confessions

number eleven

1. nesil Yazar - Harika

  1. toplam entry 452
  2. takipçi 14
  3. puan 5744

yazarları bugün sevindiren şeyler

bonnie
kışlık ayakkabıları kaldırıp, baza altındaki kutulardan yazlık ayakkabıları çıkarmak.

bir bahar mı dersin yaz mı dersin tekrar geldi sevinci ile o kutuları açtıkça aaa bu ayakkabım da varmış, aaa şu ne güzel ayakkabımmış gibi sanki ilk kez görüyormuşçasına hatırlamak. ne saçma ama her kış ve yaz dönümlerinde yaşıyorum ben bunu. gerek kıyafetlerde, gerek ayakkabılarda. sanki her şey yeniden, sıfırdan başlıyacakmış gibi. kullanılmış olsalar da...

hümeyra

kadin kismisi cok yazmaz
en sevdiğim kadın şarkıcı. iyi ki var, ondan öte yol yok.
bir de vedat sakman'ın şu şarkısı var, hümeyra'nın yorumuyla, hatta sözlerini de ekleyelim :
Odalar koridorlar
dikenler ihanetler
sözcükler öğretiler
yalanlar yanlışlar aldatmalar
elde silahlar bayraklar
günahlar yargıçlar kavramlar
silah sesleri alarm var

bu dünyada bir de benim yüreğim var
Bir de kuşlar renkli çiçekler
Doğan güneş toprak rüzgarlar
Sakin sular göller denizler
Ovalar dağlar ormanlar
Bir de bunlar var
Bu dünyada bir de benim yüreğim var

Odalar koridorlar
Dikenler ihanetler
Sözcükler öğretiler
Yalanlar yanlışlar aldatmalar
Bir de buğday ve tırtıllar
Kuyulardan su çekenler
Yamaçlarda kaval çalanlar
Gençler şarkılar türküler
Birde bunlar var
Bu dünyada bir de benim yüreğim var

bibliyofobi

fiorabella
kitaptan korkmaktır.
korku düşmanlığı, düşmanlık korkuyu besler bibliyofobiler de kitabı düşman gibi görür ve ondan korkar. ülkecek malum büyük bir çoğunluk bu fobiye yakalanmış.

köy enstitüleri

bonnie
öyle bir nesil öğretmen yetiştirmiştir ki hani derler ya 10 parmağında 10 marifet. işte o kadar donanımlı, o kadar hümanist, o kadar bilgili ve bilinçli. sanıyorum bir daha hiç bir öğretmen onlar kadar donanımlı olamamıştır.

orman

bonnie
bırakın içinde olmayı, kenarında, köşesinde, yakınlarında veya göründüğünde dahi ben yaşamış mıyım dedirten doğanın en güzel ve en keşfedilmesi, zaman geçirilmesi gereken hali.

gecenin türküsü

bonnie
sabah işe giderken içimden bu türkü bana gelsin demiştim. "beyaz giyme söz olur" denk geldi. hep karıştırırdım beyaz giyince mi toz olur, siyah giyince mi toz olur? ne giyersen söz olur? amann. mantığıyla uğraşamıycam ezgisi beni bitiriyor.

"Zaten bende talih yok
Seni benden alırlar"


sema moritz

bonnie
kendisini ilk olarak "fikrimin ince gülü" şarkısıyla tesadüfen keşfettiğim 1956 ankara doğumlu müzisyen besteci. sonra hasret, evlerinin önü mersin, çalıkuşu... onu dinlerken sanki biri taa yüzyıllar öncesinden sesleniyor gibi geliyor bana. tüylerim diken diken oluyor. geçmişten gelen hüzne ihtiyacı olanların mutlaka dinlemesi gereken bir değer.

huzur

mars yolcusu
Onlarca cümleyi kurmaya, söylemeye, yazmaya gerek kalmadan da tek bir kareyle anlatılabilecek olandır.
İç taraftadır, derinde.
İki şeyin arasında.
Kısa anlardan ibaret olandır, tıpkı mutluluk gibi.

bu son olsun

bonnie
"ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni" diyen 1969 tarihli cem karaca şarkısıdır.

