confessions

turuncu gemi

2. nesil Yazar - Bu saatte olur mu insanı

  1. toplam entry 1789
  2. takipçi 11
  3. puan 14941

mazhar alanson

turuncu gemi
her daim yaşamış ve yaşayan en genç yürekli müzik insanlarından biri zannederdim kendisini. bu bahsi geçen ödül töreninde zavallı bir ihtiyara dönüşmüş. ilgili törende yine ülkemizin yetiştirdiği en değerli müzik sanatçılarından özkan abi var mı diye baktım. varmış ama ben kafamı başka yana çevirdim. bir varmış bir yokmuş benim için artık bu 3 güzel insan.

nazım da der ya, ''esir düşmekte değil teslim olmamakta bütün mesele''

gördüm ki bu bir zamanların 3 güzel insanı korkunç bir şekilde teslim olmuşlar.

kanal istanbul

turuncu gemi
bu işin nasıl büyük çevre felaketlerine yol açacağına dair zaten saygın bilim adamları yazıp duruyor. meşhur beklenen deprem riski ile alakalı da nitelikli ve cesur bilim adamları söyleyeceklerini söylüyorlar. halkın oyuyla seçilmiş belediye başbakanı da şimdilik iyi bir muhalif seyir izliyor.
fakat ben bugün işin daha çok sosyolojik şehircilik kısmına bakmak istiyorum.

40 yıldır bütün iktidarların düşündüğü gündüz rüyasıdır istanbul'a vize koymak. böyle mucize görülen bir formülde 3 gram ske sürülecek çözüm olsa yaparlardı şimdiye kadar. böyle bir uygulama zaten seyahat özgürlüğünü kökünden baltalayacak faşist bir uygulama olurdu.
bunun yerine büyük şehirlerde yaşayan yoksul ve işsiz halkların bir şekilde teşviklerle memleketlerine dönmesini sağlamak daha akla uygun bir siyaset olurdu. yapmadılar.
bunun yerine şehirlerde 10 yıl öncesine kadar dutluk olan, ve hep de dutluk olması gereken yerleri rantsal cazibe merkezi haline dönüştürdüler. bu rantsal cazibe merkezlerinden yiyen yedi doymadı, yiyen yedi doymadı. 3. köprüsü, 3. havabilmemnesi ucubeliği de bunun üstüne cabası.

bence bütün istanbul şehircilik politikası bu 20 milyonluk kenti ne yaparız da biraz azaltırız üzerine kurulmalıdır. gerçi artık bu bahsettiğim rantsal dönüşümlerden dolayı iş işten geçti. şimdi bir de üstüne bu projeler gelirse kentin nüfusu 30 milyona çıkar.
söyleyin yapmasınlar.

kaset doldurmak

turuncu gemi
30 yaş üstü turnusolu başlıktır. sene 1998 de lise 1'e başladığımda muhteşem bir alet keşfetmiştim. radyodan başka bir şey değildi o alet. odama kapanıp radyo dinleyerek ders çalışmaktan büyük haz etmeye başlamam sınıf birincisi yapmıştı beni.
youtube'nin kurulmasına 10 yıl, akıllı telefonların hayatımıza girmesine 15 yıl vardı daha. microsoft chat bile yoktu sanırım.
haliyle elimi attığım an istediğimiz şarkılar bize bir tık uzakta değildi. müsadenizle yine biraz başlıktan alakasız yürüyeceğim.
sene 2002 de pentium 3 diye bir naneden heyecanla bahsediyordu internet cafedeki bilgisayardan anlayan abilerimiz. daha icat olunmamıştı ama çıkacağı konuşuluyordu. sormuştum o abilere ne olacak bu pentium 3 çıkınca. demişlerdi ki ''şimdi bir düğmeye basınca sitenin anında karşında belirdiğini düşün bilgisayarda. öyle olacak'' bunu diyen abiye pek inanasım gelmemişti. ama hayali bile güzeldi.
bu sohbete bile 4 yıl vardı daha.

