confessions

ontolojik sancilarimin merhemi

1. nesil Yazar - O olmasa cahildik

  1. toplam entry 1267
  2. takipçi 58
  3. puan 43942

kadın erkek ilişkisi

ontolojik sancilarimin merhemi
kadın-erkek ilişkileri esasında bir nevi kadın-kadın veya erkek-erkek ilişkisidir denebilir. erkeğin standart eğilimi, cinsellik söz konusu olduğunda kendi cinsinden kaçmaktır. esasında kendi cinsine karşı içten içe beslediği yoğun sevgi o denli yoğundur ki, onu bir nefret bulutunun içinde gizler. dolayısıyla dişiye kaçar. dişide durum biraz daha stabil gibi görünür ama onun da ne isteyeceğini bilmeme gibi bir durumu söz konusudur. evet, arzu nesnesidir dişi, ya sonra? (bu sorunun paralelindeki bir diğer soru da şöyle olabilir ki, zaten ilişkilerin fani tarafını ünler biraz: evet, kadın ve erkek bir araya geldi, mutlu olundu, ya sonra? (:

gelecek

ontolojik sancilarimin merhemi
1900'lü yılların başlarında 26 yaşındaki bir insanın "olabileceği" şeyler repertuvarı oldukça genişti. gelecek zengindi o zamanlar. bugün gelecek oldukça yoksul, çünkü onu planlıyoruz. kariyer planlaması en belirgini. aile planlaması, sağlık planlaması (ki sağlığa bunun kadar zararlı bir şey daha var mıdır, bilmiyorum), o planlaması, bu planlaması derken ölüme doğru yanaşıyoruz. üniversite öğrencisisiysek aşağı yukarı ne olacağımız bellidir. doktora yapıyorsak daha da belli. yarın ne olacağını kestirmek giderek kolaylaşır. 25 yaşında bitmiş bir partide hissetmemek için hayatındaki her şeyi ters yüz etmek belki partinin devamını sağlayabilir. (:

şöyle de düşünebiliriz: 1900'lerde ailesini "reddedip" yollara düşerek tek başına montmartre'a gelen ve havadaki aylaklığa teslim olan genç bir ressamın (bir erkek figürü canlandı, değil mi?) "olabileceği" kaç türlü şey vardı? bence burada bunu sormaktan ziyade, büyük bir reddedişten bahsediyorum. genellikle hayatı ebeveynlerimize zehir ettiğimiz ölçüde kendimizi gerçekleştiririz. aristokrat bir baba, eğer toplumcu şair bir kızı veya işçi bir oğlu varsa dikkat çeker (ancak bu bir yandan da o iki evladın "olabilecekleri" şeyleri ölümcül şekilde sınırlar, başka bir mesele).

entelektüel

ontolojik sancilarimin merhemi
Yeniyi arayıp bulmak sonra da ondan yine başka yenilere sıçramaktır. Entelektüel, meraklıdır. Tabii bu ayşe teyzenin merakıyla aynı şey değildir. Merak öyle bir bilgi sağlar ki kişiye bu bilginin ötesine geçer, merakı tesis eden her şeyi yorumlama ve yaratıcılık fenomenlerine dönüşür. Dolayısıyla merak bilgiyle eğleşme karakterine sahiptir. Entelektüel de tüm bu verileri en iyi işleyendir kendinde ve bir başkasında.

