confessions

singur

1. nesil Yazar - Gayretli

  1. toplam entry 319
  2. takipçi 7
  3. puan 6738

veysel'in dizeleri

mars yolcusu
-Talih çile kadar sözü bir etmiş-

"Gülmedim dünyada gülenler gülsün
Derdim yüreğimde eller ne bilsin
İsterse dünyası ziynetle dolsun
Ayrılık gözümde ölüm kaşımda"

Halk ozan'ı âşık Veysel'e ait olan dizelerdir.

ramazan davulcusu

sos
bu güzel ayda bu bereket ayında tek sinir bozucu olan güruhtur.

bu sefer de bahşiş istemeye gelirse birisi tokmağı elinden kapıp kafasına hunharca vurabilirim. bunu yapabilirim.

taa fi devrinin geleneğini adamlar sırf para için 2018'de sürdürmeye çalışıyorlar. bir de yüzsüz gibi para istemeye geliyorlar. ulan parayı hak edecek ne icra ettin ki?

edit: davul çalmayacaksa eğer o zaman bahşiş verebilirim bak. çalmadığı için...

abd'nin israil büyükelçiliğini kudüs'te açması

keskin nisanci
abd, neredeyse bütün dünyanın karşı çıkmasına aldırmadan dediğini yaptı ve tel aviv'de bulunan abd büyükelçiliğini kapatıp, büyükelçiliğini kudüs'te açtı. israil'De adeta bayram havası var. bunlar olurken israil polisi ve askeri gazze'de kudüs'te büyükelçilik açılmasını protesto eden sivil filistinlilerin üzerine kurşun yağdırdı. şu ana kadar 43 kişi hayatını kaybetti, 2000'den fazla kişi de yaralandı.

bunlar yaşanırken açılışa telekonferans ile katılan donalp trump utanmadan ortadoğu'daki barışı koruma çabası içinde olduklarını söyledi. şu artık net ki trump'un sonunu ortadoğu politikaları getirecek ve kuvvetle muhtemel kendiyle birlikte abd'yi de bataklığa gömecek.

kısa boylu geniş kalçalı instagram fenomeni kadın

ihtiras limani
değişik bir trend.

medyada, sosyal medyada, kısa boylu, bisiklet pompasıyla şişirilmiş gibi kalçalara sahip kadınlar güzellik abidesi, cazibe merkezi, seksapalitenin sözlük karşılığı gibi servis ediliyor. her yerden instagram üzerinden adını duyuran bir ismin fotoğrafları çıkıyor.

ekrana saf saf, şaşkın şaşkın, ürkek ürkek bakıyorum. bu kadınlar gerçekten seksi mi bulunuyor ? kalçasından bir yaratık çıkacak ve başka bir konak beden bulup, onun kaçlasına yavrularını bırakıp öyle öyle yayılacakmışcasına üçüncü sınıf gerilim filmi karakterine benzeten bir tek ben miyim bunları ? kısa kadına değil sözüm ama, bu biçimsiz, bu anlamsız, spor salonundan çıkmayan üzerlerinde yırtılacak gibi taytlar jeanler giyen kadınlar gerçekten seksi mi ?

(bkz:insan gerçekten hayret ediyor)


bana bir masal anlat baba

bonnie
süper baba dizisinin müziğiydi. o dönem bu parçayı flütle çalmayan yoktu sanki. biz de kuzenle sık sık çalardık. . o gitar, ben flütle çalardım bu şarkıyı.

oya küçümen'in efsane, yumuşak yorumu üzerine daha sert bir şekilde seslendirmiş bazuka.

her çocuk güçlü bir ele ihtiyaç duyuyor demek ki çocukken. hatta yetişkin olduğunda da. çünkü tıpkı masallar gibi sonunda hep iyilerin kazanmasını bekliyoruz. hep o masum masalları bekliyoruz yaşam sürecinde. olmadıkça bize her şey iyi olacak, güzel olacak diyecek olgun bir baba figürüne ihtiyacımız oluyor. neyse.

bu da bazuka yorumu;

film eleştirisi

sos
bir filme yapılan eleştiridir.

eleştiri filmin tamamına yapılır, yapılması lazım. örneğin; cem yılmaz'ın da söylediği gibi sadece "titanik, finalde gemi batıyor, ne biçim film?" demek fevri bir eleştiridir hatta eleştiri değildir.

eleştiri birden fazla yönden incelenerek yapılır.
- sahnelerdeki mekan seçimleri ve ambiansları
- çekim kalitesi
- senaryodaki olay örgüsü
- oyuncuların rollerini nasıl kotardıkları...

daha pek çok madde eklenebilir.

beni bırakma

bonnie
söz ve müziği feridun düzağaç' a ait 2008 tarihli uykusuza albümlerde yer alan bir şarkı.


