confessions

olacak o kadar

1. nesil Yazar - Buraları sevdi

  1. toplam entry 657
  2. takipçi 15
  3. puan 9775

mennonitler

olacak o kadar
yüzyıllar önce almanya ve hollanda'dan gelerek paraguay, meksika ve bolivya ülkelerine yerleşen kalvinist prensiplere sahip (sadelik ve mutevazilik) hristiyan topluluk.adlarini 16. yuzyilda yasamis olan liderleri menno simons'dan alirlar.

cenaze torenlerinde bir damla göz yasi akmaz, sevdiklerine seni seviyorum demeden, sarhoş olup arkadaslarinin omuzunda bir kere bile aglamadan bu dunyadan sessizce çekip giderler. cunku gunah islendigi anda artik geriye donus yoktur bu inanisa gore. dolayisiyla aşırıya kaçılarak hiçbir şey yapılmamalı, hep ayni düzeyde duygularla yasanmalidir.

dünyanın geri kalanından oldukça farklı bir hayat tarzını benimsediler. mennonitler teknoloji namına ne varsa kullanmadan yaşıyorlar. orta çağ koşullarında oldukça mutlu bir hayatları var. kendi yaşam tarzlarının en doğrusu olduğuna inanıyorlar. bu yaşam tarzının onları cennete götüreceğini düşünüyorlar. değişik bir inançları var. ibadetleri de oldukça farklı bu yüzden. mennonitler, yüzlerini masalara gömerek ibadet ediyorlar. hayatlarında şiddetin yeri yok. bu köyde suç işlenmiyor. hırsızlık yok, cinayet yok, kavga yok, küfür yok. birbirlerine karşı son derece saygılı davranıyorlar. doğruluk ve dürüstlük en büyük öğretilerinden biri.sadece incil okurlar.

evlerinde telefon yok, televizyon yok, radyo yok, ilaç yok; hatta elektrik yok. mennonitler, akşamlarını yıldızların ışığında sohbet ederek geçiriyorlar. dünyanın geri kalanı gibi televizyon veya bilgisayar kullanarak zamanlarını boş boş geçirmiyorlar. en büyük lüksleri ise gaz lambaları kulanmaları; bu, onlar için çok lüks bir teknoloji. hatta onu bile bazen kullanmayı red ediyorlar. bunların yanında sadece doğal bir hayattan yana oldukları için doğumlarını evde kendileri yapıyor. köylerinde doktor, öğretmen yok. kendi eğitimlerini kendileri planlıyor ve sadece ihtiyaçları oldukları bilgileri çocuklarına öğretiyorlar.

sosyalleşmeleri bizlere göre daha iyi durumda. örneğin gençler pazar günleri buluşup tanışıyorlar. bu tanışmalar, zamanla evliliğin önünü açıyor ve aile hayatına hızlı bir geçiş yapıyorlar. teknoloji hayatlarında yok ama müzik de hayatlarında yok. dans olayına karşılar. köyde müzük dinlenmiyor ve dans edilmiyor.

burada kadın ve erkek birçok alanda eşit ve aynı işleri yapıyor. kadınlar da ata biniyor ve tarımla uğraşabiliyor. kendi besinlerini üretiyorlar ve kendi elbiselerini dikiyolar. her şeyi tek başlarına hiçbir araç kullanmadan yapıyorlar. hayvanlarla iç içe yaşıyorlar ve fabrika üretimi hiç bir şey kullanılmıyor.
köyde yaşayan alman ve hollandalı köylüler sadece kendi aralarında evlilik yaptığı için alman ve hollandalı genlerini hala saf bir şekilde korunuyor. tekonolojinin olmadığı, doktor ve öğretmenin olmadığı bu köyde hayatlarından oldukça memnunlar.

als hastası betsy davis'in hüzünlü vedası

olacak o kadar
betsy davis, california'da yaşayan bir sanatçı. 2013 yılında kendisine als teşhisi konuyor, als beyin ve omurilik sinir hücrelerini etkileyen ve tedavisi olmayan bir hastalık. betsy günden güne vücudundaki tüm kasların kontrolünü kaybetmeye başlıyor ve tabiri caizse vücudu kendini kapatıyor.

hastalığa yakalanmasının 3. yılında betsy zor bir karar veriyor ve california eyaletinde yasallaşan iğne ile ötenazinin ilk kullanıcılarından biri oluyor. ancak bundan önce yapması gereken bir şey var, arkadaşlarına veda etmek.

2016 yılının temmuz ayında, 41 yaşındayken betsy 30 yakın arkadaşına bir e-posta gönderip onları bir partiye davet ediyor.

bu parti daha önce katıldığınız hiçbir partiye benzemeyecek diye yazıyor betsy ve tek bir kural koyuyor: benim karşımda ağlamak yok!

betsy'nin hafta sonu için planladığı bu parti aslında ölümcül dozda ilaç alıp ötenazi uygulanmadan önce arkadaşlarına bir vedası.