paris and helen

ontolojik sancilarimin merhemi
Troya kralı priamos ve kraliçe hekabe'nin oğlu paris ile sparta'nın güzel kraliçesi helena'nın arasındaki tutkulu aşk antikçağlarda adından çokça söz ettiren, yankı uyandıran büyük bir aşktır. Bu ilişki ve ilişkinin sonuçları homeros'un ilyada'sında sayfalarca anlatılır. Kadim anlatıya göre: her şey peleus ve thetis'in olympos dağındaki düğünlerine eris dışındaki tüm tanrıların çağrılmasıyla başlar. Eris, öç almak için hera, aphrodite arasında bir güzellik yarışması başlatıp üstünde “ en güzeline” yazılı altın bir elma fırlatır. Hakem seçilen paris, aphrodite gelmiş geçmiş en güzel kadın olan helena'yı önerene kadar seçim yapmaz. Ancak tanrıça, helena'nın halihazırda sparta kralı menelaos'la evli olduğunu söylemeyi unutur ve sonunda paris, kraliçeyi kocasından çalmaya mecbur kalır. En sonunda helena'yı almak için troya savaşı başlar tabii artık helena da dökülen kana rağmen paris'e aşıktır.


zenginsozluk.com/foto



Jacques-louis david'in gözünden helena ve paris.

soren kierkegaard

ontolojik sancilarimin merhemi
Sorenciğim bir hegel kurbanıdır. Sonra ibrahim'i deneyimlemek ister ve rotasını sokrates'e çevirir. Çünkü bu uğurda aşkı regine'sini kurban etmiştir. Frygt og beaven kitabında bahsettiği de aslında tanrı'yı keşfetmekten ziyade yaratıcı dehasını sivriltmektir; Gerçekliğine ilişkin görüşünü engelleyen ne varsa bu uğurda harcamış bu aşkı olsa bile.

seri artı oy veren melek

ontolojik sancilarimin merhemi
Seri artı oy veren cyborg'tur kendisi; parçalarının tamamı toplumsal cinsiyet kimliği gerçeğine yapılan yegane gönderme. Evet, Cinsiyetsiz olsun. Kendisine herhangi bir kimlik atfetmek istemiyorum. Melek de neymiş! Bu arada teşekkür ederim artıların için. Bir ricam olacak sevgili cyborgcum, seri eksicimle benim için dövüşür müsün?


Melekler de cinsiyetsiz demeyin. Görmedik bilmiyoruz. Dünya hayatı içinde de adı melek olan erkek varsa bulsun beni, konuşalım.

bu kadar sözlük var neden zengin sözlük

ontolojik sancilarimin merhemi
Hmm düşünelim. Küçük bir sözlük burası. Diğer sözlüklerde dikkate alınmayacak girileri burada iş yapabilir. Kankacılık oynayabilir, sözlüğü ele geçirebilir. Immm sonraaa kankaları oyladıkça kendini bir halt sanabilir. Immm wp grubu var sözlüğün, buradan, günlük gıybet limitini doldurabilir. Sevgiili yapabilir. Ha bir de! Kendini bir halt sanabilir demiş miydim? Halt'dan kastım ne? Hayır rize'nin ilçesinden bahsetmiyorum. Neyse boş ver.

zengin sözlük bitmiş

ontolojik sancilarimin merhemi
biter tabii istersen
yeter çeker gidersin ayrı
ama bil başarırım
sen olmasan da yaşatırım ben bu aşkı (:


Ne meraklısınız koşa koşa gelip bu başlığa yazmaya. Bitince ne yapacaksınız mesela Mevlid mi okutacaksınız nedir yani dert anlamış değilim. Dilediğin zaman gel, yaz ve git. Bu kadar. Zaten bu kadarını yapabiliyorsunuz. Sözlüğe ne katabilirim yerine ilkokul terk giriler. Buna rağmen ünvanınızda da “yazar” yazıyor asıl iç burkan bu.

Edit: dahi anlamına gelen de-da düzeltilmiştir. Özlem tekin'in dilsizliği ne yapabilirim.

hayal edemezsin

ontolojik sancilarimin merhemi
Zaman gelince ve sen gidince;
Yüzüme son bahar gelir kapanır çiçekler
Şehri hüzün basar sen terk edince
Bütün bayraklar çekilir kısalır cümleler
Görsen inanmazsın nasıl durur bekler zaman
Yeniden dönmeni milyon kez anlatsam
Hayal edemezsin uçmaz kuşlar
Düşer yapraklar sararır kitaplar
Radyolar çalmaz küser bana bütün bu şehir
Zaman gelince ve sen dönünce;
Yüzüme yaz gelir doğar yeniden güneş
Şehir bir senin olur burda olunca sorma
Sen farketmeden bir anlam kazanır saatler
Görsen inanmazsın nasıl durur bekler zaman
Yeniden dönmeni milyon kez anlatsam
Hayal edemezsin uçmaz kuşlar
Düşer yapraklar sararır kitaplar
Radyolar çalmaz küser bana bütün bu şehir

