confessions

quares

1. nesil Yazar - becerikli

  1. toplam entry 713
  2. takipçi 24
  3. puan 12646

türkiye de kadın olmak

azrailin regl donemi
zordur.

çok güzel bir kadın olabilirim. dudaklarımdaki kırmızı ruj, bacaklarımın pürüzsüz oluşu, vücut hatlarımın keskinliği ağzınızın suyunu akıtıyor olabilir. bazan insani yönünüz devreye girdiğinde, şefkat şelaleleriniz aşka geldiğinde kırılganlığım, üzüldüğümde ağlıyor oluşum ve içimdeki yaşanmamış arzuların bıraktığı yıkıntıların oluşturduğu ağlamaklı yüz ifadem sizi sersemleştirebilir. bazan da beni anlamak için hayatınızın 30 derecelik açısıyla bakarak anlamaya çalışıyor ama hüsrana uğruyor olabilirsizin. haklısınız.. Azrail güzel bir kadın; anlaşılmaz, ulaşılmaz, alımlı ve delici bakışları olan seksi bir kadın. mavi gözlerimde kaybolmak için her şeyinizi verirsiniz, biliyorum.

isteklerim basittir. güzel bir söz duymak da yeterdi bazan. fakat bu sizi cesaretlendirmesin sayın "yakışıklı ve aynı zamanda mükemmel alfa" erkekler. zira içinde kaybolmaya değecek, ardında bir okyanus barındıran mavi gözlerime söyleyeceğiniz süslü iltifatlar fayda etmeyecektir.

sahte sevgi sözcüklerinize karnım tok artık. çünkü siz erkek oluşunuzu fark ettikçe ve büyüdükçe bende bulunan dolgun bir çift memenin ardında bir kalp olduğunu unuttunuz ve size aşkla bakan gözlerimin gönderdiği sinyallerle size derin, bitmez tükenmez bir sevgi besleyen zihnimi ve kalbimi görmezden geldiniz. seksüel yanım haricinde beni ben yapan ve size ilgi duyan yanımı yok saydınız.

eğer bu yüzden burada da dahil bana bu güzelliğimden etkilenip yaklaşmaya çalışan olursa sopayla kovalayabilirim.

seksi bir kadın olan azrailin regl donemi bacınız sizi selamlar sevgili güzel ama kalbi kırık kadınlar. gecenizin bu gece bir kereliğine bile olsa hiç olmadığı kadar güzel geçmesi dileğiyle..


zengin itiraf

fiorabella
dün geceden beri kendimde değilim sözlük. bir yazar arkadaşla konuşurken bir vahşet olayını öğrendim. haberi okuyunca ve o fotoğrafı görünce artık çıldırdım. hiçbir şey olmayacağını bile bile şikayet ettim. tbmm, cumhurbaşkanlığı, erdoğan başta olmak üzere hükümet hesaplarına tweet attım. hiç bir şey olmayacağını bile bile, kare şekillere daireler sığdırmaya çalışmak gibi de olsa yaptım bunları. hepsinin allah belasını versin ve hepsi tekirdağ'da bağlanıp tecavüz edilerek katledilen köpekten daha feci şekilde ölsünler. karmanın laneti üzerlerine olsun. tüm lanetler, şeytanlar, iblisler cehennemlerinden çıkıp bu canilere ve bu caniliğe karşı kayıtsız kalan yetkililere musallat olsun.

