confessions

sos

1. nesil Yazar - Kadirşinas

  1. toplam entry 1153
  2. takipçi 21
  3. puan 21511

1994

bonnie
31 aralık 1993 günü veya gecesi doğanların anne ve babaları tarafından çocukları ileride zorluk yaşamasın diye 1 ocak 1994 tarihini doğum tarihi olarak kaydettirdikleri yıldır:)

erkek olmanın zorlukları

mars yolcusu
Saymakla bitmez.

Erkek cinsiyeti her ne kadar toplum tarafından üstün görülse de, o üstünlüğe bir sürü anlam görev sorumluluk yüklenir.
Sorumlulukları, üstünlük etiketinden gelir.

Bir insanın;
Erkek olması güçlü olması, çok para kazanması gerektiği anlamını da gelmez ayrıca.
Ama toplum sana bu görevi yükler, üstelik zorundaymışsın gibi.

Ve bunun gibi birçok neden.

aker

fiorabella
bence piyasadaki en kaliteli marka. baştan kaymıyor, renkler ve desenler çok güzel. ayrıca yıkanınca falan hiç bozulmuyor. rahmetli annem kullanırdı.

osmanlı döneminde idam edilen maymunlar

fiorabella
osmanlı döneminde fetih düzenlenen ülkelerden getirilen mayunların idam edilme durumudur.
Padişah III.Murad'ın hayranı olduğu ve severek dinlediği yobaz din adamı Molla Abdülkerim Efendiyi rumeli kazaskeri yapar. bu pis yobaz gayrimüslümleri ve hayvanları sevmez. bir cuma hutbesinde halkı kışkırtır. maymunların kadınlarla birlikte olduğunu söyleyecek kadar canileşir. cuma namazından çıkan kudurmuş kalabalık galata'semtinde dükkanlardaki tüm maymunları asarak idam eder.

cehaletin en kötüsü bilinçsizce yobazların söylemlerine uyarak can almaktır. bu yüzden abdülkerim denen pislik herif mezarında ters dönsün.

anne

fiorabella
özlenendir. yitip gittiğinde yeri doldurulamayandır. mezarına gidip toprağını öptüğündür yüzü yerine. özledim hem de çok özledim. telafisi yok bu acının. zaman falan iyi gelmiyor. her geçen zaman diliminde acı daha çok artıyor. ölüp yanına gidene kadar çekeceğim bu acıyı.

madımak oteli

fiorabella
türk yakın tarihinin utanç tablolarından biridir.

2 temmuz 1993 yılında 4. Pir Sultan şenliklerine katılmak için Sivas'a gelen aydınların ve sanatçıların, literatürümde onları tanımlayacak kelime dahi bulamadığım yaratıklar tarafından diri diri yakılmasıyla Türkiye'nin kara lekelerinden biri olarak hiç unutulmayacak. bu elim olayda cehalet bir kere daha aydınlığa galip gelmişti.

4. pir sultan şenlikleri yapılacaktı. Aydınlar söyleşiler yapacak, türkülerle kardeşlik mesajları verilecekti. Sanatçı, gazeteci, şair ve yazardılar. Cehalete karşı tek silahları kalemleri, türküleri ve düşünceleriydi. Gazeteci Carina Cuanna Hollanda'dan, diğer aydın ve sanatçılar Türkiye'nin çeşitli şehirlerinden gelip olacaklardan habersiz Madımak otel'ine yerleşmişlerdi.

Takvimler 2 temmuz cuma gününü gösteriyordu. Cehaletle yoğrulmuş, aydınlıktan bihaber sürü cuma namazını eda ettiler. Şehirlerine kötülük gelmişti. Aziz Nesin, Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” kitabının çevirisini yapıyordu. Bu affedilemezdi. Aydınlar ve sanatçılar da aleviydi. Din elden gidiyordu. Kuran'a uzanan eller kırılsındı.

