confessions

olacak o kadar

1. nesil Yazar - Yaratıcı

  1. toplam entry 582
  2. takipçi 16
  3. puan 8367

ülkenin nuri bilge ceylan filmlerine benzemesi

olacak o kadar
öncelikle nbc'yi çok severim ve filmlerinin çoğunu izlemişimdir.

nuri bilge'nin az cok filmlerinin atmosferi bilinir ve ben yavaş yavaş bu filmlerdeki kasveti ülkenin tamamında görüldüğünü hissediyorum. sabahın karanlığında işe, okula gidiyoruz yahut malum ekonominin dar bogazindan ötürü işsiziz. her yer kar, yağmur, çamur ve soğuk. havadaki kara bulutlar resmen yolun ortasına inmiş gibi bir kasvet. herkeste çok bariz bir gerginlik ve stres. tv de her an bir son dakika x yerde şu facia oldu endişesi. hiçbir şey yapmadan kış uykusuna dalma modu var insanlarda. belli bir kesimi geçersek geleceği planlama jargonu sozluklerden çıkmış gibi. hani insanları geçtim bu topraklar bile yeter mk. modunda gibi. artık öyle bir algı oluştu ki napiyoruz biz havasindayiz. biraz kötümserlik olacak ama bir jenerasyon böyle yitip gidiyor gibi geliyor. yazla kışla alakası yok. memleketin rengi bildiğin gri artık hatta grinin 50 tonu gibi.

neyse ben dışarı cikayimda ağzımda sigarayla derin derin uzaklara bakayım. belki işe yarar.

ateizmin en büyük hatası

olacak o kadar
Birşeyin sonunda -izm varsa bi' sıkıntı vardır. bu konuda pek bi' eminimdir.

Ben inanırım. Bence vardır ve tektir zaten bu kadar komplike bir durumda mantık aramak manasızdır. bir delil aramam. InaNmayanı ise ne kınar ne otekilestiririm lakinnnnnn nationalizm ve lgbtizm de yapamadığınız gibi ateizmde de pek bir sırıtıyoruz. Ekşi sözlük, tivitır, çeşitli kitlesel örgüt vb. mecralarda ateizm sadece haşa yaradana ve inana hakaret ve ayrıca jakoben olmaktan ibarettir. Iskandinav gavuru yahut koyu anglo-saksonlar bunu demez. Its not logical der geçer. Bu kendisini alakadar eder. Bizde bu maalesef böyle olmuyor, detaya girmeden söylemek gerekirse bizdeki ateizm yahut vb. Görüşler biraz marjinallesmenin beginner aşaması gibi kalıyor. Ha, niye mi bu kadar ecnebice sözcük kullandım? Anlayın diye. Anadolu gibi hem up'ı hem down'ı görmüş topraklar ve garibanligi şiar edinmiş topraklar yaradana inanır.

metin külünk

olacak o kadar
Akp istanbul milletvekili.

Bu bey ile ilgili daha evvelden bi' şeyler yazdığımı zannetmiştim lakin atlamisim. Kendisinin şu sözleri tarihe not düşülsün lütfen;

"Bu noktada kaçırdığımız çok önemli bir ayrıntı var. Allah, insana günah işleme özgürlüğü vermiştir. Günahsızlık talep etme hakkı vermemiştir. Af dileme hakkıyla günah işleme özgürlüğü vermiştir. Hz. Peygamber günayları açan değil örtücü olan bir rahmet geleneğinin mimarıdır.

17 Aralık'ın felsefi boyutu konuşulmadı. 17 Aralık'la insanların günah işleme özgürlüğüne müdahale edildi. Günahları ortaya saçarak Allah'ın hududuna müdahale ediliyor."

(bkz:allah ile aldatmak)

o ses türkiye

olacak o kadar
Sözlükte bu tür şeyler ya da iddialar oldu mu bilmiyorum lakin zengin söZlüğün alelade bir sözlük yazarı olarak birtakım bilinen oyunları bizzat duymuş biri olarak açıklama gereği duydum.

1- isim osman vahid özdal, bir müezzin.
2-reza'nın en çok popülariteyi ihtiyacı olduğu dönem.
3-reza, acun'a özdal'ın dini kimliğinden dolayı ebru gundes' i seçmesini ve karşılığında 10 milyon lira vermeyi vaad eder.
4-acun bunu kabul eder.
5-özdal'a bu bilgi iletilir ve tavsiye niteliğinde olsada ebru gundes'i seçmesi tavsiyesinde bulunulur.
6-kendisi bunu reddeder ve mfo'yü seçer ve hakkı olan birinciliği kaybeder.
7-kuliste ebru gündeş, neden kendisinin secilmedigine dair hesap sorar.
8-ve mfö jüri üyeliğinden çekilir.

