confessions

shaman

1. nesil Yazar - Alıştı gibi sanki

  1. toplam entry 262
  2. takipçi 16
  3. puan 4738

emin özdemir

number eleven
Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli dilbilimci, edebiyat araştırmacısı ve akademisyenlerden. "Eleştirel okuma" adlı kitabını iki günde bitirmiştim ve o kitaptan sonra okuduğum her şeyi daha bilinçli bir şekilde okur oldum.

Geçen sene eylül ayında ne yazık ki vefat etti. Yıllar önce trt'de yayınlanan "bir kelime bir işlem" adlı yarışma programında kelime sorularını kendisi kontrol eder ve puan verirdi.

moderatör

indim derelerine
Bir nevi bölük astsubayı.
Görevleri , ne yazılır , ne çizilir takip eder , zimmetleri takip eder , beğenmezse siler filan .
Genelde göbekli ve emekliliği gelmiş olurlar.
Bölük komutanı ( kendisi patron olur ) bile bulaşmaz bunlara.
Biz de erat durumunda olduğumuzdan çarpılmamak için götüm götüm kaçarız.

Edit : genç modlar rahatsız.

anlam yüklemek

neptune
yeryüzünde insanı diğer türlerden bariz bir şekilde ayıran zekasının bir sonucu. içgüdülerimizi törpüleyen ve bizi medeniyetler kurma seviyesine getiren bir özellik bu. fakat sık yapıldığı zaman, insanın hayatını fazlasıyla zorlaştırdığı ve psikolojisini bozma seviyesine getirdiği zamanlar da mevcut. kaldı ki bireyler ve bireylerin oluşturduğu toplumlar arasındaki çatışmaların da ana nedeni, anlam yüklenilen kavramların farklılığı zaten. bu nedenle, bu eyleme, tamamıyla olumlu bakmak ne kadar doğru, o noktada kararsızım.

şayet sık bir biçimde anlam yükleme eylemini yapmaktan vazgeçmeyi başarabilirsek, fiziki devamlılığımızı, yani yaşamı nispeten daha basit bir şekilde sürdürmek mümkün gibi gözüküyor. öte yandan bu durumun ilkelliği de beraberinde getireceği su götürmez bir gerçek. kaldı ki anlam yüklemekten vazgeçmeye çalışmak, kendi türümüzün doğasına ters bir mekanizmayı çalıştırmak demek ve bu nedenle bunu bütünüyle ortadan kaldırmak da mümkün değil.

anlam yüklediğimiz her şey, yaşantımızda olumlu ve olumsuz sonuçları da beraberinde getiryor. anlam yüklemenin bu özelliği, seçimlerimizi doğrudan etkilemesi anlamına geliyor ki seçimlerimiz de hayatımızı şekillendiriyor zaten.

bu kavramın iki özelliğinden daha bahsetmek istiyorum. birincisi anlam yükleme ve değer düzeyi arasındaki doğrusal ilişki. kabaca; bir insanın anlam yüklediği kavram, olay ve hatta kişiler, söz konusu insan için aynı ölçüde "değer" kazanmaktadır. yani bir kavrama ne kadar anlam yüklersek o kavramı o derece önemsemiş oluruz.

başka özelliği de öznel olmasıdır. ancak bu özelliği, ilginç bir şekilde sosyalleşme sürecinin de yolunu açar. şöyle ki ; bireysel olarak, anlam yüklediğimiz kavramlara, başka insanlar da eşdeğer ölçüde anlam yüklüyorsa, o insanlar ile bir araya geldiğimizde, doğal bir süreç olarak daha yakın ilişkiler kurmaya meyilleniriz. tıpkı sevgiye yüklediği anlamı, bir sosyalleşme süreci içine dahil eden, kayahan'ın yıllar önce kullandığı söz öbeğinde olduğu gibi "yolu sevgiden geçen herkesle, bir gün bir yerlerde buluşuruz". görüldüğü üzere, bir insanın anlam yüklediği konular ve anlam yükleme biçimi, o insanı tanıma evresinde birer veri işlevi görür ve bu da dolaylı olarak gruplaşma, örgütlenme vb sosyalleşme yollarının önünü açar.

