confessions

peho

1. nesil Yazar - Seviyor ve seviliyor

  1. toplam entry 138
  2. takipçi 13
  3. puan 3618

kitap alıntıları

peho
'aslına bakılırsa çok insan kaybetmiştim, hem de birçoğunu hiç kazanmadan.

haberiniz bile olmadan çaldığınız kapıdan şimdi cenazeniz çıkıyordu, belki öğlene belki ikindiye. haberiniz bile olmadan geldiğiniz cenazenizde yine kendinize ağladınız. oysa olan da bendim ölen de, siz yine kendinize ağladınız.'

ölsem

peho
sena şener'in sesinden insana bu şarkıyı nasıl anlatsam ki deyip elini kolunu bağlatacak düzeyde harika şarkı.

''...Aklamam hiç
Günahımı
Koy masaya
Vur yüzüme
Ölmek güzel...''



sanki yıllardır aradığım şarkı buymuş da sonunda bulmuşum gibi, gibisi bile fazla, bulmuşum, ben henüz gençken.

seri eksileyen tip

peho
ne diyelim, komik diyelim. gerçek yaşamda bir baltaya sap olamayan tiplerin sosyal medyada en ufak güç bulması hâlinde anonimliğin ardına saklanıp etrafa şiddet saçma mıymınısı. üç kişilik sözlükte beş eksi oy vermeye uğraşacak kadar da yıkıksan eğer hâline de üzülmedik değil. :d

bomboş insanlarsınız, bomboş.

tüketim çılgınlığı

peho
netflix başta olmak üzere türevleriyle birlikte yer edinen dizi/film kültürü aynı zamanda tüketim anlayışını da değiştirdi. anlayıp anlatmaktan ziyade yarışırmışçasına safi tüketime odaklanan kitle, kendilerinden geriye kalan kitleyi de istemsizce yanına çekmeye başladı.

ortaya çıkan diziyi/filmi bir oturuşta bitirmekle o dizi yahut film bitirilmiş sayıldı. bitirmenin aksine yalnızca tüketildi aslında. ertesi gün olduğunda o dizi hakkında hiçbir fikri kalmadı insanların, o filmin hiçbir müziği bir daha çalınmadı kulaklarına ama hep devamı istendi. birinci sezon bir gecede bitirildi, yer yer belki uyuyakalındı ama o dizinin bitmesi gerekliydi, işte burada da günümüz hobi anlayışının nasıl da yarış zihniyeti yüzünden bir mesaiye dönüştüğünü görüyoruz.

kafa dağıtma anlayışı ortadan kalktı, bir diziyi/filmi bitirmek âdeta görev hâline geldi; diğer insanlardan önce bitirmek, onlardan önce yorum yapmak. bu da ana akımdan geri düşmemek adına çark-dişli sisteminin ne yazık ki acı getirisi. kişisel hayatların bir bir düşmesi söz konusu. hayatlarında klişe insanları istemediğini belirten insanların farkına bile varmadan bir bir aynı tipe bürünmesi söz konusu.

ve evet işbu girdide dizi/film tüketiminin ne denli yanlış ilerlediği biraz dile getirilmek istendi, elbette netflix ve türevlerini ana akıma uyma çabası gütmeden kullanan insanlara saygımız pekâlâ sonsuz ama sırf ''bitirdim'' demek adına bir şeyleri bitiren insanları asla kabullenemeyeceğiz.

kitap alıntıları

peho
'İnsanoğlu her ölüme alıştığı gibi kendi ölümüne de alışıyor, öyle ki kendi mezarına çiçekler bırakacak hâle gelebiliyordu; çiçeklerden nice nefret ettiğini bile bile. Çiçekleri sevmeden yaşayıp onları sevmeden öleceğim ve mezarıma çiçekler bırakılacak; fazla emin konuştum, yapma ama seviyorlar seni, evet, seviyorlar beni, çiçekleri sevmediğimi bilmeyip mezarımı çiçeklere boğacak kadar.'

dark (dizi)

peho
Dark denen dizinin bu kadar olay oluşu safi çark-dişli psikolojisinden ibaret. Dizi/filmlerle haşır neşirliğini neredeyse Netflix'e borçlu kesim, günlük yaşamında da en basit olayları bile hayretle karşıladığından ''oha bu nasıl dizi'' hissine kapılıyor.
Böylece toplumdan ayrı düşmemek adına geri kalanlar da ''çok karışık dizi'' söyleminin peşinden gidiyor. İnsanlar düşünmemeye o kadar alışmış ki biraz düşünmeye zorlandığında ''beynim yandı'' sızlanmaları başlıyor. Stranger Things'te de aynı şey yaşanmıştı, yine aynı şey yaşanıyor. Dizi başlı başına overrated olmaktan ibaret. Ama şunu da söylemeden geçmek istemem, dizinin müzikleri harika, gerilimi çok iyi işliyor.