ölüm uykusuna dalmadan önce arkadaşlarıyla birlikte çok iyi planlanmış, eğlenceli ve keyifli iki gün geçirmek istiyor.

arkadaşları içinse bu partiye katılmak çok ama çok zor, iki gün sonra aralarından ayrılacak arkadaşlarının karşısında hiç ağlamamak ve eğlenmeye çalışmak.

betsy'nin davet ettiği bütün arkadaşları partiye geliyor ve son derece keyifli ve dolu dolu iki gün geçiriliyor.
küçük konserler veriliyor, betsy'nin en sevdiği pizzacıdan pizzalar yeniyor ve onun en sevdiği filmler seyrediliyor.

partide, betsy'nin söylemek istediklerini bakıcıları arkadaşlarına tercüme ediyor ve betsy arkadaşlarının partiden memnun kalması için herkesle tek tek ilgileniyor.

davet edilen arkadaşlarına evden betsy'yi hatırlatacak hatıralar alabilecekleri söyleniyor, betsy'nin eserleri, takıları, kıyafetleri, vs. aklınıza ne gelirse.

hafta sonunun bitmesiyle birlikte grup halinde fotoğraf çektiriliyor ve arkadaşları betsy'ye veda ediyor… ardından betsy arabasına binerek kliniğin yolunu tutuyor.

sabah saat 6.45'te, son kez gün doğumunu izlemesinin ardından betsy doktorunun yazdığı ilaçları alıyor ve dört saat içinde gözlerini hayata yumuyor.

ardından betsy'nin son anlarına şahit olan bir arkadaşı: “betsy bir insanın isteyebileceği en güzel ölümü yaşadı” sözlerini sarf ediyor.

reich avlanma kanunu

olacak o kadar
1934 senesinde nazi almanyasında hayvan haklarını korumak amacıyla çıkarılmış kanunlar bütünüdür.
söz konusu yasaya göre; hangi mevsimde hangi hayvanların avlanılabileceği belirtilmiş ve böylelikle doğal yaşamdaki hayvanların düzensiz bir şekilde, rastgele avlanmasının önüne geçilmiştir. yine kanun doğrultusunda ilkokuldan itibaren bütün okullarda hayvan hakları ve av kanunu hakkında seminerler düzenlenmesini emredilmiştir. 1935 yılında yasalaştırılan "reich doğal yaşamı koruma kanunu" ile de alman topraklarında nesli tehlike altında olan kurt, vaşak gibi hayvanları korumaya alınmıştır.
1946 yılında "savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar" sebebiyle idam edilen hermann göring bu yasa hakkında şu sözleri söylemiştir:

"bu kalıcı yasa sadece hayvanların korunması ve onların acılarının anlaşılması için değildir, aynı zamanda insanlığın anlaşılması için bu yasa çıkmıştır. bu açıklamamdan sonra yasaya uymayan herkes toplama kamplarına gönderilecektir." dünya üzerinde "hayvanlar üzerinde deney yapılmasını yasaklayan" ilk ülke nazi almanyası olmuştur.

erik jan hanussen

olacak o kadar
hitler'e hitabet sanatını öğreten büyücü, aktör, astrolog, hipnoz ve telepatist.

nasyonal sosyalist parti'nin ilk günlerinde, erik jan hanussen hitler yakın çevresinde bulunan ve onun için astroloji tahminleri ve fal bakardı. jan hanussen'in faldan daha önemli bir yeteneği vardı. o kalabalıklar önünde konuşma tecrübesine sahip bir şovmen ve aktördü. nazi partisi'nin lideri olarak hitler'in yükselişinin ilk günlerinde, hitler çoğu insanın bildiği gibi cesur, tutkulu, ateşli lider değildi, aslında çok utangaç bir adamdı. jan hanussen, hitler'e etkili bir konuşmacı olmayı öğretti. o onun konuşma becerilerini geliştirmek için vücut dilini nasıl kullanılacağını, kalabalıkları sesindeki tonlama ile nasıl heycanlandıracığını öğretti ve en önemlisi hitler'e konuşurken nasıl kendinden emin ve karizmatik görüneceğini öğretti.

egzersizler konuşmaların alay tanıtımı, oyunculuk dersleri ve dramatik pozlar tatbikinden oluşmaktaydı.
1930 da hitler, onbinlerce insan karşısında ateşli konuşmalar yapıldı. 1933 yılında, hitler almanya başbakanı oldu, sonrasındahızlı bir şekilde almanya diktatörü olmak için bu konumunu kullandı. jan hanussen konumu başarısına rağmen çok güvende değildi. heinrich himmler ve hermann göring gibi diğer parti üyeleri bu yakınlığı kıskanmaktaydı.

sonrasında jan hanussen'in, hermann steinschneider adında bir yahudi olduğu ortaya çıktığında sahip olduğu konum artık sallantıdaydı.
25 mart günü, 1933 erik jan hanussen ss bir grup tarafından pusuya düşürüldü ve öldürüldü.

büyük nazi pul komplosu

olacak o kadar
1942 ve 1943 yılları arasında ingiliz özel operasyonlar komutanlığı'nın ( kit ) ajanlarının alman hükümetini zayıflatmak için geliştirdiği teoride müthiş pratikte başarısız olan komplodur.
sanatçılar, oyma ustaları ve kalpazanlar bir araya getirilerek bu planı hayata geçirmek için çalıştı. amaç adolf hitler'in yüzünün bulunduğu resmi devlet pullarını heinrich himmler'in yüzü ile değiştirmekti. bu şekilde binlerce pul üretildi. bu şekilde himmler'in gizli bir darbe ile başkanlığı ele geçirmek istediğinin şüphelesini tetikleyeceğini düşündüler. insanların pulları gördüklerinde himmler iktidar için bir hamle yapmakta olduğunu zannedebilirlerdi, çünkü onun sabırsızlığı yüzünden yanlışlıkla çok erken pul bastırılmasını emretmiş olabilirdi.
binlerce sahte pul üretildi ve gizlice kit ajanlar ve alman direniş güçleri tarafından alman posta sistemine sokuldu. kit bunların nazi partisi içinde iç çatışmalara neden olacağını düşünerek sonuçlar için bekledi fakat hiçbir şey olmadı.
kit'in hazırladığı bu ince fikirli komplodaki en büyük sorun, almanya'da hiç kimse durumu fark etmedi ya da umursamadı. çoğu alman vatandaşı pullarda hitler'in portresi yerine himmler' in portresinin geldiğini farketmedi bile. sonunda kit gizli ajanları pullara dikkat çekmek için postaneler ve pul koleksiyoncularına gitti. aksine şüphe uyandırmak yerine alman vatandaşları sadece posta servisinin heinrich himmler onurlandırmak için özel bir pul yayınladığını düşündü. sonunda büyük himmler pul komplosu muhteşem bir başarısızlık olarak tarihteki yerini aldı.
bugün heinrich himmler damga kopyaları koleksiyoncuları tarafından 1000$ -2000 $ arasında satın alınıyorlar.