truva

matarama su ko
hititçe adı ingiliz alfabesiyle wilusa diye yazılıyor. türkçe vilusa ya da viluşa şeklinde yorumlanıyor.

aslında yunanlılar da wilusa da dermiş. onların telaffuzunda şehrin adı illlias. destanın adı olarak söylenen "ilyada" aslında illias destanı demek.



lakin başka sebeplerden ötürü şehre trova (troy, troi, troya vs) adı da verilmiştir.

süleyman demirel

matarama su ko
27 mayıs ihtilalinden sonra demokrat parti'nin gayriresmi ardılı olarak adalet partisi'nin sürpriz bir şekilde seçilen genel başkanı olmuştur. adı-sanı pek duyulmamışken kendisinden çok daha eski ve ünlü rakibini yenebilmesi, sırrını hala korumaktadır.

24 ocak 1980 tarihinde yürürlüğe giren meşhur 24 ocak kararları ile türkiye'nin ekonomik sistemini karma olmaktan çıkarıp liberal hale getirmiştir.

seçim mağlubiyeti, darbe, yasak gibi sebeplerle defalarca başbakanlıktan indirildiği halde 7 defa başbakanlık makamına gelmiştir. süleyman hep başbakan şarkısı bunu anlatmaktadır.



herkese bir ev bir araba anahtarı vaat edecek kadar popülist seçim vaatlerinde bulunmuştur. tütün (ya da başka bir tarım ürünü) baş fiyatları seçim taahhütlerinde ise "kim ne veriyorsa ben iki katını vereceğim" diyerek popülizmde kırılması güç bir rekora imza atmıştır.

yine aynı popülist politika çerçevesinde insanların 30'lu yaşlarında emekli olabildiği bir sosyal sigorta sistemi kurmuştur. söz konusu sistemin kendi kendini uzun vadede yürütmesi imkansız olduğu için 2000'lerde emeklilik yaşı aniden 65'e çıkarılmak zorunda kalmıştır.

- 50 sente muhtacız
- petrol vardı da biz mi içtik
- dün dündür bugün bugündür
- verdimse ben verdim

gibi siyaset tarihine kazınmış pek çok sözü, bir o kadar da yakıştırma aforizması vardır.

daha sayıp dökülecek pek çok günahı, gafleti vs. vardır ama nereden baksan bak, o bile günümüzdeki yöneticilerden iyiydi. mesela katar'ı korumak için suudi arabistan'la savaşmak üzere türk askeri göndermek filan diye bir şey onun hiçbir döneminde bile söz konusu olamaz, rüyada, mizahta bile akla gelmezdi.

şair eşref

freud da sollardi
Aynı zamanda kaymakam olan türk hiciv şairi. Neyzen tevfik'in de hocasıdır.
Özellikle akhisar'ı isterken, sivrihisar'a kaymakam olarak atandığında izmir valisine yazdığı şiirler çok hoş.
"Beni Sivrihisar'a merhamet et oturtturma,
Kerem kıl Akhisar'ı, dersen izmirden Irak olsun
Mucerred bir hisara gönderilmese eğer maksat,
Efendim başı sivri olmasın da, bari ak olsun. "

İstediği gibi akhisar'a atandığında ise teşekkürünü yine şiirle yapmıştır.

"Karmamıştı gözüm ye's ü elemden(keder ve üzüntüden)
Bugün farkeyledim leyl ü neharı;(gece ile gündüzü)
Kıçımdan âsafa(ey) çektin çıkardın,
Kolaylıkla şükür Sivrihisar'ı. "

Ayrıca haksızlık karşısında pirelenen bir yapısı varmış rahmetlinin. Bir polisle bu sebepten kavga ettikten sonra yazdığı şiir de şöyledir.