Cuma namazından çıktılar. Hep birlikte çıldırmışlardı. hepsi birden kudurmuşlardı. Ağızlarından salyalar akıyordu. Kana susamışlardı. “kuran'a uzanan eller kırılsın” diye böğürüyorlardı. Dinsizler diyerek azdılar, çoştular ellerinde benzin bidonları ile insanları yakmaya geldiler. Kalemler, türküler, fikirler zafer çığlıkları arasında ateşe verildi. İçeride insanlar yanarken sevinçle alkış tuttular.

Sonrası, sonrası daha da vahimdi. Tutuklanan, adı insan olan yaratıklar serbest kaldılar. Yargılanların avukatları sonradan milletvekili oldular. Sanıklardan birkaç tanesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işe başladılar. Halen ellerinden kan sızarak yaşıyorlar.

Bir vicdanınız var ise ki olduğunu düşünmüyorum. Her gece yaktığınız 36 kişi umarım rüyalarınıza giriyordur. Yobaz sürüsü, benim dinim ve benim meshebim cana kıymayı yasaklıyordu. Peki ya sizin dininiz?





şekerpare

bir istanbul trajedisi
el yapımı olduğunda tadından yenmeyen enfes bir tatlı. bana her zaman gelenek ve nostaljiyi hatırlatır. o yüzden sanırım diğer şerbetli tatlılara kıyasla tabi ortasına konan fındığın da etkisiyle birlikte daha çok severim.

1 temmuz denizcilik ve kabotaj bayramı

emilio
Çok önemli bir bayramdır.

20 Nisan 1926 tarihinde mecliste kabul edilen kanun tasarısını, 1 temmuz 1926 günü yürürlüğe sokmalarından ötürü bu tarihi denizcilik Bayramı ilan etmişlerdir. Çünkü savaş sonrası karasularına çöreklenmiş gemiler , yerli gemilerin ticaret yapmasına engel oluyordu. Ve yaşanan boğazlar sorunu.

Bu yüzden çıkarılan kanunla karasularımızda sadece bizim gemilerimize bütün ayrıcalıklar tanınmıştır.

kitapkoala

fiorabella
not defteri hediye ederek siparişimi göndermişlerdir. bu paranın hayvan canların tedavisinde kullanıldığını bilmek ve duyarlı insanların olduğunu bilmek beni mutlu ediyor.
bu arada makyaj çantaları keten kumaştan ve el işi ile işlenmiş.


mars yolcusu

fiorabella
sözlükte tanıdığım güzel kalpli nadir yazarlardan biridir. hayvan hakları konusunda elinden gelenin fazlasını yapar. kendisine bir kere daha teşekkür ediyorum.
"dünya iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner" denilmiştir ya iyi insanlardan biri de odur.

zengin itiraf

fiorabella
bazen çok duyar kasıyorsun hede hödesi yapanlar oluyor. cevap vermiyorum. insanlardan hayvanlar için bir şey yapmasını duyar kasarak isteyemezsiniz. zaten içinde hayvan sevgisi olan elinden geleni yapar. evet sözlüğe hayvanlarla ilgili kötü haberleri paylaşıyorum. belki biri okur tepki için şikayet eder. kanunların çıkması için bir tuğla koyar zihniyetindeyim. ben paylaştıklarımı laf olsun diye paylaşmıyorum gerek maddi gerek manevi elimi taşın altına koyuyorum. yangına su taşıyan karınca misali benim taşıdığım suyla yangın sönmez lakin "söndüremez kiii" diyen bazı insanları görünce doğru yolda olduğumu anlıyorum. ben azından su taşımaya çalışan taraftayım. bu bile yetiyor. haa insanlara gelince benden tek kuruş yardım görmezler. tek kuruş vermem. balık tutmayı öğrensinler.

