confessions

ruzgara karsi iseyen adam

1. nesil Yazar - Gayretli

  1. toplam entry 531
  2. takipçi 14
  3. puan 6702

joker

ruzgara karsi iseyen adam
Kendine yakışan bir film ile beyaz perdeyi sallayan çizgi roman karakteri. Logan'dan sonra ayakları yere basan, sağlam bir çizgi roman uyarlaması izlemek beni mutlu etti. Birbirlerinin kopyası olan renkli marvel filmlerinden gına gelmişti ve joker hızır gibi yetişti.

Bu karakterin, türü sinemada yüceltme gibi bir huyu var. Hani eskiden christopher reeve'in oynadığı superman serileri vardı, ya da amerikan güreşçisi bir abiyi yeşile boyayıp hulk diye yedirdikleri bir film vardı, porno parodilerini andıran batman dizisinden bahsetmek bile istemiyorum. Çizgi roman uyarlaması filmlerin sinemada adam yerine konmadığı, tiye alındığı döneme tim burton 1989 yılında nokta koymuştu. Burton kendine has üslubu ile gotham'ın kasvetli havasını bir güzel yansıtmış, M.keaton fiziksel kusurlarına rağmen batman'i çok iyi oynamış ve jack Nicholson üstün joker performansı ile filmi yüceltmişti. Bu filmin başarısı çizgi roman uyarlaması filmlere olan ön yargıyı kırmış ve devamında bir çok karakterin beyaz perdede yer almasını sağlamıştı.

Yıllar sonra c.nolan'ın yönettiği batman serilerinde karşımıza çıktı bu kez joker. Nicholson'ın hafif karikatürize tiplemesinden daha karanlık bir joker profili vardı ki, zaten joker filmi aldı götürdü, batman'i bile geride bıraktı. Işte o joker'in başarısı marvel' e cesaret verdi, bay stark ile birlikte koca bir evrene adım attılar.

Şimdi karşımıza joaquin phoenix çıktı. Marvel'ın birbirlerinin kopyası kitsch yapımlarının ve görüntü rengini koyulaştırarak karanlık film çektiğini zanneden dc filmlerinin aksine adam gibi bir filmle karşımıza çıktı. Film çok başarılı, oyunculuktan görüntü yönetmenliğine kadar her anlamda kalitesini belli ediyor. Gişede de oldukça başarılı. Muhtemelen joaquin phoenix' in joker'i seleflerini aratmayacak ve türe yeni bir yön verecektir. Çizgi roman uyarlaması filmler; Bol şakalı, çocukça senaryolardan ciddi filmlere geçiş yapabilirler. Bunu the dark knight ve logan filmlerinde görmüştük, joker ise pastanın üzerindeki çilek oldu ve çıtayı iyice yükseltti.

toplu taşıma vs hususi araç

ruzgara karsi iseyen adam
Bencil ve miskin bir insan olarak görünmek pahasına da olsa, turkiye şartlarında hususi araç diyorum! Aslında bu karşılaştırmayı yaparken toplu taşımanın hangi şehre, hatta hangi ülkeye ait olduğunun belirtilmesi gerekiyor. Ülkemizde özellikle işe gidiş ve dönüş saatlerinde toplu taşıma ile yolculuk yapmak insanı yoruyor, hayattan soğutuyor. Durakta saatlerce beklemeden, ayakta sıkış tepiş birbirini ezmeden, makul süre içinde insan gibi yolculuk edebilecek olsak tabi ki toplu taşıma tercih edilebilir; ama günümüz koşullarında hususi araç tercihimdir.

kendimden örnek vereyim. Evden işyerine tek otobüs ile gidemiyorum, çift vesait yapmam gerekiyor. Yaklaşık 45 dakika sürüyor, hatta bazen geçiyor. Hususi araç ile 10 dakikada işe gidiyorum. Gün içinde bana 1 saatten fazla zaman kazandırıyor ki, Bu benim için çok önemli bir süre. Üstelik daha konforlu bir seyahat ortaya çıkıyor. Diyebilirsiniz ki, işin birde maddi boyutu var. Hesapladığım zaman kafa kafaya geliyor. Çift vesait otobüs ücreti ile, evime yaklaşık 10 km mesafede olan işyerine yaktığım yakıt ücreti arasında pek bir fark yok. Belki biraz daha maliyetli oluyor ama, konfor ve zaman farkı gözetildiğinde bu maliyetin pek bir önemi olmuyor.

