confessions

mars yolcusu

1. nesil Yazar - Geleceği parlak

  1. toplam entry 97
  2. takipçi 3
  3. puan 1164

operadaki hayalet

mars yolcusu
Paris opera binası'nın mahzeninde, yüzü tanınmayacak derecede ürkütücü olduğu için insanlara görünmeden bir hayalet gibi yaşayan müzik dehası opera hayaleti, korodaki christine'e gizlice müzik dersleri verecek onun ünlü bir soprano olmasını sağlar ve zaman geçtikçe ona büyük bir sevgiyle bağlanır.
Bu gizemli hayalet'in genç kıza duyduğu tutkulu aşk bir süre sonra kendisini içten içe yakan bir kıskançlığa ve takıntıya dönüşmeye başladığında ise, christine'i tehlikeli ve karanlık bir sonun başlangıcına adım adım yaklaştırır.

Gaston leroux'un klasikler arasında yerini almış, beyaz perdeye ve pek çok müzikale de uyarlanan ölümsüz eseri 'operadaki hayalet',
Tutkunun sıra dışı bir trajediye dönüşümünün hikayesidir.

tuncel kurtiz

mars yolcusu
Üstad deyince akla gelen ilk kişidir.

İnsanın ruhuna dokunan, dokunduğu anda ruha sonbaharı getiren, yaprak yaprak yere düşüren, düşürdüğü yerden kaldırmayan; şiirin sahibidir de kendisi.

Sesiyle; yaşanmışlıklara dokunan, geçmişin güzelliğini şimdiki zamanın ve geleceğin çirkinliğini gün yüzüne çıkartan adam.

Dinlemek için;

gecenin şiiri

mars yolcusu
Tütünü bilir misin?
"Kız saçı" demiş zeybekler,
Su içmez her damardan,
Yerini kolay beğenmez,
Üşür,
Naz eder,
Darılır..
İki parmak arasında kıyılmış,
Bir parçası var kalbimin
İncecik, ak kağıtlara sarılır,
Dar vakit yanar da verir kendini.
Dostun susan dudağına...

-ahmed Arif

ahmed arif

mars yolcusu
"Şiir hayatı güzelleştirir, tıpkı bu dizelerdeki gibi insanı dipsiz derinliklere, dalgalara, sevdalara sürükler.
Aşka, hayata, insana, dağlara, taşlara ruh katar şiirler.
Dağlar, taşlar, okyanuslar, gökyüzü bile yaşlanır.
Şairler ise hep genç kalır.
Sonsuza dek var olurlar."

-terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...

'ben halkımın mazlum ve gariban bir ozanıyım.
Böyle olmak da yüce bir onurdur.'
diyecek kadar halkın sevdalısı, yüreğini şiire ve halkına adamış bir şair.

huzur

mars yolcusu
Onlarca cümleyi kurmaya, söylemeye, yazmaya gerek kalmadan da tek bir kareyle anlatılabilecek olandır.
İç taraftadır, derinde.
İki şeyin arasında.
Kısa anlardan ibaret olandır, tıpkı mutluluk gibi.

satranç

mars yolcusu
1929 yılında Zweig, freud'a psiko-analiz ile alakalı düşüncelerini akıllıca söyleme ihtiyacı duymuştu:
"Bence felsefi ve psikolojik alanda yaptığınız devrimler gezegenimizin tüm ahlaki yapısı iyileştirici keşiflerinizi zar zor alt edebiliyor.
Bugün sizin hakkınızda hiçbir şey bilmeyen insanlar, 1930 yılında sizi bilmeyen hatta adınızı bir kere dahi duymamış tüm insanlar bile direk ya da dolaylı olarak sizin ruhları uğrattığınız değişimle yıkanmış olmalı."
(Kitaptan Alıntı-sayfa12/13)

