confessions

quares

1. nesil Yazar - Bu saatte olur mu insanı

  1. toplam entry 806
  2. takipçi 27
  3. puan 14443

yazarlardan yazarlara soru veritabanı

ontolojik sancilarimin merhemi
Bence, tamamen bana kalsa, evrenin genişlemesiyle sonsuz olması aynı anlamda değil. Ve yine bence , tamamen bana kalsa evren sonsuz. Şu galaksilerin birbirlerinden uzaklaşması gibi şeyler fazla yerel. Gözleyebildiğimiz evren çok küçük. Birbirinden uzaklaşan galaksiler, ısısı düşen kozmik arka plan ışıması falan kanıt diye sunuluyor, ama elimizdeki en iyi şey bu. Şöyle söyleyeyim en iyimiz %1. Bilmiyoruz. Bunlardan yola çıkıp evrende rahatlıkla yol alamayız mesela. Lokal konunlarımız var, o kadar. Evrensellik yorumu getirmek kimisine göre mümkün, kimine değil. Bir yerden sonra bilim felsefesine geri dönüyorsun Seve seve (: Hannes alfven diye bir adam vardı. Plazma evren diye bir model attı ortaya zamanında. Bağımsız bir çalışmasının nobeli var bu beyefendinin. Evren sonsuz ve plazmalardan oluşuyor diyordu işte maddesel içerik olarak. Bu teorinin kimi detayları bugün sicim teorisiyle benzeşiyor. Big bang en iyi model bunu nasıl öne sürersin diyenler olacaktır. Ama bence bu tip modelleri de düşünüyoruz artık, sesler artıyor.

fiorabella

cisi gelen sanat tarihcisi
kendisi sözlükteki en ama en sevdiğim insan, bana yol gösteren bir abla! geçen sene onunla olan konusmalarımı okuyup "bana iyi katlanmış ablam!" dedim, ne zaman sözlüğe girsem görür görmez mutlu oluyorum istemsizce onu!

iyi ki var be, umarım var olmaya devam eder.

fiorabella

hubel
fularlı fm radyosunun temel direği. radyoyu tek başına ayakta tutuyor.

fio diğer dj lere bi ayar ver Allah içün :D yine boşlanıyor yayınlar.

edit: beni radyoya alıştırdınız ve başınıza bela aldınız. o yayınları yapacaksınız!! :D

fiorabella

sos
bu sözlüğün olmazsa olmaz yazarıdır. üzülmeyi hak etmeyen, saygının en fazlasını hak eden, sevgi dolu bir kalbe sahip insandır. üst düzey, mükemmel bir müzik ruhuna sahiptir. paylaştığı şarkılarla müzik ruhumuzu beslemiştir, müzik algımızdaki kaliteyi yükseltmiştir. umarım hep mutlu olur.

haliç'te yaşayan simonlar

olacak o kadar
Dün devlet bugün cemaat.

Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire eski başkanı ve eskişehir eski emniyet müdürü hanefi avcı'nın, cemaatin mit, ordu, bakanlıklar ve stk'lar içinde nasıl yuvalandigini, buna göz göre göre devlette idareci konumundakilerin nasıl yardım ve yataklık ettiklerini tane tane anlattığı kitabı.

Nitekim kendisi bu kitabı yazdıktan sonra 2010 senesinde örgüt üyeliğinden! Tutuklandı. ister ön yargılı ister duru bir şekilde kitabın okunmasında fayda var, zarar gelmez zira daha birkaç hafta öncesinde ergenekon davası düşürüldü. Kitap kısaca, danıştay saldırısı, zirve kitap evi saldırısı, balyoz kumpasi, susurluk kazası, deniz baykal'ın malum olayı, devlet içindeki gariplikler ve tabiki cemaatin memleketi nasıl kanser hücresi gibi yayıldığı vb. izaha muhtaç olayların analizlerinden oluşuyor.