çaresiz olmak en çok bu durumlarda canımı yakıyor. cinayet işlemek istiyorum. o hayvanlara bunları yapanları en acımasız şekilde öldürmek istiyorum. sinekleri bile kovalayarak camdan çıkarırım ama bu canilerin canını almak istiyorum

bu nasıl ülke? bu nasıl cani bir toplum? her şeye göz yummak nedir? bana dokunmayan yılan misali duyarsız yığınlar arasında çıkan cılız çığlıkları duyan yok. o yılan bir gün herkese dokunacak. evrenin yasası budur. göz yummak, başını deve kuşu gibi kuma gömmektir. başlarını kuma gömenler bir gün o yılanlar tarafından açıkta kalan totolarından sokulacaktır.

işte böyle sözlük. canilerin cezalandırılmasını istemek, erkekler tuvaletine "seni seviyorum leyla" yazıp leyla'nın görmesini ummak kadar ütopik.

zengin itiraf

diko
Aşağı yukarı 20 gündür Rotterdam da bacımın yanında kalıyorum ve Türkiye de bıraktığım ailem gözümde tütüyor. Karımı ve ogullarimi cok özledim. Buradan geri donmeyecegim. Oturumumu alıp çocuklarımı ve karımı buraya getirip oradan kurtatacagim. Dualarınız benimle olsun.

thor

fiorabella
isveçli Prof. Dr. Sven Lagerbring türkçe ve isveçce dilinin ortak noktalarından ve mitolojilerindeki benzerliklerden yola çıkarak odin ve thor'un türk, isveçlilerin türk kökenli olduğunu söylemektedir. tor, Türkçe TUR kelimesinden, Odin de türkçe OT-İN (inen ateş) kelimesinden türemiştir.

şimşek tanrısı thor iki keçisi ile yolculuk yapar acıktığında keçilerini yer ve kemiklerine dokunarak onları tekrar diriltir. yakışıklı ama oburdur.
yavru kedimin adını thor koymuştum. isminin özelliklerini almış. çok yakışıklı ve bir o kadar da obur.


zenginsozluk.com/foto

bu da benim yakışıklı thor'um.

zenginsozluk.com/foto

zengin sözlük nostaljik müzik saatleri

fiorabella
1979 yılına gidiyoruz ve disco kop kop yapıyoruz. haydi tüm yazarlar piste.( bu entryi yazarken kendimi erşan kuneri'nin kaykay klübünde hissettim )

Patrick Hernandez ile başlıyoruz "Born to Be Alive"


Ohio Players'dan "Love Rollercoaster" ile 1975 yılındayız.


Van McCoy and The Soul City Symphony'den "The Hustle"


ve bee gees "stayin alive" ile bitiriyoruz.

mahsus mahal

adini yavsak koydum taylan in yolu
Bir ruhi Su efsanesi.

Mahsus mahal derler kalırım zindanda
Kalırım kalırım dostlar yandadır
İk'elleri kızıl kandadır kanda
Ölürüm kardeş aklım sendedir
Artar eksilmeyiz zindanlarda
Kolay değil derdin ucu derinde

Kumhan ırmağında Karaburunda
Bulurum bulurum kardeş öfkem kındadır
Dirliğim düzenim dermanım canım
Solum sol tarafım imanım dinim
Benim beyaz unum ak güvercinim
Bilirim bilirim kardeş gelen gündedir

devrim

magic mushroom
devrim insandır, insan devrim. sadece duvarlarda, şiirlerde, sokak aralarında kalsa da adı, hep taze tutmuştur içimizde bir şeyleri, umudu.

aşk da devrimin ta kendisi değil midir? bütün kuralları, kalıpları, doğruları altüst etmek, olmayacak olana inanmak? bazen her şeyi, herkesi karşına almak bazen de bütün gemileri yakmak, imkansızı istemek değil midir?

işte bu yüzden tıpkı aşk gibi, geri dönüşü olmayan bir sevdadır devrim. aşk'tır.

duyulduğunda yıkan cümleler

azrailin regl donemi
geri kalan hayatı ya baştan yaratan ya da tamamen hiç eden cümlelerdir.

elbette çok ağır şeyler yaşadım. en kötüsü de çaresizliktir üstüne ekleyebilecek babayiğit tanımam. ölümler falan da zaten hayatın bir gerçeği, yaşamak zorundayız. çok sıkıntı çektim maddi manevi ama bunun kadar ağır olmamıştı. ve hayatımı, düşüncelerimi, dünyaya bakış açımı böylesine değiştiren hiç bir şey!

