confessions

magic mushroom

2. nesil Yazar - Girişimci

  1. toplam entry 377
  2. takipçi 20
  3. puan 6234

happy end

magic mushroom
vizyona girer girmez, büyük bir heyecanla gidip izlediğim ama ne yazık ki umduğumu bulamadığım caanım haneke'min son eseri.

neden umduğumu bulamadığıma gelince. haneke'nin nasıl bir yönetmen olduğunu bilenler bilir. psiko-sosyal çözümlemeleriyle, felsefi ve siyasi yaklaşımlarıyla izleyicisini pek çok açıdan doyuran bir sinema ekolüdür haneke. dolayısıyla haneke sinemasını tanıdıkça daha çok sever, sevdikçe daha da büyük bir beklentiye girersiniz, çünkü kendine özgü tarzını her filminde farklı bir lezzetle sunar.

son iki filmiyle beni yedinci sanatın doruklarına çıkaran yönetmenin, 5 yıl aradan sonra bizleri selamlayacağı filmini haliyle büyük bir heyecanla bekledim. dolayısıyla beklenti büyük olunca, hayalkırıklığı olasılığı da artıyor. ister istemez önceki filmleriyle de kıyaslayarak izliyor insan. o yüzden bir üst seviyeye çıkamadı benim için film.

teknik olarak farklı ve hoş dokunuşları vardı yönetmenin ancak hikayede fazlaca boşluk vardı. trajikomik unsurları bolca barındıran film içinde çok etkileyici sahneler de vardı. önceki filmlere yapılan göndermeler de keyifliydi.

bence filmin asıl sorunu çok fazla konuya değinmeye çalışırken hepsinin yüzeysel olarak işlenmesiydi. haneke, birey ve sistem eleştirisini yine burjuva üzerinden yansıtmak, ırkçılığa son dönemde avrupa'da yaşanan mülteci kriziyle değinmek istemiş. ancak çok fazla konu ve karakter filmin içinde boğulmuş sanki.

izleyiciyi arka planda bıraktığı ve diyalogları hayal gücümüze bıraktığı sahneler yine ustaca ve zekice kurgulanmıştı.

keşke giriş bölümünü biraz daha kısa tutup, final bölümünde izleyiciyi biraz daha karakterlerle bütünleştirseydi haneke. o zaman etkisi çok daha derin olurdu diye düşünmekteyim.

ama yine de filmi bir kez daha izledikten sonra değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.

pişmanlık

magic mushroom
Bazen söylediklerindir, bazen de söyleyemediklerin.

O, dudaklardan çıkamayıp boşlukta dağılamayanlar var ya hani, işte onlar kuyusudur insanın, alır içine, lal eder, bir daha da bırakmaz.

şarap

magic mushroom
şarabı güzel içenler, güzel mısralar dökmüşler kağıtlara.

bazen kan kırmızı bir sarhoşluk, bazen kekremsi bir hüzün dilde. şarap! aşkın içkisi! yudum yudum bir özlemek bazen, bazen acı bir yalnızlık.

şarap, şairlerin içkisi.

***

Ve şarabı hakkıyla içmiş bir üstadın dizelerinde hayat bulur bu kızıl su.

"bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
gezecek, bizim toprağın yeşilliğince

bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe
aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen
mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işte

seher yeli eser yırtar eteğini gülün
güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler
kopup dallarından toprak olmadalar her gün."

ömer hayyam

tübitak

magic mushroom
Nerde o eski Tübitak. Çok üzülüyorum. Ben küçükken Türkiye'nin en saygın kurumlarından biriydi, şimdilerde inşallah maşallah ile çalışmalarını sürdürmektedir Türkiye'nin bilim üssü(!).

zengin itiraf

magic mushroom
Ben küçükken bi' gün annemle babam çok büyük bi kavga etmişlerdi. İlk kez öyle görmüştüm onları. Boşanacaklarını düşünüp bütün gece ağlamıştım. O zamanlar beni sevdiğini düşündüğüm bir tanrım vardı ve dua etmiştim ona. Hatta kendimce totem bile yapmış Annemle babam boşanmazsa erik yemekten bile vazgeçeceğim demiştim çünkü mevsim henüz kıştı ve ortalıkta erik falan yoktu. Ve erik benim için çok önemliydi.