dost derneği

fiorabella
hayvanları koruma ve yaşatma rehabilitasyon derneğidir. yaptıkları çalışmalar takdire şayandır. bu ülkede hayvanlara karşı her türlü sapkınlık ve caniliği yapanlara inat güzel oluşumlar her zaman desteklenmelidir.
DOST yaz 8071'e SMS gönder sadece 5 TL ile hayat kurtar. Bütün operatörler dahildir. veya: DOST10 yaz 8071'e gönder: 10 TL DOST20 yaz 8071'e gönder: 20 TL DOST30 yaz 8071'e gönder: 30 TL DOST40 yaz 8071'e gönder: 40 TL DOST50 yaz 8071'e gönder: 50 TL

yapılan çalışmaları ve kurtarılan canları görebileceğiniz sosyal medya hesabı

alaattin çakıcı'ya sınırsız ziyaretçi izni

fiorabella
16 tane hastalığı olduğu için moral kazansın diye verilmiş izindir. oysaki ölüm emrini verdiği, kanına girdiği insanların ailelerin morallerini düşünmemişti.
don Vito Corleone kesildi başımıza. bu nasıl ülke yeminle anlamıyorum. bu adam suçlu mu suçlu? bu adam can almış mı? almış. hayır yani mafya çetesi kurmuş robin hood'culuk mu oynadı? silah, kadın, infaz, uyuşturucu ne halt varsa yaptı mı? yaptı. bir üstün cesaret nişanı verilmediği kaldı. e gerçi devlet bahçeli tespih hediye edip rajon kesmişti ya her neyse.

metin uca'nın bir repliği vardı "burası türkiye oluyor böyle" eh ne diyelim aynen öyle.

kaynak

bekir bozdoğan'ın kimyasal hadım açıklaması

fiorabella
çok geç kalmış uygulamadır. ülkemizde uygulandığını zanneden bir kesim yanıldığını anlamıştır. kimyasal hadım'ın yeni dönemde gündemde olduğunu bekir bozdoğan açıkladı. kişisel olarak inanmamakla birlikte cerrahi hadımdan yanayım.

kimyasal hadım maliyetli bir iştir. takibi gerekir. maliyetlidir. cerrahi hadım kararı almak bu kadar zor mu?

kaynak

dindar nesil

fiorabella
kindar nesildir. dini vecibeler allah ile kul arasındadır. eğitim olarak önce güzel ahlak vereceksin. yoksa yerde bulduğu hurma kutusundaki arapça yazıyı dua diye duvara asan teyzelerden bir fark kalmaz.
dindar nesil için imam hatip okullarını örnek gösteriyorlar. oysa ki daha bayramda tecavüz edilerek öldürülen minik eylül'ün katili imam hatip mezunuydu.

lanet olsun din adı altında pislik yapanlara.

edit: verdiğim örneği yanlış anlayanlar olmuş. suç kişiseldir lakin suça iten sebepler arasında, baskı, ezilmişlik hissi ve muhakeme yeteneğinin olmaması gibi durumlar vardır.

ankara'da kaybolan küçük eylül

fiorabella
pedofilik cinayete kurban gitmiş yavrudur. bu ülke çocuk ve hayvan cehennemidir. pedofilik suçlarda sapık kişisi ne yaptığını bilir. bile isteye yapar. eylemi yaparken yaptığının bilincindedir. yaptığından büyük zevk alır. pişmanlık asla duymaz.
çocuk kayıplarında farkedildiği an öncelikle en yakın yerlere bakılmalıdır. bırakın polis, savcı iznini tekmeyi basın girin en yakın evlere, gördüğünüz her arabaya bakın. ilk 6 saatte bunlar yapılınca masumlara ulaşma oranı yükseliyor.

bu tür olaylar hep yakın çevreden gelir kanunlar yetersiz. en acısı da bu mahkumlar, diğer mahkumlar ona zarar vermesin diye güvenlik amacıyla tecrid bölümünde tutulur. haa tecrit hücresi deyince öyle filmlerde ki gibi hücreler sanmayın. normal oda masası, yatağı, dolabı olan oda. üç öğün yemekleri ayaklarına gelir, televizyon izlerler. bunu düşündükce kahroluyorum. mahkum haklarıymış. tükürmüşüm mahkum haklarına bu sapıkların nefes alma hakkı yoktur. sadece yazıp kahroluyoruz ve malesef bu pedofilk ve zoofiliklerle burun buruna yaşıyoruz.