bizim mahallede kasetçi topal mehmet abi vardı. kendisi kasetçiyi kapatalı 10 yıl oldu ama 20 yıldan fazladır dostum demekten gurur duyduğum bir insan. günde 250 bin lira para verirdi ailem bana. mehmet abi içine 10 şarkı sığan 60 lık kasedi 250 bine çekiyordu. yapar listeyi verirdim kendisine. her gün de 10 bin, 20 bin para bırakırdım okula giderken. o da bana para tamamlanınca hafta sonunda kasedimi verirdi. şimdi youtube de 5 saniye sonra atlayacağımız reklamlar bile canımı sıkıyor.
neyse. bu konu üzerine daha fazla sosyoloji kasmayacağım. lakin gerçekten güzel yıllardı. sanırım o zamanlar daha güzel insanlardık.

melih gökçek

turuncu gemi
herhangi bir hdp li belediye başkanının hiç bir silahlı örgüte 1 kuruş para yardımı yaptığına dair 20 yıldır hiç bir delil bulunamamıştır. fakat bu herif ankara'yı parsel parsel birilerine vermiştir. iyi oldukları günlerde daha nice malum partiye mensup belediye başkanı da aynı şeyi yapmıştır. onlar sadece başbakan yardımcısı tarafından ifşaa edilmemiştir.

tanım: 15 temmuz gecesi bir gecekondu'ya sığınıp titreyen, daha bir çok hesabının mahşere kalmayacağı siyasetçidir.

kemal kılıçdaroğlu

turuncu gemi
kurtla yiyip, çobanla ağlayan bir acaip muhalif lider. ülkede muhalif yetersizlik konusunda herkesi suçlar. bir süre önce üniversitelerin suskunluğuna takmıştı. bugün üniversitelerde akp li olmayan ne kadar hoca varsa ya hapiste ya atıldı. kendisi sus pus. bir ara meclis önünde kendisini yakma girişiminde bulunan işçiye, sırıta sırıta öğüt veriyordu. bu işçi arkadaş kendisini neden saray önünde yakmamış. chp ye oy vermediği için halka pöykürür bazen. halk daha ne yapsın? bütün büyük şehirleri chp ye verdi. neyin hesabını sordu bu kılıştar? hatta akp dönemindeki yolsuzlukların üzerine toprak atıldıkça atılıyormuş. zaten kılıştar'a göre onlar yolsuzluk değil israf.

halk sandıkları her seçim can ve maphus pahasına koruyor. cebindeki parasının son kuruşuna kadar chp kampanyalarına harcıyor. bu yetersiz adam hala kendisi hariç herkesi suçluyor.

halkımız hala bu yetersizi baş tacı ediyor. muhalif insanlarımızın bu adama bakışıyla, akp li vatandaşlarımızın tayyip erdoğan algısı arasında gram fark yok.

kedi

turuncu gemi
bütün gün fırlamalık ve şefkat peşinde muhteşem asil vücut dili olan hayvanlardır. 2 ayı biraz aşkın süredir bana biraz emrivaki bir şekilde kapkara bir kızın hediye edilmişliği var. göğsü ise bembeyaz. ilk başta kendisine o kadar antipati beslemiştim ki ona daha önce konulan ''gece'' ismiyle bile seslenmiyordum. ''kedi'' diye çağırıyordum. şimdi ismini kedi olarak kanıksadı. ben hala onu sevmiyorum. o kendini bir şekilde sevdiriyor eşşolusu. ilk evime kabul ettiğimde balkonda yatar geceleri diye düşünmüştüm. şimdilerde geceleri üzerimde değil de azıcık bana yatakta yer bırakacak şekilde uyuduğu zamanlar şükretmekteyim.

belgesellerde kedilerin bizi de büyük kediler olarak gördüğü söyleniyor. iyi de bu hayvanlar hiç sorgulamıyorlar mı doğada hangi kedi hangi kediyle yiyeceğini paylaşır. kendi yemeden diğer kediyi doyurur. pasif içiçilikten ciğerlerine zarar gelmesin diye prenses hazretleri odadayken günde üç paket sigara içen büyük kedi sigara yakmaz. uyku saatlerini diğer kedinin oyun saatlerine göre ayarlar. bunları hiç mi düşünmez bu kediler?
bilimin söylediğinden bağımsız başka bir bağ kesin olmalı.

