confessions

quares

1. nesil Yazar - bilgin şirin

  1. toplam entry 783
  2. takipçi 26
  3. puan 13942

geceye bir şiir bırak

quares
Karşı sınıfın çocuğu zarifoğlundan bir şiir bırakmak gerek bu geceye...

Acını yaşa

Öfkeni de yaşa

Ve seyret

Kendini sakın bastırma

Öyle su üste akan yaprağa bakar gibi bak

Uzanıp onu almaya kalkışma

Kendini suçlama, başkalarını da suçlama

Olacak olandan kaçınamazsın

O yüzden hiç bastırma kendini

Baskılama

Çünkü insan, bastırdığı duygunun esiri olur.

Cahit Zarifoğlu

zengin sözlük yazarlarının karalama defteri

quares
bu şiirin bir yerinde ismin geçer belki ve sen de bana kızarsın. sen kızarsan bana biz seninle göz göze geliriz ve ben bugüne kadar ki tüm kızmaları unuturum. dur ama benden gözlerine uzun süre bakmamı isteme, bu kadar kafi.
senin gözlerine bakınca aklıma ece ayhan'ın cehennetinin geldiğini söylemiş miydim sevgilim?
gözlerin cennet ve cehennem, senin gözlerin devlet parasız yatılıda okuyan ve ateşler içinde uyumaya çalışan bir çocuğun anne özlemi. senin gözlerin uzun yıllar sonra hapisten yeni çıkmış bir şairin denizi görüp bir şeyler karalaması. senin gözlerin gezi parkında hiç ölmemiş çocuklar ve hâla piyanonun başında fazıl say! dur siyaset hakkında asla bir şey yazmamam gerek çünkü annem korkuyor böyle işlerden. sana da bahsetmiştim annemden biraz evhamdır, aslında merhametli bir ehvamdır. balatta tanıdığım yaşlı amca da evhamdı ama merhametli degildi. insan evhamken dahi merhamet ediyorsa birine ve merhamet, merhamet... tam buraya uygun bir cümle bulamıyorum çünkü en insanı duygu olan merhameti bile çıkar ilişkisine dönüşturen tüm insanlardan ve özelliklede senden nefret ediyorum. hemde gayet rasyonel bir nefret bu, tüm kanun ve din kitaplarında da yeri var sana olan bu nefretimin. öfkeliyim ama bir şey gelmez elimden, bilirsin doğrularımın üzerine gitmektense yanlışlara sığınırım. bilirsin çaresiz adamlar hep böyledir işte, merhamet gemisindeyiz hepimiz, ufukta doğruluk limanı gözükmüyor, yanlışa demir atmaktan başka bir şey gelmiyor ki elimizden, o ara da tam demir attığımız o ara gözlerine bakıyorum, gözlerin biraz mahcup, bu yalancı mahcupluğunu bir kenara bırak. o ara da vaktimiz kısıtlı bana doğrulardan bahsetmek zorundasın, dur söyleme ya da bırak böyle kalsın.

hadi gel de sana mandalina soyayım.

beymen

quares
Beymen'in ismi şu şekilde bulunmuştur:

Beymen'in sahibi aslında azerbaycanlı bir kadındır, kocası tarafından eve hapsedilmiştir, kocası ise uber zengin bir iş adamıdır ve sürekli iş toplantılarına gitmektedir lakin karısını eve hapsetmiş olduğundan iş toplantılarına da asla götürmemektedir. Karısı hep evin içerisindedir.
Adam yine bir gün iş toplantısına giderken, kadın, bey men de gelicem, bey men de gelicem diyerek adamın peşine takılır ama adam izin vermez. Kadına tokat atarak eve geri yollar. Bu olaydan sonra kadın intikam yeminleri etmiştir. Amacı, Adamdan zengin olmak ve adamı eve kapatmaktır. Kendisine iş kurmaya karar verir ve o intikam için ant içtiği gece en çok kullandığı kelime olan "bey men de gelicem" cümlesinden, kendisine bir marka ismi yaratır. Daha sonra da o adam yüzünden tüm zenginlere, varlıklı insanlara düşman olur. Ve zenginlere garip kıyafetler tasarlayarak onları maymuna çevirmeyi amaçlar. Xd

geceye bir şiir bırak

quares
Kalkın kardeşler ışıklar görünmeye başladı
Eski duvarlar değil bu duvarlar
Bir ak kuş gelip kondu kara çatıya
Dünyayı böylesine sardı mı kollar
Ne etsin kelepçe neylesin zincir
Kaç kez gösterdi tarih aldatmayacak bizi
Bu denizli kuşlu dünyada
Bir tek acılar mıdır payımıza düşen
Dökülsün yollara beş kıtada
Ekmek de özgürlük de barışın gülleridir
Yumuk elli bebekler pencerelerde bekliyor
Dünyayı çepeçevre kuşatan barış kervanlarını
Çelik canavarlar gibi tanklar değil
Caddelere yakışan özgürlük ekmek türküleridir