gregor macgregor

olacak o kadar
19'uncu yüzyılda yaşayan, var olmayan toprakları satarak dünyanın sayılı dolandırıcıları arasına giren 1786 doğumlu iskoç.

macgregor 1820 yılında londra'ya, ispanyol-amerikalı bir kadınla evli ve honduras'ta bağımsız bir toprak olan poyais'in prensi olarak geri döndü. daha doğrusu, çevresindekilere anlattığı buydu. honduras'taki yerli bir kabilenin şefi 32 bin 374 kilometrekare büyüklüğündeki toprakları ona vermişti. o da bu bakir topraklara altyapı götürmüştü. ancak şimdi bu keşfedilmemiş toprakların yeni yerleşimcilere ve yatırıma ihtiyacı vardı. "prens macgregor" ilk fırsatı londra, glasgow ve edinburg'a verdiğini söyleyerek, hakimiyet kurduğu toprakları satmaya başladı. ekim 1822'de bu sözde toprakları satarak 200 bin sterlin topladı.ingilizleri poyais isimli bir koloni olduğuna inandırmak için her yolu deneyen gregor macgregor, üzerinde kendi kaşe ve imzasının bulunduğu "poyais doları"nı bastı. aynı yıl poyais ile ilgili 350 sayfalık bir rehber kitap hazırlayan macgregor, honduras körfezi'ndeki bu toprakların yerleşmek için ideal bir coğrafya ve iklime sahip olduğunu, -şaşırtıcı bir şekilde- tropik hastalıkların bulunmadığını, üstelik çok "ingilizsever" olduklarını yazdı. ve fakat "hikayenin yalan olduğunun ortaya çıkması" geç olmadı…

birkaç gün içinde gazeteler var olmayan poyais haberleriyle doluydu. ve macgregor ortadan kaybolmuştu.

macgregor bir yıl sonra bu kez fransa'da poyais kolonisini tanıtmak üzere ortaya çıktı. ağustos 1825'te fransızlardan 300 bin sterlin toplayan "poyais prensi", bazı fransız yatırımcılara bu topraklardan hisse vereceğini söyleyerek kandırdı, ancak bu kez senaryosunu sonlandıramadı. bir grup insanın adını hiç duymadıkları bir ülkeye gitmek için pasaport aldığını fark eden fransız yetkililer, insanla dolu la nouvelle noustrie isimli gemiye le havre kentinden açılmadan el koyarak, macgregor'un hilesini bastırdı. fransa'daki dolandırıcılık çetesi tutuklandı ama macgregor kaçmayı başardı.

sözde prens, 1826'da londra'ya dönerek poyais'in hayali topraklarını, bu kez yeni kurbanlarına satmayı başardı. 1837'ye kadar poyais'i satan macgregor 1839'da özgürlüğü için savaştığı ve general unvanı aldığı venezüella'ya döndü. macgregor, 1845'te 58 yaşında burada yaşama veda etti.

taiping ayaklanması

olacak o kadar
ayaklanmanın sebebi ve lideri mizahi yönden yorumlarsak kpss mağduru bir çinli.

isa'nın kardeşi olduğunu iddia eden birinin arkasından gidenlerle çıkan ayaklanma tam 14 yıl sürmüş ve çin devleti bunu bastırmakta çok zorlanmıştır. i. dünya savaşına nazaran daha fazla insan kaybına neden olan bu ayaklanmada yaklaşık 20 milyon insan ölmüştür.

ayaklanmanın önderi,devlet memurluğu sınavını bir türlü kazanamadığından ruhsal bunalıma giren hong xiuquan adlı yoksul bir köylüydü.hıristiyanlık öğretilerinden esinlenmiş yeni bir dinle ortaya çıkarak isa"nın kardeşi ve tanrı"nın oğlu olduğunu ,çin"e reformlar yapmak üzere gönderildiğini öne süren hong"un yakın arkadaşlarından feng yunshan,onun düşünceleri doğrultusunda özellikle guangxi"nin yoksul köylülerine dayanarak tanrıya tapanlar birliği adlı dinsel bir topluluk kurdu.feng ile bai shangdi hui"e 1847"de katılan hong,üç yıl sonra yandaşlarını harekete geçirerek bir ayaklanma başlattılar.1 ocak 1851"de tanrısal büyük barış krallığını kurduğunu ilan hong," tanrısal kral" ünvanını aldı.