Ve ben bu kronolojiyi artık yeni bir gelenek olarak olarak reddediyorum. Işler böyle yurumemeli, bu halk bunu hak etsede bu topraklar bunu hak etmiyor.

ölüm

olacak o kadar
kimi için bir kaçış, kiminin için bir vazgecis, kimisi için ise bir varoluş. secim sizin.

ben ise bir gereksinim olarak bakiyorum. kimi ölüp toprak olup yok olup gideceğini düşünürken kimi ise aldığı bir saniyelik nefesin dahi hesabının verileceğini düşünür.

ama dünyevi kafayla ne düşünürsek düşünelim, bir realite. bazen kafa yorulasi bazen unutulup gidilesi.

epictetos
"ölüm daima gözünün önünde olsun, o zaman asla adi endişelere düşmezsin ve hiçbir şeyi fazla hırsla arzu etmezsin."

libya'da maymun yüzünden çıkan kabile savaşı

olacak o kadar
gazazefe ile evlad süleyman kabileleri arasındaki çatışmanın fitilini ateşleyen maymundur.
bazen ne diyeceğini bilemezsin ya tam da öyle bir olay.

"libya'nın sabha şehrinde, gazazefe kabilesinden olan bir bakkal sahibinin maymunu, bakkalın yakınlarından geçen evlad süleyman kabilesinden bir kız öğrencinin başörtüsüne saldırdı. ardındansa evlad süleyman kabilesinden bir kişi, önce maymunu ardından da gazazefelerden üç kişiyi öldürdü.
perşembe günü yaşanan bu olay, gazazefe ile evlad süleyman kabileleri arasındaki çatışmanın fitilini ateşledi. ap'ye bilgi veren sabha şehir hastanesinden abdulrahman ariş, dört günde 20 kişinin öldüğünü; 50 kişinin de yaralandığını belirtti. reuters ise en az 16 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı. bilançonun ağırlaşmasının temel nedeni çatışmalarda tanklar ve havanlar da dahil olmak üzere ağır silahların kullanılması."

saç kestirdikten sonra övgü bekleyen kadın

olacak o kadar
ülkenin gündeminde çok önemli yer kaplamasa da benim gündemimde bugün çok önemli bir yer kaplayan durumun öznesi olan kadındır. dikkat ederseniz kadın dedim bayan demedim. o yüzden +1'leri alayım.

ekseriyetle kadın kesiminde görülen bir durumdur. tabi benim beynimin içindeki hücreler bunun sebebini çok iyi anlamasa da dişil kişilerin vardır herhalde bir bildiği. saçlarını kestirdikten yahut boyadıktan sonra oluşan o ''nasıl olmuş hı saçlarım hı '' baskısı gerçekten çok büyük. hele bir de saçlar iki ton açılmamış ve tarafınızdan farkedilmediyse büyük bir suçlusuymuşsunuz gibi kindar bakışların odak noktası olmanız kaçınılmazdır.

öznel bir yaklaşımla; daha mesai başlayalı bir saat olmuş... bugün sıcacık ofisimizdeki, hanım kızımız saçının kırıklarını aldırmış ve rengini de bir ton açmış. ilginç bir şekilde bu hanım kızımızın kafasını bir ara nescafe bardağımın içinde gördüm. böyle bir eğilip bükülmeler falan. malum sene sonu geldiği için koşturmaca çok bu aralar iş yerinde (sözlüğü karıştırma. o ayrı, bir nevi anestezi). bir anlam veremedim. ve yaklaşık 5-6 dakika sonra aynı kadını ofis içerisini tavaf ederken gördüm. çevresindeki diğer dişil ahalinin komplimanlarını işitip, o canavar gibi gözlerle bana bakıldığında anladım ki, gözler kalbin aynasıdır. kendimi bir savaş suçlusu gibi hissettim o an.

neyse ben de sonra caner'e dönüp ''olm münih maçı ne olur'' dedim.

buradan tüm kadınlara çağrım; hepinize her türlü saç modeli ve saç rengi çok güzel gidiyor. sormanıza ve yorum beklemenize hiç gerek yok. ha illa ki soracaksanız da öğleden sonrası çok uygun bence.

teşekkürler.

geceye bir gıybet bırak

olacak o kadar
arda turan'ın eski kız arkadaşı idil fırat, hacı sabancı'nın da eski sevgilisi.