Bulunup okunmasi elzemdir nazarımda.

algı yönetimi

sos
bir başkasının, sizin nasıl düşüneceğinizi kendi istediği gibi yönlendirmesidir.

- okuyor musun?
+ evet.
- hangi bölüm?
+ algı yönetimi.
- kaçıncı yılın.
+ bu sene mezun olacağım.
- ataması var mı? iş bulma imkanın kolay mı?
+ işim hazır. doğrudan akp'de göreve başlıyorum.

sözlük kurallarını reel hayata taşımak

sos
- çocukların nasıl olması?
+ ne?
- çocuklar demem. çocukların durumlarının nasıl olması?
+ ha iyiler iyiler.
- benim bu duruma sevinmem.
+ iyi.
- senin nasıl olman?
+ iyi?
- bu durumun iyi olması.
+ oğlum iyi misin?
- benim iyi olmam.
+ sana kaç kez dedim ilaçlarını almadan dışarı çıkma diye...

monster degree

frante
eski yazarlara bi göz gezdireyim dedim de.. vay anam vay neler dönmüş serhat ya! bir kişi de gelip "frante ağabeyim şu kavganın ucundan tutuver" demedi.

yalnız ontolojik sancılar'ın "bizi şöyle rahatsız ediyorsun sözlükten mi soğutuyorsun napıyorsun seni çılgın" diye veryansın edip monster degree gittikten sonra 1 yılda 5 entry falan yazması müthiş olmuş gerçekten.

demek ki sorun o değilmiş. üzgüncük.

fiorabella

magic mushroom
Sanırım sözlüğün en sevilen yazarı kendisi.

Daha pek tanımıyorum bu fantastik yazarı ama hayvansever olduğunu biliyorum. Bu da ön fikir için yeterli zaten.

Güç seninle olsun o zaman sevgili yazar.

keskin nisanci

frante
33 yaşındayım. işe gitmek üzere her gün 07:33'te uyanıyorum. enflasyon ve de yakıt fiyatlarının önlenemez yükselişine istinaden 6 aydır işe atla gidip geliyorum. bekarım. bulaşık makinemi hala tam olarak kullanmayı öğrenebilmiş değilim. elimde yıkıyorum her şeyi. az önce soğuk bulgur pilavı yedim.

şartlar bu iken ben mesela neden laçka, lakayıt ve de lalettayin takılamıyorum sözlükte?

gerçek sözlük trollerinin eskilerde kalması

keskin nisanci
interaktif sözlük oluşumu eskimeye başladı. sözlüklere artık eskisi kadar rağbet yok, çünkü sosyal medya yelpazesi genişledi ve yeni nesil artık kendini amiyane tabirle pazarlama derdinde. sözlüklerde meşhur olabilmek çok zor ama diğer yerlerde biraz daha kolay. yazma eylemi kaybolmak üzere her şey görselliğe döküldü.

bunları yazınca geri kafalı gibi hissettim kendimi, biz hala yazma derdindeyiz.

başka türlü bir şey

keskin nisanci
sözleri can yücel'e ait şiir. yeni türkü grubunun solisti derya köroğlu şiiri bestelemiş ve yeni türkü grubu şarkıyı seslendirmiş. şiir güzel, müzik güzel...

Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz havası ayrı hava

Nerde gördüklerim nerde o beklediğim
Rengi başka tadı başka

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığımdan uzun

Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince dalın yüksekliğince rüzgarda
Ve bir yeni ömür vardığım çimen yeşilliğince

Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz havası ayrı hava

Nerde gördüklerim nerde o beklediğim
Rengi başka tadı başka.

zengin itiraf

diko
Aşağı yukarı 20 gündür Rotterdam da bacımın yanında kalıyorum ve Türkiye de bıraktığım ailem gözümde tütüyor. Karımı ve ogullarimi cok özledim. Buradan geri donmeyecegim. Oturumumu alıp çocuklarımı ve karımı buraya getirip oradan kurtatacagim. Dualarınız benimle olsun.