Belki güneş bir gün ikimiz için doğar
Belki korkuları hayallerimiz boğar
O masal günü gelinceye kadar; susuyorum, susuyorum
Susadıkça yüzün düşer aklıma
Korkar oldum düşlemekten

Adını anarım çoğalır sesim
Konuşmaktan, düşünmekten, özlemekten
Gel bak bir elimde gökyüzü var hala
Ötekinde kayıp giden yıldızlar la la
Korkular da benim umutlar da
Beni bırakma
Beni bırakma

Gel bak bir elimde gökyüzü var hala
Ötekinde kayıp giden yıldızlar la la, la la
Korkular da benim umutlar da
Beni bırakma
Beni bırakma

Kimse kimsenin her şeyi olamaz-mış
Dili geçmişten tek yaramsın sen
Sensiz kimse mi kimsesiz miyim bilmem
Hiç bilmek istemem;

Hatta düşünmem
Gel bak bir elimde gökyüzü var hala
Ötekinde kayıp giden yıldızlar la la, la la
Korkular da benim umutlar da
Beni bırakma
Beni bırakma

Gel bak bir elimde gökyüzü var hala
Ötekinde kayıp giden yıldızlar la la, la la
Korkular da benim umutlar da
Beni bırakma
Beni bırakma

Gel bak bir elimde gökyüzü var hala
Ötekinde kayıp giden yıldızlar la la, la la
Korkular da benim umutlar da
Beni bırakma
Beni bırakma

yaşamak telaşı

bonnie
bir edip cansever şiiridir ki insanın tüm yaşamak telaşı böyle olsun dedirtir.

hiç böyle ısınmamıştım;
daldaki vişneye,
vitrindeki aydınlığa,
salça kokusuna mutfağımın,
akan dereye, uçan buluta,
hiç böyle ısınmamıştım yaşamaya.

yani olmuyor

bonnie
fırat tanış' ın müzik konusunda da yeteneğini gösterdiği bir şarkı.



sözleri:
Geçtiğimiz yolları arıyor gözüm yine
sanırım şehir uzakta kalıyor
sanırım şehir uzakta kalıyor
ellerimi uzatsam tutmak isterim günü
ama güneş ama her gece her tepemde doğuyor

yani olmuyor olmuyor istesem de
kimse gelmiyor beklesem de
yani olmuyor olmuyor istesem de
kimse gelmiyor...

Yaz kokusu duyardım kışın ortasında bile
Uzun cümleler kurardım konuşurken
Eski filmlerde kaldı böyle sözler deniyor
Ama şimdi filmler bile eskimiyor

Yani olmuyor, olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor, beklesem de
Yani olmuyor, olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor

farketmeden

bonnie
fikret kızılok' un 1995 çıkış tarihli yadigar albümünden bir parça.

bazı insanlar hayatımıza böyle fark etmeden, birdenbire giriyorlar. ve biz ne olduğunu anlayamadan daha bir de bakmışız ki kaptırmışız kendimizi gidiyoruz.

vur vur hoşuma gidiyor diyen mazlum isimli oyuncak

bonnie
2017 yılı ocak ayında satışa sunulan, ancak daha sonra yapılan şikayetlerle üretimi durdurulduğu söylenen, kurduğu şiddet içerikli cümlelerle bunu hangi ebeveyn çocuğuna alır ki dedirten peluş oyuncak ayı.

"çıkışa gel çıkışa", "el el değil balyoz mübarek", "pişt, babalık ne vuruyorsun","vur vur hoşuma gidiyor" gibi cümleler oyuncak ayı çalıştırıldığında ve kendisine vurulduğunda söylediği bir kaç cümleden biri.

üretici firmanın şu an 311 adet çok satan ürünleri arasında 8. sırada imiş.

şiddete eğilimli çocuklar yetiştirmek için bire bir. valla yeni öğrendim böyle bir oyuncağın var olduğunu. cidden bunu çocuğuna alan olabilir mi? yazık gerçekten.

kaynak:
http://www.diken.com.tr/hani-toplatilacakti-vur-vur-hosuma-gidiyor-diyen-mazlum-halen-satista/

hanımcılık

poor
ya amk ben bu işin. yazın bakın ne oldu. eren bülbül'ü hatırlarsınız. çocuk öldürülmüştü. bir arkadaşım hakkında tweet atmış. favladım. whatsapp'tan mesaj attı: "poor ya sen beni favladın ama favlamasan. kız arkadaşım bu ara takık. seni de tanımıyor. öyle her şeye kızıyor. alınma lütfen. biliyorsun. hanımcılık kazanacak. eheh." yazdı.

ben senin gelmişini, geçmişini...

sonra ahiretten bile engelledim tabi dingili.

bir insana hanım ya da bey olduğu için değil insan olduğu için değer verin. partnerinizin hayatını belli ölçülerde kolaylaştırın. sevin, sevilin. gönül yapın. ama insan olun dalyaraklar. sinirlendim valla.

