confessions

rene

1. nesil Yazar - Tatlı

  1. toplam entry 275
  2. takipçi 5
  3. puan 3141

30 yaşında evi eşi arabası çocuğu olan insan

rene
Gençler aslında bu işler eskisi kadar zor değil artık EV olayı sabit uzun süreli bir işiniz var mı ona bakıyor. Şu anda emlak sektörü ağlıyor, fiyatlar çok indi daire ve apartlarda. Herhangi bir modern tefeci bankaya gidip ipotekli kredi çekip evi alabiliyorsunuz. Kira öder gibi mi ödersiniz zorlanır mısınız orasını bilemem. E otomobil deseniz eğer marka, model, ve şekil takıntınız yoksa ortalık ikinci el araçtan geçilmiyor. Maksat modern köleliğin izin günlerinde bir yerlere gezmeye gitmek veya yıllık izinde tatile çıkarken otobüsle, bavulla uğraşmamak değil mi zaten. E eş olayı biraz zorlayabilir niye derseniz eş çok ama iflas edince eşinden ayrılan kalibrede evlilikler günümüzde. Bu konuda biraz duygusallık biraz empati biraz da insan tanımakla olacak kısıtlı geçinen ve yaşayan insanlar için. Otuzundan sonra aşkı arayın demiyorum ama fazla "mantık ve hesapla" da de evlilik sağlıklı olmaz diye düşünüyorum bu benim fikrim. Yani sen tüm hayatını materyalist bir pencereden yaşadıysan sen evlenme zaten. Çünkü evliliğin bir ticari faaliyet olduğu algısıyla evlilik yapmak burjuva zihniyetidir biraz, orta gelirli dediğimiz sosyal sınıfın temelini oluşturan kitlelere uygun değil bu bakış açısı, lümpenleşiyor insanlar. Lümpenleşmek tüketim toplumunu besliyor aslında bir anlamda. Tamam bir selvi boylum al yazmalım otantikliği ve samimiyeti de yakalayamazsınız kabul ediyorum bu zamanda. Dengeyi bulun bir şekilde.

birine antrikot birine musakka olmaz

rene
Her ne kadar tribün çekimi olsa da şunu anlıyoruz, şimdiye kadar belediyede ki üst düzey kesim antrikottan aşağıya yememiş demek ki, işçiye musakka idareciye antrikot şeklinde devam etmiş bir düzen varmış bunca yıldır. Bu küçük ama güzel detayla "patron hükümeti" önermesini birleştirdiğimizde herkesin ağzındaki klasik "zengini zengin fakiri fakir eden hüküme" tanımlamasına oturduğunu düşünüyorum. Geçen gün bazı belediyelerden bir çok işçinin çıkarıldığına ağlayan yandaş bir radyo programını dinlemiştim. O detayı da birleştirince, taşeronluk dediğimiz sistemle hem yandaşlıkla belediyelerden haksız rekabetle iş alıp hem de işçinin emeğini oturduğu yerden sömüren tiplerle kaybedilmiş belediyelerdeki bağlarının kopacağını umut ediyorum. İnternet trollerine aktarılan kaynağın da belediyelerden gittiği ile ilgili şeyler okudum nette tabi ama iddia bunlar. Lets get over with it.

hiçlik

rene
28 yaşıma kadar bir anarşist ve bir nihilisttim. Ömrümü bu şekilde tamamlayacağımı düşünürken köşelerim yumuşadı ve daha realist ve etkili bir hayatı tercih ettim. Nihilizm özünde insanı apolitik ve etkisiz bir yumurta haline getiriyor çok sonra fark ettim. Pasif direniş bir hayat biçimiyse bireyde, nihilizmi okumalı ve kavramalı ama hayat pratiği olarak düşüncelerine ve yaşamına aktarmamalı. Yani dengeyi bulmalıyız. Ütopyalarımıza çok bağlanırsak gerçeklikten uzaklaşıyoruz, gerçeklik algımız kayıyor, buradaki gerçeklikten kastım bize sunulan gerçeklik tabi. Bize sunulan gerçekliği reddetme hakkımız var ama bunu nihilist bir bakışla başaramayız. Sürekli olarak, tam bir kabulleniş veya tam bir reddediş halinde bir enerji yumağı gibi oradan oraya savruluyoruz çoğumuz, içselleştirilmiz nihilizm bu savrulma halini de sorgulamadan kabulleniş oluyor. Yani şöyle ifade edeyim beyni tembelleştiriyor demek istiyorum, sorgulama refleksimizi yitiriyoruz. Sorgulamalıyız, ölene kadar sorgulamayız, sorguladıkça görebiliriz duvarların ardındakileri, duvarları sınırlarımız olarak kabul etmemeliyiz, veya hiççiler gibi duvar da yok ardıındakilerde yok dememeliyiz, ikisi çok farklı şeyler değil hayat pratiğinde bunların.