can dündar

turuncu gemi
chp'li özgür özel'in iddiasına göre tayyip beyin orhan pamuk'la karıştırdığı yazar. ulan can dündar gibi bir pıtırcığın bile terorist ilan edildiği bu zamanlarda yaşamaktan tiksiniyorum. atilla taş'ın yıllarca maphus yatması kadar ironik bir durum bu. fakat korkarım ki bu ironiksel gerçeklik çağının içindeyiz. ironi hiç gerçeğe dönüşür mü yahu? ironi dediğin temel fıkrası gibi bir şeydir.
yoksa biz hepimiz temel fıkrası mı olduk son 17 yılda?

denizin dibinde demirden evler

turuncu gemi
meşhur ''denizin dibinde hatçam'' türküsünde geçen muhteşem metafordur. sabahattin ali de dahil bir çok değerli şair ve yazara zindanlık etmiş sinop maphusunu betimler. 2001 yılında müze yapıldığında gidip görmüştüm gözümde büyük bir ikon olan o maphusu. denize sıfır bir kaledir esas itibarıyla. sabahattin ali'nin şiirinde de dediği gibi dışarıda deli dalgalar gelir duvarları yalar. ve yine aynı şiirde büyük şair denize bu kadar yakın ve göremiyorken şu teselliyi verir kendisine.
''göremiyorsan denizi, çevir başını yukarı, deniz gibidir gökyüzü, aldırma gönül aldırma''

deniz seviyesinin altında hücreleri vardır. bir turist olarak bile bir zamanlar insanların o zulümleri yaşadığını görmek beni kötü etmişti. ama işte insan bir filin dayanamadığı acılara dayanabilen muhteşem bir bünyedir.

ümit yesin

turuncu gemi
çocukluğumuzdan beri bizi bir çok dizi tiplemesiyle güldüren değerli bir tiyatro sanatçısıdır. ama benim için her zaman cennet mahallesindeki kıllı toparlak muharrem tiplemesiyle kazılı kalacak. sinan çetin'e ait olduğuna hiç bir zaman inanamadığım 1984 yapımı 14 numara isimli filmde de gay bir pezevengi oynuyordu. kanaatimce oskarlık bir performansı vardı. demin de ibrahim tatlıses'in ''usta'' klibinde gördüm kendisini gözümden yaşlar aktı.
çok özleyeceğiz.

gecenin şiiri

turuncu gemi
Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acaip, kuşların hali.

Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
-Akşamüstüne doğru, kış vakti -
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.

Ölürüz diye mi üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayri?

Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.

sürk

turuncu gemi
hayatımda tek övündüğüm özelliğim olan antakyalı oluşuma şükür ettiğim lezzetlerden biridir. sürkü biz genelde fırına gönderip ''katıklı ekmek'' denen muhteşemliği yaptırırız.
sürk denen harikalığın bir formu da ''küflü çökelektir'' şifa kaynağıdır. fransız'ın rokforuna milyonlar verirsiniz ama bedavadan biraz pahalı olan bu ulusal lezettimizi tanımazsınız. nerede olursa olun antakyalıları sevin.

salt gastoroloji yönünden sevilmeyi de reddetmekteyim. hatta kanaatimce dünyanın en muhteşem coğrafyası olan antakya'nın salt gastroloji yönünden anılmasından da çok rahatsızım. yapmayın bunu.

ulusların kendi kaderini tayin hakkı

turuncu gemi
lenin'in bütün makaleleri gibi, bu hususu da hiç eğip bükmeden, büyük devrimci şanına yakışır biçimde ele aldığı yazısıdır. 1990'lara kadar türkiye sol ve komünist mücadelesinde de oldukça net anlaşılan bir makaledir.
1990 lardan sonra bağzı türk komünist önderler bu makaleyi bile ''kürt anasını görmesin'' şeklinde formüle edip arz etmeyi başarmıştır. yazık ki bu defermasyon ve manipülasyonları sınıfın kahir ekserisinde yutulmuştur.

avrasyacılık

turuncu gemi
bir kısım yönetim elitinin kimseye hiç bir fayda sağlamamış ütopyasıdır. ordu içinde ''natocular ve avrasyacılar'' diye iki kümelenme olduğu söylenir. en son 15 temmuz darbe girişiminde natocu subayların fetöcülerle hareket ettiği söylentiler arasındadır. yahut fetöcü subayların natocu subaylarla hareket ettikleri de diyebiliriz. geri kalan avrasyacı bir çok subayın da geçmişteki başka ideolojik temelli darbeler veya girişimlerinde isimleri vardır. tabii ki burada gerçekten vatan ve meslek aşkıyla görevlerini yapan nice subayı ayırmak gerekir. benim bahsettiklerim can sıkıntısından cuntacılık oynayarak halka korkunç bedeller ödeten bir kısım yapılanmalardır.