"Elinde yok adalet, olsa da sen kim, adalet kim,
Görürsen nerede bir mazlum, kabahat sendedir dersin.
Polisler üstüme saldırdı, ben bir sille aşk ettim,
Be mustanik efendi, söyle sen olsan ne bok yersin. "

Mezar taşına ise şunun yazılmasını vasiyet etmiştir.

"Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için,
Gelmesin reddeylerim billah öz kardeşimi,
Gözlerim ebna-yı ademden o rutbe yıldı kim,
İstemem ben fatiha, tek çalmasınlar taşımı."


Aslında ülke olarak çok da değişmemişiz gibi, ama artık olayları böyle yüzümüze vurabilen insanlar kalmamış.

carl sagan

zengin sozlugun fakir yazari
Carl Edward Sagan, Amerikalı gökbilimci, astrobiyolog.

inanmak istemiyorum, bilmek istiyorum diyerek bütün hayatını bilime adamış çalışmalarını da gayet sade bir şekilde bilale anlatır gibi anlatarak bilimi biz sözelciler içinde anlaşılabilir kılmıştır.

Dünya dışı varlıkların var olma ihtimalini öyle alengirli cümlelerle değilde "Eğer tüm evrende yaşam sadece Dünya'da varsa, bu çok büyük bir yer israfı olurdu" gibi gayet mantıklı bir şekilde açıklayabilen popüler bilim yazarı.

karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı ve Kozmos : Evrenin ve Yaşamın Sırları okunulası kitaplarındandır.

fasces

matarama su ko
romalıların ince kamışları bir araya getirilip sarmak suretiyle tek parça haline girdiği bir sapı olan balta türü.



aynı zamanda iktidar simgesiydi. her consul'un 6'şarlı fasces'i vardı. altı aylığına tam yetki verilen dictator ise 12'li fasces taşıyordu.

hem birlikten kuvvet doğduğunun kanıtı olan hem de iktidar simgesi olan bu aletin adı mussolini zamanı italya'da ortaya çıkan totaliter, nasyonal sosyalist yönetim şeklinin ismine de ilham kaynağı olmuştur. (bkz:faşizm)

snooker

freud da sollardi
Çoğunlukla britanya'da ve bir dönem Britanya'nın elinden geçmiş ülkelerde popüler bi bilardo türü. 22 topla oynanır, 15 kırmızı, 6 renkli ve bi tane de beyaz atış topu bulunur. Atış topu hariç her topun bir puanı vardır. Oyuncular 1 kırmızı ardından 1 renkli top atarak puan toplarlar(kırmızı toplar bitene kadar renkli toplar deliktençıkarılıp yerine koyulur). Yüksek puan toplayan oyuncu frame 'i kazanır. Sadece topları atarak yapılabilecek maksimum puan 147'dir.
Ronnie o'sullivan da bu işin üstadıdır.

johann sebastian bach

monodi
rahiptir ve eserlerinin çoğunu kilise, genel olarak ise hepsini tanrı için yazmıştır. aynı eserler günümüzde birçok metal türünün temelini oluşturmaktadır.
ayrıca bunları yaparken 20 tane çocuk yapmayı da başarmıştır kendisi.

zengin sözlük

0zgur
mutlaka açıklamalıyım.

zengin sözlük yönetimi, malum hastane rezaleti olduğunda bizzat e-mail atarak yanımızda oldu ve gereken tüm desteği sundu. kendilerine, yazarlarına şahsen çok teşekkür ediyorum. yine şahsen yazdıklarımda herhangi bir viral, reklam söylentisi olmasın diye reklam vermedim ve bunu açıklamadım.

daha ilk gününde her konuda destek olabileceklerini ve atılan tüm yazarlara kapılarının açık olduklarını yazmışlardı. umarım buraya gelen yazarlarına sansür uygulamaz, adalete ise sonuna kadar inanırlar.

tekrar teşekkür bir borç benim adıma.