Hakkıyla beynim yandı demek isteyenler Predestination, Réalité, Coherence gibi filmleri izleyebilir.

ekrem imamoğlu'nu ikinci atatürk olarak görüyoruz

peho
işte halkımızın zaafı bu. sürekli birilerini yüceltme eğilimindeyiz. belki de halkın aşağılık kompleksinden kaynaklanıyor bu durum, muamma.
fakat açık bir şekilde görülüyor ki ortaya kim çıksa kurtarıcı olarak bakılıyor bu da bir kurtarıcıya ne kadar aç olduğumuzu gösteriyor.

halkın kendine olan güveninin yerine gelmesi gerek.

war thunder

peho
Kasım 2012 çıkışlı ve çok oyunculu sisteme sahip savaş oyunudur. savaş oyunu demişken savaşa bir askerin bedeninde değil de tankların yahut uçakların içerisinde dâhil oluyoruz.

yapı itibarıyla (bkz:world of tanks) alternatifi diyebiliriz lakin fikrimi soracak olursanız kendisi birçok yönden world of tanks oyunundan daha başarılıdır.

işbu başlığı açıp girdiyi yazma fikrini bana veren şey ise 7.5 gb güncellemeyi beklerken yapacak bir şey bulamamamdır.
oyunu ne vakit açsam bir şeyler güncelleniyor ve güncellemenin boyutları genelde hatırı sayılır büyüklükte oluyor.

sayın Gaijin Entertainment, rüyanızda gördüğünüz her tankı/uçağı da oyuna eklemenize gerek yoktur belki. insanlar oyuna girmeden önce neredeyse rezervasyon yaptırmak zorunda aksi takdirde üç gün güncelleme sürüyor.

yine de tavsiye ederim, world of tanks kadar p2w bir oyun değildir kendisi, emeğin karşılığı o kadar da havaya gitmiyor.

sınırlar

peho
Sınırların en büyüğü şüphesiz sınırsızlığın ta kendisiydi.

İnsanı ömrünce yaşatan ölüm sınırı iken ölümsüzlük kimde yaşama hevesi bırakacaktı? Bir adım nasıl ki başka bir adımın sınırında kaldıkça atılma hevesindeyse bir düşünceyi var eden de elbet başka bir düşüncenin sınırı değil miydi?

geceleri uyutmayan şeyler

peho
''Nedir bu uykusuzluğun diyor yastığım. Yastıklar konuşmaz bunu bir öğrenemedim. Peki bu konuşan kimdi? Beni her gece uyutmayan, sus dedikçe palazlanan bu konuşmacı kimdi? Ben olamazdım, ben olmamalıydım. O yıkılmışlıklar, o kırgınlıklar, o düşkünlükler benim olamazdı. Benimdi. O bendim. Yastıklar elbet konuşmazdı, konuşan bendim. Belki yatağımdı konuşan, belki duvarlardı? Hayır bendim konuşan. Oysa ben hiç konuşmazdım, konuşamazdım, sadece susarak nasıl bu kadar kırılabilmiştim?''

benzin

peho
petrolün arıtılmasıyla elde edilen ve genelde yakıt olarak kullanılan bla bla bla renksiz bir sıvı. işbu girdinin amacı rammstein'dir, rammstein.

till lindemann benzin diye bağırdıkça insanın zaaam diye bağırası geliyor.

kırık gönül

peho
sema moritz'in yaşayan lakin bilinmeyen harika şarkılarından biri daha.

''...yıllar girse de aramıza
teselli olmaz yaramıza
bu dertle ölsem ömrüme yanmam
yıllarca sevsem yine aşkınla kansam...''

dünyadaki en adaletli şey

peho
hazır film yaklaşmışken (bkz:thanos).
ölümün adalet gücüne irade biçmiş ama tarafsız da olsa sonuçta bir katliama imza atmıştır.

tabii ki thanos'un öldürme anlayışını kenan evren'in ''denge olsun diye bir sağdan astık bir soldan.'' anlayışıyla karıştırmamak gerekir.

okunmaya değmeyecek kitaplar

peho
Kalemin gölgesini bile tutamayacaklara yazar diyeceksin, iyi yazar diyeceksin, onu okuyacaksın, onu anlamaya çalışacaksın. Ve anlayacaksın çünkü sana bir şey anlatmayacak. boş bir duvara bakmakla aynı hisleri yaşatan kitapları seveceksin, iyi kitap diyeceksin. Çünkü duvar seviyorsun sen, dört duvar seviyorsun, hapis duvarları seviyorsun. Zamanını ve seni hapseden o boş sayfaları seviyorsun.
0 /