çok önemli bir şey değil elbette. ne öncesinde ne de sonrasında böyle şeyleri dert etmedim, etmiyorum da. önemsizdir. ama işte insan bir şeye karar verir, kafasında bir karar ile noktalar kişiyi ya hani. işten o andan sonra dönüş yoktur. hele ki ya hep ya hiç diyen biriyseniz. ortası yoktur.

öyle birisi düşünün ki size ihanet etmesi, size sırtını dönmesi mümkün olmayacak birisi. öyle ki köpek yerine koysanız dahi sizden gitmeyen birisi.

gün geldi, gece oldu.. yalnızlık çöktü.

yalnızlar ve gececiler bilir.. geceler yalnızlıktır.

işte tam da böyle bir anda telefon çalar.. bilirsin ki yine o güzel sözleri duyacaksın, sevildiğini hissedeceksin bir kez daha.

efendim dersin.. ama karşı taraftan bu buyur edişi küstüren bir ses tonu ve bir cümle duyulur..

-ben sana veda etmek için aradım!

bir yıkılıştır işte bu an. ne yapacağını bilemezsin. nereye gideceğini de. peki beni kim sevecek? diye sorarsın cevabını hiç kimsenin veremeyeceğini bildiğin halde.

dibi görürsün. dibi görmek, kaybedecek hiç bir şeyinin olmaması sana kazanabileceğin çok şey olduğunu gösterir.

ve o "an" hayatını sonsuza dek değiştirir. acı veren bu olay hayatına asla tahrip edilemez bir anlam katar. artık yenilemez, kaybedemezsin. asla!

teşekkür ederim..

yaptığın tüm iyilikler için. ve hayatıma anlam katan kötülüğün için.

eşcinsel düğünü

fiorabella
birbirini seven ve hayatını birleştirmeye karar veren iki kişinin düğünü. videoyu sosyal medyada gördüm. izmir'de düğün oldu diye yazılmış ama düğün almanya'da olmuş sanırım.
konuya geçelim. bu çiftin neredeyse "katli vaciptir" fetvası çıkarılmış. bu olaya çıldıran bazı yurdum insanları çocuklara ve hayvanlara tecavüz edip öldüren sapıklara, vakıflarda din eğitimi almaya giden erkek bebelerin ırzına geçen sübyancılara, mafya baronlarını serbest bırakmak için çıkarılmasına çalışılan affa, kadına şiddete neden ses çıkartmıyor acaba?
çifte mutluluklar diliyorum. bu hayat onların ve istedikleri gibi yaşarlar.



levent kırca

fiorabella
"Asıl ölümden korkanlar çalıp çırpanlar, halkı kandıranlar, Cumhuriyet'e zarar verenlerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nde hayatını sanatına adamış bir oyuncu olarak görevimi yaptım, alnım ak, gönlüm rahat. Şu an ölsem gam yemem. Ölmeye hazır olmak da önemlidir. Alkışlar aldım, kalpler kazandım."
büyük ustayı saygıyla anıyorum.


rahip brunson'un serbest bırakılması

keskin nisanci
dünyaya güçlü bir hukuk sistemimiz var demek için çıktıkları yolda yedi düvele rezil oldular. elemanın bırakılacağı belliydi, daha doğrusu yapabilecekleri başka bir şey yoktu. geçen hafta donald trump hikayeden turkiye'ye teşekkürler etti ve bugün eleman serbest kaldı. her şey danışıklı dövüş akp seçmeni dışında kimse yaşananlara şaşırmadı zaten. hoş onların da büyük bir kısmı olanların farkında ama akp' den rant elde ediyorlar, ceplerini dolduruyorlar, bu yüzden de sürekli salağa yatıyorlar.

