confessions

turuncu gemi

2. nesil Yazar - Lamba cini

  1. toplam entry 1042
  2. takipçi 9
  3. puan 10106

yüce dağları duman kaplamış

kombiwankenobi
“Şu yüce dağları duman kaplamış
Yine mi gurbetten kara haber var
Seher vakti burda kimler ağlamış
Çimenler üstünde göz yaşları var
Ufukta iz gördüm kızıl bayraktan
Bulutlar nem almış yeşil yapraktan
Bir kız ağlar sesi gelir uzaktan
Yine mi gurbetten kara haber var
Gönlümüz gam alır böyle günlerde
Önüme çektiler bir siyah perde
Yar senin aşkınla tutuldum derde
Yine mi gurbetten kara haber var.”

Sevgilinin notre dame katedrali'ne bağış yapması

mızrabımda ızdırap
Henüz birkaç gün önce notre dame katedrali'nde çıkan yangın üzerine gerek whatsapp durum paylaşımları, gerek diğer sosyal medyalar, sözlükler ve haberlerde okuduklarımdan sonra anladım ki; hoşgörü merkezli İslam, bu vasfını yitirmeye başlamış. Bir Müslüman olarak bu yangına sevinenlerden değilim. Sevinenleri de anlamış değilim. Hangi din olursa olsun, yaratıcı kavramına ibadet edilen bir mabedin felaketine sevinmek, etik ve insancıl değildir. Bu yüzden böyle bir felakette katedrale bağışta bulunan sevgiliye ben saygı duyarım...

akp'nin 3 bavul belgeyle ysk'ya olağanüstü itirazı

bonnie
akp'nin seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı ali ihsan yavuz istanbul'da seçimin iptali ve yenilenmesi için itiraz dilekçesini ysk'ya teslim etti. bavullarda da usulsüzlüklerle ilgili evraklar bulunduğunu söyledi.

chp'li milletvekili ve avukat mahmut tanal'a göre ise olağanüstü itiraz süresi çoktan sona ermiş.

bu bavullarda her ne varsa onların da incelenmesi, tekrar sayılması, dökümünün yapılması sı sı sı... etti mi sana 40.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/akpnin-bavullari-sosyal-medyayi-salladi-230734h.htm


metin feyzioğlu

bonnie
türk ceza hukuku profesörü ve türkiye barolar birliği'nin 8. başkanı.

en son "Kimse benden Nuriye ile Semih'i evlat edinecek bir sempati içinde olmamı beklemesin" demiş olan kişi. hatta bu arada turgut kazan ile de bir tartışma yaşamıştır.

düne kadar saygı duyduğum bir kişi idi. ancak son tartışmalarının ne kadar gereksiz olduğu ve son söylediklerinin ise ne kadar sığ olduğunu düşündüğümde artık saygımdan vazgeçtim.

sizden istenen sadece adalet mücadelesi. azı ya da çoğu değil. hatta kişiye göre olanı hiç değil. yoksa onun adalet olmayacağını hepimizden iyi bilirsiniz. istenen sadece şu: "adalet herkes için."

bir insanın kendini sevmesi

bouii
Hayatı kolaylaştıran güzel bir detayı fark edip, uygulamasıdır. İnsan kendisiyle sorunlarını bitirmeden dünyayla asla tam olarak barışamaz ki insanın kendiyle kavgası asla mutlak bir galibiyet getirmez. Galibi olmayacağınız bir savaşa girmek asla bitmeyecek bir mücadelede debelenmekten başka bir işe yaramaz.

neyzen tevfik

avni
"hayat, çatlak bardaktaki suya benzer.
içsen de tükenir içmesen de.
bu yüzden hayattan tat almaya bak.
çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da"

Dizelerinin de yazmış keskin ve sivri dilli şair.

boyutlar arası yolculukta kendinle karşılaşmak

mızrabımda ızdırap
Böyle bir imkan olsaydı ne olurdu diye düşünmeye başlasa insan, şüphesiz alınan birçok kararları fesh etme ya da sırtını çevirdiklerine sımsıkı sarılma öğüdü verirdi. İnterstellar'da Cooper kısmen bu işi görse de kendiyle konuşabilecek fırsatı olmadı. Mesaj verdi, değiştirdi yalnızca. Ben kendimle karşılaşmış olsam, derdim ki; "mızrap, sana ne dersem diyeyim bu gömleksiz deliliğinle zaten adam olmazsın. Bari arada akıllı rolü yap..."