ee arda turan'ın mevcut sevgilisi aslı tandoğan, hacı sabancı'nın eski sevgilisi.

eeee arda turan'ın flört ettiği özge ulusoy, hacı sabancı'nın mevcut sevgilisi.

dolayısıyla h.sabancı= a-b)²=a²-2ab+b² (x-2)²=x²- adam a.turan

olacak o kadar

olacak o kadar
Yazıları defaatle okunması gereken yazar. Özellikle baştan sona şeklinde tercih ediniz. işte bunlar hep öngörü işte bunlar hep birikim. Mesela der ki başkasını ovmeyin zira o başkasıdır lakin kendinizi övün çünkü dönüp dolasacaginiz yer yine kendinizdir. Yuh be ne avamlık falan dediniz sanırım ya da sözü çok banal gördünüz sebep? Sebep şu; biri rus bir yazar diğeri sözlük yazarı. Ah işte az evvelde bunu demek istedim işte. Okudunuz sanırım.

Olmaz bu kadar.

zengin sözlük

olacak o kadar
Fena değil bir şekilde gidiyor. Bir dönem paranormal bir olaydan dolayı yazmayı kesmiştim sonra devam dedik.

Lakinnnnn 2 giri üstteki düşünceye katılıyorum zira bilmem kaç giri önce buna değinmiştim. Misal, beşiktaş'ın forma renkleri siyah-beyaz diyen bir yazar 10-15 artı oy alırken, baba hakkı ile girilen biri giri yok hükmünde sayılıyor. Gerçek zenginlik pek bu olmasa gerek. Umarım zamanla kalite artar ve deyimler sözlüğü olmaktan çıkıp görece bir niteliğe bürünür.

21 aralık 2017 birleşmiş milletler kudüs oylaması

olacak o kadar
Abd'nin Kudüs'ü israil'in başkenti ve tüm sahibi olarak ilan etmesi sonucu, karşı blogun karşı görüş olarak BM gündemine getirdiği oylamadır. Oylamada128 ülke kabul, 9 ülke ret, 35 ülke çekimser oy kullandı. Oylamanın bağlayıcı bir hükmü yok sadece tavsiye niteliğinde. Son sözü güvenlik konseyi söyleyecek.

Emperyalizme ve haksızlığa karşı dik bir duruş. Tabi önemli olan bunun devamının gelmesi.

https://mobile.twitter.com/nuhungemisinde/status/943893800874856448

hayata dair umut veren detaylar

olacak o kadar
nadir de olsa vuku bulandır. Buyurun kıssadan hisseye:

"kanadalı mary grams, yıllar önce tarlada düşürdüğü elmas nişan yüzüğünden çoktan umudu kesmişti.

13 yıl önce kaybettiği evlilik yüzüğü ile buluşması ise dünya çapında haber oldu. yüzük tarladan taze koparılan bir havuca takılı halde bulundu. geçen yıllar içinde toprak altında kalan yüzük içinde filizlenen bir havuç sayesinde yeniden günyüzüne çıkmıştı.

84 yaşındaki mary grams ise tüm bu süre boyunca yüzüğü kaybettiğini oğlu dışında ailesindeki herkesten gizlemişti.

kendisine daha ucuz bir yüzük almış ve hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmişti.

pazartesi günü ise tarlada havuçları toplamaya çıkan oğlunun eşi, yüzüğü bulmakla kalmadı, mary grams'in 13 yıllık sırrını da ortaya çıkardı.

yüzüğü bulan colleen daley, garip şekilli havucu bir ara köpeğine vermeyi düşündüğünü de söyledi.

ancak sonra vazgeçerek mutfak lavabosunda havucu yıkadığında yüzükle karşılaştığını anlattı."

recep yazıcıoğlu

olacak o kadar
"türkiye'de ihmali mesuliyet yoktur, icrai mesuliyet vardır. yani kimse neden görevini ihmal ettin diye hesap sormuyor, neden görevini yaptın diye hesap soruyorlar."

denizli, aydın, erzincan eski valisi, allah rahmet eylesin büyük insandı.

meral akşener tayyip erdoğan görüşmesi

olacak o kadar
Gazeteci-Yazar Sabahattin Önkibar Meral Akşener'in hayatını anlattığı Meral Akşener'in Dünü ve Bugünü: ASENA isimli kitabında geçen konuşma. Önce diyalog sonra ise aksener'in neden akp'ye katılmak istediği var;