19. yüzyılda çin'de yapılan afyon savaşları, haksızlıklar, yoksul kesimin giderek artması taiping ayaklanmasının başlamasının en başlıca nedenlerindendir. her ne kadar ayaklanmanın lideri farklı bir iddia ile bu tarikatı kurmuş olsa da, tarikata katılan kişilerin ilgisini “mallarda ortak paylaşım” şeklindeki slogan çekmiştir.

yeni dinin mülkiyette ,ortaklık sloganı ,açlıktan kırılan birçok köylü ,işçi ve madenciyi hareketin saflarına çekti.çin"i yöneten yabancı kökenli qing hanedanına karşı yürütülen propaganda da ayaklanmanın yayılmasında çok etkili oldu.böylece başlangıçta birkaç bin kişilik düzensiz çetelerle sınırlı olan taiping kuvvetleri 1 milyon dolayında disiplinli ve fanatik askerden oluşan erkek ve kadın birlikleri biçiminde örgütlenmiş bir orduya dönüştü.verimli yangtze irmağı vadisini aşarak kuzey çin"e giren ordu 10 mart 1853"te nanjing"i ele geçirmeyi başardı.adı tianjin olarak değiştirilen bu kent,bir duraklama evresine giren ayaklanmanın qing hanedanını yıkmak amacıyla pekin üzerine bir ordu gönderildi.bu girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasına karşın yukarı yangtze vadisine düzenlenen seferde birçok zafer elde edildi.

taiping yönetimi altında,çince basitleştirildi.erkeklerle kadınların eşitliği ilan edildi.bütün mallarda ortaklık ilkesi benimsendi ve toprakların eşit biçimde paylaşılmasına yönelik adımlar atıldı.batı"da eğitim görmüş taiping önderlerinden bazıları sanayinin geliştirilmesini ve bir taiping demokrasisi kurulmasını öngören çok ileri düşünceler bile ortaya attılar

başkaldırı daha sonra birkaç lidere düzenlenen suikastlar iç çekişmeler ile zayıfladı. hayatta kalan generallerin bazıları, birlikleri ile birlikte kaçtı. böylece hong'un konumu bozuldu.
1860 yılında taipingliler, şangay'ı almak için girişimde bulundu. bu girişim general charles gordon komutası altındaki batı-eğitimli ordu tarafından durduruldu. taiping'in konfüçyüsçülük karşıtı katılımcıları manchu hükümetinin çinli temsilcisi olan zeng'in kuvvetleri nanjing'i kuşattı ve şehir temmuz 1964'te düştü. hong intihar etti. taiping direnişi 1868 yılına kadar ülkenin başka kısımlarında sürdü.

sonraki yıllarda hem milliyetçiler ,hem de komünistler bu ayaklanmanın mirasına sahip çıktılar.

türkiye'de ilk balo

olacak o kadar
1829 yılında ve ii. sultan mahmud zamanında istanbul'da ingiltere'nin istanbul sefiri tarafından haliç'te demirli bulunan sefaret gemisinde verilmiştir.

ii. sultan mahmud'un müsaade etmesiyle baloya katılan türk davetliler, yatsı vaktinden sonra , mükellef kayıklara binerek gemiye gittiler. birçok sürprizli eğlencelerle sabaha kadar devam eden bu muhteşem balo, büyük bir neşe içinde geçti. baloya, aynı zamanda istanbul'da bulunan diğer yabancı sefirler de katılmışlardı. baloya katılan kadınlar ve kızlar, en güzel dekolte kıyafetleriyle boy göstermişlerdi. bu şekilde serbest bir kadınlı erkekli eğlenceye ilk defa katılan osmanlı ricali, gerçekte büyük bir hayret içinde kalmışlar, ancak bunu belli etmemeye çalışmışlardı. türk ricalinin bu hareketi, yabancıları hayret değil, aksine samimi bir memnuniyet içinde bırakmıştı. ingiliz sefiri tarafından verilen baloya osmanlı ricalinin katılması, halk ve hocalar tarafından bir hayli tehlikeli ve korkunç dedikodulara sebep olmuştu.

ingiliz sefirinin verdiği bu balodan sonra, fransız sefiri de mükellef bir balo düzenledi. ancak, ilk balo ile ilgili dedikodular devam ettiği için, osmanlı ricalinden sadece birkaç devlet adamı davete katılabilmişti. zamanla bu balolar alışıldık olmuş ve aradan 27 yıl sonra, fransız sefirinin balo davetine 1856 yılında bir osmanlı padişahı, sultan abdülmecid katılmıştı.

adolf hitler

olacak o kadar
savaşın son zamanlarında rusların berlin'e girmesine az bir süre kala yardımcılarına yazdırdığı iki önemli vasiyeti vardır.

birincisi siyasi vasiyetnameydi. burada hitler almanya bütün milletler için zehir gibi tehlikeli olan yahudileri ve bolşevizm'i kovalamaktan asla vazgeçmemelidir derken. almanya'nın geleceğini tartışmasız bu olgu belirleyecektir şeklinde konuşuyordu.ayrıca hitler, bu vasiyetnamede savaşa girmekte haklı olduğunu savunuyor ve yenilgiden korkak yalancı generalleri sorumlu tutuyordu.

ikincisi ise özel vasiyetnameydi, hitler bunda ise hayatı boyunca topladığı sanat eserleriyle doğduğu şehir olan linz'de bir müze kurulmasını istediğini belirterek. tüm şahsi mallarını partiye eğer parti kalmamışsa devlete bıraktığını söylüyordu.

uzak

olacak o kadar
2003 yılında cannes film festivali'nde büyük ödülü kazanmış, 76. akademi ödülleri'nde türkiye'nin yabancı dilde en iyi film dalında oscar aday adayı olarak seçilmiş olan nuri bilge ceylan filmi.

filmde ne var? diye sorarsanız, hiç bi'şey anlatmıyor derim. ikinci defa sorarsanız, çok şey anlatıyor derim. öyle bir film. dakikalar boyunca izleyiciye tokat üstüne tokat atıyor.

bu filmi izlemek için sinemasever değil vicdanlı insan olmak gerekir.

bazı yorumlara göre, nbc bu filmde kendi hayatından bir kesit sunar zira filmin çekildiği ev kendi bekar evidir ve film -ebru'ya- diye biter.

le trou

olacak o kadar
gerçek bir olaya dayanan, 1960 fransız yapımı bir jacques becker filmi.