zengin sözlük

azrailin regl donemi
isyan çıkarmamız gereken mekan. yeter artık yether! maaşlarımız neden yatmıyor sayın icgqhs!

ben bi esnafım ben bi esnafııım! açıyorum her sabah dükkanı, azrailin regl donemi yazarlık, yardım ve yataklık l.t.d. ş.t.i.'yi, akşama kadar işler kesat. ne bir kız düşürebiliyorum ne de maaşımı alıyorum yahu! kız varmış herhalde burada' diyerek geldim ama o da yok. ayın 11i oldu ve halen maaşlar yatmadı. yahu zaten sigorta yatmıyor, yemek de verilmiyor bari maaşımızı verin, evde çoluk çocuk aç. gece işe mi çıkayım ille de ayol?

darbe planları dönüyor sözlükte sayın icgqhs, indireceğiz seni.

tamam ya sinirlenme, anamı da alır giderim ıq ne kızıyon.

lan mı? canın sağolsun.

zengin sözlük ile ilgili istekler

icgqhs
buraya yazılan bütün mantıklı ya da yapılabilir şeyler için elimizden geleni yaptık. uğraştık vesaire.
bir sözlük nasıl yönetilmez bilirim, ama nasıl yönetilir bilmiyorum.
"yazara verilen değer" ve "bilgi en büyük zenginliktir" bu iki hedefimizden şaşmadık.

birileri kankacılık var diyor, birileri sözlüğe kimse gelmiyor neden diyor. birileri ise yönetim nerede diyor.
söz konusu şu, yönetim dediğin organ hatalı entry, başlık vesaire gibi işler için burada olması gerekiyor ama bazen göze batan ya da giderilmeyen bir hata görmedim ve bu yüzden moderatör illa da olsun derdinde değilim.
ama yok ben istiyorum, çok çalışacağım, şöyle planlarım var diyenler varsa mesaj yolu ile bana ulaşabilir.
kankacılık var konusunda ise bu kankalar kim ve nasıl bir bağları var bilmiyorum, görmüyorum ama hep kankacılık var deniliyor.

yönetim olarak ya da ben ilk günden bugüne kadar hep kalite dedim, istikrar dedim.
zaten çoğu yazarımız farkında, giriş yapıp bildiklerini yazıp, bilmediklerini okuyup oylayıp gidiyorlar ama herkesi mutlu edemiyoruz.
herkes olduğu yerin kalabalık olmasını ister ama kimse kaliteye bakmaz.
bir süre sonra kalabalıktan şikayet eder yönetim "kajfhalksh" şunu neden uçurmuyor başlıkları açılır.
söz konusu bilgi edinip aktarmak ise burası gerçekten tam yeri, her yazarın hakları saklı her zaman ve her yazar bizim için ekstra değerli.

tekrar söylemekte fayda görüyorum; her türlü isteklerinizin, önerileriniz için buradayım.

ercan yazgan

number eleven
Çocukluğunu 90'larda yaşayan herkes için bizimkiler dizisindeki kapıcı Cafer ve kaygısızlar dizisindeki memnun Kaygısız olarak kazınmıştır zihinlere. Benim için de öyleydi. Çocukluğumuzda aklımıza güzel kazınan ve adeta çocukluğumuzdan bir parça taşıyan insanlardan olmakla beraber, vefatıyla o çocukluğu dair bir parçayı da koparıp götürmüştür.

