle yüzleşilen o ilk an çok boktan, orası da ayrı.

sonuç olarak yaşanacak bir acı varsa eğer dibine kadar yaşamadan, iliklerinize kadar hissetmeden de geçmiyor, bitmiyor.

ernesto che guevara

magic mushroom
doğum adı ernesto guevara olan arjantinli devrimci ve fikir adamı.

doğum belgesine göre 14 haziran 1928'de arjantin rosario de la fe'de doğan guevara, baba tarafından irlandalı anne tarafından bask.

kendisine meslek olarak doktorluğu seçen guevara, devrimci mücadelesi sırasında askerlik de yapmış, aynı zamanda 7 tane yayımlanmış şiiri de bulunan çok yönlü ve başarılı bir fikir adamı aynı zamanda.

arkadaş anlamına gelen "che" ismini kendisine yoldaşı antonio nico lopez vermiş ve zamanla devrimci, ernesto che guevara olarak anılmaya başlanmıştır.

che guevara, zorluklarla geçen kısa yaşamına onurlu ve devrimci bir mücadele sığdırmış ve dünyanın en önemli devrimci simgelerinden biri haline gelmiştir.

fidel castro ile birlikte küba devrimi'nin mimarı ve önderlerinden olmuş, hayalini kurduğu sosyalist küba'da hayatının geri kalanını rahat içinde geçirmek yerine devrimci mücadelesini sürdürmek üzere yollara düşmüş ve ne yazık ki 1967'de gerilla operasyonlarına önderlik ettiği sırada bolivya'da özel harekat birliği tarafından yakalanmış ve 9 ekim 1967'de yargılanmadan idam edilmiştir.

daha iki yaşındayken astım hastalığı ile başlayan mücadelesi tüm hayatı boyunca onurlu ve kararlı bir şekilde sürmüş, kimseye ihanet etmeden, onurunu çiğnetmeden bu dünyadaki varlığını belki de olabilecek en üst seviyede tamamlamış gerçek bir devrimcidir che guevara. fikirleri ve mücadelesi hala tüm dünya devrimcilerinin ışığı ve yoldaşıdır comandante (komutan) che guevara'nın.

magic mushroom
Aş'ı aşmak fiilinin emir kipi olarak algıladığıma göre ben o zaman ne sağcı ne solcu, ağır ezik mi oluyorum acaba?

-Aş bunları magic aş!!!
+peki efendim, hemen aşıyorum.

aşkım üşüdün mü

magic mushroom
Hep erkekten kadına yöneltilen bir soru olarak düşünülür. bu cümleyi duyunca hemen sevdiği kadını düşünen bir erkek canlanır gözümüzde. Neden peki? Kadın genelde korunmaya muhtaç, soğukta üşümeyecek şekilde giyinmeyi akıl edemeyecek kadar saf ve de hep erkekten fedakarlık ve ilgi bekleyecek yapıda bir canlı olduğu için mi?

Elbette insanın sevdiceğine "aşkım üşüdün mü?" diye sorması güzeldir ama karşılıklı olunca kıymetlidir bu. Ben üşümeyeyim diye kendi üşüsün istemem mesela ben sevdiğim insanın.

O yüzden ne yapıyoruz genşler? soğukta beremizi atkımızı takıyor, aşkımızı (hiç de sevmem "aşkım" demeyi ama atkıyla kafiyeli oldu) zor durumda bırakmıyoruz.

bütün kötülüklerin anası sekstir

magic mushroom
Bu adam bu cümleyi kurarken ne kadar ciddi idi çok merak etmekteyim. Çünkü sağlıklı bir insan seks yapmayı bırakamaz. Ara verebilir ancak bırakamaz.

Okan Bayülgen entelektüel bir sistem adamıdır ve maalesef bu ülkeye artık faydası yoktur. Okan Bayülgen gibi geniş kitlelere ulaşabilen insanların bir şey söylerken üç değil beş kez düşünmesi gerekirken, bu ülkenin en tehlikeli tabularından biri olan bir konuda böyle şeyler söylemiş olmasını gerçekten yanlış ve talihsiz buluyorum.

danla bilic'in bana sahip çıkın çağrısı

magic mushroom
Öncelikle danla bilic kim yaa diye sormak istiyorum? Kim bu danla? Hmm evet, sosyal medya şeysiymiş, tamam, şimdi konuya girebilirim.

Sahip çıkılacak onca canlı, onca şey varken, tek mağduriyeti muhtemelen sevdiği rujun bitmiş olması olan bu kadına neden sahip çıkayım ki! Neye, kime hizmet etmek için!

Kendisi hayatında daha önce hiç yardıma ihtiyacı olan birilerine sahip çıkmış mı acaba? Yüzünü boyayıp, komik komik davranışlarda bulunarak milyonlar kazanmak dışında bir şey yapmış mı ki?

Her canlıya ve de eşyaya sahip çıkarım ihtiyacı olduğunda, danla'ya da çıkarım gerçekten ihtiyacı varsa elbette, ama biraz daha fazla kazansın diye sahip falan çıkamam bu sosyal medya şeysine, fenomeni!

Dedeye sahip çıkarım, dedeye sahip çıkan teyzeye de, gerekirse sokaktaki taşa, taşın üzerindeki yosuna da ama sana çıkmam danla, hayır çıkmam. Ki zaten bu ülkede sana sahip çıkacak tonla da insan bulursun, bir çocuğa bulamazsın ama sana bulursun. İyi durumdasın yani, hiç üzülme. Hadi şimdi sür boyalarını, daha dünyayı kurtaracaksın!