ahmet şık'ın hayatı karartılan ''imamın ordusu'' kitabında general kademesinin yarıya yakının fetöyle iltisaklı olduğu yazar. bu kitap malum darbeden yıllar evvel yazılmıştı. o zamanın başbakanı bu kitap için mermidir menfii ifadesini kullanmıştı. darbe sonrası general kademesinin yarıya yakını tutuklandı.

başbakan

turuncu gemi
feodal beylikler sonrası kurulan krallıklar ve imparatorluklarda hükümdar yönetme yetkisini tanrıdan alırdı. mesela osmanlı padişahı olacak her hangi bir şehzade hakkında şeyhülislam ''kut indi'' fetvası verirdi. boğdurulacağı zamansa başka bir şeyhülislam bulunur ve ''kut kalktı'' fetvası verdilirdi.
sanayi devrimi sonrası yaşanan burjuva aydınlanmasında yönetim erkinin yetkiyi tanrıdan alma olayı kaldırıldı. bunun yerine halk diğer anlamı sekreter de olan görevli ministerlar seçmeye başladı. tabii bunların başında bir kordinatör görevi görecek sir minister oluyordu. bu yolla yönetici erkten allahsal yetkiler alınmıştı. gerçi işte burjuvazi aydınlanması da demokrasi bakımından dört dörtlük işlememiştir. bir çok toplumda eleştirilemez allahsal yetkiler ''ulus devlet'' dogmasına bürünmüştür. fakat demokrasiyi yine de eli yüzü düzgün şekilde yürüten toplumlar çareyi ve tedbiri iktidarı hiç bir zaman tek bir partiye vermemekte bulmuştur. bunun adına da koalisyon diyoruz. dünyanın en demokratik yönetim şekli cumhuriyetten ziyade ''koalisyonlardır'' önermesi bence daha doğru bir yaklaşımdır. zayıf koalisyon hükümetlerinde halk daima devletten güçlüdür. ortakları birbirini satacağı için yolsuzluklar da daha az olur ve nisbi şeffalık sağlanır.

sisifos

turuncu gemi
ırmak tanrısı asapos'la, ülkesine ırmak bağışlaması karşılığında anlaşma yapmış kral ve aynı zamanda çok kral bir abimizdir. asapos'un kızı kayıptır. bu sübyan bebeyi kaçıran zeus'tur. sisifos bu sırrı ırmak tanrısına söyler.
her ne kadar kralın allahı olsa da zeus hiç de kral bir delikanlı değildir. çocuk pornosu ve ırkçılık dahil her türlü pisliğin allahıdır kendisi esas itibarıyla. sisifos'un üzerine ölümü salar. sisifos da bileği kuvvetli bir kardaşımız. ölümü zincire vurur. bunu üzerine uzun bir dönem dünyada kimse hades'e pardon hakka yürümez. hades bakar ki bu iş böyle olmayacak gider ölümü zincirlerinden kurtarır.
sisifos kalan ömründe tanrılardan kaçmayı başarır. fakat yaşlandıktan sonra tanrılar, kocayan kurt misali onu maskarası etmeye kalkarlar. al sana bir kaya nerene dayarsan daya demezler elbet. ona bir kaya verirler ve dağın en tepesine çıkartmasını söylerler. fakat sisifos bu kayayı en tepeye çıkartmayı ne zaman başarsa kendini başladığı yerde bulur.

sisifos buna rağmen aynı azimle amacına yürümeye devam eder. ve kanaatimce o da tanrılara şöyle bağırmış bir devrimcidir.