Abdullah Gül, Akşener'i Tayyip Erdoğan ile buluşturur:
Erdoğan: Meral abla hoşgeldin. Nasılsın?
Akşener: Hoşbulduk Tayyip bey siz nasılsınız?
Erdoğan: Hamdolsunhep beraber olursak daha iyi olacağız.
Akşener: Hayırlısı ne ise o olsun
Erdoğan: Gel artık. Sen bizim gelinimizsin ya. Eşin Rizeli.
Akşener: Doğru, Tuncer Rizeli
Erdoğan: Senin 28 Şubat'taki dik duruşun tarihe geçecek.
Akşener: Eksik olmayın.
Erdoğan: Katılma merasimini ne zaman yapalım?
Akşener: Bazı tereddütlerim var.
Erdoğan: Ne gibi?
Akşener: Refah ya da Fazilet Partisi2nin bir başka versiyonunu kuracaksınız, ben olamam.
Erdoğan: Hayır çok farklı bir parti kuracağız.
Akşener: Ben inanç üzerinden siyaset yapılmasına karşıyım. Böyle birşey dinimize de zarara veriyor.
Erdoğan: Hayır öyle bir parti kurmuyoruz.
Akşener: Kuruluucak parti Türkiye'nin tamamını kucaklamalı. Başörtüsünü savunurken başörtüsü takmayaların da hakkını savunmalı.
Erdoğan: Haklısın.
Akşener: Benim PKK konusunda hassasiyetim büyük. Kürt vatandaşlarımı çok seviyorum ama PKK'yı onlardan ayırmamız gerekir.
Erdoğan: Onları hiç mera etme sen.
Akşener: Ben ümmet yerine millet diyorum
Erdoğan: Açıklama yaptım okumadın mı? Milli Görüş gömleğimizi çıkardık... Demokrasi merkezli kucaklayıcı yeni bir oluşum kuruyoruz.
Akşener: Yani İslami bir parti değil diyorsunuz.
Erdoğan: Kesinlikle...
Akşener: Laikliğe saygılı.
Erdoğan: Elbette.
Akşener: Hedeflediğiniz oy?
Erdoğan: İnşallah iktidar olmak.
Akşener: Bu arada ben gelirsem özellikle Kocaeli'de beraber siyaset yaptığım bazı isimleri yanıma almak ve il teşkilatını onları da yanıma alarak kurmak isterim.
Erdoğan: Arkadaşlara da söyledim. Sizi genel başkan yardımcımız yapacağız. İktidar olursak bakanlığınız zaten tartışılmaz. Kocaeli'yle alakalı ne isterseniz olacak.
Akşener: Son bir şey, kurulacak parti Türk milliyetçiliğini sami bir şekilde kucaklayacak mı?
Erdoğan: Zerre kuşkun olmasın.
Akşener: O zaman bismillah diyelim.
Erdoğan: Haydi hayırlı uğurlu olsun...

Önkibar kitabında ayrıntılı bir şekilde ele alırken Akşener'in AKP'ni ne olduğunun kısa sürede farkına vardığını Türk kelimesine soğu olduklarını, parti içerisindeki sohbetlerde PKK'nın Kürtlerin siyasal temsilcisi gibi sunulmasından rahatsız olduğuu ve AKP'de hiç yer almadığını aktarıyor.
AKP'nin batı güdümlü olduğu, ABD ile AB'yi 'şanlı müttefik' olarak tanımlamaları gibi Akşener'i rahatsız eden şeyleri Önkibar şu şekilde aktarıyor:
Akşener'e göre AKP'yi kuracak ekip demokrasiyle ambalajlanmış sinsi dinci bir harekettir. Batı güdülü olmalarını da kuşkuyla karşılamıştır. Parti kuruluş günlerinde ABD'ye gidip kapı kağı gezilmesini ve icazet istenmesini içine sindiremez. Hele hele küresel Yahudi örgütleriyle ilişki kurmak adına olmadık isimlerin vasıta yapılmaya çalışıldığına şahit olduğunda şahitlik geçirir.
Gördüğü şuydu:
Bu hareket ya da oluşum için her şey mübahtı.
Yalan ve takiyye gaye için ihtiyaç görülüyor ve yapılıp söyleniyordu.
Siyaha rahatlıkla beyaz diyebiliyorlardı.
Derleri ülke değil kendileri ve bilinçaltlarındaki ideolojileriydi.
Rejimden intikam adına geliyorlardı.
Sonuç alma adına her şeyi inkara ve herkesle ittifaka hazırlardı.
İşte bütün bu sorgulamalardan sonra ÖMeral Akşener kararını verir.
Bu nişan bile değil söz yüzüğünü kaldırır atar.
Bu günlerde Akşener'in ağzından şu sözcükler dökülmektedir:
Ya hu bunlar bildiğimiz ecmain... Erbakan Hoca buların yanında zemzemle yıkanmış. O çok açık ve netti. Mesela Erbakan'ın Türklük ve Türk milletiyle hiçbir zaman sorunu olmamamış ve bunu sergilememiştir. Keza Erbakan devleti düşman görmez. Bunlar ikiyüzlü sabah ayrı, akşam ayrı... ben duramam burada