filmin yapım tarihine bakıp günümüze göre absürt bir senaryo yahut kötü görüntü kalitesi bekleyenleri ters köşe yapacak, zamanının çok ötesinde bir film.
olayın tamamı hapishanede geçmesine rağmen bol kosturmali, kacismali klişe amerikan mahkum filmlerinden çok fazlasını sunuyor. ilk 15 dakikasını ön yargısız atlatırsanız, karşınıza çok kibar bir mahkum grubu, inanılmaz duru bir senaryo, can alıcı diyaloglar çıkacaktır. filmdeki sessizlik yer yer izleyiciyi fazlasiyla geriyor. tek kelimeyle muazzam. şiddetle tavsiye edilir.

ayrıca filmin çekimlerinin bitmesinden bir kaç ay sonra ölen yönetmen jacques becker'in de son filmidir.

zavallı gaspard!!!

bir zamanlar anadolu'da

olacak o kadar
her anı bir fotoğraf karesine bakiyormussunuz hissine kapilmaniza neden olan bir nuri bilge ceylan harikası, defa ve defa izlenesi film.

spoiler vermemek adına, muhtarın konuşması ve doktor ile savcının tiradlari şiddetle tavsiye edilir.

bbc eleştirmenlerin yorumlarına göre 21. yüzyılın en iyi 100 filmi arasında kendisine 54.sıradan bulmuş,

oylamada, 36 ülkeden 177 eleştirmen katkıda bulunmuş.

ve bu film, turkiye'de 31 hafta da 161.181 kişilik gişe yapıyor.

1639 büyük sigara içenler isyanı

olacak o kadar
sömürge dönemi amerika'sında gerçekleşmiş isyandır.

bu dönemde sigara çok yaygındı ve ilk sigara yasaları ortaya çıktığında, insanlar bunların arkasında durmadı.

1639 yılında new york kenti hollanda kolonisiydi ve ismi new amsterdam idi. sömürge valisi, wilhelm kieft, sigara ve tütün satışını yasaklayan bir kararname çıkardı. new amsterdam halkı için bu kanun bir eziyetti. ertesi gün, 2000 sigara içen kişi vali konağını bastılar. şiddete başvurmadan daha etkili bir yol seçtiler, herkes bir koltuk kaptı ve sigara içmeye başladı. kieft evini tütün dumanı ile doldurmak uzun sürmedi. kieft nihayet sigara içenlerin karşısına çıktı ve bunu yaparak yasayı ihlal ettikleri bildirdi. durmaları için onları uyardı. sigara içenler bu uyarıya daha güçlü bir şekilde sigara içerek yanıt verdi.

sigara protestosonun ikinci günü sonunda, vali evinin içi ve dışı büyük bir duman bulutu ile kaplıydı. son olarak vali kieft temiz hava istediği için yasa iptal etti. asi sigara içenler barış içinde protestoyu bıraktı ve böylece isyan sona erdi.

intihar notları

olacak o kadar
tarihte en meşhurlarının hikayeleri akıllardan çıkmayacak cinsten olan notlardır;

per ohlin: "kan için kusura bakmayın."
norveçli black metal grubu mayhem'in solisti ohlin'in cansız bedeni, 1991 yılının 8 nisan'ın da bilekleri ve boğazı kesilmiş, silahla kendini vurmuş bir halde bulundu. onun intihar notunda; önce bileklerimi ve boğazımı kestim. ardından öldüğümden emin olmak için kendimi vurdum.

pete ham: "stan polley duygusuz pisliğin tekidir."
pop müzik ikonu pete ham, menejer stan polley ile oldukça kötü bir menajerlik anlaşması imzaladıktan sonra intihar etti. dönemin ünlü şarkıcısı peter ham son notunda ise şunları söyledi: “anne, seni seviyorum. blair (kız kardeşi), seni seviyorum. kimseye güvenemiyorum. sanırım en iyisi bu. stan polley ise, duygusuz pisliğin tekidir”.

r. budd dwyer; “lütfen bu manzaradan etkileneceksiniz odayı terk edin.”
pensilvanya'da maliye müdürü olan bu şahıs rüşvet almakla suçlanmıştı. kendisine bu suçundan dolayı 55 yıl ve 300 bin dolar para cezası verildi.bu durumun karşısında televizyonlardan da canlı yayınlanacak bir basın toplantısı organize etti. fakat dwyer'ın bu organizasyonu onun intihar eylemi olacaktı. toplantısına şu sözlerle başlayan dwyer “saatlerce düşündükten sonra kimseye örnek olmaması gereken bir karar verdim” dedi ve tabanca çıkarttı. dwyer, şaşkın bakışların arasında “bu alet birini yaralayabilir” dedikten sonra tabancayı ağzına dayadı.

christine chubbuck: "yaşamın renkleri içerisinde birini daha göreceksiniz!"
1974 yılında ünlü tv spikeri canlı yayınlanan programının ilerleyen dakikalarında 38 kalibrelik silahını çıkarıp kendini vurarak intihar etti. televizyonda intihar eden ilk ve tek haber spikeri olan chubbuck'ın son sözü ise; "kanalın 40 yılında polisin son haberlerini, son kanlı cinayetleri ve renkli yaşamları aktardık. şimdi bir tanesini daha göreceksiniz.” oldu.

george eastman: "işim bitti, beklemek niye?"
eastman kodak'ın kurucusu olan george eastman da tarihe adını yazdırmış intihar eden kişilerin arasında gelmektedir.annesi tekerlekli sandalyede yaşayan bir kadındı. fakat kader midir bilinmez eastman da hayatının ilerleyen dönemlerinde talihsiz bir hastalık geçirdi ve tekerlekli sandalyeye mahkûm oldu ve bu durumu daha fazla kaldıramadı ve kalbine sıktığı tek kurşunla hayatına son verdi. eastman'ın sevdiklerine bıraktığı notu ise oldukça manidar oldu: “işim bitti. beklemek niye?