Özetle; toplu taşımada konfor, süre ve bir çok anlamda önemli adımlar atılmadığı sürece Hususi araç diyorum.

emre belözoğlu

ruzgara karsi iseyen adam
Türkiye'de yetişen en iyi futbolculardan birisidir. komple futbolcudur. Dripling yapar, ara pası atar, uzun oynar, pres yapar, top kapar, hırsı ile takımı domine eder. Galatasaray'ın avrupa'yı salladığı yıllarda Okan ve suat ile öyle bir üçlü olmuşlardı ki; rakibi boğar, nefes aldırmazlardı. Leeds united ile birlikte avrupa'nın en agresif futbolunu oynayan takımdı galatasaray.

Ancak ne yazık ki emre'nin karakteri futbolculuğu ile daima ters orantılı olarak ilerlemiştir. Koç efendinin deyimiyle, emre'nin sicili bir hayli kabarıktır. Ingiltere'de yaşanan ırkçılık olayından tutun da, saha içinde rakip futbolcuyu kovalamaya, maç sırasında basın tribününe el kol hareketi çekmeye kadar bir çok vukuatı vardır. Işin tuhaf yani ise özellikle türkiye'de yediği haltların bir çoğunda ceza almamış ya da göstermelik, komik cezalar ile yırtmış olmasıdır. Arkasında kim var, bu gücü kimden alıyor pek konuşmak istemiyorum ama, dokunulmazlığı iyice göze batmaktadır. Geçen hafta oynanan derbide çok övülen cüneyt çakır'ı neredeyse her pozisyonda fırçalamış, cüneyt bey bırakın kart göstermeyi ya da uyarmayı, emre'nin karşısında ezilip büzülüp, şekilden şekile girmiştir.

sözlük yazarlarının başına gelen ibretlik olaylar

ruzgara karsi iseyen adam
Bugün telefonumdaki bir fotoğrafı silmek isterken, yanlışlıkla tüm galeriyi sildim. Bu salaklığı nasıl yaptım hâlâ bilmiyorum ama yaklaşık bir yıldır çektiğim fotoğrafların hepsi uçtu gitti. Üzüntü içindeyim. Silinen fotoğrafları geri getiren uygulamalar var ama ne kadar güvenilir bilmiyorum. Siz siz olun arkadaşlar kesinlikle fotoğraflarınızı arşivleyin, yedekleyin. Ya da silmeden önce ne yaptığınızdan emin olun. Yoksa benim gibi kafanızı taşlara vurursunuz.

süleyman turan

ruzgara karsi iseyen adam
Bugün yaşama veda eden sinema oyuncusu. Yeşilçam filmlerinde, esas oğlanın en yakın dostu olarak ortaya çıkar; güvenilir, iyi, samimi adamı oynardı. Ekranda belirdiği an izleyicide tarif edilemez bir güven duygusu oluşurdu.

Bugün ölüm haberini okuyunca özgeçmişine bir göz atayım dedim. Meğer süleyman turan oyuncu kimliğinin yanı sıra çok iyi bir çizer, karikatürcüymüş. Yıllarca gazetelerde kısa çizgi romanlar resimlemiş, akbaba dergisinde karikatürler çizmiş.

Diyeceğim şudur ki, Bugün aslında sadece emektar bir sinema oyuncusunu değil, çok yönlü bir sanatçıyı kaybettik.

destino

ruzgara karsi iseyen adam
Salvador dali ve walt disney ortaklığı ile ortaya çıkan kısa animasyon. 1945 yılında dali ve disney ortak bir proje üzerine çalışır. aylarca eskizler, çizimler yapılır, ancak savaşın getirdiği ekonomik sıkıntılar bu projenin yarıda kalmasına neden olur. Yıllar sonra bu proje hatırlanır, çizimler arşivden çıkarılır, eklemeler yapılır, küçük dijital dokunuşların da yardımıyla 2003 yılında destino tamamlanır.

spider-man

ruzgara karsi iseyen adam
marvel'ın gittikçe büyüyen sinematik evrenine meydan okuyarak, küçük kasabasına geri dönen süper kahraman! Disney, end game sonrası bir çok avenger karakterini emekliye ayırıp, ikinci nesil sinema dünyasını spider-man'in üzerine kuracaktı. Yani tony stark'ın yerini, bay parker alacaktı. Ama sony ile disney'in yeni çekilecek filmlerin payında anlaşamamaları üzerine karakterin tüm hakları sony'de kaldı. Bu da marvel'ın neredeyse on yıllık projesini gözden geçirmesine, belki de çöpe atmasına neden olabilir.