Limanlar barışla çalkalanmış
Çöller dağlar stepler denizler barış fırtınasında
Resimler gördük cezaevlerine yakışmayan
Kitaplar dergiler gazeteler dolusu
Siz bir meydan dolusu gülen esmer kardeşlerim
Kara güller gibi açılmıştınız bir sabah aydınlığında
Asya barış diyor Afrika barış diyor
Elde silah barış diyor
Seren direğinde ufuklara bakan gemici
Avrupalı çıkmış toplama kampından
Ekmek barış türküleri bekliyor
Bombardıman uçakları değil
Karşısına dikilmiş ölüm tüccarlarının
Dünya barış diyor
Sevmek yaratmak yaşamak nedir
Görelim milyara yakın korkusuz cıvıl cıvıl
Görelim Kore'den Çekoslavakya'ya kadar
Düşlerimiz ellerimiz sizinledir
Barış sizinledir

Bu taş duvarlar bu demir parmaklık kardeş
Van Gölünden Ağrıdan Ergene Irmağına
Çürüyüp dökülmüş karanlıkta kökleri
Mapusane bahçesinde el kadar mavilik
Bir zaman gerili dursun başımızda
Gardiyanlar dolaşsın daha bir zaman
Parmaklık hükmünü yürütsün
Çiçeklerle donatacak kollarını bahar dalları gibi
Karanlıkta barış kervanlarını bekleyen
Çileden çileye batmış senin emekçi halkındır
Yirmisinde bir delikanlı gibi dalıp maviliklere
Yirmisinde bir delikanlı gibi
Dudaklarından öpeceğim gün
Masmavi özgürlüğün
İnan ki yakındır

Vedat TÜRKALİ

anıtkabir

quares

zenginsozluk.com/foto

9.05 de anıtkabir içerisinde olacağımı düşleyerek geldim ama malesef devlet böyüklerimize tanındı bu hak. Saat 9.05 de polis barikatının en önündeydim ve bu yıl gururla şunu söyleyebilirim ki sabah anıtkabiri ziyaret eden ilk grup içerisinde ben de vardım. Şimdi atayı ziyaret etmenin verdiği huzur içerisinde geri dönüyorum.

türkiye de bulunan hastalıklı düşünceler

quares
Çarlık rusya yerine sovyetler yardım etmiştir kurtuluş savaşına, yahu kurtuluş savaşına çarlık rusya yardim etti demek nasıl bir şey? Biz ayrı cephelerde savaşıyorduk farkında mısınız? Hiç mi tarih bilginiz yok yahu? çarlık rusya bize neden yardım etsin? Yardım eden lenin'in ta kendisidir. Yardım ekim devriminden sonra sovyetler tarafından gelmiştir.

Kaynaklarla gösteriyim;

sovyet silah, cephane ve malzeme yardımı (1920-1922)

kaynaklar:

1) "türk istiklal harbi, cilt vii, idari faaliyetler" (15 mayıs 1919 - 2 kasım 1923), ankara 1971
2) "kurtuluş savaşı'nda türk- sovyet ilişkileri (1917-1923)" - stefanos yerasimos, istanbul 2000

cephane ve malzemelerin ayrıntısını yazmiim artık, toplam rakamlar veriyorum:

tüfenk:

45181 (sakarya'daki tüfenk gücünün yarısından fazlası)

***

mermi:

300 milyon civarı (kurtuluş savaşında orduya sağlanan mermilerin yarısından fazlası / yane ortodoks yunan'a salladığımız iki mermiden biri ortodoks rus'tan gelmiş alooo!)

***

süngü:

9520

***

piyade cephanesi:

52599 (sandık)

***

makineli tüfenk:

310 (99'u ağır taramalı tüfenk) (türk ordusunun tüm makineli tüfenklerinin 4'te biri)

***

ağır taramalı tüfenk cephanesi:

1123 (sandık)

***

top:

96 (türk ordusunun tüm toplarının 3'te biri)

***

top mermisi:

166910

***

105'lik obüs hartucu:

1143

***

top mermisi hartucu:

55

***

top kaması:

11

***

top nişahgahı:

22

***

top hartucu:

14500 küsür

***

top kaması:

161

***

bomba:

313 sandık

***

mayın:

350

***

dikenli tel:

500 kangal

***

cephane arabası:

2

***

uçak motoru:

3

***

süvari kılıcı:

60

***

deniz motorganbotu:

1

***

gaz maskesi:

19359

***

piyade mermi fabrikası aletleri:

18 (sandık)

***

dumansız barut:

10 (sandık)

***

ham pamuk:

20 çuval

***

telsiz telgraf istasyonu:

2

(balkan savaşında osmanlı ordusunun başkumandanı abdullah paşa'da bir tane bile olmadığı için lüleburgaz savaşından haberi bile olmamıştı zavallının. hatta o kadar kayıptı ki, açlıktan ölmek üzereyken bi ingiliz gasteci şans eseri ordan geçerken paşa'yı bisküvi ile beslemişti de acından ölmemişti başkumandan. böyle bilince belik daha anlamlı gebir iki tane telsiz istasyonunun ne anlama geldiği...)

***

dürbün:

4

***

aydınlatma tabancası:

22

***

aydınlatma mermisi:

351

***

çeşitli ilaç:

10 sandık

***

yatak çarşafı.

3692

***

yastık kılıfı:

3761

***


gömlek:

3496

***

toplam para yardımı:

80 milyon tl

(o yıl -1920- tbmm'nin toplam bütçesi: 63 milyon küsür tl / bunun 27 milyonu savunma bütçesine ayrılmış)
2 /