bazen yaşanan pişmanlık ve insan duygularının getirdiği ümitsizliğine karşı bir söz veriş cümlesidir aynı zamanda.

zengin sözlük

bonnie
sabah müdüründen veya patronundan veya hocasından laf işitmeye değecek sözlük.

du bakalım sabah ölee süklüm püklümm afedersiniz, özür dilerim, bir daha olmaz demeye değer olan.

korkuyom ben.:(

gemi

bonnie
kesinlikle ayrılık hüznünü akla getiren imgelem. oysa aynı gemi bir limandan ayrılırken başka limanlara vararak kavuşmayı da beraberinde getiriyor. ya da eninde sonunda ilk ayrıldığı limana dönüyor. ama biz nedense ilk ayrılığı aklımıza getirip hüzünleniriz hep.

bu arada;
(bkz:sessiz gemi)

sessiz gemi

bonnie
mısraların bu muhteşem dizilişinin ezgili halini hümeyra' dan dinlemeyi sevenler için daha da hüzünlere boğan yahya kemal beyatlı şiiridir.



bu da günümüz sanatçılarının yorumuyla dinlemeyi sevenler için;

müzeyyen senar

bonnie
bir kadın. gerçek hayatta nasılsa sahnede de öyle yaşamış. ağlamış, gülmüş, oynamış, içmiş, göğsünü gere gere şarkılarını da söylemiş. huysuz ve tatlı kadın' ı daha fazla huysuzlandırmadan dinlemek gelir.



ve bu da haydar haydar; günah benim kime ne.

ru

bonnie
bir youtube kanalıdır. ancak gerek kanalın sahibi ru, gerekse altındaki yorumlar için bile takip edilebilecek bir kanal.

ilkay akkaya' nın "gidemem" şarkısının altına yazdıkları ve ilgili parça.

"Haydi bu gece, çayımızı demleyelim, kahvemizi pişirelim ve biraz gerçeklerle yüzleşelim. Acıyı hissedelim.
Şu vakte kadar, seni hiç bırakmayacağım diyen kaç kişi sizi bıraktı da gitti?
Bunu hiç düşündünüz mü?
Çok kişi değil mi?
Aslına bakarsak burada kişilerin niceliği değil, niteliği de önemli. Bazen bazı insanlar olur, onlar hayatınızın mihenk noktasını oluşturur. O vakte kadar kimseye beslemediğiniz muhabbeti o kişiye beslemişsinizdir. Sonra bir şey olur, ayrılık gelir. Olacaksa olur. Hiç olmadı, keyfî sebeplerden olmazsa ölüm var, ölümle olur. Kimsenin ve dahi kendimin, şu dünyada kalıcı olmadığını düşündükçe ürperiyorum. Kanlı canlı şu bedenin bir gün toprak olacağını düşündükçe, kan çekiliyor sanki canımdan. Evet öleceğiz. Ve bunun ne zaman olacağını bilemeyecek kadar da aciziz. Diyeceğim o ki, insan var olduğu sürece sanırım 'ayrılık' denen mefhum da her daim var. İster keyfî, ister zarurî…

Bu sebeple gördüm ki, âşk üzre var olan ve âşk üzre dönen şu dünyada, nice âşıklar hep birbirlerini uzaktan sevmek zorunda kalmış. Eskilerin dediği gibi; oğlanla kız birbirini sever, kavuşurlarsa evlenirler, kavuşamazlarsa âşık olurlar. Vuslat, âşkı öldürür mü yoksa süreklileştirir mi bilinmez ama geleneksel âşk hikâyelerimiz genelde vuslat ile bitmez.

Sabahattin Ali ile karısı Aliye Ali'nin de saadet dolu evliliklerine hep ayrılıklar girmiş. Bu zamanlarda bir mektup aşığı olan Sabahattin Ali'nin karısına yazdığı mektuplarda yaşanan ayrılık ıstırabının büyüklüğünü iliklerinize kadar hissetmekle birlikte, ümidin de tadına bakıyorsunuz.