Geride kalanlara bakıyorum da, carol danvers boş çıktı; thor götü göbeği saldı, yıldızlara açıldı. Bu durumda ister istemez mutant dosyası açılabilir ve yeni bir logan ile karşılaşabiliriz.

frida kahlo

ruzgara karsi iseyen adam
Hayata dair verdiği mücadeleyi, dik duruşu taktir etsem de, yaptığı resimleri pek beğenmediğimi itiraf etmeliyim. Başarılı bir ressam olarak görmüyorum frida'yı. Gerçi kadın sanat tarihine girmiş, tüm dünya tarafından kabullenilmiş, ben beğensem ne olacak, beğenmesem ne olacak!

matrix

ruzgara karsi iseyen adam
Bir kaç yıl önce yeni bir matrix projesinden bahsediliyordu, hatta Keanu Reeves ve Carrie-Anne Moss'un bu projeye dahil olabileceğine dair söylentiler vardı ve sonunda fısıltılar gerçeğe dönüştü. yeni matrix filminde neo ve Trinity tekrar sahneye çıkacaklar.

Remake söz konusu değil, muhtemelen devam filmi olacak. Belki de bir üçleme, bilemiyorum. işleri kolay değil, dönemine her anlamda damga vurmuş bir klasiği yeniden pazarlamak riskli bir durum. Matrix'in, indiana jones ve özellikle star wars gibi piç edilen klasik seriler arasına katılmasını istemem. Tabi ki, Blade runner 2049 gibi selefini zirveye çıkarmış istisnai başarılı devam serileri de mevcut. Bakalım matrix hangi konumda yer alacak.

warner bros, matrix'i bir çıkış projesi olarak görüyor olabilir. Eğer tutarsa, disney'in renkli marvel çocuklarını bile tahtından edebilirler. Belki ileride animatrix'i bile işleyebilirler. izleyenler bilir, 2.rönesans diye bir hikaye vardı animatrix'de. Her şeyin başını, ilk adımı ve karanlığa geciş sürecini olağan üstü bir vurgu ile anlatıyordu.

siccin

ruzgara karsi iseyen adam
Türk yapımı korku filmi serisi. Bizim kültürümüzde zombi, vampir vb. ucubeler olmadığı için cin temasını işlemeleri kabul edilebilir. Ama o kadar kötü işliyorlar ki, ortaya yüzü boyalı tiplerin çığlık atarak birbirlerini korkutmaya çalıştığı tuhaf bir video çıkıyor.

Bugün bir arkadaşın ısrarı üzerine oturduk siccin 5'i izledik. hayatımda izlediğim en kötü film olabilir, hadi biraz daha iyimser olayım ilk beşe rahat girer. Beklentiyi ne kadar düşük tutarsanız tutun olmuyor, tam bir zaman kaybı. Konu boş, hikaye anlamsız ve kopuk. izlemeyin, izlettirmeyin!

bira

ruzgara karsi iseyen adam
Son dönem aldığım en tuhaf hediye. işyerinden bir arkadaş var, kasa kasa bira almış, çoğunu içememiş. eşi de trip yapmış, içmesini engellemiş. Biralar öylece durunca bana dedi, vereyim de iç. iyi dedim, aldım 14-15 birayı attım dolaba. Sonra bi işkillendim, dedim; arkadaşın eşi bira düşmanı ise, muhtemelen buzdolabına da koymamıştır bu şişeleri. Sonra öğrendim ki, eleman 2 ay boyunca odada bekletmiş biraları. Sıcaklar malum! Acaba biralar bozulmuş mudur diye düşünürken, bir de şişelerin tavsiye edilen tüketim tarihinin de 1 ay geçtiğini öğrendim. Atmaya da kıyamadım açtım 2 şişe ictim. Tadında, kokusunda pek bir değişiklik göremedim. ilerleyen saatlerde mide ağrısı vb. bir sıkıntı çıkmazsa bu iş tamamdır. Gömerim hepsini gider.

shazam

ruzgara karsi iseyen adam
Bir dc comics karakteri. Geçenlerde filmini izledim, "Shazam! 6 Güç" adıyla yayınlanmış. "Çocuk filmi olmuş" yorumlarının da etkisiyle olacak ki, beklentiyi düşük tuttum ve izlerken gayet keyif aldım. Zaman zaman iyi espiriler ve göndermeler vardı. Ayrıca çocuk oyuncuları başarılı buldum.

