confessions

quares

1. nesil Yazar - bilgin şirin

  1. toplam entry 783
  2. takipçi 26
  3. puan 13931

uduz tegin

fiorabella
kendisini dün akşamdan beri sözlükte kalması için ikna eden yazarların işini kolaylaştıralım. söylesin hangi yazarların gitmesini istiyorsa liste yapsın versin. keyifli yazmalar.

fiorabella

cisi gelen sanat tarihcisi
kendisi sözlükteki en ama en sevdiğim insan, bana yol gösteren bir abla! geçen sene onunla olan konusmalarımı okuyup "bana iyi katlanmış ablam!" dedim, ne zaman sözlüğe girsem görür görmez mutlu oluyorum istemsizce onu!

iyi ki var be, umarım var olmaya devam eder.

fiorabella

hubel
fularlı fm radyosunun temel direği. radyoyu tek başına ayakta tutuyor.

fio diğer dj lere bi ayar ver Allah içün :D yine boşlanıyor yayınlar.

edit: beni radyoya alıştırdınız ve başınıza bela aldınız. o yayınları yapacaksınız!! :D

fiorabella

sos
bu sözlüğün olmazsa olmaz yazarıdır. üzülmeyi hak etmeyen, saygının en fazlasını hak eden, sevgi dolu bir kalbe sahip insandır. üst düzey, mükemmel bir müzik ruhuna sahiptir. paylaştığı şarkılarla müzik ruhumuzu beslemiştir, müzik algımızdaki kaliteyi yükseltmiştir. umarım hep mutlu olur.

uduz tegin

fiorabella
rica minnet üzerine nereye davet atılmışsa oradan grubcak gelmiş yazar. burayı beğenmemiş, burada küstahlığa uğramış ve gittiği her yerde bu durumu anlatacakmış minvalinde tehditli cümleler kurması da dikkat çekici.

geceye bir şiir bırak

fiorabella
bir roman kahramanı

Çadırımın üstüne yağmur yağıyor
Saros körfezinden rüzgar esiyordu
Ve ben,bir roman kahramanı
Ot yatağın içinde
İkinci dünya harbinde
Başucumda zeytinyağı yakarak
Mevzuumu yaşamaya çalışıyordum
Bir şehirde başlayıp
Kim bilir nerde
Kim bilir ne gün bitecek mevzuumu

orhan veli kanık

slendergray

fiorabella
linçe uğradığını beyan eden yazar.
uyarı ile linci birbirinden ayırt edemiyorsan o senin sorunun. sen orhan veli'ye ayyaş dedin mi? dedin. olay budur. eleştirirsin, şiirini beğenmezsin lakin hakaret edemezsin.

ayyaş

fiorabella
alkol tüketimine bağlı olarak bilinen tanımın aksine içmeden ayyaşlık durumları vardır. bu bir hastalıktır. bu hastalığın en belirgin semptomu ulu önder mustafa kemal atatürk'e, aydınlara, yazarlara "ayyaş" demektir. gülünçtür.

slendergray

fiorabella
"Ankara da rögar kapağından düşerek ölen ayyaş şair" yazarak orhan veli'ye hakaret eden yeni yazar. kendince bir gönül adamını hakaret ederek itibarsızlaştırmaya çalışmış. öncelikle ölen birinin arkasından konuşulmaz bu bir. ikincisi şiir sevmiyor olabilirsin, şair sevmiyor olabilirsin ama bunlar sana hakaret hakkı vermez. ve biliyor musun kötü laf sahibine aittir.
buraya kocaman bir "sakın ha" bırakıyorum. edebinle yaz.

haliç'te yaşayan simonlar

fiorabella
herkesin okumasını tavsiye ettiğim, Emniyet teşkilatında teknik-elektronik istihbaratın kurucusu olan, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın iki bölümden oluşan kitabıdır. Fethullah Gülen cemaatinin başta emniyet ve yargı olmak üzere devlet kurumları içindeki yapılanmasını anlatır.

"Bugün bu olaylara mani olma makamında olmasına rağmen müdahil olmayanlar şunu bilmelidirler ki kendileri hakkında da şuan cemaat tarafından arşivlenen bilgiler bir gün aynı şekilde basına servis edilecektir."

"Aslında simonlar her yerde, her örgütte var; insana değer vermeyen, özgürlüğü önemsemeyen, itaat kültürünün hakim olduğu, grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlar var."

haliç'te yaşayan simonlar

olacak o kadar
Dün devlet bugün cemaat.

Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire eski başkanı ve eskişehir eski emniyet müdürü hanefi avcı'nın, cemaatin mit, ordu, bakanlıklar ve stk'lar içinde nasıl yuvalandigini, buna göz göre göre devlette idareci konumundakilerin nasıl yardım ve yataklık ettiklerini tane tane anlattığı kitabı.

Nitekim kendisi bu kitabı yazdıktan sonra 2010 senesinde örgüt üyeliğinden! Tutuklandı. ister ön yargılı ister duru bir şekilde kitabın okunmasında fayda var, zarar gelmez zira daha birkaç hafta öncesinde ergenekon davası düşürüldü. Kitap kısaca, danıştay saldırısı, zirve kitap evi saldırısı, balyoz kumpasi, susurluk kazası, deniz baykal'ın malum olayı, devlet içindeki gariplikler ve tabiki cemaatin memleketi nasıl kanser hücresi gibi yayıldığı vb. izaha muhtaç olayların analizlerinden oluşuyor.

Bulunup okunmasi elzemdir nazarımda.

fahişe

fiorabella
Nelly Arcan'ın yarı otobiyografik kitabıdır. 1975 yılında Quebec'te dünyaya gelen yazarın fahişelik yaptığı dönemlerde tuttuğu günlüğünün romana uyarlanmış halidir.

"zaten günümüzde hiçbir şeyin değeri yok, çünkü her şeye insan eli değmiş,"

"hayat ölümün penceresinden sorgulanıyor"

"sorulacak sorum yok çünkü aldanmayı artık unuttum"

nazca çizgileri

fiorabella
ispanyol tarihçi cieza de leon'un 1553 de yazdığı kitabında da konusu geçen çizgilerdir. çizgiler 3000 metre yükseklikten bakıldığı zaman üçgen, maymun, örümcek, maymun gibi şekiller daha net gözükür.

o bölgenin mitine göre bir dev tarafından yapılmıştır.

4 aralık dünya madenciler günü

fiorabella
ekmeğini yeraltından çıkartan, güneş ışığı görmeyen emekçilerin günüdür. Emeğin sömürülmediği, maden kazasında ölmenin kader olmadığı bir dünya olsa ve bu gün anlamına yaraşır şekilde kutlansa keşke.
Yitirdiğimiz tüm emekçilerimizi saygı ve minnetle anıyorum

yerin derinliklerinden geldiler
ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle
ne kadar diplere bastırılsa
o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin
ağır ağır geldiler...
sonra hergün geldiler artarak geldiler
kadınları çocukları ve alkışlarıyla
yoğurt mayalar gibi geldiler
pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi
su gibi ateş gibi
her gün yeni ağızlar eklendi ağızlarına
yeni yollarla tanıştı ayakları
her gün yeni kabuklar çatladı
yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini
bir kent oldular sonunda
ve adını değiştirdiler ülkenin

Kemal ÖZER

pancar turşusu

fiorabella
turşuların şahıdır. evde kendim yapıyorum. tam mevsimi pancar alın pazardan. haşlayın güzelce kurun. beyaz pançardan yapıyorsun renklenmesi için biraz pul bibder ya da kırmızı lahan kullanabilirsiniz.
halk arasında çükündür olarak bilinen kırmızı pancarı tercih ederseniz rengi otomatikman kırmızı olacaktır.

zengin parasıyla fakir karısıyla oynarmış

fiorabella
fakirliğin ölçütü gelir düzeylerine göre değişen bir kıyas. bizler de koç, sabancı, vs gibi ailelere göre ölümüne fakiriz. o değil de bu atasözleri hep gerçeklik payını gözümüze sokar. bir bakın zengin ailelere çok bebe yapmazlar. düşünen ve geleceği gören aileler ruhen ve madden yeterli olabilecekleri bebe sayısına göre çocuk planlar. şu gerçeği kimse görmezden gelmesin, bir bakın yardım isteyen insanlara en az beş bebe viyaklar yanlaıında, mutlaka bir bebe de annesinin karnında viyaklayacağı günü beklemektedir.

battı balık yan gider, ya da doğuralım mendil sattırırız, ya da çocuk yapalım soyumuz türesin, çocuk yapalım allah rıskını verir, minvalinde bakabildiği kadar değil, yapabildiği kadar bebe yaparlar. sanırım bir şekil rahatlama yöntemi, düşüncelerden, yoksulluk sıkıntısını bir süre olsun unutmak için kullanılan bir yol olabilir bilemiyorum şimdi. hayır madem mutlu saatler geçirerek anlık her şeyi unutacan bari korunma yöntemlerini kullan davaro. devlet bu işi ücretsiz yapıyor.