kızılay

rene
geçen gün yola çıkmadan kan vereyim dedim. o sorular ne o sorular, formu dolduruyorsun bir yığın şey yazmışlar, yani onların hiçbiri olmayan bir insan zaten ot falandır herhalde. birde yetmiyor sana sözlü soruyor en son ne zaman cinsel ilişkiye girdiniz, ilişkiye girdiğiniz kişi bu sürede başkasıyla da ilişkiye girmiş olabilir mi? dedim yok öyle bir şey olur mu yahu dedim, insanın aklına karpuz kabuğu düşürme durduk yere dedim. Çalışana döndüm, siz bu soruları soruyorsunuz insanlara formun dışında tekrardan, insanların aklına durduk yere takılsa ne olay olur ha ilişkiler biter "hahahaha" yaptım gıcıklığım tuttu. gizlice soruyoruz dedi robot çalışan arkadaş. gizlice soruyormuş. tamam benim demek istediğim ulu orta veya gizlice sorman değil ki zaten orada değinmek istediğim. Neyse Anlamadı demek istediğimi. Sonra bir başka robot doktor hanıma yönlendirdiler o da dedi ki nabzınız çok yüksek dahiliye görünün bir dedi beğenmedi kanımı almadı. Gerizekalı. Daha iki ay olmamış genel sağlık taramasına girmişim kurul raporu almışım ben sen kime neyin havasını atıyorsun. Demedim tabi, nazik ve özenli olmaya çalışırım böyle durumlarda, çok zorlarsa öyle çirkinleşirim. Peki dedim çıktım. ağız tadıyla bir kan da veremedik anlayacağınız. Kadın resmen dokunmadan uzaktan ve tansiyon ve nabzı ölçüp nabız yüksekliğinden tespit yaptı orada. Şaka gibi bunlar yahu. Sanki besili dana seçiyor. Biraz konuşkan rahat birisini gördüler mi hemen kesin bu her gün sevişiyordur yargısı mı oluşuyor ne oluyorsa kafalarında.

Gelelim ankara'nın semti olan kızılay'a. Bunun meydanı zamanında, ülkede protesto kültürü varken polis devleti değilken her gün protestoların eylemlerin olduğu güzel hareketli bir yerdi. O yüzden Ülkenin farklı şehirlerinde örneğin istanbul'da oradaki polislerin yetersiz kaldığı bir eylem, protesto, yürürüş falan olursa ankara'da ki çevik kuvvetten destek alırlardı. Neden diyeceksin, çünkü ankara'da ki çevik kuvvetler her gün eylemlerde piştiği için copla nasıl iz bırakmadan vurursun, kameraya yakalanmadan sakatlarsın falan ustaydı.

olacak o kadar

rene
Politik Mizahın en çarpıcı ve cesur örneklerini izleyebileceğiniz bir Levent Kırca efsanesiydi olacak o kadar. uzun yıllar devam eden ve izleyiciye ülke gerçeklerini, politik hicvi yaratılan karakterler vasıtasıyla ustaca aktaran yapısı, Türkiye televizyonlarının günümüze oranla politik mizah, eleştiri konusunda ne kadar rahat, korkusuz ve samimi olduğunu görmeniz açısından da güzel bir örnektir. günümüzde bırakın politik hicvi, kenarından köşesinden bir politikacının sözünü veya ülkenin ekomonik realitesiyle ilgili bir konuyu işlemeye bile korkuyor insanlar. Bırakın politik mizahı, gösterilen filmlerde sansüre uğrayan ve kesilen sahnelerden bir film daha yaparsınız, öyle içe kapalı, öyle bastırılmış bir sektör haline geldi ki, filmleri televizyondan izleme dönemini de bitirdiler, Parliament Pazar gecesi sineması'nı izlemiş nesiller beni anlayacaktır.