Tanıştıkları sırada Aliye Hanım İstanbul'da yaşamakta, Sabahattin Ali ise Ankara'da öğretmenlik yapmaktadır. Haberleşmeleri hatta nişanlanmaları dahi mektupla olur. Sabahattin Ali, Aliye Hanım'a bir mektubunda şöyle der:

''Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmâl edeceksin.''

İki âşık, 16 Mart 1935'te evlenir. Lâkin Sabahattin Ali, farklı mecmualarda yazdığı yazılar sebebi ile defalarca tutuklanır ve hüküm giyer. 1948 senesine kadar bu şekilde kavuşma beklentisi ile ayrı geçen zamanlar sonunda aynı sene Sabahattin Ali şaibeli bir şekildi öldürülür. Bu sefer de araya ölüm girmiştir. Sonraki günlerde Aliye Ali, adeta ruh gibi dolaşır.

1 sene sonra gömüldüğü yerden bulunup otopsiye gönderilen Sabahattin Ali'nin cesedi, otopsiden sonra kaybolur. Cesedi ortada olmadığından şu ân bir mezarı bile yoktur Sabahattin Ali'nin. Kızı Filiz Ali tarafından, öldürüldüğü yere temsilî bir mezar taşı dikilir. Taşın üzerine de şâirin;
''Başım dağ, saçlarım kardır,
Benim meskenim dağlardır!''
mısraları yazılır.

Bugünkü ''Canım Aliye, Ruhum Filiz'' adlı kitabın muhatapları, yani Sabahattin Ali'nin karısı ve kızı, o günden bugüne kadar Sabahattin Ali'den geriye ne kaldı ise her şeyin düzenlenip basılmasını sağlar.

''Ağladığın duyulmasın,
Aldırma gönül aldırma.'' türküsünü bizatihi yaşar gibi.

O sebeple ne zaman bu şarkıyı işitsem, tam da şu ân, gitmem diyenlerin gittiğini düşünürüm; ne zaman işitsem, birileri tam da şu ân birilerinden, ister keyfî ister zarurî… ayrılıyor, diye geçiririm içimden.

Hülâsa, hakikât o ki, 'ayrılık var' dostlarım.

Vakt-i şerîfler hayrolsun."

zengin sözlük nostaljik müzik saatleri

fiorabella
70'lı yılların eğlenceli şarkılarının eşlik edeceği saatlerdir. tarık akan'lı neşeli gençlik filmlerinden çıkıp gelen güzin ve baha şarkısı
Aşk bahçemi süsleyen inci çiçeğim misin?
Gecemi aydınlatan, ateş böceğim misin?
Gençlik başımda duman, ilk aşkım ilk heyecan
Kovaladıkça kaçan, ateş böceğim misin?


mutlu sonla biten filmlerin final şarkısıdır. yakışıklı jön ve güzel aktrist el ele tutuşup dönerken tüm mahalle eşlik eder. şenay'dan "hayat bayram olsa " şarkısını dinlerken hulusi kentmen'in bıyığını burduğu ve güldüğü sahneyi bir tek ben hatırlamıyorumdur sanırım.


yakışıklı jönümüz ve esas kız fena halde aşık olmuştur ve fonda bu şarkı çalmaktadır. füsun önal "ah nerede vah nerede"

onur akın

bonnie
özgün müzik sanatçısı olarak adlandırılan sanatçı.

bir zamanlar çok dinlerdim. hala beni derinden etkileyen söz ve müzikleri olan biridir onur akın.

"seviyorum seni" isimli şarkısı ise benim için ayrı önemlidir. zor ve sınanmış bir aşkın hikayesidir ki nazım hikmet' ten ve yanlış hatırlamıyorsam ilhan berk'ten dizeleri barındırır içinde.



hoş geldin

bonnie
söz ve müziği hüsnü arkan' a ait bir şarkıdır. birsen tezer ile ne muhteşem bir uyum;

Bugün dağların dumanı aralandı, hoş geldin
Ah ışıklar içinde kaldım, yandım efendim

Sen bana yangın ol efendim, ben sana rüzgar
Tutuşsun gün, yansın geceler, zamanımız dar