danla bilic'in bana sahip çıkın çağrısı

fiorabella
dangalaklıktan başka bir şey değil. bunun gibi mallarla hemcins olduğum için utanıyorum. bu tip insanların toplumdan dışlanması, temizlenmesi lazım çünkü aptallıklarını bulaşırıyorlar.
yardımmış peh. ulan ebleh seni ölürken görsem kafamı çevirir geçerim.
bak işte senin salakca söylemin yüüznden entry bile girdim. değmezsin lakin okursan sana bakış açımı bil istedim. süzme salak olduğun için sana düzgün kelimelerle cümle kuramam.

sapığı yakalatan sokak köpeği

fiorabella
madalya verilmesi gereken köpektir. hayvan düşmalarının ibret alması gereken olay.

pedofil sapık, gözüne kestirdiği 11 yaşındaki çocuğu kaçırmaya teşebbüs ederken mahallenin köpüşü karabaş havlayarak dikkatleri o yöne çekti.
karabaş havlamasaydı bu pislik sapık kirli emellerine ulaşacaktı. yakalana sapık 21 ay hapis cezası aldı. 21 ay sonra çıkıp kimbilir hangi bebeye musallat olacak.

bu sapıklar umarım köpeksiz sokaklar istiyoruz diye carlayan mallara dadanır da akıllanırlar.

kaynak


zengin sözlük roman

fall
merhaba ben netflix türkiye temsilcisi fall. bu güzel hikayeyi filmleştirmek istiyoruz. senaryoyu netflix yapımları süperviizörü magic mushroom ile paylaştım.

konunun akışkan olmadığını, bir süreklilik barındırmadığını, hikayede fazlaca tekrar ve yapmacıklık olduğunu ve bütün bu handikaplarla beraber eğer bu hikayeden ispanyolca bir dizi yapılırsa dizinin türkiye, kktc ve balkanlar gibi ne avrupalı ne ortadoğulu olamayan bir acayip coğrafyada çok satmasını beklediğini söyledi.

allah izin verirse daha da önemlisi finansörler para verirse 3 ocak 2019'da motor diyoruz. motor dedikten sonra ne zaman çekmeye başlarız o da belli değil.

tbmm görüşülen ve kabul edilmeyen konular

fiorabella
vatandaşı mal yerine koymanın istatistiğidir. lütfen tarafsız olarak inceleyin. sonra hede höde yapın. özellikle çomarlar hülooogh diye çığlıklar attığınız partinin artık sizin koruduğu fikrinden vazgeçin. onlar zenginleri korur sokun şunu beyinlerinize artık. hayvanlarla ilgili yasa tasarısına hayır diyen mhp ve akp. tüm vekilleriniz umarım o hayvanların kanında boğulur.


zenginsozluk.com/foto

williams sendromu

fiorabella
1961 yılında Williams ve Beuren adındaki iki doktorun tanımladığı, genetik bozukluk nedeniyle meydana gelen hastalıktır. 7. kromozomun uzun koluna ait bir parçadaki talimatların silinmesiyle ortaya çıkar.

bu hastalığı taşıyanlarda ortak yüz tipi görülür. elf veya peri yüzü denilir. gözler birbirine yakın ve çekiktir. burun kemeri düşük, burun ucu kalkık, üst damak yüksektir.
bu sendromu taşıyan bebekler, diğer bebeklere nazaran çok düşük kilo ile doğarlar. bebeklik ve çocukluk dönemlerinde kalp sorunları yaşarlar. bu sendrom kasları da etkilediği için yürüme ve denge problemleri yaşarlar.

halk arasında mutluluk hastalığı olaak bilinir. bunun nedeni, kişilerin sürekli gülümseyen bir ifadeye sahip olmalarıdır. hastalığın kesin bir tedavi yöntemi yoktur.


zenginsozluk.com/foto

plastik poşetlerin ücretlendirilmesi

fiorabella
hatta fahiş fiyat uygulansın diyerek sonuna kadar desteliyorum. bizim insanımızın gözü aç. bedava mezar bulsa gidip yatacak tipte insanların harman olduğu bir toplumuz. kasada ihtiyacından fazla poşete "muz görmüş maymun" gibi saldıranları gördü bu gözler, gözlerimiz. bu kadar çok poşet direkt doğaya gidiyor ve zarar veriyor. en azından doğaya daha az naylon poşet atılır.