''sizin hilelerinizle baş edemedim bana dert oldu. ama size de boyun eğmedim bu da size dert olsun''

tarihte gün gelecek, zalim egemenlerin hileleriyle de baş edecek devrimciler çıkacak.
enseyi karartmayın.

selahattin demirtaş

turuncu gemi
evrensel gazetesine verdiği son mülakatta;

''faşizm son zamanlarını yaşıyor, bırakın da faşist iktidardan beslenen alçaklar sürüsü umutsuz olsun. halkın umutsuz ya da karamsar olması için tek bir neden bile göremiyorum. aksine karşımızda dibe vurmuş, çürümüş, yozlaşmış, halk desteğini daha şimdiden büyük oranda yitirmiş sefil bir iktidar varken korkmanın, karamsarlığın zamanı değil. bu kadar bedeli boş yere mi ödüyoruz?

bu faşizan uygulamalara teslim olunsaydı iktidarlarını yirmi yıl daha sürdürebilirlerdi. ancak milyonlarla birlikte direndik ve faşizmi gerilettik. artık önümüzdeki görev, ilk seçimde faşizmi tuzla buz ederek içinde hdp'nin de olduğu demokratik bir iktidarı iş başına taşımaktır.''

hususunu vurgulamış halkların demokratik lideridir.

donald john trump

turuncu gemi
geçenlerde rocky bilboa temalı ergen bir resim paylaşmıştı. ondan bir ayı boğan olmaz kanaatindeyim. hatta ondan ayı oğlu ayı bile olmaz. olsa olsa rocky 3.5 olur.

fakat tekrar seçilecek diye endişe etmekteyim. zira tarihte görülmemiş popilist ekonomi politikalarıyla çomarların gönlünü feth etmiş durumda. umarım yanılırım.

bernie sanders

turuncu gemi
abd halklarının selahattin demirtaş kumaşında demokratik lideridir. allahtan şimdilik cezasını bitirmesine rağmen cezaevinden salıverilmeyip üzerine bir de beraat ettiği davadan tutuklanmış halde değil.

bernie sanders'ın bu seçimlerde de başkan olamayacağı umutsuzluğundayım. fakat gözlemlediğim kadarıyla abd'li gençler ondan çok şey öğreniyor. gelecekte bu hal özgür ve eşit bir geleceği yaratmak için işlerine çok yarayacak.
sen çok yaşa bernie emmi diye seslenerek selam göndermek istiyorum kendisine. ingiltere de bugün harika işlere imza atan sınıfın lideri corbyn emmiyi de selamlarım bu vesileyle.

haa belki de seçilir bernie bey hiç belli olmaz. herkes trump da seçilmez diyordu. tabii ki kendisini ters bir biçimde de olsa trump denen rocky 3.5 la aynı cümlede anmak istemezdim. oldu bir kere, söyleyin affetsin.

gecenin şiiri

turuncu gemi
yırtarak geçiyor kalbimizden
hayatı da törpüleyen zaman

şuramızda birşey var
acıya benzer
umuda benzer
böyle günlerde herşey
hem acıya, hem umuda benzer

gün ölümle başlatıyor hayatı
her şafak taze bir ölünün üstünde doğuyor
her sabah ölümü anlatıyor gazeteler
sol köşede ölümü kutsallaştıran bir fotoğraf
yeni bir cinayetin rontgenini çıkartıyor gövdeme
beynim sabırla keskin
iğdişliyor haber bültenlerini, yorumları, sahte ölüm ilanlarını

bizim ilanlarımız çoktan verilmiştir
gelirsede bilinir nerden ve nasıl
böyle ölümün yücedir adı
ha kanağacı canım, ha gelincik tarlası
çünkü ölümün kanıdır besleyen
bir başka baharın tohumlarını
şuramızda birşey var
bizi onduran birşey
acıya saran
umudu kuşatan

kalbim: kalbim mi desem
var kalbim :yaşayan ben
hayatla, ölümle, cinayetle
gazetelerle, radyolarla, eski üniversitelilerle
eski prof hocalarla
yaşayan ben :geç mi kaldık/ kabul edemem
ah benim sevgili annem
oğlun da elbet yurtseverden
birgün bırakır da sizi yüzüstü
yüzüstü değil :elbette bizüstü
bırakırda kötü sarmaşıkları, yaban güllerini
bırakır da sekizyüzlük hırtları,şunları bunları
giriverir senin sıcacık kucağına
yani hem sana karşı, hem senin için
giriverir o yanılmaz tarihçinin yaprağına
ölüm mü dedin annem
ölüm senin gibi güzel annelerin
senin gibi güzel çocuklar feda etmiş
o tarih atlasında
bir kırmızı gül olur ancak
koksun diye çocukların bahçesi

şuramızda, tam şuramızda
kanserli bir virüs gibi kanımıza karışsa da
bizi yaşatan
günler perişan