Allah rahmet etsin ve mekanı cennet olsun.


zenginsozluk.com/foto


zenginsozluk.com/foto

ölüm kötü müdür

azrailin regl donemi
muhtemelen tüm insanlığın aynı cevabı vererek aslında yanıldığı sorudur.
çoğumuz ölmenin kötü bir şey olduğunu düşünüyoruz. yakın zamanda ölmek istemediğimden eminim. muhtemelen siz de böyle düşünüyorsunuzdur. eğer bugün ölseydim sevdiğim insanları üzerdim. onların iyiliğini düşündüğüm gibi, hayatta kalmak için kendi bencil nedenlerime de sahibim ve bu bana özgü bir şey değil. insanlar öldüklerinde onlar için üzülürüz ve bunu yalnızca kendimiz için, onları kaybettiğimizden dolayı yapmayız. özellikle ölüm onları gençken ve gelecek vaat ettikleri sırada aldıysa üzülürüz.

ardından berbat bir öteki dünya bizi bekliyor olsaydı eğer, ölümü anlamak kolay olurdu. ölüm bizim için bir son olmazdı. yalnızca bir varoluştan başka bir varoluşa geçiş olurdu. mezarda gerçekleşen çözünmenin ve çürümenin haricinde bilinçli halimizi bir şekilde ölümden sonrasına taşıyabilirdik. cehennemde ebedi ıstırapla lanetlenebilirdim. bu benim için kötü olurdu, şu an olduğumdan çok fena bir halde olurdum.

fakat ya öteki dünya yoksa? ya ölüm sadece bir son anlamına geliyorsa, bir yok oluşsa, geldiğimiz toprağa döneceksek ve her şey bundan ibaretse? o halde cehennemde yanacağımız halimizden daha kötü bir halde olmazdık. bu durumda ölmüş olmak tümüyle var olmamaktır ve tümüyle var olmamanın kötü bir yanı yoktur. sağlığımızın kötüleşmesinden, acılı ve onur kırıcı olan ve sonu ölümle sonuçlanan ölme sürecinden korkuyor olabiliriz. fakat ölümün kendisinden, hiçlikten korkmak bir hataymış gibi görünüyor. öldüğümüzde tohumlarımız atılmadan önce olduğumuz yerde olmalıyız ve birinci elden biliyoruz ki bunda herhangi bir sorun yoktur. ölmüş olmak rüyasız bir uykuda olmaktan daha fena bir şeymiş gibi görünmüyor.

eğer ölüm gerçekten bir yok oluşsa, o zaman ölmek nasıl olur da kötü bir şey olabilir ki? kötü bir şey olduğu oldukça açık gibi duruyor fakat niçin?
bana kalırsa ölüme duyduğumuz korku ve nefret tümüyle hatadır; ölüm geldiğinde, biz olanları anlamlandırma çabasına girişemeden varlık yerini hiçliğe bırakır ve biz bunu fark etmeyiz. bu yüzden yaşadığımız sürece ölümümüz bizi etkilemez(ölüme varan acı dolu hastalıklar bile). ölüm korkusu veya beklentisi bizi etkileyebilir fakat ölümün kendisi etkilemez. aynı şekilde öldüğümüzde de etkilemez. o zaman bizi hiç bir şey etkileyemez.

ölmek hiç bir zaman kötü olamaz. bunun nedeni ölümün faydalarının zararlarından fazla olması değildir. bunun nedeni ölümün bize herhangi bir zarar verecek güce sahip olmamasıdır.

ne kadar mükemmel de olsa hayatım, başarı ve sevgiyle dolu halde böyle sürecekmiş gibi görünse bile, eğer şu an bitecek olsa, herhangi bir açıdan benim için kötü olmazdı. bu konudaki tutum, ölümden korkmamak veya olabildiğince uzun yaşama arzusu değildir. kişinin yaşamının uzunluğu ve kişinin ölüm vakti ile ilgili olarak bütünüyle kayıtsız olmaktır.