Aquaman filminden sonra shazam'da da gördük ki, dc siyah giysilerini üzerinden çıkarıp, renkli bir şeyler giymeye çalışıyor. Ticari anlamda marvel yöntemini benimsemelerini mantıklı bulsam da, bu kendi tabanına ihanet ettiği gerçegini değiştirmez.

geceye bir fotoğraf bırak

ruzgara karsi iseyen adam

zenginsozluk.com/foto

Fethiye körfezi. Fotoğrafı bugün çektim, dikkat ederseniz sol alt tarafta yoğun bir duman var, yamaçtaki çamlar yanıyor. Tatile geldiğimden beri bölgedeki 3 ya da 4. Yangın olayı. Muhtemelen göcek yangını kadar geniş bir alana yayılmadığı için televizyonlara bile çıkmayacak. Fotoğrafın ortasına doğru bakarsanız yamaçtaki beton yığınlarını farkedebilirsiniz. Konum ve kapladıkları alan bakımından yanan bölgeye ne kadar çok benziyor değil mi? Bilmiyorum ben mi çok fesatım ama, Burnuma türlü türlü kötü kokular geliyor!

the mask

ruzgara karsi iseyen adam
90'lı yıllarda televizyonda sık sık yayınlanan film. Az önce the mask'ın 1989 yılında çıkarılan bir çizgi roman serisinden uyarlandığını öğrendim. sin city, hellboy, conan, star wars gibi serilere el atan Dark Horse Comics tarafından yayınlanmış.

Ayrıca the mask'ın yeni yapılacak versiyonunda bu sefer maskeyi bir kadının takacağı söyleniyor. Umarım iyi bir senaryo ile karşımıza çıkar. hikayeye özenmeden, sırf başrol oyuncusunun cinsiyetini değiştirerek farklı kitlelerden puan kazanma yoluna giden uyarlamaların yaşadıkları hüsran hâlâ unutulmadı. Son star wars üçlemesi, Ocean's 8 ve hayalet avcıları bunun en taze örnekleri arasında.

cuma tatilken bir numaraydık

ruzgara karsi iseyen adam
O cuma günlerinin kıymetini bilemedik. roketlere atlayıp ay'da kahvaltı yapardık. Akşam vakti ise ailecek kim atomu daha hızlı parçalayacak oyununu oynardık. Mars'a su taşıyıp, denizinde balık bile tutmuştuk. Ne güzel zamanlardı, tatil günümüz böyle aktiviteler ile geçerdi.

Ne olduysa bir pazar günü oldu. işe gitmek için uçan arabama binecektim ki, onun yerine garajda bir at arabası olduğunu farketttim. Kendimi dışarı attım, baktım ki şehir çöplüğe dönmüş. Sokaklar boş, arabalar ters devrilmis. Bir belirsizlik, çaresizlik...

Siz deyin The Walking Dead, ben diyeyim mad max... dışarıda böyle bir atmosfer. sonradan öğrendim ki, bunların tek nedeni tatil gününün değişmesiymiş. Tatil günlerinde atomu parçalayan gençlik, ellerinde sopalarla vahşi hayvan avlar hale gelmişler. Yazık, bir gecede 1000 yıl geriye gittik!

manavgat şelalesi

ruzgara karsi iseyen adam
Manavgat çayı üzerinde bulunan şelale. "Güneşten bunalan tatilciler için, serinlemek adına güzel bir durak olabilir," diye düşünüyor insan ama pek öyle olmuyor. Çünkü, Belediyenin yaptığı seyir teraslarının olduğu bölüm, çarşamba pazarına dönmüş. Çok sayıda küçük dükkân mevcut ve kemeraltı esnafı gibi turistlerin üzerine atlıyorlar. Üstelik side turizm bölgesine yakın olmasından dolayı, yabancı turistler hedef alınmış olacak ki, fiyatlar çok yüksek.

Son olarak gitmek isteyenlere tavsiyem, kesinlikle navigasyon kullanmayın. Navigasyon, çay üzerinde küçük şelale dedikleri bir bölgeye götürüyor ve bu alan seyir terasının karşı yakasında bulunuyor.
0 /