confessions

ruhunusatanzengin

1. nesil Yazar - Alışmaya çalışıyor

  1. toplam entry 165
  2. takipçi 2
  3. puan 1710

paylaşılmış psikotik bozukluk

magic mushroom
(folie à deux) genellikle iki, nadiren de daha fazla kişiyi etkileyen psikotik bir bozukluktur.

en önemli özelliği sanrıları paylaşan birden fazla hastanın olmasıdır. asıl hasta diğer sağlıklı birey/bireyleri de etkisi altına alarak onların da hastalanmalarına sebep olur. çoğunlukla aynı ailede ya da birbirleriyle duygusal ve fiziksel bağlılıkları olan bireyler arasında görülür. asıl psikotik bozukluğu olan hasta için "aktif", etkilenen birey için ise "pasif" ya da "yalancı hasta" tanımları kullanılır.

hastalık 1860 yılında baillarger tarafından "bulaştırılan delilik", daha sonra da maret tarafından "çift taraflı sanrı" olarak tanımlanmıştır.

bu bozuklukta; psikoz ve hezeyanlar yaşayan hasta gerçeklik algısını yitirir. kendisiyle yakın ilişki içinde olan diğer kişi ya da kişiler eğer yatkınlıkları da varsa zamanla aktif hastanın sanrılarını paylaşmaya ve gerçeklikten kopmaya başlarlar. sonrasında olmayan ve yaşanmamış bir takım olaylara birlikte inanmaya ve olmayan bir yaşamı paylaşmaya başlarlar. bazen hem hastalar hem de çevrelerindeki insanlar için çok tehlikeli sonuçları olabilmektedir.

tedavi sürecinde pasif hasta, baskın hastadan ayrıldığında genellikle kısa süre içinde iyileşme görülmeye başlanır. ancak etkileri geniş bir alana yayıldığından tedavisi özen isteyen bir bozukluktur.

siyasetçilerde sıklıkla yaşandığını düşünüyorum. sanrılar, paranoyalar, mitomani halleri falan çok zor, bir de bulaşıyor işin kötüsü. sonra körler sağırlar birbirlerini ağırlıyorlar.

Edit: son cümle mübalağa içermekte olup, gerçekçi bir tespit değildir.

han-ı yağma

fiorabella
tevfik fikret'in muazzam şiiridir. bugünleri düşünerek yazsa ancak bu kadar olurdu.

Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.