Ertesi gün annemle babam barıştılar, ben de çok mutluydum artık boşanmadıkları için. Sonra bahar geldi, erikler yeşerdi ağaçlarda, erik yenmez mi hiç, yedim umarsızca, yaptığım totemi aklıma bile getirmedim. Erik yenmez mi hiç? Ve sadece o bahar değil takip eden her baharda tanrıya verdiğim sözü unutarak hatta tanrıyı da unutarak deliler gibi erik yedim. Hiç yenmez mi yahu erik? Ve annemle babam hiç boşanmadılar. Beni önemseyen bir tanrı da yokmuş zaten, onu öğrendim.

Ama o kış verdiğim sözü tutmadım diye evren kızdı sanırım bana. Sanki benim bu büyük şanssızlığım erikle ilgili gibi geliyor. O kış galiba büyük bi hata yaptım ve kırdım bir şeyleri. Ama elimde değil, çok seviyorum eriği, erik sevilmez mi hiç?

öfke

magic mushroom
Bizleri o kadar değiştiriyor ki ya da aslında gerçek yüzlerimizi ortaya çıkarıyor mu demeliyim?

Bazen çok sevdiğimi sandığım insanların aslında ne kadar da hiç olduklarını farketmemi sağladığı için hem içten içe seviyorum öfkenin gücünü, hem de kocaman hayal kırıklıkları bıraktığı için kapıma nefret ediyorum.

Peki ya ben? Ben neye dönüşüyorum öfkelendiğimde? Uzun zamandır, yalnızca ağlak bir dilsize.

haluk bilginer

magic mushroom
Dünyanın en iyi oyuncularından birisidir. Sesi ayrı, tipi ayrı karizmatiktir. Türkiye'de değil de amerika'da, İngiltere'de falan doğmuş olsaydı eğer, şu an dünyaca ünlü bir oyuncu olarak yaşıyor olacaktı. Canım benim.

avuç içinden öpmek

magic mushroom
Yalnızca, Gerçekten sevilen, aşık olunan birinin avuç içi öpülebilir sanırım. Yoksa niye bazen tokalaşmak bile istemediğimiz o bakteri yuvası elleri öpelim ki?

İnsan birini sevince ne yapacağını şaşırıyor zaten, en saçma davranışlar bile sempatikleşiyor.

kış uykusu

magic mushroom
nuri bilge ceylan'a cannes'da altın palmiye'yi getiren sanat eseri.

sanatını icra ederken bir yandan da toplumsal sorumluluklarından ödün vermeyen büyük bir yönetmenin nadide filmidir kış uykusu.

sınıfsal buhranlarımızı karakterler üzerinden irdeleyen, aydın (haluk bilginer) ile küçük burjuvaya, ismail (nejat işler) ve hamdi (serhat mustafa kılıç) ile köylü ve proleteryaya, nihal (melisa sözen) ile kadına, necla (demet akbağ) ile de korkularımıza ayna tutan bir metaforik anlatım kış uykusu.

uzun ve kıymetli diyaloglara, şahane oyuncu performanslarına, her biri de sica hazzı veren karelere sahip bu nbc filmini izlemek ve bir kez daha bu özel adama teşekkür etmek gerek.

müzeyyen senar

magic mushroom
muhteşem sesli güzel kadın.

sesinin, şarkılara kattığı eşsiz ruhun güzelliğinden olacak, benim için yeri bir başkadır. o şarkı söylerken sanki notalar önünde eğiliyormuş gibi hissediyorum, öylesine saygı duyulası.

hippi

magic mushroom
barışçıl ve özgürlükçü, doğayla bütünleşmiş, tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, sanatsever ve biraz da kafası güzel bir felsefeyle, 60'lı ve 70'li yıllara damgasını vurmuş, mottosu "not war, make love / savaşma seviş" olan antimilitarist ve apolitik oluşumun destekçileri.

hippiler paraya ne kadar karşıysa günümüz hippileri(!) de bir o kadar tiki maşallah.

not: gerçek hippileri, bu felsefeyle yaşayanları tenzih ediyorum elbette.
0 /