confessions

sos

1. nesil Yazar - neşeli

  1. toplam entry 1344
  2. takipçi 24
  3. puan 24575

zengin itiraf

sos
az önce bakkala giderken bir kermes gördüm. bakayım neler var diye girdim kermese. et döner varmış. akşam yemeği için aldım herkese dürüm şeklinde dönerden tanesi 10 liradan. ya arkadaş dürümün içinde 20-25 gram döner ya vardı ya yoktu...

"ya zaten millet bir defa gelecek nasıl olsa... kazıkladığımız kar..." zihniyetiyle açılmış bir kermes.

5 çayı menüsü

sos
geneli fırınsal yiyeceklerden (börek, çörek, kurabiye, pasta, kısır, çay vs) oluşan, mübalağalı hamurişi barındıran menüdür.

komşu getirdi az önce. epeydir 5 çayı menüsü yemiyordum. benden çok dua aldı.

fırınsal: az önce uydurduğum bir kelime olup, "fırında pişen" anlamı taşır.

leyladansonra.com

sos
çok güzel düşünülmüş bir site. bir ara trt 1'de iyilik kulübü diye bir program vardı. çocukların isteklerini yerine getiriyorlardı programda. ünlüyle tanışmak, görmek istediği bir yere gitmek... gibi. moral, motivasyon desteği bireyin iyileşmesi, iyi hissetmesi için çok gerekli. umarım site tanınır ve çocuklar mutlu olur bu sayede.

sözlük kurallarını reel hayata taşımak

sos
- çocukların nasıl olması?
+ ne?
- çocuklar demem. çocukların durumlarının nasıl olması?
+ ha iyiler iyiler.
- benim bu duruma sevinmem.
+ iyi.
- senin nasıl olman?
+ iyi?
- bu durumun iyi olması.
+ oğlum iyi misin?
- benim iyi olmam.
+ sana kaç kez dedim ilaçlarını almadan dışarı çıkma diye...

zengin itiraf

sos
mng kargo ile ev arası mesafe 100 metre,
yurtiçi kargo ile 300 metre,
aras kargo ile 500 metre.

kargoların geleceği adres olarak evi değil, kargo hangi şubeye gelecekse o şubenin ismini yazıyorum. eve gelirken kargoyu şubeden alıp geçiyorum.

steam

sos
eskiden cd'sini alırdık oyunların, pc'ye takar yüklerdik. internet kafeye gidip flash disk ile bilgisayarlardan oyun arakladığım çok oldu. 2 gb flash disk vardı bende. internet kafede depo klasörüne atılan dosyalar silinmiyordu. oyunların gb boyutları büyüktü. tek defada flash diske sığmıyordu hiçbiri. ben araklamak istediğim oyunu rarlayıp, rarları depo klasörüne atıp kafeye her geldiğimde oyunu parça parça araklıyordum. bazen biri siliyordu, tekrar rarlamak zorunda kalıyordum. sonra bu kafeler oyun araklanamasın diye kopyalanamaz hale getirdiler diskleri.

internetten indirmek ise tam bir çileydi, zulümdü. mesela bir oyun için 50 link verilirdi forum sitelerinde. oyun arşivi sitesi favorimdi. bu 50 linkin her biri bir part'e tekabül ediyor. fakat hiçbiri direkt link değil. indirmek için siteden premium üyelik almak gerekiyor. aksi takdirde free şekilde indirmek deveyi hendekten atlatmaktan daha zor. çünkü yavaş inerdi. ayrıca tek defada bir indirme yaptırıyordu. aynı ip üzerinden bir dahaki indirmeyi yapabilmek için 30 dakika bekletiyordu. modem resetliyordu herkes beklememek için. modemler bozuluyordu.

steam platformu oyunları tamamen dijital ortama almış satıyor. oyunların demo versiyonları ücretsiz. yeni çıkan oyunların 250, 500, 1000 lira gibi uçuk fiyatları var. fakat günümüz ergenlerinin genel olarak oynadığı oyunlar veya eski tarihli oyunlar 5, 10, 20 lira gibi makul fiyatlardan satılıyor. bir keresinde aldığım cipsten steam kodu çıkmıştı. o kod ile indirimli alınıyormuş oyun.

epey geri kaldım bu oyun teknulocisi konusunda.

beymen

sos
(bir züğürt olarak) anlam veremediğim fiyatlara, anlam veremediğim ürünler satan alışveriş sitesi.