Fikri karayel


sözlük entelektüeli

ontolojik sancilarimin merhemi
biyolojik olarak iflah olmaz bir yarışın içindeyiz, sabır ve metanet lazım. rekabet bir zamanlar benim de midemi esir alırdı. ne zaman ki entelektüeli hayatımdan çıkardım, o zaman midem rahatladı. Yola fularsız çıkarsanız o da aynı etkiyi yaratıyormuş öyle diyorlar. (: O değil de noluyor entelektüel olunca? Bu hazımsızlık niye?o hiçbir zaman hiçbirimiz için zorunlu bir ikinci olmadı; o biz ve kendimizin ardından lüzumsuz üçüncüydü hep. Kasmayın bu kadar.


geceye şiir bırak başlığına gündüz şiir bırakmak

ontolojik sancilarimin merhemi
İkisi de anlamsız. Gece ya da gündüz şiiri, şarkıyı, sözleri ne yapacaksa... işte bunlar olanaklarımızı güvence altına almak. Sıkılmaya başladığımız an, bilinçdışı olarak adlandırdığımız bölgeye kaçarak yaptığımız saçma sapan eylemler. Ya da aşk. Aşk insanı bilinçten, bilgiden ve iradeden kaçan şeye doğru açar. Tüm bu edebiyat sizce de çok seksi değil mi? İnsanlar seksi olmak için yazıyorlar. Ötekini ihtişamla donatan bu psikolojik baskı doymak bilmeyen diğer taraftan bizi kendi bölgesinin üstünde yükselterek devam ediyor.

vazgeçtim

ontolojik sancilarimin merhemi
mühim bir mevzudur. hatta denebilir ki insanoğlunun yegane problemidir. bunu bir çözersek önümüz açık inşaallah. (: şaka bir yana...

İçinizde yürüyerek, onu gövdenizden çıkan görünür, hastalığına dikkat çeken bir yumru gibi taşıdığınız oldu mu hiç? Usulca ya da çarparak bırak gitmenin olanaksızlığıyla baş başa kaldınız mı? İnsan, evindeki saksının bile bıraktığı boşluğuna üzülebiliyor. Boşlukta hafif hafif sallanan bir şeye bakıyor gibi oluyorum ben. Sessizlik sonra, sessizlik doldurmaya başlıyor boşlukları; vücudunuzda küçük dağınık boşluklar da doluyor, içinde ses kalmamacasına... heykelin yüzünün üstüne yere devrilişine benzer bir anın içinde sonsuzca şişmiş ve şiddetle yüce bir alter egoya dönüşerek boşalır bedeniniz. Ego kendisini bir varlık olarak tanımlamaya başladığı anda gergin huzur, acı veren ahenk, benliğin narsisizmi arasında geçen sürede duyguların arasında bölünmüş özne-ben, acıyı sökün etmenin bir yolunu bulur. Kutlarım. Evet, Vazgeçtiniz.

öfke

ontolojik sancilarimin merhemi
İnsana, tıkanmış nefesi kesilmiş bir tını verir. Öfkenin içedönük bir tarzda infilak eden mahiyetinden, boşaltılmadığı takdirde öfke sahibini zehirler. Zaman zaman dışavurmak, birilerine bağırıp çağırmak gerek. Bastılırsa hastalanırsınız. Omuzlarınız acır, tırnaklarınızı yersiniz. Hepsi saldırganlığınızı sürekli kendinize yöneltmenizden kaynaklanıyor kardeşlerim.
0 /