confessions

quares

1. nesil Yazar - becerikli

  1. toplam entry 714
  2. takipçi 24
  3. puan 12682

dışarıdayken duyulan yaran diyaloglar

quares
Ortaköy sahilde yalnız başıma oturuyorken, canım midye çekti, beşiktaş tarafına doğru yürümeye başladım ve nihayet bir midyeci ile karşılaştım. Midyeci amca, amca diyorum 45-50 yaşlarında var, telefonla konuşuyordu ve telefonda ki kişiye aynen şu cümleleri kurdu : ya psikolojim bozuldu yıldırım, psikolojim alt üst oldu yıldırım. Aylardır hastane, postane, darphane, kerhane koşturup duruyorum helak oldum.

Sonra bi an bana döndü, "yıldırım müşteri geldi kapatıyorum" dedi. Müşteri mi? Abi yok ya ne müşterisi falan demeye kalmadan, "tuzluyarak mı veriyim genç" demesin mi? Ulan beynimin içinde dönüp durdu bu cümle, bir iki saniye midyelere bir iki saniyede amcaya baktım. Tam o an çalan telefonum sayesinde hızlıca koşarak uzaklaştım midyeciden. Ama şunu öğrendim ki midye yemek cidden mekruh xd

özlenen yazarlar

quares
benzemez kimse sana,
onun içindir sana olan bu sevda,
ne desem boş, her şey senin uğruna,
neden ellere attın bizi,
iç mi merak etmeyceksin şimdi bizi bea? (yazarın anlayacağı bir vurgu)
eyyyy bonnie

sonu sanki "malum zatın" avrupalı devletlere olan bir seslenişi gibi oldu ama olsun, umarım beğenirsin xd

hüzün

quares
Bir futbol müsabakasında araya atılan pasla depara kalkan takımın oyuncusunun topun üzerine basarak beklemesi. > melih gökçek'in dinazorlarının sürülmesi.

aşık olmak

quares
Enflasyon gibidir, gittikce büyür, büyür, büyür tüm her yerini sarar ve sonunda kalıcı hasarlara yol açar, sende faiz artırarak geçeceğini düşünürsün ama bilmezsin ki faiz de sana zarar.

Ulan ekonomi psikolojimizi bozdu be.

zengin gülüşü

quares
Hayatımda tanıdığın en zengin ve en gaddar insan haldun abiydi, balıkesir de yaşıyordu, dayımında yakın arkadaşıydı, poşet şirket açmıştı, yani görünüşte bir şirketi var gibiydi ama asıl parayı kaçakcılık yaparak kazanırdı, neyse bir gün dayımla birlikte evine gitme fırsatım oldu, ama o nasıl ev, yaa ev demeye bin şahit, kibar feyzo filminde ki şener şen'in evi gibi. Neyse dayım paldır küldür içeri girdi, ben de fakirim garibanım tabi ayakkabılarimi çikararak içeri girdim. Meğerse ayakkabıyla giriliyormuş. Bunlar bana bir gülmeye başladı nihohahahaha diye 4 5 yerden evin içinden insanlar bana gülüyor daha 7 yaşındayım en fazla, göbek bağımı elimde taşıyorum, hastane bagcesinden falan geçersek gömeyim diye yani o yaşlardayım daha adamlar bana paldır küldür gülüyor. Ulan kapıya çıkıp ayakkabıları alsam da zaten ayrı rezillik, ben de öylece kalakalmıştım, galoş giydirmişlerdi, ulan çorap varken ayağa galoş giydirmek firavunun bile aklına gelmez piçler! Bu nasıl bir aşağılama? Neyse sonra anladım o gün zengin gülüşü ne demekmiş. Ulan ayrıca bu yaşima geldim hâlâ üzerimden atamadım o travmayı, bir eve gireceksem benden önce girene bakıyorum, ağırdan alıyorum. O aykkabıyi çıkartıyorsa öyle çikarıyorum. Lan psikolojimi bozdunuz şerefsizler

ince düşünen insan

quares
Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
Bakıp kapatıyorlar
Geceye giriyor türküler ve ince şeyler

"Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı
Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz
sisin dere ağızlarından sokulup akşamları
Fındıklarımızı basıyor
Neyleriz kararan tomurcukları
Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz
Tecimenlere yalvarıyoruz:
Bir "Hotel" bir gizli evlenme az çiziniz
Bir banka az çiziniz bir yalvarma
Bizden size ve sizden dışardakilere

Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye
-Evet efendim-
Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye
Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet
Yazların motorlu çingeneleri

Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş
Toprağa tutku, kendinden dolayı
Kulaklarımızı tıkıyoruz: Para para para
Kulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga kavga
Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga
Komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde
-Bilmiyoruz neden kavga.


Sonra kasabanın cezaevinde
Silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz
Günlerimiz iterek genişletiyoruz
Yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye
Bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye

Durup ince şeyleri anlatmaya
Kimselerin vakti olmasa da
Okulların kadın öğretmencikleri
Tatil günlerini çoğaltsalar da
Kutsal nemiz varsa onun adına
Gözlerimiz için bağlar dokusalar da
Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide
Açmaya ilkyaz çiçekleri

Bir gün birileri öte geçelerden
Islık çalar yanıt veririz

Gülten AKIN

evi sattıktan sonra yanına metro gelmesi

quares
İnsanı hüzünlendirir, sigaraya alkole ve bilimum tüm kötü şeylere teşvik eder.
Sizin sattığınız ev değildir artık o ev, o ev başkasınındır, siz ise uzaktan uzaktan iç çekip, ulan niye sattık be triplerine girersiniz. 50 bin tl'ye sattığınız ev 500 bin tl olmuştur. Yılın enayisi ödülünü kaldırmanız içten bile değildir.

bonnie

quares
Beş kardeş diye bir dizi vardır bilen bilir, orada ki kardesler başları sıkışınca canannn yengeee diye bağırırlardı ve canan yenge onları kurtarırdı.

Bonnie'de sözlüğümüzün canan yengesi gibi. :)
2 /