selfitis

olacak o kadar
Psikologlar tarafından sürekli selfie çekip sosyal medyada paylaşanlara konulan tanı yani bi' nevi psikolojik rahatsızlığa verilen ad. Bu terim ilk defa 2014 yılında kullanılmış.

Yapılan araştırmalar sonucunda Selfitis'in bir ruhsal bozukluk olduğu sonucuna varıldı ve rahatsızlığın ciddiyetinin değerlendirilmesi için 'Selfitis Davranış Skalası' geliştirdi.
Skala 1'den 100'e kadar uzanıyor. Neden selfie çekildiğinin saptanması için araştırmaya 200 kişi katıldı ve veriler daha sonra 400 kişide test edildi.
Katılımcılar Hindistan'dan. Zira, selfie seçenlerin en çok olduğu ve tehlikeli yerlerde selfie çekerken ölenlerin çoğu Hindistan'dan.

Selfitis'in üç seviyesi olduğu belirlendi.
Sınırda olanlar: Günde en az üç defa selfie çekenler ama hepsini sosyal medyaya koymayanlar.
Akut: Günde en az üç selfie çekip her birini sosyal medyaya koyanlar.
Kronik: Selfie çekmek için kontrol edilemeyen bir istek duyan, zaman aşırı selfie çeken ve günde en az altı defa sosyal medyada paylaşanlar.

Ne diyelim en büyük derdiniz bu olsun.

publius ovidius naso

olacak o kadar
Roma İmparatoluğu'nun "altın dönem" şairlerinden ve yaklaşık 2000 yıl önce hakkında verilen sürgün kararı, dün itibariyle roma belediyesi tarafından iptal edildi.

İmparator Augustus tarafından M.S. 8 yılında, halen gizemini koruyan bir nedenle sürgüne mahkum edilen Ovidius, bugünkü Romanya sınırları içinde yer alan Köstence'ye gönderilmişti. Ovidius, bundan 9 yıl sonraki ölümüne kadar bir daha Roma'ya dönememişti.

Ovidius'un sürgün edilmesi, edebiyat tarihinin gizemleri arasındaki yerini koruyor.
Sürgüne yollanma nedeniyle ilgili ortaya atılan iddialar arasında, İmparator Augustus'un kızının da karıştığı bir yasak aşk hikayesi, Augustus'un gizli bir ilişkisini keşfetmesi ya da şiirlerinin imparatora rahatsızlık vermesi de bulunuyor.
Roma belediyesi "yapılan yanlışı düzeltmek" amacıyla, ölümünün 2000. yılında Ovidius hakkındaki kararını önceki gün iptal etti. Roma Belediye Meclisi'nde çoğunluğu elinde bulunduran 5 Yıldız Hareketi'nin talebiyle yapılan oylamanın ardından konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Luca Bergamo, "Bugün aldığımız karar sembolik önem taşıyor çünkü sanatsal ifade özgürlüğünün her geçen gün daha da baskı altına alındığı bir toplumda sanatçıların kendilerini özgürce ifade edebilmesini savunuyor" dedi.
Ancak muhalif kanat meclisteki oylamaya katılmadı ve 5 Yıldız Hareketi'ni, kentin daha önemli sorunları dururken vakit kaybetmekle suçladı.
Floransa kenti de, "İtalyan dilinin babası" sayılan Dante Alighieri hakkındaki sürgün kararını yaklaşık 700 yıl sonra, 2008'de iptal etmişti.

oedipal devre

olacak o kadar
Erkek çocukların annelerine, kız çocukların babalarına karşı duymakta olduğu aşk nedeniyle babanın veya annenin kendilerini cezalandırıp kısırlaştıracağı korkusu içinde bulunulan dönem. Bu devre karmaşık aile ilişkilerinde küçük farklılıklar gösterse de genel olarak çocuklar karşı cinsten ebeveyne cinsel istek ve arzu duyarlar, aynı cinsten ebeveyni de rakip olarak görürler.

(bkz:oedipus kompleksi)
2 /