confessions

magic mushroom

2. nesil Yazar - İstikrarlı

  1. toplam entry 308
  2. takipçi 12
  3. puan 4491

herhangi bir yazara bir şarkı armağan et

magic mushroom
Aylardır her sabah bu şarkıyla başlıyorum güne, umut veren, yaşama tutunmam gerektiğini hatırlatan harika bir fools garden şarkısı. Hadi hep birlikte dinleyelim sözlük ahalisi, tüm renklerimizle, karşıt görüş ve yaşamlarımızla. nihayetinde tek bir gökyüzünün altına sığınmış ölümlüler değil miyiz her birimiz?

Fuck you baby!!! We have to save the World tomorrow!!!

ice tea

magic mushroom
güzel bir şey olsa sade satarlardı ki içine bastıkları meyve aromaları bile durumu kurtaramıyor. gereksiz bir içecek bence. çay sıcak olur, mis gibi bergamotlu, dumanı üzerinde.

pirinç

magic mushroom
Buğdağgiller familyasından, bol nişasta içeren bitki. dünya mutfaklarının tümünde az çok yeri olan pilavın ana malzemesi. Ve tabii ki dolma ve sütlacın da.

çok farklı türleri olmakla birlikte bizde en çok baldo kullanılır. ben basmati ve jasmini daha çok seviyorum.

ama şu bir gerçek ki, pirincin dünyaya asıl geliş amacı kuru fasulyeye yoldaşlık etmektir. pilavsız kuru, kaymaksız ekmek kadayıfı gibidir, hep bir eksik.

det sjunde inseglet

magic mushroom
Bir İngmar bergman şaheseri.

Hakkında yazarken en zorlandığım filmlerden. Çünkü film bergman'ın inanç, ölüm ve yaşam üzerine felsefi tespitlerinin yanı sıra, olağanüstü sinema diliyle de izleyiciyi büyüleyen başyapıtıdır.

Yedinci mühür (the seventh seal) gerçekten de ancak bir kaç kez izlendikten sonra sindirilebilecek büyük bir alegorik ifadedir. Dolayısıyla böyle büyük bir eser hakkında fikir beyan etmek beni her defasında zorlamıştır.

Her sahnesi ve repliğiyle efsaneleşmiş ve kendisinden sonra gelen pek çok yönetmene de esin kaynağı olmuş bu eserin en dikkat çeken sahnesi ise kuşkusuz;

Kahramanın ölüm ile satranç oynadığı o olağanüstü sahnedir.


Ben başlık açılsın diye bir giriş yaptım, ayrıntılı bir yazıyı da daha sonra kaleme almak üzere başlıktan ayrılırken filmi izlemiş diğer yazarları da başlığa davet ediyorum.

zengin sözlük

magic mushroom
Buraya gelişimin üzerinden tam 5 hafta geçmiş, bu da 200. Entrym. Zaman çabuk geçiyor. Beni kapıda elinde çikolata ile karşılayıp hoşgeldin diyen, elinden geldiğince yardım etmeye çalışan azrail'in regl dönemi'nin elbette ki yeri bende ayrıdır ve hep öyle olacaktır. Bu kankacılık mıdır, sanmıyorum. Ama velev ki öyle, ne olmuş yani? Kime ne zararı var?

Ben buraya geldiğimden beri mümkün olduğunca kurallar dahilinde nitelikli yazılar yazmaya çalışıyor, yeni başlıklar açıyor, imla kurallarına uyuyor ve Türkçe'yi doğru kullanarak yazmaya özen gösteriyorsam arada biraz da gülüp eğlenmişim çok mu?

Evet burası kütüphane değil. Çıt çıkarmadan harıl harıl okuyup araştırmıyoruz sürekli, bir yandan da etkileşim halindeyiz.

Eğer ki birileri burayı sosyal medya platformu gibi kullanıyorsa ve sözlüğe bir katkı yapmıyorsa evet bu eleştirilebilir nezaket dahilinde. Ama emek veren yazarlara da haksızlık yapmamak gerek diye düşünüyorum. Eleştiri yaparken biraz hakkaniyetli olmak, iğneyi önce kendimize, sonra başkalarına batırmak gerek.

Hayat siyah ve beyazdan ibaret değil. Aradaki milyonlarca rengi görmezden gelemeyiz. Farklılıklar iyidir her daim. Geliştirir hepimizi.

fiorabella

magic mushroom
Sanırım sözlüğün en sevilen yazarı kendisi.

Daha pek tanımıyorum bu fantastik yazarı ama hayvansever olduğunu biliyorum. Bu da ön fikir için yeterli zaten.

Güç seninle olsun o zaman sevgili yazar.

acıbadem kurabiyesi

magic mushroom
badem unuyla yapılan, az şekerli olduğu için de baymayan en lezzetli kurabiyelerdendir. Dışı çıtır çıtır içi ponçiktir.

Acıbademli her şeye bayıldığım gibi kurabiyesine de bayılırım.

Bu kurabiyenin albenili, gıda boyası ya da sebze-meyve sularıyla renklendirilmiş, Fransa'dan ithal olanlarına ise makaron denir.