bravestarr

rene
Şu an yemin ediyorum çocukluğuma gittim. VHS Kasetlerini alıp alıp izlediğim hastası olduğum çizgi filmdi. Ve şu an otuzlu yaşlarımda fark ediyorum ki bu çizgi filmin hikayesi, tasarımı ve işledikleriyle yaşamımdaki öncelikler çok benzer, uyuşuyor. Nasıl diyeceksiniz, Bravestarr kovboy görünümlü bir kızılderiliydi. Amerikan yerlilerine saygıyı teslim ediyordu. Bravestarr'ın akıl danıştığı yaşlı bir amerikan yerlisi şaman vardı. Bravestarr'ın güçleri uzay çağında geçen bir çizgi film olmasına rağmen hep doğayla bağlantılıydı, yani adamda hayvanların güçleri bulunuyordu. Kurt, ayı,şahin vb. Doğaya ve hayvanlara yüzü dönük bir süper kahraman yani. Atı ile arkadaş gibiydi, hatta atı dönüşüp onunla birlikte savaşıyordu. ATı sadece bir binek değil aynı zamanda onun yoldaşı ve yardımcısıydı. İşte bu alt mesajlar hep çocukları olumlu etkileyen şeylerdi bence.

gari

rene
Ege şivesinde "artık" anlamında söylenir, hadi artık, gel artık, git artık gibi. Örneğin ; "Hadi gari iniverin trafik yoğun fazla duramecem burada"

bu seçim başlı başına mundar edilmiş bir seçimdir

rene
verilen örnek tam taraftar kitlenin anlayacağı şekilde düşünülüp söylenmiş. "Mundar etle yapılan kavurma yenmez". Bak gari. Tespite bak. bir seçimi her şeye benzetirsin de küçükbaş hayvan etine benzetmek de bambaşka bir kafa ister. Kasapmısınız sayın siyasetçi, Onca güzel ve naif ata sözü ve benzetmeden bu mu çıktı çıka çıka.

Bu söz sarf edilirken veganlar vejetaryenler hiç düşünülmüşmü? Hayır.

julian assange

rene
Julian Paul Assange, Avustralyalı bilgisayar programcısı, internet aktivisti, Wikileaks adlı internet sitesinin editörü ve basın sözcüsü. Bir kaç sene önce ABD ve bir çok ülkeye ait "devlet sırrı" kabul edilen kritik bilgileri dünyaya açmış ve yayınlamış yüce gönüllü adam. ABD'nin Irak'ta operasyon adı altında uyguladığı kıyımları, öldürülen sivilleri vb. evrak ve video kayıtlarıyla internete vermişti. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bir çok gizli bilgiyi internete aktararak, devletlerin kirli politikalarını insanların gözleri önüne sermişti.

Julian Assange, 'Yönetişim Olarak Komploculuk' başlıklı makalesinde, bilgi sızdırılması sayesinde, bilgiyi gizli tutmak sayesinde hükmünü sürdüren ve halkını temsil etmeyen yönetimlerin nasıl yıkılabileceğini anlatmıştır. Radikal demokrasi kavramını savunur.

Kurucusu olduğu WikiLeaks, Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da esirlere yapılan muameleye dair kurallar, Kenya'daki yargısız infazlar, Afganistan ve Irak Savaşı'ndaki sivil ölümlerine dair belgeler yayınladı.

2010 yılının Kasım ayı sonuna doğru WikiLeaks adlı sitesinde kamuoyuna açıklanan belgeler büyük yankı uyandırmış, Assange'a karşı da bir karalama kampanyası başlatılmıştı. Şu anda düşmüş bir dava olan cinsel taciz suçlaması da bunlardan birisiydi.

2012'de Ekvador'a sığınma talep etmiş ve kabul edilmişti. İngiltere ekvador hükümetinin bu tavrını eleştirmiş, gerekirse elçiliğe girip alırız diye tehdit etmişti. Assange o yıllardan günümüze kadar Ekvador büyükelçiliğinde bir odada yaşamına devam ediyordu. Sonunda emperyalist devletlerin baskıları meyvesini verdi ve geçtiğimiz günlerde Londra'da ki ekvador büyükelçiliğinden yaka paça alındı. Ekvador bununla da kalmadı Assange'a verdiği sığınma hakkını çiğnedikten hemen sonra verdiği vatandaşlık hakkını da düşürdü.

Wikileaks ise Ekvador'un Assange'ın sığınma hakkını yasa dışı şekilde geri çektiğini savunmuş ve açıklamasında, "Assange elçilikten çıkmadı. Ekvador Büyükelçisi, İngiliz polisleri davet etti ve Assange anında gözaltına alındı." ifadesini kullandı.