Sen bana geç geldin, ben sana erken
Tutuşsun gün, yansın geceler, vaktimiz varken

Bugün günlerden güzellik, sefa geldin, hoş geldin
Ah bu yağmur yalnızlığımmış, dindim efendim

Sen bana yangın ol efendim, ben sana rüzgar
Tutuşsun gün, yansın geceler, zamanımız dar

Sen bana geç kaldın, ben sana erken
Soyunsun gün, sarsın geceler, vaktimiz varken

zengin itiraf

bonnie
-yol veren bir şoföre denk geldiğimde hem başımla teşekkür işareti mi artık minnetarım işareti mi bilmem ondan yapıyorum, hem elle selamlıyorum hem de koşuyormuş gibi bir takım hareketler yapıyorum.
-bana 2 kuruş para üstü vermesi gerekirken 5 kuruş para üstü veren kasiyere aaa, lütfen deyip 5 kuruşu bırakıyorum. bir sürü gülücük suratımda.
-minibüste bana yer veren şahsı psikopat gibi gözlemleyip içimden bir an önce yer bulsun, otursun diye dua edip gözlemlerken, eğer dikildiği koltuğun başına biri hamle yapıp ondan önce oturmuşsa o tanımadığım kişiyi içimden bir güzel kalaylıyorum.
-bana iki lokma getirmiş bir komşunun tabağını, günlerce ne versem diye düşünüp tutarken bir dünya para verip en güzel pastayı alıyor ve yarısını kesip tabağa sığdırmaya çalışarak geri gönderiyorum.
-biri bana bir sır verdiğinde ben ona iki sır veriyorum ki bana olan güveni devam etsin ve birilerine söylerim sanıp, korkmasın diye.
-neyse "bir ben vardır bende benden içeri"


kitap okumak

kemalisthatun
hayattan bunaldığınızda, insanlardan sıkıldığınızda tek sığınağınız olur kitap. sıkılmazsınız aksine stresinizi de alır götürür. başka hayatlara başka dünyalara dalarsınız. konuşursunuz yazarla, kitapla. her bir kitapta başka karaktere bürünürsünüz, yeri geldi mi o karakterlerle arkadaşlık edersiniz. seversiniz, nefret edersiniz ama en güzeli birçok düşünceyi ve bilgiyi hatta empatiyi öğrenirsiniz. okuyun ki dünya güzelleşsin! dünyayı güzelleştirecek olanlar bizleriz, bizi güzelleştirecek olanlar da kitaplar.

üç hürel

bonnie
1970 yılında onur, haldun ve feridun hürel kardeşler tarafından kurulan rock grubu.
bana göre gelmiş geçmiş en iyi müzik gruplarından biri.
bir sevmek bin defa ölmekmiş, sana değmez, sevenler ağlarmış gibi efsane şarkıları var ki defalarca dinlesem bıkmam.

geceye bir şiir bırak

bonnie
-bir ayrılış hikayesi-

erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
-baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
ve ben artık
biliyorum:
toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...

nazım hikmet

geceye bir şiir bırak

bonnie
vaktiniz olsun. olsun lütfen. bazen gururun yıllar geçtikçe boş olabileceğini de anlıyor insan.

sevgilerde

sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.

bitmeyen işler yüzünden
siz böyle olsun istemezdiniz
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı.

siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telâşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.

gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vaktiniz olmadı.


(bkz:behçet necatigil)

çok aşığın var diyorlar

bonnie
melihat gülses' in o yumuşacık ve iç titreten sesiyle söylediği, insanı efkarın doruklarına taşıyan söz ve müziği cengiz onural' a ait incesaz grubunun 2002 çıkışlı "eylül şarkıları" albümünden bir şarkı.
"bir sevda sözü fısılda
hazırım inanmaya"

kahvaltıda çorba içmek

bonnie
kültürümüzde yeri olan ve anadolu'da devamlılığı bulunan bir alışkanlık. hem ekonomik hem de alışkanlık olduğu için devam ediyor bu gelenek.

evde kahvaltılık bulunmadığı ve almaya üşenildiğinde özellikle kış aylarında akla gelir. dışarıda iseniz de lokantalarda sabahtan akşama kadar en az 3 çeşit çorba bulunur.

az önce tarhana çorbası yaptım. içine peynir veya süt konulunca daha lezzetli olur bu çorba. üzerine de çay. oh mis. bugün de böyle...

zengin itiraf

monster degree
Kimse kadar şair, kimse kadar filozof, kimse kadar aşırı ponçik, kimse kadar önüne gelenin sevgisine karşılık verecek kadar yüce(!) gönüllü olmak gibi bir derdim yok.