-Satranç, görünüşte bir gemide yolları tesadüfen kesişen bir satranç şampiyonu, hırslı oyuncular ve tutukluğu sırasında gizlice ele geçirdiği bir satranç kılavuzundan öğrendiği oyunlarla kendi zihninde kaybolmuş Dr. B'nin hikayesi gibi görünür.
Oysa bu hikaye, adeta yazarın bir veda mektubu niteliği taşımaktadır.
Zweig, muhteşem ve gerilim dolu bir kurguyla kaleme aldığı bu öyküyü Brezilya'dayken tamamlamıştır.
Stefan Zweig, bu hikayede gizliden gizliye kendi hayatında, yaşadığı baskıları ve sürgünleri derinden etkileyici sahnelerle okuyucuya sunmuştur.

milena'ya mektuplar

mars yolcusu
"ve gece yazdığın mektup orda işte, nasıl okunabileceğini aklım almıyor, bir göğüs havayı solumak için böyle nasıl daralıp genişliyor, aklım almıyor.. senden nasıl uzak kalınır, aklım almıyor..."

"Yaşamımız diyorum, nasıl olsa bulanık bir su."

Franz Kafka'nın hayatının en büyük aşkı milena'ya yazdığı ve bir anlamda aşkının şiire dökülmüş hali sayılan bu mektuplar içinde;
Seveni,
Sevileni,
Hasreti,
Gurbeti,
Varsıllığı,
Savaş döneminde ise yoksulluğu ve ölümü barındırıyor.

kol düğmeleri

mars yolcusu
"O aslında geçici bir heves değil, sen yokken bile varmışsın gibi hayatı devam ettirebilmekmiş.
Cesaret senin gibi yüreklerde gizliymiş.
"Hayatınızın sonuna kadar yaşamadıkça, talihinizden şikayet etmeyin" demiş Çehov.
Bunu sen öğrettin bana.
Unutturmadın.
Ne uzaklıklar engelmiş ne de bir başkası var olanı değiştirebilirmiş.
Kol düğmesi farklı kolda aynı amaçla birleşmeyi bekleyen.
Ve bir gün o da olur denen hiçbir şey aslında avuntu değil gerçeğin ta kendisiymiş.
Bizim gibi der şarkı..yarım kalmışlar için..
Biz kalabilenler için yazılmış.."
(Alıntı)

Kol düğmeleri, bir barış Manço şarkısıdır.


you are my destiny

mars yolcusu
Şarkı da şöyle söylüyor:
"Kaderimsin.
Düşlerimi paylaşıyorsun.
Mutluluğumsun, işte bu sensin.
Tatlı busemsin.
Yalnızlığımı paylaşıyorsun.
Rüyalarımın gerçekleşmesisin.
İşte bu sensin..."

Biz susarız, bazen şarkılar bizim söylemek istediklerimizi ve söyleyemediklerimizi söyler.
Özlemler,
Aşklar,
Kavgalar,
Dostluklar,
Sevgiler...
Daha neler neler' şarkıların bizlere söyledikleridir.

You are my destiny- bir Paul Anka şarkısıdır.

casanova

mars yolcusu
Tarihin unutulmaz Çapkınlarından biri;
Giovanni giacomo casanova'dır.
1725-1798 yılları arasında yaşamış çapkınlığı ile nam salmış casanova ünlü bir maceracı ve yazardır.

Casanova; çapkın, yalancı ve iki yüzlü bir erkektir.
Arsız bir Kadın düşkünüdür.

opus dei

mars yolcusu
Bu kitap Opus dei'nin kuruluşunu ve yükselişini, kurucusu rahip Jose Maria escriva'nın 2.dünya savaşı boyunca Franco ile yakın ilişkisini, nazilerle bağlantısı, ölümü ve ölümünden sonra ilahlaştırılması kitapta işlenen konulardan sadece bazıları.

1928'de İspanya'da kurulan Katolik organizasyon, Opus dei (tanrının işleri) oldukça küçük ve sofu bir Avrupa mezhebiyken, milyonlarca dolara sahip, merkezi New York'ta bulunan ve birçok ülkede temsilcilikleri olan dünyanın en büyük ve zengin kilisesi haline geldi.

Da Vinci şifresi'nde çokça sözü edilen örgütün, Opus dei'nin mafya, gizli topluluklar, CIA ve Vatikan ile bağlantılarına değinirken, örgütün enteresan ayinleri ile ilgili gerçekleri de su yüzüne çıkarıyor.

0 /