Okuduğum kadarıyla şimdi kaynak bulamadım, Assange'ın iadesinin gerçek sebebi ise Ekvador devlet başkanının içerisinde bulunduğu bir takım kirli para işlerinin açığa çıkmaması şartıyla Assange'ı emperyalistlere vermesi yatıyor.

Assange'ın ABD'ye verilmemesi konusunda bir çok kesimden çok sert çağrılar yükseliyor. Yargılanmasının isveçte yapılması çok önemli çünkü ABD'nin Assange'a nasıl bir adalet sunacağı konusunda herkesin şüpheleri var.

Benim gençlere tavsiye Julian Assange'ı günümüz konjonktüründe bir özgürlük ve adalet savaşçısı olarak okumaları olur. yaşadığımız dünyada Assange gibi insanların sayısı çok fazla olsaydı, ne devletler ne de gizli kalmış emperyalizme hizmet eden yapılar, kapalı kapılar ardından insan ölümlerinin birer istatistikten ibaret olduğu kararlar alamazlardı. Belki geldiğimiz nokta da devletler bu kadar gaddar ve vurdumduymaz hareket edemezlerdi. Julian Assange'ın mücadelesi, idealizmi ve cesareti hepimize ders olacak nitelikte yaşanmış bir hayattır.



zenginsozluk.com/foto

http://renebey.com/julian-assange-ve-radikal-demokrasi/

eşcinsellik gizli servis oyunudur

rene
Çocuğum o okulu kazansa göndermem açık söylüyorum. Ben günümüzde akademisyenlerin nasıl tutunup yükseldiğini az çok biliyorum o nedenle adamın açıklamalarını kale almıyorum fakat okulun adı ? "ajdısfjaoısdgsoıdgfj" Binali Yıldırım Üniversitesi nedir arkadaşım? kahkaha attım özür dilerim.

unique

rene
eşi benzeri olmayan eşşiz anlamında. Oyunlarda unique building'ler olur belirli bir seviyeyi geçince açılır bunlar ve sadece bir tane yapabilirsiniz. For example Cities Skylines'da şehrin çehresini değiştiren ve bonus bufflar veren eşsiz binalar belirli şartları yerine getirdiğinizde sırayla açılırlar. turistler bu binalara bayılırlar. İstanbul'a gelip çultanahmet diye gezinen koreliler gibi düşünün.

evde zaman geçirmek

rene
Çok fazla sayıda insan için bir lüks aslında evde kendine zaman ayırmak. Yoğun iş temposu buna müsaade etmiyor çünkü. Veya arta kalan zamanda sindire sindire tadına varamıyor insanlar. Ve bence türkiye'de ki mutsuzluk oranıyla "kendisine zaman ayırmama, kendisiyle ilgilenmeme" orantılı. İnsanlar kendisini başkalarının sözlerinde, yorumlarında ve bakışlarında tanıyorlar, kendilerini dinlemeyip kendileriyle konuşmayıp, gerçek "ben"i başka hayatlarda tutundukları kadarıyla biliyorlar.

sena şener

rene
Müthiş bir sesi var, bu nasıl bir ses yarebbim ! youtube da denk geldim dolaşırken. Mutlaka bir şekilde uluslararası müzik piyasasına girmesi lazım. türkiye piyasasına da girmiş klipler çekmişler fakat bu tarzın kendisinin o eşşsiz sesine uymadığını düşünüyorum, türkçe müzik de söylesin ama öncelikli ingilizce parçalar olmalı. aileden müzisyenmiş teyzeler halalar babası hepsi müzisyen olunca ortaya böyle müthiş bir kıvam çıkıyor işte.





yüksek seçim kurulu

rene
YSK kısa adıyla yüksek seçim kurulu, Yargıtay ve Danıştay'ın kendi içlerinden çıkardıkları üyeden oluşan, Türkiye'deki seçimlerin genel yönetim ve denetimini yürüten, aynı zamanda da seçimlerin yargısal denetimini sağlayan karma egemen üst yargı mercii. Kararları bir anlamda sorgulanamayan bir yapıdır. 1950'de kurulmuş. Seçimlerle ilgili yapılacak her türlü itiraz YSK'ya iletilir kararı o verir. Başkanı sadi güven'dir. 2017'de mühürsüz oylarla ilgili anayasada bulunan kanuna rağmen mühürsüz oy pusulalarını akp'nin o zamanki talebiyle geçerli saymasıyla gündemde yer almıştır.

https://www.facebook.com/vedat.yenerer/posts/10211160105012122
0 /