devrim

magic mushroom
devrim insandır, insan devrim. sadece duvarlarda, şiirlerde, sokak aralarında kalsa da adı, hep taze tutmuştur içimizde bir şeyleri, umudu.

aşk da devrimin ta kendisi değil midir? bütün kuralları, kalıpları, doğruları altüst etmek, olmayacak olana inanmak? bazen her şeyi, herkesi karşına almak bazen de bütün gemileri yakmak, imkansızı istemek değil midir?

işte bu yüzden tıpkı aşk gibi, geri dönüşü olmayan bir sevdadır devrim. aşk'tır.

rahip brunson'un serbest bırakılması

keskin nisanci
dünyaya güçlü bir hukuk sistemimiz var demek için çıktıkları yolda yedi düvele rezil oldular. elemanın bırakılacağı belliydi, daha doğrusu yapabilecekleri başka bir şey yoktu. geçen hafta donald trump hikayeden turkiye'ye teşekkürler etti ve bugün eleman serbest kaldı. her şey danışıklı dövüş akp seçmeni dışında kimse yaşananlara şaşırmadı zaten. hoş onların da büyük bir kısmı olanların farkında ama akp' den rant elde ediyorlar, ceplerini dolduruyorlar, bu yüzden de sürekli salağa yatıyorlar.

bonnie

bonnie
yazdığı girilerle dünyayı kurtarabileceğini düşünme ümidini kazanmış bir yazarken birden "bonibon", "hayırsız bana mesaj atmıyor" şeklinde aşağılanan yazar. elbet bir gün motorları maviliklere sürecek.

güzel günler göreceğiz çocuklar:))

attila ilhan

bonnie
ayrılık sevdaya dair demiş bir şair. daha ne desin. aynı zamanda senarist, yazar. bugün 13. ölüm yıl dönümü. saygıyla anmak gerek.

mükemmel şiirinden bir parça;
...
"sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hala içimizde o yanardağ ağzı
hala kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız"

bir sözlük nasıl yönetilmez

bonnie
kafaya göre yönetilmez. büyük bir ihtimal bu girim silinir. isim isim yazıcam çünkü. bir sözlükte ihtiyaç duyulan kadrolar açıklanır. jurnalci, düzeltmen, moderatör vb. gibi. aday olanlar isteyenler yine ilgili başlık altında isteklerini belirtirler. bu durum sözlük yazarlarının oylarına sunulur ve ilgili kadrolar tespit edilir.

ben daha önce bu sözlükte bir gecede düzeltmen, bir gecede moderatör olanları gördüm. hatta bu durumun yanlış olduğunu admine belirttim. ilk başta zeitgeist gitti ki bu doğru bir adımdı. şimdi bu sözlüğün moderatörleri kimler? ben bir istanbul trajedisi' ni biliyordum. sözlükteki durumu var mı yok mu belli değil. geçenlerde tesadüfen denk geldim rübab- ı şikeste. yahu daha dün geldi zaten bugün yok. hangi ara oldu? nasıl oldu? burada sözlükte ne zaman bir duyuru açtınız da aktif olan yazarlar adaylığını koymadı. unvanlar bazen moral motivasyon açısından teşvik edicidir. bir moderatörü online görmek bile bir yazar için sözlüklerde önemlidir. hele de aktif olması.

diğer bir husus şu ki sözlükteki yazarlardan bazılarının benim emeğim çok diye her konuda haklılık iddia etmeleri. bir yazar ortamı karıştırmak için de gelmiş olabilir, her türlü dini , siyasi, duygusal, cinsel durumunu anlatmak için de. önemli olan akıllıca mücadele edebilmektir, hakaret etmeden, öyle olduğu varsayılan tuzağa düşmeden.

bu sözlükte aylarca yazdık. kendi kendimize dans ettiğimiz günler çok oldu evet. ama biz bunu yapmasaydık eğer şu an yeni bir sürü yazarı bu sözlükte göremezdik. onun için boşa kulaç salladığımızı düşünmüyorum.