john thomas doyle: "çektiğim diş ağrısını saymazsak aslında hiçbir nedeni yok”
49 yaşındaki bu adamın köprüden atladıktan sonra cansız bedeninde bulunan not insanların aklından uzun süre çıkmadı. doyle'nin notu ise şu şekildeydi: “çektiğim diş ağrısını saymazsak aslında hiçbir nedeni yok”.

hunter s. thompson; "futbol ligi bitti"
rolling stone magazin'de yayınlanan son yazısında gazeteci hunter s. thompson, 2005 yılındaki köşe yazısında adeta intiharını lanse etti. aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlısı olan thompson, yayınladığı son köşe yazısında adeta intiharını ihbar ediyordu.

dorothy millette “biliyorsun ki o son gece bir komediydi.”
1930'larda seks sembollerinden olan 21 yaşındaki jean harlow, stüdyo yöneticisi ve kendinden iki kat yaşlı paul bern ile evleneceğini duyurdu. fakat ortada herkes tarafından bilenen bir gerçek vardı paul bern evliydi ve asıl olaylar bundan sonra yaşandı. olayın ardından 5 eylül 1932 yılında bern'in karısı evlerinin banyosunda kendisi vurdu. bern eşini banyoda çırıl çıplak ve parfüm kokusuyla ve bir de notla buldu.

hz. lut

olacak o kadar
Kur'ân-ı kerîm'de ismi bildirilen peygamberlerden. İbrahim aleyhisselamın kardeşinin oğludur. İbrahim aleyhisselam ve ona inananlarla birlikte Nemrûd'un memleketinden hicret edip Şam'a geldikten sonra, Lut Gölü yanındaki Sedum şehri halkına peygamber gönderildi. İnsanlara İbrahim aleyhisselamın dînini tebliğ etti.

peygamber olarak gönderildiği kavim, ahlaksızlık ve yakışıksızlık noktasında çok ileri gitmişlerdi. Bu insanlar, kadınlar yerine erkeklere karşı şehvet duyguları besler ve hiç utanmâdan bu duygularını açıklarlardı. İnsanlığın fıtratına ters olân bu duygu, söz konusu insanları hayvandan çok âşağı dereceye düşürmüştür.

hz. lut'un tüm uyarılarına rağmen ahali azginliklarina devam etti. Kavim helak olurken içlerinden Hz. Lut ve sayıları ancak "bir ev halkı" kadar olan iman edenler kurtarıldı. Hz. Lut'un karısı iman etmemişti ve o da helak edildi.

sodom ve gomore

olacak o kadar
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nu romanidir.

İncil'e göre Ürdün'ün iki şehri olan “Sodom” ve “Gomore” ahlaki bakımdan iyice çöktüğü ve çürüdüğü için Allah'ın gazabına uğrar ve yerle bir olur.

mütareke yıllarında İstanbul'daki bazı çevreler de ahlaki, milli ve manevi değerlerini kaybetmiş; bu yönüyle İstanbul bu eserde Sodom ve Gomore ile özdeşleştirilmiştir.

Romandaki tüm tipler olumsuz ve çıkarcı tiplerdir, sadece Necdet iyidir.

yakup kadri'nin bu eseri milli eğitim bakanlığı tarafından önerilen kitaplar arasında yer alır.

1963 senesinde Sodom and Gomorrah adında bir film de gösterime girmiştir.

israil'in iranlı yöneticileri

olacak o kadar
mevcut siyasi konjonktür ve siyasi söylemlere zıt gibi görünse de genelkurmay başkanından cumhurbaşkanına i̇srail'in pek çok liderinin içerisinde bulunduğu listedir.

i̇srail'de yaklaşık 135000 i̇ran asıllı yahudi yaşıyor. bu yahudilerin çoğunun i̇ran kültürünü sevdiği ve çocuklarına da farsça ve i̇ran kültürünü öğretmeye çalıştığı söyleniyor.
yahudiler i̇ran'ın efsanevi kralı kiros'u kurtarıcı olarak adlandırır ve bu i̇ranlı kralın adı yahudilerin kutsal eski ahit kitabında musevilerin kurtarıcısı olarak geçer. bu nedenle i̇srailli yöneticiler her fırsatta i̇ran- i̇srail milletlerinin bölgede en yakın halklar olduğunu öne sürerler.

muşe katsav: 1945'de i̇ran'ın yezd şehrinde doğan moşe katsav i̇ srail'in 8. cumhurbaşkanıdır. 5 yaşındayken i̇srail'e göç eden moşe katsav farsça'yı anadili seviyesinde konuşmaktadır. i̇ran'da eski adı musa kasap ile tanınır. onun döneminde i̇ran'ın cumhurbaşkanı da yezd doğumlu hemşerisi i̇ranlı şii din adamı muhammed hatemi idi! katsav i̇srailli maariv gazetesine verdiği bir demeçte vatikan'da papanın cenaze töreninde hatemi ile görüştüğünü ve aralarında yezd hakkında farsça diyalog geçtiğini öne sürmüştü. i̇ran dönem cumhurbaşkanı hatemi doğal olarak bu iddiayı yalanlamıştı.