çöp poşetleri dışında poşet kullanmıyorum ben. markete gittiğimde de şu saplı çantalar var. büyük marketlerde satılıyor onlardan almıştım onları kullanıyorum. tutma yeri rahat, mis gibi.

zengin itiraf

fiorabella
insan sevdiği işi yapmalı hatta işine aşık olmalı. işine çok aşık biriyim. ortaokulda ne istediğimi biliyordum. bu mesleği yapmak istediğime karar verdim. ama nasıl olacaktı? nereden başlayacaktım? önce deli gibi araştırma yaptım. hangi yol beni ideallerime ulaştıracak hangi bölüm? sonra artık sınav zamanı geldi. lisede bilirsiniz rehber öğretmenler, kendi aileniz sizi manipüle eder. sizin istediğiniz değil de, size yakıştırdıkları meslekleri seçmeniz yolunda bencilce bir yaklaşım sergilerler.

lise veya dershane öğretmenlerini anlıyorum. onlar için sınavlarda öğretim kurumlarına yerleşen her öğrenci referans kaynağı oluyor.
babam dershaneye göndermek istedi, öğretmenlerim dershane tercihleri sundular. memur ailesiyiz. abimler o dönemlerde üniversitede okuyorlar. babama ek maddi yük olmasın istedim ve dershaneye gitmedim.

evde abim beni çalıştırdı. kendisi de o dönem üniversite okuyordu. çok emeği vardır bende çok. ne yapsam hakkını ödeyemem. sınava girdim. babamın tek şartı vardı "buradan bir üniversite kazan tercihlerini ona göre yap. başka şehire yollayamam kızım" dedi.

sonuçlar açıklandı abimler bu olsun, annem bu olsun, babam bu olsun, rehber öğretmenim bu olsun diyordu. ohooo tıplar, eczacılıklar, inşaat mühendislikleri havada uçuyordu. ama benim idealim ve yapmak istediğim mesleği kimse onaylamıyordu. abimi kırmaktan çok çekiniyordum. bana çok emek veriyordu sabahlara kadar ders çalıştırdı. kendi harçlığından test kitapları alırdı. o da zor bir bölümde okuyordu. en çok abim ne der diye düşündüm. abim tercihleri yaptı ama benim istediğim bölümü listeye almadı bile. bir şey diyemedim. hayallerimden vazgeçmek canımı çok acıtıyordu. o son gece vefayla hayallerim arasında kaldım. kardeşim o dönem lise 2 de okuyordu. aynı odayı paylaşıyoruz. beni uyku tutmuyor. ranzada sağa sola dönüyormuşum.

"bir uyusan artık ne çok döndün uykumu kaçırıyorsun" dedi. huyumdur o sinir bozacak bir şey dediğinde ranzanın üstünden eğilir ona yastık atardım. eğildim gene yastık fırlatacağım zaten sinirlerim bozuk hırsımı ondan alacağım. baktım o da kafasını uzatmış bana bakıyor.

" herkes bir şey söylüyor sen niye söylemiyorsun" dedim.

"ben senin hamleni bekliyorum. benim sınav zamanımda da böyle olacak bir örnek lazım bana yat aşağı uykumu kaçırma"

kardeşimin o lafı vefa duygusunu bir kenara itmeme sebep oldu. belki o duyguyu itekleyecektim ama güç buldum sarılacak bir sebep belki de. sabah kendi tercihlerimi yaptım. sonra istediğim fakülte ve bölüme yerleştim. abim öğrenince bana çok tepki gösterdi. üç ay abimle aynı evde konuşmadık. çok üzülüyordum ama hayallerimin peşinden koşmam gerekiyordu. velhasılı okul bitti. istediğim iş alanına yerleştim. ilk gün sanki buchingam sarayında krallık tahtına oturmuş imparator gibi hissettim kendimi. ideallerimin ilk basamağına ulaştım.

abim o tepkisine çok pişman oldu gülüp geçiyoruz şimdi.

25 kasım 2018 istanbul hayvan hakları buluşması

fall
Sevgili arkadaşlar,

Hayvana Şiddet Suç Sayılmalıdır diyerek yola çıktığımız imza kampanyamız, 1 milyon 315 bin imzayı geçti. Bu tüm zamanların Change.org'da en çok imza toplanan kampanyalarından biri. Bu rakam, ülkemizde hayvana şiddetin ne denli arttığı ve toplumun tepkisinin ne denli büyüyor olduğunun da bir göstergesidir.