bu yıl kışın gelmemesi

bonnie
geçen yıllarla karşılaştırıldığında havaların daha ılık şekilde seyretmesi halidir. doğal gaz faturalarındaki ödenecek tutardaki tl ve her haftada en az üç, dört günün güneşli ve ılık olması sevindiricidir. belki de dünya ile ilgili uzun vadeli düşünüldüğünde üzücü. bilemedim.

bırakıp gittin beni

bonnie
louis aragon' a ait bir şiir.
her okuyuşumda aradaki bazı dizelere takılarak yeniden yorumlamaya çalışıyorum, ne anlatmak istediğine dair farklı çıkarımlarda bulunuyorum. yalnızlığı anlatıyor sanki bazen, bazen terk etmeyi. bazen terk edilmeyi, bazen de uyumsuzluğu.

bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde dalgakırandan da boş boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için

ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen

konuşmamak

ontolojik sancilarimin merhemi
Susmak.

çoğu durumda konuşmamayı seçerek kendimizi cezalandırıyoruz ve bunun farkında olamıyoruz hatta. konuşmak çoğu kez iğrenç bir şey olsa da bazen iyi hissettiriyor, özellikle doğru şeyler söylemesini bilen biriyle olursa. insanlar bunun için psikanalistlere kucak dolusu para döküyor. ne için? gerçek anlamda konuşabildikleri için. yazıp yazıp kendimize ayırdığımız sayfalar bu anlamda bizi zehirliyor olabilir. onların dışarıda bir yankı bulması belki bir şeyleri daha ilginç kılar.

insan kusurlu yaratılmıştır

belgarion
evet insan kusurlu yaratılmıştır. bu da kusursuz bir yaratılıştır.

örneğin insan gözü bir kartal kadar kusursuz değildir. ama eğer bir kartal kadar kusursuz görseydik insan olarak hayatımıza devam edemezdik.

ya da tüm sesleri duyan bir kulağa sahip olsaydık hayat bizim için çekilmez olurdu.

sevgiliden ayrılmak

bonnie
insana ders veren bir durumdur. verilen sözlerden nasıl dönülebileceğini, nasıl hiç bir şey olmamış gibi yaşanabileceğini, sorumluluklardan ve zorluklardan nasıl kaçılabileceğini, aynı zamanda da bunlar övünülecek şeylermiş gibi yüzsüzlüğe vurmanın hangi psikoloji ile gerçekleşebileceğini insana düşündürtürür.

sonuç olarak bence sevgiliden ayrılmak insana inanılmaz bir kişilik tahlili yeteneği kazandırır.

neyse güzel bir face sözüyle sonlandırmak isterim tam nasıldı hatırlamıyorum ama yol yorgunu olmamak için yol arkadaşını iyi seçmeli insan. bazen olmuyor işte.

anna lee fisher

cisi gelen sanat tarihcisi
kendisini tanıyoruz, önce anna ablam hakkında bilgi vermeden önce onun o ünlü fotoğrafını şuraya bırakıyorum.


zenginsozluk.com/foto
anna lee fisher ablamız, 1949 doğumlu, uluslararası uzay istasyonu ve orion projesinin fikir annelerinden bir tanesi.

kendisi bir kimyager, doktor ve eski nasa astronotu.
Uzay'da 192 saat kalan bu ablamız, uzaya çıkan ilk anne ünvanını halen elinde bulunduruyor.


umarım ileride minnak bir kızım olur da bir şekilde ben göremeyecek olsam bile, anna ablamın bu ünvanını egale eder.

hehe.

sabreden derviş

bonnie
neden ve sonuçları farklı olaylarda, bir şekilde gerek olumlu gerek olumsuz şekilde örnek gösterilen eskilerin ermiş, şimdinin ise eleştiren kişini ruh haline göre kullandığı kişi.

cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği

keskin nisanci
en kaba tabirle aynı işi yapan erkeklerle kadınların aynı ücreti almaması. geçen sene avrupa birliği'nde bu konu ele alınmış ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için adımlar atılması gerektiği kararı alınmıştı. hatta toplantıda adını şimdi aramaya üşendiğim yaşlı bir üye kadınların, erkeklerden hem manevi hem de fiziki olarak zayıf olduklarını belirterek erkeklerin, kadınlardan daha fazla ücret alması gerektiğini belirtmişti.

izlanda cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini yasaklayan ilk ülke oldu. izlanda'da 1 ocak 2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile 25 kişiden fazla çalışanı olan yerlerde herkese eşit ücret ödenmesi zorunluluğu getirildi. ki zaten izlanda, kadın erkek eşitliğini en çok barındıran ülke olarak dünyada bir numara. darısı diğer ülkelere diyelim.