haa bir de en önemlisi ev sahibi evde olmazsa misafirler bir iki ziyaretten sonra orayı terk eder. bu da ayrı ve önemli bir mevzu.

bu entry art niyetsiz, tamamen ne düşünüldüyse objektif olabilmek adına pek çok düşünce süzgecinden geçirilerek yazıldı. umarım sözlüğe faydası olur.

zengin sözlük ile ilgili istekler

icgqhs
buraya yazılan bütün mantıklı ya da yapılabilir şeyler için elimizden geleni yaptık. uğraştık vesaire.
bir sözlük nasıl yönetilmez bilirim, ama nasıl yönetilir bilmiyorum.
"yazara verilen değer" ve "bilgi en büyük zenginliktir" bu iki hedefimizden şaşmadık.

birileri kankacılık var diyor, birileri sözlüğe kimse gelmiyor neden diyor. birileri ise yönetim nerede diyor.
söz konusu şu, yönetim dediğin organ hatalı entry, başlık vesaire gibi işler için burada olması gerekiyor ama bazen göze batan ya da giderilmeyen bir hata görmedim ve bu yüzden moderatör illa da olsun derdinde değilim.
ama yok ben istiyorum, çok çalışacağım, şöyle planlarım var diyenler varsa mesaj yolu ile bana ulaşabilir.
kankacılık var konusunda ise bu kankalar kim ve nasıl bir bağları var bilmiyorum, görmüyorum ama hep kankacılık var deniliyor.

yönetim olarak ya da ben ilk günden bugüne kadar hep kalite dedim, istikrar dedim.
zaten çoğu yazarımız farkında, giriş yapıp bildiklerini yazıp, bilmediklerini okuyup oylayıp gidiyorlar ama herkesi mutlu edemiyoruz.
herkes olduğu yerin kalabalık olmasını ister ama kimse kaliteye bakmaz.
bir süre sonra kalabalıktan şikayet eder yönetim "kajfhalksh" şunu neden uçurmuyor başlıkları açılır.
söz konusu bilgi edinip aktarmak ise burası gerçekten tam yeri, her yazarın hakları saklı her zaman ve her yazar bizim için ekstra değerli.

tekrar söylemekte fayda görüyorum; her türlü isteklerinizin, önerileriniz için buradayım.

onlar küçük turgut'la uğraşsınlar

bonnie
gençler bilgilensin. tee 1989 yılında olmuş bir olaydır. dönemin başbakanı turgut özal muhalefette bulunan shp lideri erdal inönü' ye demiştir. her ne kadar turgut özal bu lafla torunu turgut' u kastettiğini söylese de daha sonra muhaliflerden cüneyt canver' in sözü en az kendi sözü kadar ilginçtir. "küçük turgut'la semra hanım uğraşsın. o daha iyi tanır."

bir zamanlar siyaset cidden marjinalmiş ha. hele karşılıklı laflara bak.

internetten tanıştığı kız tarafından dolandırılmak

bonnie
bazı dolandırıcılıklara cidden şaşırdığım dolandırıcılık türlerinden biridir. yani şaşırmak doğru kelime mi bilemiyorum. bilmemek gerçekten önemli bir sorun ama yüz göz olmadan önce bir mekanı, bir insanı, bir yeri araştırmamak bence daha önemli bir sorun. hele ki şikayette bahsi geçen interneti gerçekten kullanamamakla ilgili bir durum.

ziller ve ipler

bonnie
selda bağcan' ın 1992 çıkışlı aynı adlı albümünden bir parça. sözleri aysel gürel' e ait diye biliyorum. emin değilim ama selda bağcan'la anmak istemediğim şarkılardan biridir. belki sözlerde bir iğneleme vardır ama yok olmamış gibi. yakışmıyor gibi.

zilleri taktı, çıkı çıkı yaptı.