evlenmeden önce anlaşmaya varılacak konular

rübab-ı şikeste
yazın kendini iyiden iyiye hissettirmesi ile birlikte tekrar başlayan vur patlasın çal oynasınlı ve yer yer parfüm+ter karışımı kokan 50'lik teyzelerin görüldüğü düğünler gerek sokak arası gerekse düğün salonlarında başlamıştır.
herkes mutlu, insanlar gülüyor falan. 1 sene sonra duyuyoruz falancanın kızı kocasını aldatmış, filancanın oğlu anasının evine geri dönmüş... peki neden?
çünkü insanlar sadece hormonlarını bastırmak için evleniyorlar. o yangın yeri halleri geçince gözlerindeki perde de açılıyor bu sefer vay efendim senin anan bana bunu dedi, işte 10 bilezik yapıcaz dediniz 4 tane yapıldı, sen ilkokul mezunusun ben yüksek lisans yaptım gibi garip gureba sorunlar ce eee diyebiliyor. bu yüzden evet! demeden önce konuşulması gereken bazı mevzular olmalı.

mesela oturulacak il, eğer sevdiceğiniz başka diyardaysa bu ileride büyük problem yarabilir. iki gönül bir olunca samanlık dahil hiçbir yer seyranlık olmayacağı için ikametgahı önceden konuşmak gerek.

özgürlük

fiorabella
en çok ihtiyacımız olan kavram. "her şey olma özgürlüğümüz var ama özgür olmama özgürlüğümüz yok" der Irvin D. Yalom.
korkunun ve baskının olduğu yerde özgürlük kısıtlıdır. adalet terazisi hep tek taraflı çalışır. mustafa kemal'in bize armağan ettiği cumhuriyet devletinde halen bir şeyler tek taraflıysa tutsağız o kadar.

ey özgürlük

fiorabella
paul eluard'ın 1942'de yazdığı şiirdir. türkçeye çevrilmiş ve zülfü livaneli'nin notalarında ölümsüzleşmiştir.

Okulda defterime, sirama agaçlara, yazarim adini
Okunmus yapraklara, bembeyaz sayfalara yazarim adini
Yaldizli imgelere, toplara tüfeklere, krallarin tacina
En güzel gecelere, günün ak ekmegine, yazarim adini
Tarlalara ve ufka, kuslarin kanadina,
Gölgede degirmene yazarim.
Uyanmis patikaya, serilip giden yola,
Hinca hinç meydanlara adini ey Özgürlük.

Kapimin esigine, kabima kacagima, içindeki aleve,
Canlarin oyununa, uyanik dudaklara yazarim adini.
Yikilmis evlerime, sönmüs fenerlerime, derdimin duvarina,
Arzu duymaz yokluga, çirçiplak yalnizliga, yazarim adini.
Geri gelen sagliga, geçen her tehlikeye,
Yazarim ben adini, yazarim.
Bir sözün coskusuyla, dönüyorum hayata,
Senin için dogmusum, haykirmaya.
Ey özgürlük!

longoz ormanları

bonnie
nadir rastlanan eko sistemlerinden biridir ki taban suyuna ihtiyaç duyan ormanlardır.

Türkiye'de İğneada (Kırklareli), Acarlar (Sakarya) ve Sarıkum'daki (Sinop) longoz ormanlarının yanı sıra, Kızılırmak Deltası'nda da (Samsun) longoz niteliğine sahip ormanların çok küçük kalıntıları kalmıştır.





youtube

bonnie
günümüzde her hangi bir çocuktan tut bir gence hatta sıradan bir vatandaşa kadar en kestirmeden para kazanmanın mesleği olan youtuber' lık mesleğini doğurmuş mecra.