Basından da takip edilebileceği üzere, hükumet konuyla ilgili bir adım atmak üzere olunduğunu ve Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından "yeni bir tasarı" üzerinde çalışılıp sona gelindiğini açıklamıştı. Bunun üzerine, 300'ün üzerinde sivil toplum örgütünün katılımı ile Hayvan Hakları Yasama ve İzleme Delegasyonu kurulmuş ve Delegasyon paydaşlarının temsilcileri, Ankara'ya giderek milletvekilleri, bakanlık ve bürokratik düzeyde görüşmeler yapmıştı.

Ancak ne yazık ki bu görüşmelerden olumlu bir sonuç çıkmadı.

Hatırlarsanız, 2014 yılında benzer bir çalışma yapılmış ve bunun için Çevre Komisyonu bir Alt Komisyon kurarak buraya STK temsilcilerini de davet ederek görüş almıştı. Bu görüşmelerde ise, hazırlandığı söylenen tasarı metni STK temsilcilerine gösterilmedi ya da görüş alınmadı.

Hayvan Hakları alanında faaliyet gösteren örgüt ve hayvan korumacıların ortak kaygısı, sokakta özgürce yaşayan hayvanların güvencesi olan 6. maddenin yani "kısırlaştır-aşılat-yerine bırak"ın değiştirilecek olması. Bu maddeye dokunulduğunda, hayvana fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete gelecek cezalar da pek bir şey ifade etmeyecek çünkü insan şiddetine karşı korunmasız ve savunmasız olan hayvanlar, sokaktakiler.

Hayatında bir kez bile barınağa gitmemiş, orada hayvanların ne şartlarda yaşadığını bilmeyen kişilerin "sokakta hayvan mı olurmuş, hepsini toplayıp barınaklara göndereceğiz!" şeklindeki söylemleri, adeta müjde gibi verilen hayvana şiddete hapis cezası değişikliğinin üzerine maalesef gölge düşürdü. Sokakları hayvansızlaştırma durumunda -ki bu büyük bir hayvan hakları ihlali olacaktır- hayvan hakları ihlallerine karşılık olarak getirilecek cezalar bir şey ifade etmiyor.

Tüm bu sebeplerden ötürü ve içeriği bilinmeyen hiçbir yasal metni desteklemek mümkün olmadığı için, 11 Kasım'da delegasyonun çağrısı ile Anadolu ve Trakya'da 69 il ve ilçede eş zamanlı basın açıklamaları yapıldı ve bu Pazar, yani 25 Kasım 2018 günü saat 14:00'te Kadıköy'de "Katliam Yasa Tasarısını Kabul Etmiyoruz!" sloganı ile, Büyük İstanbul Buluşması gerçekleşecek.

Ayrıca son bir hususu da eklemek isterim; Ankara'da görüşmeler yapan delegasyon temsilcisi bazı arkadaşlar, tüm imzalarımızı, dijital ortamda iktidar partisinden konuyla yakın olarak ilgilenen milletvekillerine bir basın toplantısı ile teslim edecekler ve hayvana şiddete ağır ceza taleplerimizi bir kez de sözlü olarak ileteceklerdi ancak bunu sözlü ve yazılı olarak talep etmeme rağmen sayın milletvekilimizden imzaları teslim alma ile ilgili olumlu bir geri dönüş yapılmadı.

Bu güncellemeyi sosyal medyada paylaşarak lütfen daha çok kişinin görmesini ve haberdar olmasını sağlayalım. Şimdiden teşekkürler!

Sevgiler,

Yağmur Özgür Güven

https://www.change.org/p/hayvana-%C5%9Fiddet-su%C3%A7-say%C4%B1lmal%C4%B1d%C4%B1r-hayvana%C5%9Fiddetsu%C3%A7tur/u/23643042?cs_tk=AWT9A3AcwUouM8AP-FsAaE64mIbuCTF_iCR82b_dFQ%3D%3D&utm_campaign=65d06af6418b4930aece18e92e445393&utm_medium=email&utm_source=petition_update&utm_term=cs

algı yönetimi

sos
bir başkasının, sizin nasıl düşüneceğinizi kendi istediği gibi yönlendirmesidir.

- okuyor musun?
+ evet.
- hangi bölüm?
+ algı yönetimi.
- kaçıncı yılın.
+ bu sene mezun olacağım.
- ataması var mı? iş bulma imkanın kolay mı?
+ işim hazır. doğrudan akp'de göreve başlıyorum.

geceye bir şiir bırak

fiorabella
Artık hiçbir şey eskisi gibi değil.
Ben de öyle.
Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
Kılığıma kıyafetime...
Çorapsız da basıyorum artık yere.
Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
Çok sıcak ya da soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi birkaç gün gene.
Olur biter
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama...
Çok da takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana.

cahit sıtkı tarancı