confessions

oblomov

1. nesil Yazar - Seviyor ve seviliyor

  1. toplam entry 264
  2. takipçi 13
  3. puan 3542

aldı gitti

oblomov
Şahrut Seyduna türküleri albümünde yasemin göksu'nun söyledi en can alıcı ayrılık parçasıdır. sanırım kötü bir zamanlama yaşamıştım bu şarkıyla karşılaştığımda. hala dinledikçe içim ezilir. dinlemek isteyenler ;

sözlerini buraya bıraktım.

Baskın yemiş bir evsen dağılmışsan
Tutuklanmış kitapsan yakılmışsan,
Bir çift turnaya benzerdi gözleri
Göğüm öksüz kaldı bakar ağlarım

Aldı gitti neyim var neyim yoksa
Kalanlarsa yalım yalım yangınsa
Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
Daha çok acıyla yanacak ömrüm
Daha çok hasretle yanacak ömrüm.

Yaktım koca ömrü zaaflı bir anda
Yarla baharımı kışlara gömdüm
Eğdim dağ başımı onun önünde
Yetmedi ardından bakar ağlarım.

ceviz ağacı

oblomov
gölgesinde saatlerce uyumuşluğum olan, dallarından döve döve ceviz dökmüşlüğüm olan, dallarından kalem yapmışlığım olan, çocukluğum denince aklıma gelen ve çocukların gökyüzüne ulaşmasının tek yolu olan ağaçtır o. çocukluğum lan benim koca koca ceviz ağaçları.

yitip giden

oblomov
grup kızılırmakın çığlık albümünde yer alan en güzel parçalarından bir tanesi.
dinlemek için;


Yoldaş senin bir gülüşün
Bir dostunun yarasını saramıyorsa artık
Sen artık kendin değilsin
Vur öfkeni dostuna
Yazdım dağlarca göllerce
Dökülmeyen gözyaşım da boğulsun deryalarca
Yitip, giden devrimler gibi
Dost sesin, dost gülüşlerin
Şimdi çölde bir damla su
Sen artık kendin değilsin
Öfke çaresizliktir bilirim
Çaresizliğine ölürüm
Sesinde açan çiçeklere inan her şeyimi veririm
Sanma ki bir yitiktir
Hüzünlere sarılmam
Sanma ki gülüm bu hüzün
Ölgüğümde bitecektir
Bir gün mavi bulutlara
Biner sonsuza giderim
Dost sesini duyava dek
Karanlığa gülümserim

36. chp olağan kurultayı

oblomov
"yürü be kemal amca kim tutar seni" nidalarıyla uzaktan uzaktan iktidar sevdalılarının alkış tuttuğu kurultay sonucudur. dün baykala küfredip kemalı omuzlarda taşıyanlar bugün omuzlara alacak başka adamlar bakmaya başladı, ama kemal bu bırakır mı koltuğu öyle ucuza.

sol elle şeytanlar yemek yer

oblomov
"vücudunda sadece sol tarafında el olanlar nasıl yapsın hocam, neresiyle yemesi caizdir?" sorusuna henüz cevap alınamamış diyanet saçmalığıdır. zor da kalırsan yap ama yine de çok şeyapmamaya çalış. bu zihniyetin sonucu değil mi "zorda kalınca" hayvanlara tecavüze yeltenen zik kafalılar.

evde bira yapımına vergi alınması

oblomov
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan'ın, internette satışı hızla yayılan "evde bira yapım setleri"nin kendi satışlarını düşürdüğünü fakat bira tüketimini düşürmediğini belirterek, bunun vergi kaçırma yöntemi olduğunu söyleyerek yetkilileri uyarmasıdır. düz mantıkla bakarsak olaya, bugün evde "yasal miktarda" bira üretimine karışan, yarın senin evde ekmek yapmana, yoğurt yapmana, yok efendim kışa hazırlık yapmana da karışırsa ne olacak? bak ne diyor 4733 Sayılı TAPDK Kanunu, "yıllık 350 litreyi aşmadığı sürece".bunlar hep kapitalist amcaların aba altından sopa göstermesidir. uyanık olun.