ölmek hiç var olmamaktır ve var olmamakla ilgili kötü bir şey olmadığı gibi hoş olan bir şey de yoktur. kimse ölü olmaktan keyif almaz veya var olma yükünü üzerinden attığı için rahatlamış hissetmez. ölüler hiç bir zaman yakınmaz fakat keyif de almazlar ve aynı nedenden dolayı artık yoklardır. eğer bu, ölümün bize herhangi bir zarar vermeyeceği anlamına geliyorsa ve ondan kaçınmamız gerekmediği anlamına geliyorsa, aynı zamanda ölümün bize herhangi bir iyiliğinin de dokunmayacağı ve onu amaçlamak için herhangi bir iyi nedenimizin hiç bir zaman olmayacağı anlamına da geliyor.
peki ölüm kötü müdür? bana kalırsa kötü olan sonuçlarıdır. yanlış zamanda uyuyakalmak iyi değildir. en huzurlu uyku bile partiyi kaçırmanıza neden olarak kötü olabilir. ölüm yaşamımızın geri kalanını kaçırmanıza neden olarak kötü olabilir.

ölüm günlük yaşamda her ne kadar insanlarca görülüp duyulsa da onu başkaları üzerinden anlamak oldukça güçtür. insanın kendisi bu olayı tecrübe etse de anlayamaz. geldiği anda sonsuz bir yokluğa ansızın geçiş yapar. artık olmamaya geçeceğimiz bilinmezlik eşiği halen orada ve bizi bekliyor. işte asıl korku da bundan kaynaklanır ki bir başka hayat yok ise bu basit bir olaydır. bir "an öncesi" ve bir "an sonrası" vardır. fakat sonrası bir bilinmez, bir hiçliktir. buradan da anlamalıyız ki korkulacak bir olay da yoktur ortada. zira korkmak için var olmak gerekir.

ölümlü olma farkındalığı yaşamı yaşanabilir yapar. insanın hayatta oradan oraya savrulmasını önleyen bir çeşit koruyucu gibidir. bu bilinç, bir gün öleceğini bilen insanın varoluşunun anlamını sorgulayabilmesini, bu hayattaki amacının ne olduğunu ortaya koyabilmesini ve bir yol çizmesini sağlar. eğer ölümsüzlük olsaydı hayat içinden çıkılmaz bir distopyadan başka bir şey olmazdı. çünkü doğadaki tüm düzen ve insan yaşamının işleyişi insanın ölümlülüğü üzerine kurulmuştur. ölüm yaşamı toparlar, yaşama ve yaşamaya anlam katar. aslında ölümlü olduğumuz için varız da diyebiliriz. evrende ve insan bedeninde bir hiç olma durumu olduğundan varlık vardır. bu iki kavram birbirini besler ve birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. bu ilişki varlığın anlamlandırılması için gereklidir. varlık geri çekildiği anda hiçlik yüzünü gösterir, ortama hakim olur, dolayısıyla ölüm kapısından geçmiş oluruz. artık varlık ve ölüm değil, hiçlik ve ölü vardır.

sonuca gelirsek ölüm yakınlarımız ve diğerinin ölümüne tanıklık edip üzüldüğümüz sürece kötüdür. fakat bizim kendi ölümüz ise söz konusu, kötü değildir. iyi olmadığını da biliyoruz. ölüm geldiğinde bir hiç olacağımızı ve " bu muymuş?" bile diyemeyeceğimizi, bir hiç olacağımız gerçeğini kavrayabildiysek eğer; ölüm yoktur!

ölüm sadece yaşadığımız süre boyunca vardır. geldiğinde de olmayacak. o ana dek tadını çıkarın yaşamın. elbette ölümü de anarak.

1 ekim 2018 elektrik ve doğalgaz zammı

fiorabella
ticari yüzde 18, meskende yüzde 9 ile faturalarımıza yansıyacak zamdır. cüzdanda bayağı bir hafifleme söz konusudur. hem biz sefiller zaten sarayın ve doğu bölgesinin kaçak elektrik faturasını ödemeye alışkınız. mum yakarız ne güzel öyle romantik, romantik takılırz.
doğalgaza gelince kombiyi sökün gitsin. koıydumcular veriyorum mehteri.
kaynak


fiorabella

azrailin regl donemi
(bkz:#82171)
insanlar geç kaldıkları randevularına, işlerine, kendince bencil sebeplerine ulaşmak için sağa sola, öteye beriye bakmadan duyarsızca koşuştururken "vaktim yok, işim var!" demeden dünyayı minik bir damla da olsa güzelleştirebilen bir insan. evren için bir hiç bu yaptığın belki. ama o canlı için büyük önem taşıyor. işte senin gibi düşünen ve senin gibi yaşayan insanlar sayesinde türlü olumsuzluklara rağmen dünya bir nebze de olsa güzel. iyi ki varsın.