eski sevgiliyle arkadaş kalabilmek

avni
Fikirler muhtelif ki zaten zamana, kişiye ve duruma göre değişebiliyor. Kişisel kanaatim; sağlıklı ilişkilerde mümkün. Ancak sağlıklı ilişki kurmanın zorluğu nedeniyle çoğunluğun fikri mümkün olmadığı yönünde oluyor. Sağlıklı ilişkinin temelini karşılıklı güven oluşturur. insanı özgür kılan yegâne şey gerçektir. Ancak ne var ki Gerçekler acıdır ve acıtır.

polis devleti

rene
Polis devleti, yöneticilerin halka karşı hiçbir hukuk kuralıyla bağlı olmadığı yönetim biçiminin adıdır. Günümüzde Hukuk Devleti kavramının karşıtı olarak kullanılan terimin tarihsel kaynağı, mülk devlet kuramından sonra Orta Çağ'da ortaya çıkan polis devleti kuramıdır.

tasvir

antik acilar carsisi
herhangi bir varlığın rengini, kokusunu, tadını, görünüşünü; yani duyu organlarıyla algılayabileceğimiz varlığın özelliklerini anlatma ve canlandırma (bir anlamda yazıyla resmetme) demektir. Çevremizde bulunan hemen her şeyi, her olayı tasvir yoluyla anlatmak mümkündür. insanı konu alan tasvire portre denir.

her doktor bok yer

miyesmikcih
yok tabi öyle çirkin şey.
kadavra üzerinde ders veren profesör, "tıp'ta ayıp ve iğrenme yoktur" diyerek parmağını kadavranın anüsüne sokup ağzına götürür. öğrencilerinden de yaptığının aynını yapmalarını orta parmağını sokup ağızlarına götürnelerini ister. doktor adayları sırayla parmaklarını batırıp ağzına götürür.
profesör tadı nasıl diye sorar, farklı yorumlar tabi. öğrencinin biri sorar, "hocam sizce nasıldı?" hocadan cevap ben işaret parmağımı soktum orta parmağımı ağzıma götürdüm olur.
bu da doktorların geyiği. aman yeni öğrenciler tufaya gelmeyin.

ununu eleyip eleğini asmak

mızrabımda ızdırap
Türk dil kurumu'nda; belirlenen önemli işi yapıp artık yapacak bir işi olmayan anlamında ifade ediliyor. Günümüzde farklı fakat kısmen benzer bir durumda, yani evlenmek ile de tabir edilir. Başım bağlı mesajı verilir gizliden gizliye. Un elenmiş, elek duvara asılmış, görev tamamdır. Bu noktada eleğe dair; her gün öpülüp alna sürülen ve asılı durduğu çivisi paslanan elek iki kısımdır şeklinde açıklama yapmayacağım. Benim derdim unla...

baba

hanc deil yolcu
sözlük anlamına inat erkek değil bir hatundur benim için baba. hem de ne hatun. böyle bir yürek yok.
çünkü aslolan baba olmak değil babalık yapmaktır bu hayatta. insanın babaya değil babalık yapacak birine ihtiyacı vardır yaşamında. kendisine selam olsun.

---->> bana ait bir tanımdır. kişisel algılanmamalıdır.

diyanet turistlere islam'ı anlatacak

mızrabımda ızdırap
Diyanetin, imkansızlıklar yolundaki gayreti takdire şayandır. Namaz kılanların sayısı elle sayılacak kadardır, ama her yerde cami inşa edilir. Devletin bütçesi adeta diyanet adına gece gündüz çalışıyor. Şimdi de turistlere İslamı anlatma girişimi demek. Niyet güzel ama bir konu dikkatimi çekiyor. Hani diyorum, müslüman denilen insanlar ciddi anlamda İslamı yaşasa bunun için özel olarak bilgi verilmesine gerek kalmaz. Fakat şu da var, korkarım turistler İslamı tanımanın ardından müslümanları görünce "bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" diyecek. Çokça uzattım, affola. İslam anlatılarak değil yaşanarak tanıtılır. Keşke bunu diyanet de bilse...

turuncu gemi

mızrabımda ızdırap
(bkz:#101664) ilgili entry'si hakkında birkaç cümle söylemek istediğim sevdiğim bir yazar.