evde bira yapımı

oblomov
4733 Sayılı TAPDK Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca yılda 350 litreyi aşmama ve satış amaçlı değil yalnızca kendi tüketimin için olması kaydıyla evde bira yapman tamamiyle yasaldır.. lan ne güzel şeymiş dedirten, evde kendi imkanlarında yapıyorsun, fıçıyı da koyuyorsun yanı başına, daha ne ister bir insan evladı.

tabakhane

oblomov
ham deriden işlenmiş sağlam deri elde etmek amacıyla derinin tabaklandığı yere verilen ad. derinin tabaklanması için de çeşitli yöntemler varmış. amaç deriyi kullanılabilir sağlam hale getirmek.

koray avcı

oblomov
çok çirkin bir adam lan. sesi kötü, sürekli bir komik olmaya çalışan ergen halleri itici, sesi zaten kötü ve de sanat adına ürettiği pek bir şey yok. alsınlar bunu askere, şarkı söyleterekten salsınlar düşmanın üstüne.

askere dua eden kemal kılıçdaroğlu'nun yuhalanması

oblomov
lafı götünden anlamanın daniskasıdır sanırım bu başlık. ya da nasıl deniyordu sözlük jargonunda, "başlık sıçmak" evet tam olarak bu. yıllardır muhalefet olarak bir bok beceremeyen kemal beyin yuhalanması, emperyalist bir savaşın ortağı, öncüsü, savaş gücü olan iktidarın karşısında durmayışındandır. kimse bu ülkede insanlar için dua ediliyor diye yuhalanmaz, yandaş medyayı çok okumanın sonuçları sanırım bu çarpıtma çabaları.
kirli bir savaşın başladığı şu günlerde savaş karşıtı olmak bu toplumda "terörröörörröröröörö" olarak nitelendirilmeye başlandı "zeka küpü" insanlarımız tarafından. bu da savaşın diğer ayağı "ayrıştırmak ve taraflaştırmak".chp genel başkanının yapamadığı "savaş karşıtlığı" ve muhalefeti dolayısıyla insanların onu yuhalaması ve kürsüyü terketmesine sebep olması, o partiye gönül vermiş "insanların" en doğal hakkıdır. onu oraya böyle zamanlarda beynini kullanması, partiyi yönetmesi, en azından muhalefet yapabilmesi ki iktidar olmak artık hayalleri süslemekte ve bahsi geçen parti tüzüğünce hareket etmesi için getirmişlerdir.
bir olayı, haberi okuyup anlarken ve yorumlarken lütfen beyninizi kullanınız. zira toplumun koyunlaştırıldığı şu zamanlarda ne olduğu anlamadan kendinizi o sürüye dahil bulabilirsiniz. tanrı hepinizi korusun.

ekleme : okuduğunu da anlayamacak hale gelmişse insan koyver rahvan gitsin abicim.

30 yaş sendromu

oblomov
her insan evladının hissetmesi mümkün olandır. 20li yaşlara kadar her şey normal seyrinde gider, her yıl normal bir yıl kadardır, birden her ne olursa kendini 30da bulursun ve o aralıkta geçen 10 yıl hızlandırılmış bir Charlie Chaplin sahnesi gibidir. hele bir de evlilik çocuk falan gibi haltları yersen kafadan 20 sene kayıp. sonrası zaten "ben gençken var ya" ile başlayan malum hikaye.

baba nerdesin kayboldum

oblomov
ahmet karaman yönetmenliğinde, baran akbulut , yıldız çağrı atiksoy , yiğit kirazcı ve bestemsu özdemir'in başrollerini paylaştığı türk yapımı sinema filmi. ABD, İrlanda, İngiltere ve İtalya'da katıldığı festivallerden toplamda yedi ödülle dönen film son olarak ingiltere'de out of the can film festivali'nde beş dalda ödüle aday gösterilmiş. başarılarının devamı dileyerekten burlarda vizyona girmesini heyecanla bekliyoruz.
0 /