şaul mofaz: aslen i̇ran'ın i̇sfahan şehrine ait olan ve 1948'de tahran'da doğan şaul mofaz i̇srail devletinin 16. genelkurmay başkanı ve eski savunma bakanıdır. bir hayır kuruluşunu açan mofaz kendi köklerini de unutmamış ve yüzlerce i̇ranlı öğrenciye de burs temin etmektedir. 800 i̇ranlı yahudi öğrenci onun bursuyla üniversitede okumaktadırlar.

dan halutz: 1948'de i̇ranlı bir anne ve babadan doğan halutz i̇srail'in 18. genelkurmay başkanıdır. i̇ran- irak savaşı sırasında irak'ın nükleer santralını yok etme operasyonunda komutanlık yapmıştır.

rita cihanfuruz: 1962'de tahran'da doğan rita 1970'de ailesiyle i̇srail'e göç eder. i̇ran ve fars kültürüne sevgi besleyen rita “i̇ran kültürünün gerçek yüzünü göstermeye çalıştığını” söyler. 1990'da euruvision şarkı yarışmasında i̇srail'i temsil etmiştir.

michael ben- ari: i̇srail devletinin yasama organı (knesst'in) üyesi ben- ari aslen i̇ranlı- afganistanlı bir aileye mensuptur.

mordechai zar: 1914'de i̇ran'ın meşhed kentinde doğmuş. : i̇srail devletinin yasama organı (knesst'in) eski üyesidir.

deng xiaoping

olacak o kadar
çin halk cumhuriyetinde mao döneminde yönetimde söz sahibi olan nadir insanlardan biriydi.
ekomominin kötü yönetildiğini gördüğü anda mao'ya ekonomik açıdan alternatif bir yolların olması gerektiğini söyledi. yönetimle ters düştüğü için sürgüne bir traktör fabrikasına gönderildi.üniversitede başarılı bir öğrenci olan oğlu pufang kızıl askerler tarafından yakalandı ve babasının suçunu itiraf etmesi için bir odaya kapatıldı, darp edildi ve buradan çıkış yolunun sadece pencere olduğu söylendi. pufang bu pencereden kendini aşağıya attı ve belden aşağısı felçli kaldı, daha sonra babasının yanına bu haliyle gönderildi.daha sonra deng hiçbirşey yokmuş gibi tekrar yönetim kadrosuna alındı, mao'nun ölümünden sonra yönetimi tek başına eline aldı ve komunist sistem ile kapitalist sistemi birleştirerek çin'in her sene % 10 büyümesini sağlayan ekonomik sistemin temellerini attı.. 2008 pekin olimpiyatlarının düzenlenmesinde oğlu pufang yer aldı ve büyük bir hayır kurumunun başında görevini sürdürmekte.. sene 2017 çin ekonomik olarak deng' in kurduğu sistemin meyvelerini yemeye devam ediyor.

fehmi koru

olacak o kadar
zaman gazetesi kurucularindandir. her devrin adamı sözünün üzerine "cuk" diye oturması başlıca özelliğidir. "dinci" ve " dindar" kimliği ( ki bu iki kavramı iyi ayırt etmek gerekir) ön plana çıkmıştır. hakkında delilleriyle birlikte ne kadar dini önemseyen!!! bir yazı yazılmış. dikkatle okunasidir. öncesinde hatırlatmak gerekir ki, zamanında her bilderberg toplantısına giden gazeteciyi ajan diyerek yaftalamis lakin ilk davet edildiği bilderberg toplantısına koşa koşa gitmiştir. yazdığı bir yazı ile sözcü gazetesine yapılan operasyonun tetikleyicisi olmuştur. 17/25 aralık sonrasında ise pensilvanya'ya arabulucu olmak niyetiyle sık sık gidip gelmiştir. şimdi gelelim hakkında çıkan yazıya;
http://odatv.com/sozcu-fehmi-korunun-ipligini-pazara-cikardi-2405171200_m.html

bu gala daşlı gala

olacak o kadar
3. kıtası sonsuza dek dinlenesi azeri ezgisi.

Dağlara çen düşende
Galbime gam düşende
Ruhum bedenden oynar
Yadıma sen düşende

Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkaram yar gelmeye
Gözlerim yaşlı gala

Kızıl gül olmayaydı
Sararıp solmayaydı
Bir ayrılık bir ölüm
Heç biri olmayaydı

Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkaram yar gelmeye
Gözlerim yaşlı gala

Bulağ başı buz olar
Üstü dolu gız olar
Eğil desmalın götür
Ben götürsem söz olar

Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkaram yar gelmeye
Gözlerim yaşlı gala

Sabir Mirzaev

zeitgeist

olacak o kadar
çok amerikanvari olacak ama cidden dostum cidden senin sorunun ne?

adam gibi şurada, yazar arkadaşlarla değişik bilgiler paylaşalım, bi'şeyler sunalım diye uğraşıyoruz. bir başlığın altına gelip yok abuzittin'e selam söylüyorum... başka bir başlık altına gelip bokunda boncuk bulmam vs. deyip hem moderatoru olduğun sözlüğün kurallarına aykırı davraniyorsun hem de konuları sulandiriyorsun. ya ben sözlüğün kuruluş amacını yanlış anlamisim yahut yolunda gitmeyen bi'şeyler var.

hugo gernsback

olacak o kadar
amerikalı mucit ve dergi yayıncısı,bilim kurgunun babasıdır. yayınladığı "amazing stories" isimli bilimkurgu dergisiyle tamamen bilim kurgu türüne ait yazıları içeren ilk dergiyi çıkarmıştır.