Biyolojik olarak türk kanı olmadığı açıklaması yapılsa dahi, bu manevi bir unsurdur. Bir Türk'ün kanı aktığında kendini gösterecek bir emaresi olsaydı şüphesiz ay yıldız olarak akardı. Celal Şengör'e bir şey diyemiyorum, bazı bilimsel açıklamalarını ilgi çekici bulsam da gayrisindeki detayları tasvip etmiyorum. Ben damarlarımda türk kanı taşıdığıma inanıyorsam yürekten, rh'lar buna pozitif ya da negatif baksa dahi benim için önemi yoktur.

Yazılarınız daim olsun yazar arkadaşım.

intihar etmek

bouii
kişinin kendi iradesiyle yaşamına son vermesidir. gençlik hezeyanları, maruz kalınan travmatik durumlar haricinde çok da dramatik bir şey gibi gelmiyor. sonuçta yaşamak nasıl bir haksa bu haktan feragat etmek de bir çeşit irade bildirimidir.
hepimiz her canlı gibi doğup, büyüyüp yaşlanıyoruz ve yüksek müsaadenizle ben hiç tanımadığım birinin vicdanına emanet şekilde herhangi bir huzurevinde ölmek istemiyorum.

didem madak

kombiwankenobi
bugün doğum günü olan sevgili şair,
her şiirini ölümle birlikte yazdığı canım kadın.
doğum günün kutlu olsun. iyi ki vardın.


bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki

bazı şarkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı

bazı şarkılar vardır
ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
işte o ellerimle herkese
çamurlu şiirler uzatsaydım
hepsi çok kirli olsaydı tanrım

bazı şarkılar vardır
kırmızı akşamsefalarını anlatır
karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını
komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım
sabah olunca mı
keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
şu odanın ortasında dursam
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum

bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı

herkes çıkarsın kalbini
o çirkin mücevher sandığından
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım


cemal süreya

hanc deil yolcu
edebiyattaki tavrını annesinin yüzünü hatırlayamayışına bağlayan şairdir. gerçek adı cemalettin seberdir.
aslında ben edebiyatçıların eserleriyle değil yaşanmışlıklarıyla ilgileniyorum. cemalettin beyin eserlerini çok iyi bildiğimi söyleyemem ama hayatı hep dikkatimi çekmiştir.

pazar gününü piç etmek

avni
PiÇ sayılır mı bilmem de sabahtan beri evdeyim. Yemek yaptım, akşam astığım çamaşırlardan ütülenmesi gerekenleri ütüledim, 10 paket tütün fişekleyerek haftalık sigara stoğumu hazırladım, arada sözlüğe takılırken 5 tane birayı da höpürdetmişim. Dışarı çıkacağım diye Sabah altıda ayaktaydım. Bir telefonla dışarısı iptal oldu. Mangal yakacaktık hava müsade etmedi.

sexting

avni
"Sex and texting"in kısaltılmış hali bildiğim kadarıyla.
Amaç sanal olarak cinsel bağlamda tahrik olmak ve/veya tahrik etmekse insan psikolojisini olumsuz etkiler kanaatindeyim. Zira Sanal olanın sanalda kalma ihtimali çok azdır. En azından bence. Kaldı ki aynı dili kullanmak yani kelimeleri karşılıklı aynı anlamda kullanabilmek neredeyse imkansız gibidir. Bu da işteşliği olumsuz etkiler. Oysa bir olma halinin en karekteristik özelliği işteşliktir. Diğer taraftan Tenle hissedilmeyen bir eylemin işteş olabileceğini hayal bile edemiyorum.

NineM de "et ete değecek kuzum" derdi bilmem anlatabildim mi?

geçen yıl bu zamanlar

bonnie
aldığım yaşı saymıyorum değişen bir şey yok. ya da ben mi öyle sanıyorum acaba? pek çok şey önemini gittikçe yitiriyor. kıyafet mesela. her gün aynı kıyafetle gitmek istiyorum işe. bu konuda düşünmek bile bana saçma geliyor. borçlar katlanıyor sanki bi de. hem de mütevazı bir hayatım olmasına rağmen.

farklı ne var: çocukları çalıştırıyoruz 23 nisan için. geçen sene yoktu. şarkı bittiğinde baktım hepsi kikir kikir gülüyor. mutlular. dedim oldu bu iş. geçen yıl balkonumdaki saksılara sardunyalar, menekşeler ekmiştim. bu sene domates biber ektim.

küçük dünyamı seveyim.