şunu az önce ekşi'de gördüm. pantolonun 14 bin lira olmasına mı şaşırayım, şekline şemaline mi şaşırayım, yoksa bunu alan birilenin olmasına mı şaşırayım? bilemedim...

bu pantolonu kimler alıyor? daha doğrusu beymen sitesinden alışveriş yapanlar kimler?

et yerine tavuk hindi balık yiyin

sos
kısa süre sonra şöyle bir düzeltme yapabilir;

"balık yiyin dedim ama bir sorun bakalım nasıl yiyin dedim... balığı gidin satın alın demedim ki. 3 tarafımız denizlerle çevrili. elinize bir olta alın ve gidin balığı tutun. bakın bir söz vardır; "bana balık verme, balık tutmasını öğret" diye. herkes eline bir olta ve diğer eline de bir kova alsın ve kendisine en yakın denize veya göle gitsin balık tutsun.

mesela şanlıurfa'da balıklı göl var. o balıklar niye orada öyle boşuna duruyor. urfa halkı ihtiyaç halinde onları yiyebilir"

krematoryum

sos
ameliyathanede, cerrah, operasyonu gerçekleştirirken yardımcı hemşireler de operasyon yapılan bölgedeki kılcal damarları koter cihazıyla sürekli yakarlar. cerrahın kestiği bölgelerden akan kanları sürekli spanç ile temizlemek mümkün olmadığı için ve sürekli anlık olarak kan akışını engellemek için en etkili yöntem bu olduğu için uygulanır bu yakma işlemi. aynı zamanda kesme ve birleştirmeye yarar bu cihaz.

kılcal damarlar veya dokular yakılınca berbat bir koku yayılır etrafa. ki bu cihaz her operasyonda kullanıldığı için bu berbat koku ameliyathane ortamının default kokusudur.

bu kokuyu şöyle tarif edeyim. hani kaşınız, kol kılınız, tüyünüz bilmem neniz hafiften yanar da ortaya bir koku çıkar ya. işte o kokunun 100 kat daha yoğunlaştırılmış halini düşünün. bu berbat kokuyu ameliyat ortamında çalışmak zorunda olan herkes her gün çekiyor.

sadece ufak çaplı bir yakma işleminde bile rahatsız edici bir koku ortaya çıkıyor. bütün vücut yakıldığında koku patlaması olur. big bang olur.

matkap

sos
a101'de satılanından almayın. matkap lazım oldu a101'de gördüğümü hatırlayıp gidip aldım. a101'den hayatımda ilk defa alet aldım. o da bozuldu. swh

esnaf

sos
(tavla başlığına yazdığım yazının yanlış anlamaya mahal verme ihtimaline karşın yazmak istedim)

yazımda şerefli esnaf ile şerefsiz esnafı ayrı tuttum. yanlış anlaşılmasın. dediğim şeyler esnafların tümüne veya geneline değildi. hayır zaten tümüne veya geneline desem o söz bana da gelir. ben de bir esnafım. abim esnaf. babam emeklilikten sonra kısa süre esnaflık yaptı.

berat albayrak

sos
bursa akp il başkanı kendisine altın ibrik hediye etmiş. bunu akp'li değil de muhalif partiden biri hediye etse "manası çok derin" deyip, hediye eden kişiyi ciddi bir tebessümle tebrik ederdim.

fakat manası çok derin bu hediyeyi gel gelelim akp'li biri hediye ediyor. yahu arkadaş yorum bile yapamıyorum bu olaya.

insanın aklına iki ihtimal ve bir de soru geliyor.
1- akp'li il başkanı halkla dalga geçiyor (akp'nin tüm olayları halkla dalga geçercesine zaten fakat bu ihtimal bu olayda düşük)

2- akp'li il başkanı salak oğlu salak. malın önde gideni. (bu ihtimal çok güçlü bir ihtimal)

3- bizim bu kadar saçma sapan bir hükümetin esareti altında yaşayacak ne günahımız vardı?

tavla

sos
bir oyunu sevmek ile bir oyunu zeka gerektirdiği için sevmek... ikisi biraz farklı şeyler.

tavla vakit öldürmek için birebir. taşınması kolay bir tahta ve pullardan ibaret. kafayı da çok yormuyor. mesela esnaflar kafayı çok yormadığı için tavlayı tercih ederler. zaten adamların kafaları gün boyu "dükkanın kira ödemesine kaç gün kaldı?" "yeni mal alsak mı ki?" "toptancı gelecek para yok" veya "şu müşteriye nasıl kazık atayım?" gibi sorularla ve dertlerle meşgul.

bir de satranç oynayıp kafayı mı yesin...
0 /