Beni ben yapan her şeyden son derece memnunum ve hayattaki uzak ara önceliğim de zaten öz memnuniyetim. 'Bugün var, yarın yok' etiketini bir kere yapıştırdığım hiçbir şeyi baktığım yöne koymuyorum zira bir gün gözlerimi kapatana kadar benimle olacağından emin olduğum tek şey benim.

jüri

bonnie
bir özdemir asaf şiiridir ki adının jüri olduğunu öğrenmem beni oldukça şaşırttı açıkçası.

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
Birinciliği beyaza verdiler.

yaşamak telaşı

bonnie
bir edip cansever şiiridir ki insanın tüm yaşamak telaşı böyle olsun dedirtir.

hiç böyle ısınmamıştım;
daldaki vişneye,
vitrindeki aydınlığa,
salça kokusuna mutfağımın,
akan dereye, uçan buluta,
hiç böyle ısınmamıştım yaşamaya.

yine mi çiçek

bonnie
sözleri meral okay' a müziği Ara Dinkjian' a ait bir şarkı. bir aydın boysan, bir Münir özkul, bir yaman okay, bir meral okay, bir müzeyyen senar' ın nezdinde kendi geçmişimizde bizi bir şekilde etkilemiş tüm o kibar, o görgülü, o naif, o güzel insanlara gelsin.

yaman okay

bonnie
1951 giresun doğumlu oyuncu. tiyatro oyunculuğuyla birlikte, 1978 yılında yılmaz güney' in sürü filminde rol aldı,1981 yılında “ bereketli topraklar üzerinde” filmiyle en başarılı yardımcı erkek oyuncu ödülünü aldı.oynadığı pek çok tiyatro oyunu ve sinema filmi ile zaten oyunculuğunu kanıtlamış bir usta. 1993 yılında 42 yaşındayken ölmüştür.

ben onu dik ve insani duruşuyla, hayata ve aşka bakış açısıyla, karakteriyle değerlendiriyorum. hani bazen tanımadan da seversin ya çok birini, işte benim için onlardan biridir yaman okay.

meral okay

bonnie
20 kasım 1959 ankara doğumlu tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, senarist, söz yazarı. 5 yıl devlet memurluğu yaptıktan sonra bir gazetede çalışmak üzere istanbul' a gelir. Türkiye işçi partisine üye olur. 1984 yılında yaman okay ile evlenir. “Propoganda filminde basın danışmanlığı, Asmalı Konak dizisinde senaryo yazarlığı, İkinci Bahar, Yeditepe İstanbul dizileri ve O Şimdi Asker filminde oyunculuk yaparak kariyerini güçlendiren Okay, Beynelmilel filminde konsomatris olarak çıkıyor karşımıza. Popüler dizi Bir Bulut Olsam'ın senaryosunu yazdı ve dizide İnci Batur karakterini canlandırdı.Son olarak 2011 yılından 9 Nisan 2012 tarihindeki ölülümüne kadar milyonlarca kişi tarafından beğeniyle izlenen Muhteşem Yüzyıl adlı dizinin senaryosunu yazmaktaydı.”
9 nisan 2012 de o da yaman okay gibi kanser hastalığından hayatını kaybetti.

sezen aksu' yla beraber pek çok şarkı sözüne imzasını atan bu kadını ben yaman okay' a olan aşkı ile hatırlıycam hep aynı zamanda. aşkın kendisini de nasıl değiştirebildiğini samimiyetle anlatmasıyla…

okuyun lütfen;
http://www.hurriyet.com.tr/meral-okay-esini-boyle-anlatmisti-20307793