ince düşünen insan

azrailin regl donemi
günümüz sisteminde kaybetmeye mahkumdur. hep kaybetti yine kaybediyor. önünde bir duvar var aşamıyor. bir aşsa bir atlayıp geçse bu inceliği bütün evrene yayacak cinsten bir yüreği var. güçlü de pezevenk, pes etmiyor.

bir arkadaşımdan bahsediyorum elbette. biraz aveldir de kendisi.
siz de kendimden mi söz ettiğimi mi sandınız? ben odunun tekiyimdir kimse umurumda değil. bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. canınız cehenneme!

çöpe atılan kedi yavrusu

fiorabella
4 hafta önce atılmıştır. bir cumartesi günü yeğenim "halaaaa oyuncak al bana" diye tutturdu. evde bir sürü oyuncağı var bebenin. tepindi, kendini yerlere attı. kıyamadım "hadi bebe çıkalım" dedim. yürürken çöp konteynerinde bir ses duydum. konteynerin kapağı açık. tepeleme çöp dolu. hotiç marka bir ayakkabı kutusu kıpırdıyor. kutuyu aldım açtım bir baktım içinde daha 1 haftalık gözleri açılmamış bir kedi yavrusu. nasıl titriyor, nasıl mecalsiz anlatamam. hemen aldım pisiyi kliniğe götürdüm. süt tozu, biberon ,bir de büyük bir kutu alıp eve geldim. gece sabaha kadar saati kurup 2 saatte bir kalkıp minnağı besledim. hayata tutunsun diye ismini thor koydum. artık odin bir şey demez sanırım

insanlar ne kadar cani ve ne kadar kötü. minnak bir yavruyu kutunun içinde çöpe atacak kadar aşşağılık duruma gelmişler.
thor artık bizimle yaşayacak. oğluşum merk başından ayrılmıyor minnakla iyi anlaştı.

iyi ki yeğenim o gün oyuncak diye zırlanmış. yoksa yavrunun halini düşünmek bile istemiyorum.

zenginsozluk.com/foto

geçim derdi

sikko
ŞİİR YAZDIRTAN DERTLERDEN BİRİ. ORHAN VELİ'NİN GEÇİM DERDİNİ SANATA DÖNÜŞTÜRDÜĞÜ ÖRNEK EKTEDİR.

Küçüktüm, küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.
Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.
Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
İnsanları gördüm.
Ne yârdan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama...
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.
Oymuş, diyorum, zavallı şairin
Görüp göreceği.

ttnet

keskin nisanci
güneydoğu anadolu bölgesi'nde kesilen iss. gerçi tan olarak nerelerde kesik bilemiyorum. yani insanların haberleşmesinden korkuyorlar, bir noktada haklılar benim de gizlemek zorunda kalacağım aşağılık şeyler olsaydı ben de aynı yola başvururdum.

cemil meriç

keskin nisanci
''Doğrudan tarafım, ezilenlerden tarafım. Hakkından mahrum edilenlerden tarafım. Tarafsız olmak bu demektir aslında. Yoksa, hiçbir şey tarafsız değildir. Yalandır tarafsızlık ve bir yerde namussuzluktur. Nasıl tarafsız olunabilir? Birbirinin boğazına sarılmış bir dünyada, insanın insanı öldürdüğü dünyada tarafsızlık ne demek? Mazlumların yanındayım elbette. Zalimlerin yanında değilim hiçbir zaman.''