Makaron, acıbadem kurabiyesinin üç katı fiyatına satılır ve renkli olması dışında başka bir olayı da yoktur.

vurun kahpeye

magic mushroom
bir köy öğretmeni olan aliye'nin başından geçenleri konu edinen halide edip adıvar romanı.

romanını kurtuluş savaşı döneminde kaleme alan adıvar bize göstermiştir ki son 100 yılda değişen pek bir şey yok aslında. kuva-yı milliyeciler ile kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden makyavelist insanların birbirleriyle olan mücadelesini idealist ve vatansever köy öğretmeni aliye üzerinden okura sunan bir roman vurun kahpeye.

bir yanda aşk ve özgürlük mücadelesi diğer yanda da nefret ve erk kavgaları. emperyalizme, bağnazlığa, cehalete ve kötülüğe savaş açmış bir kadının bir asır önce yaşadıklarıyla bugün yaşananlar arasında elbette fark var ama zihniyet ne yazık ki aynı. Erdemli insanlar istediğiniz yola gelmediklerinde ne kadar da kolaydır çamur atmak, hele ki bir de karşınızdaki kadınsa. kendi yarattığınız namus(!) ölçülerine uymayan kadını hemen balçıkla kaplayıverirsiniz. neyse ki bugün aklı başında insanların sayısı da hiç az değil ve eskisi kadar kolay linç edilemiyor kadın ya da güçsüz olan.

vurun kahpeye işte tüm bu iyi-kötü, güçlü-güçsüz, ezen-ezilen mücadelesini dönemin şartlarında cesurca ortaya koymuş, kadının toplumdaki yerini ve hukuki varlığını, haklarını kabul ettirmek adına da önemli bir misyon üstlenmiş değerli bir eserdir.

"toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!"
demiş bir öğretmene "vurun kahpeye" diyebilen bir zihniyet! tanıdık geldi mi?

810 liralık kürdan

magic mushroom
810 liraya yemeğin alasını yer, dişime bir şey kaçtıysa da helikopterime atlar diş hekimimde alırım soluğu. Ne uğraşacağım, o çıkarır, temizler, gerekirse pırlanta falan kaplar hep o mineleri, yollarıma gül bile döker. Hıh.

zengin sözlük roman

magic mushroom
Fekat o da ne! Odtü astronomi belki de gastronomi mezunu olan nihat, azo'yu görür görmez bembeyaz olmuştu. korkudan göz bebekleri ceviz kadar olmuş, adeta savunmasız yavru bir kediciğe dönüşmüştü bu sörvayvır kaplanı. Çünkü azo'nun içindeki freddie sevgisi taa aydan bile farkediliyor, onu damalı taytlı, hızlı ve Öfkeli sipir bir kahramana dönüştürüyordu. Gözlerinden çıkan ateş adeta yoda'nın ışın kılıcına, sesindeki öfke yerküreyi yerle bir edebilecek süper sonic bir güce dönüşüyordu nihat'ın salonunda.

Evet, azo nihat'ı, kendisini kaybetmiş bir halde ekstra malzemeli çift dürüm gömerken enselemişti salonunun ortasında. Bu soğan kokulu oda ve dişinde maydanoz kalmış olan bu adam, onu, azo'yu daha da öfkelendirmişti bu haliyle. Artık ne yapması gerektiğini biliyordu.
"Doğruluk mu cesaret mi?" diye sordu nihat denen dürümcüye. "Doğruluk" yanıtını veren niho, başına geleceklerden habersiz ağzında kalan son lokmayı yutmaya çalışırken korku dolu gözleriyle azo'nun ateş saçan gözlerine baktı merhamet dilenircesine. Fekat azo'nun bu numaraları yemeye hiç niyeti yoktu. ancak sorduğu soruya doğru yanıtı verirse onu rahat bırakacaktı. Ve o kilit soruyu sordu karşısında duran çakma dürümcüye.
- Tüm o güzel insanlardan, bilim insanlarından, sanatçılardan, aydınlardan ne istiyorsun? Söyle! Ne istiyorsun!!!
Sona geldiğini anlamıştı nihat ve hayatında ilk kez doğruyu söylemeye karar verdi.
- Kıskanıyorum abi kıskanıyorum, sizin o güzel fikirlerinizi, müziklerinizi, sanatınızı, insanlığınızı, aydınlığınızı ve bu sözlükteki bu kenetlenmiş halinizi kıskanıyorum. Elimde değil, kıskanıyorum!

Şaşkındı azo, karşısında ağlayarak doğruyu söyleyen bu adama merhamet etmekten başka bir seçeneği olmadığını anlamıştı. Çünkü büyük güç büyük sorumluluk gerektirirdi.

Ve bu evi terkederek asıl görevine, yorgan mafyasının peşine düşmek için yola koyulmadan önce nihat'ın gözlerine son kez bakarak şu cümleleri kurdu yaşar usta pardon azo:
- biz bir aileyiz. biz güzel bir aileyiz. bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun?!

dokunma artık ailemize, dokunma sözlüğümüze, yazarlarımıza.
eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben; yaşar usta pardon azo, hiç düşünmeden Uçururum seni, anlıyor musun uçururum!
ve dönüp arkama bakmam bile!"

Ve fonda the show must go on çalarken fiorabella'nın diktiği mor pelerini savurarak gözden uzaklaştı damalı taytın verdiği özgüvenle kahraman azo.

To be continued...
5 /