mazbata fetişizmi

bonnie
akp sözcüsü ömer çelik'in istanbul'da oyların yeniden sayılmasına tepki gösterenlere karşı yaptığı suçlama. hatta demişti ki "mazbata fetişizmiyle memleket yeni tanışıyor."

biz mazbatanın bu halini hiç bilmiyormuşuz.aklımızın ucuna gelmedi bugüne kadar.

helikopter ebeveynler

bonnie
aşırı korumacı ebeveynlerdir. günümüzde şehirlerden tutun da en kırsal kesime kadar çoğu anne babanın yaptığıdır. maymun iştahlı, hazıra konan, yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmeyen, hayat derslerini almayan, şımarık ama sonrasında yıkılmış bir nesli yetiştirmektedir bu ebeveynler.

deizmin yükselme nedeni

bouii
din, sorgulamadan teslimiyetten beslenir. insanın hayata bakışını zekasıyla değil, hitabet gücüyle çevresini etkilemiş ve yüzyıllar ötesinde kalmış birinin hayal gücüyle devam ettirmesini emreder. çocukken koşullandırıldığım öğretiler yüzünden sürekli cezalandırılacağıma inanır, o masumiyetle yaptığım hatalar yüzünden ateşlerde yanacağım korkusuyla ağlayarak uyuyakalırdım. en basit örnekle gidersek; bugüne kadar dinin hüküm sürdüğü hiçbir coğrafyada kadının bir gram değerli olduğunu görmedim. böylesi bir bakış açısına sahip bir sistem, yaş aldıkça, duyduğumuz kötü bir efsaneden ötesini çağrıştırmıyor.
konuyu dağıtmadan sadede gelirsek, bana göre aklı selim olan birçok birey bir yaştan sonra bu ve bunun gibi soruları sormaya başlıyor ve deizm bu sorulardan kaçış güzerhandaki ilk duraktır. insan dediğimiz şey kök salmış iyi ya da kötü her alışkanlığına tutunma eylimi gösterir. bu yüzden de ellerini birden bırakmak yerine bir ilerdeki dala tutunur. deizm tam olarak o güçsüz daldır, bir süre tutunur ve mecburen gerçeği görüp kendinizi bırakmak zorunda kalırsınız. işin özü yükselen deizm değil ateizmdir ama toplum nezdinde bizim gibi 'dinsizlerin' maruz kaldıkları düşünülürse hadi sizin güzel gönlünüz için yükselen deizm olsun.

avanos

miyesmikcih
ikiye böler kızılırmak eski avanos ve yeni avanos diye. eski avanos şarabın kutsal olduğu yer. süleyman arkadaşın mahsen kitap kafesi tam da dinlenilecek yer. ben ziyaret ettikten sonra ismet belediye başkanı seçilmişti bu kez yine sol. nevşehir'in tam zıddı bir yerlesim yeri. eski avanos'ta evlerin altı ve mağaralar şarapevi. mahzenlere çıkarken edip akbayram evi ve sokağını görürsünüz.
avanos'un minicik üzümleri bence şarap yapımı için şirince'den çok makbul.
aslında nevşehir'in kavaklıderesi de bir zamanlar revaçta idi.

yemende yaşanan açlık krizi

miyesmikcih
akp'li cumhurbaşkanı recep erdoğan'ın umrunda bile olmayan islam ülkesi. adam filistin ile yatıp filistin ile kalkıyor. yemen'de bebeler açlıktan ölüyor adamın umrunda değil.
suudi kral ve prensleri ile katar şeyhleri ile yarenlik ediyor. uçak alıp, ordunun can damarını, tank palet fabrikasını bila ücret veriyor.
yemen'in uçağı yok, yemenin petrolü yok.
insanlar açlıktan ölüyor, suudi bombardımanı cabası.

eşkıya dünyaya hükümdar olmaz

hanc deil yolcu
mafyalığı normalleştirme amacı güden bir dizidir. mesela son bölümde çatışmaya girdiler. senaryoya göre adam birçok insan öldürdü ama geçen tek muhabbet şu;
x: ölenlerin ailelerine haber verdiniz mi?
xin adamı: verdik abi. cenazeleri memleketlerine istiyorlar.
x: tamam gönderin.


bu ne arkadaş? gerçekçi olun. bir polis mekana girsin mesela. ya da o kadar adamı vurduktan sonra eve girip "bana yemek hazırlayın çok açım" demesin adam.