bilim kurguya jules verne ve herbert george wells kadar olan katkılarıyla bilinen gernsback, amatör radyonun da mucidi olarak bilinmektedir. kablosuz iletişim ve radyo parçaları üzerine çalışan hugo, modern electrics isimli telsizler üzerine bir dergi çıkararak döneminde bu konudaki açıklığı gidermiştir. daha sonradan bilim kurguyla harmanladığı bu dergi amatör radyo aletleri, parçaları, kablolar ve telsizler konusuda hobi amaçlı 1908 yılında yayın hayatına başlamıştır. teknoloji destekli bilim kurgu hikayelerini zamanla icada çeviren gernsback'in en ilginç icadı ise isolator adıyla bilinen izolatör olmuştur. izolatör ya da orijinal adıyla isolator, gernsback tarafından 1925 yılında icat edilmiş oksijen borusu yanında olan bir çeşit odaklanma cihazıdır. izolatör insanların yaptığı işe daha fazla odaklanmasını sağlarken, görüş alanını kısıtlayarak tek noktaya odaklanmayı sağlamıştır. görünüş itibariyle işkence cihazını anımsatan izolatör, bu görünüşüyle aslında tek fikir odaklı düşüncelere gönderme yapmaktadır.tek bir noktadan görüş açısı vererek tek satır tek satır okuma yaptıran cihaz, dış dünyayla ilişkiyi de kestiği için zihni bütünüyle odaklamaktadır. izolasyon kaskı olarak bilinen, bilim ve buluş altında incelenen cihaz gernsback tarafından kullanılmış ve reklam afişlerinde böyle tanıtılmıştır.
zenginsozluk.com/foto

sonderkommando

olacak o kadar
nazi ss birlikleri tarafından toplama kampı mahkumları arasında seçilerek oluşturulan ve genelde ölümle tehdit edilerek; gaz odalarında veya askerler tarafından kurşuna dizilerek öldürülen insanların cesetlerindeki değerli eşyaları toplayarak onları ss subaylarına teslim ettikten sonra cesetlerini gömen birliklere verilen ad.

bu görevde yahudilerin seçilmesinin altında yatan temel sebep, "sizi öldürdükten sonra cesetlerinizi yine size temizletiriz" şeklinde bir propaganda sistemiyleyahudiler üzerindeki psikolojik baskıyı arttırmaktı. sonderkommando görevlileri asla direkt olarak ölümlere sebep olmazlardı. o güzel !!! görev sadece alman askerlerine aitti. alman askerlerine fiziksel olarak hazır ve güçlü lazımdı. bu sebepten kendilerine ait barakalarda, diğer mahkumlara göre daha temiz şartlarda yaşarlar ve taze gıda maddeleri, ilaç, sigara gibi hiçbir mahkumun ulaşamadığı ihtiyaçlara rahatlıkla sahip olabilirlerdi. hatta genelde sigara ihtiyaçlarını sıradan bir günde alman askerler tarafından öldürülen ve içeriye gizlice sigara sokmuş bir yahudi'nin üzerinden karşılarlardı.

stalin'in mao'nun dışkısını inceletmesi

olacak o kadar
eski bir sovyet casusunun iddiası.

sovyet lideri stalin'in emriyle gizli polis teşkilatı bünyesinde yabancı liderlerin dışkılarını incelemek üzere özel bir birim bile oluşturulmuş.bu birimin varlığını ortaya çıkaran igor atamanenko'nun aktardığına göre '' o zaman gizli servislerin bugünkü gibi dinleme cihazları yoktu. sovyet uzmanlar, bu yüzden en abartılı bilgi toplama tekniklerini icat etmiş.

dışkı da aranan şey ise: örneğin eğer dışkıda yüksek miktarda amino asit triptofan varsa bu, o kişinin sakin ve ilişki kurulabilir bir insan olduğuna işaret ediyordu. ancak dışkıda potasyum eksiliği varsa, bu o kişinin sinirli bir mizacı ve uykusuzluk sorunu olduğunu gösterirmiş

aralık 1949'da sovyet ajanları moskova'yı ziyaret eden çin lideri mao'nun dışkısını incelediler.
mao için özel tuvaletler yapıldı. bu tuvaletler kanalizasyon sistemine değil, gizli haznelere bağlıydı. 10 gün boyunca kaldığı konuta fazla fazla yiyecek ve içecek getirilen mao'nun dışkısı her defasında hemen alınıp analiz ediliyordu.
stalin'in, dışkıları incelendikten sonra mao'yla anlaşma imzalamaya yanaşmadığı öne sürülüyor.
joseph stalin'den sonra iktidara gelen nikita kruşçev'in dışkı projesini rafa kaldırdığı ve laboratuvarı kapattığı belirtiliyor.

çin'i felakete sürükleyen serçeler

olacak o kadar
komünist lider mao zedung iktidara oturduğunda çin tarımına çağ atlatmak istemesi sonucu ortaya çıkan bir garip vaka.ilk hedef olarak tarlalara zarar veren hayvanlar seçilmişti.

mao bu yüzden 1958'de tarlalara zarar veren serçeler ve haşerelere karşı seferberlik ilan etti.ülke çapında büyük kitleler 24 saat boyunca organize olarak serçelerin yumurtaları ve yuvalarına zarar verdiler.çin kızıl meydanına kim ne kadar serçe getirirse o kadar fazla alkışlanıyordu.serçeleri kaçırmak için on binlerce korkuluk ve kırmızı bayrak üretildi.ülkedeki işçilerin yarısı seferberlikte yer alırken, yarısından da atış ekipleri kurulmuştu.devlet tarafından serçe öldüren vatandaşlara çeşitli ödüller verildi.tam iki yıl sonra 1960 baharında tarlaları böcekler bastığında çinli liderler öldürülen serçelerin böcekleri yiyerek aslında faydalı olduğunu fark etti.öldürülen iki milyar serçeden sonra mao serçeleri 'düşmanlar' listesinden çıkardı.fakat artık çok geçti.çünkü ülkede zararlı böcekleri yemesi beklenen serçelerin soyları neredeyse tükenmişti. ekolojinin alt üst olması ve tarlaların zarar görmesiyle üç yıl sürecek büyük kıtlık başladı. büyük kıtlık boyunca en az 20 milyon kişi açlıktan hayatını kaybetti.
24 /