Arkadaş Zekai Özger

yalnızlık

turuncu gemi
kanaatimce yaşamış en büyük bilim insanlarından eric fromm kaliteli bir yalnızlığı kuramayan insanların kaliteli birliktelikleri de olamaz iddiasını savunur. bence sonsuz kere haklıdır.

benim yaşam anlayışımda her dış ilişki insanın kendisiyle ilişkisidir. kişinin başka insanlarla ilişkisi de kendisiyle ilişkisidir. bunu siyasette şöyle bir olguyla açıklayabiliriz. her iç savaş bir dış savaştır. her dış savaş aynı zamanda iç savaştır.

sıkıldım daha fazla sosyolojik, politik, psikolojik görüş kasamayacağım. eskiden yalnızlığımı pek bir severdim. fakat 35 yaşımdan sonra artık geceleri yatağa girdiğimde kendimi lanetlenmiş hissediyorum. sabah yalnız uyandığımda ise lanetlenmiş olduğumdan emin şekilde kalkıyorum.
yine de bu hal lanetli bir ilişki biçiminden kırk kat iyidir.

ahmet davutoğlu

turuncu gemi
eski partisiyle bir birlerini yesinler, oya ete para vermesinler dediğim ex başbabandır. türkiye'nin en karanlık dönemlerinin başbakanıdır. halka ettiği zulümleri şuraya sıralasak karakter sınırı yetmez.
ve bu yaptıklarından dolayı özür dilemek bir yana dursun, yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır şiarıyla parti kurmuştur.

bir de yaşamış en güzel insanlardan biri olan barış manço'nun tertemiz bir şarkısını kirletmiş. söyleyin yapmasın.

ekmeleddin ihsanoğlu

turuncu gemi
chp ve mhp'nin, tayyip beye ebedi başkanlığın yolunu açtığı seçimin adayıdır. kılıştar'ın, nasıl kurtla yiyip de çobanla ağladığını ifşaa etmiş adaydır.
muhalefet tarafından seçmenlerine karşı işlenmiş suçtur. o seçimde ekmel beye oy vermiş hiç kimsenin, akp ye oy verenleri aşağılama ve eleştirme hakkı nazarı itibarımda yoktur.

o dönemler chp milletvekilleri fetö ile pek bir içli dışlıydı. adamlar resmen bu gladio artığı çeteyi mazlum bir pozüsyona sokuyordu halk nezninde. bankasına dayanışma adına trilyonlar yatıranlardan, tv lerinin önüne kendilerini zincirleyenlere kadar hal böyleydi.
devlet bahçeli ise o dönemler tayyip beyi, zavallı bir ihtiyarı dartta hedef edip hırpalamakla suçluyordu. zira köylü kurnazı muhalefet bahisi fetö atına yatırmıştı. o çetenin bütün imkanlarından artık kendilerinin yalayacağı umudundaydılar.

bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir. o dönemde akepenin üst düzey yöneticileri ekmel beyin ismini bizzat gülen fısıldadı diyordu.
gerçi sonradan ekmel bey erdoğan'a tek adam yetkileri tanıyan yasaya evet verdi.

son kertede, burjuva siyasetten tiksinmek için küçük bir resimdi yukarıda anlattıklarım.

radamel falcao

turuncu gemi
şanlı galatasarayımıza gelmeden önceki beyanatlarıyla, takımımıza bir merhem olmayacağı aşikar olmuş eski yıldızdır.
sayın erdoğan'a olan büyük aşkını her fırsatta beyan ediyordu. kendisinden daha o zaman tiksinmemin nedeni tayyip beye olan muhalif görüşlerim asla değil. tayyip bey zeki bir insandır. mutlaka o da anlamıştır ki bu falcao denen herif formsuzluğunun en dibindedir. bu saaten sonra hiç bir takıma fayda sağlamayacağının farkındadır. bu sebeple gelecek eleştirilere tayyip beyi kullanarak ön almaktadır. keşke bu öngörüm tutmasaydı ama tuttu.
oysa atlatico günlerinde ne kadar da hayrandım ben kendisine. bir çok maçta şimdi ismi aklıma gelmeyen hocasının verdiği taktiklerle takımı tek başına sırtlardı.

bir de futbolda bal gibi de siyaset olacağını afişe etmiş eski yıldızdır. ne çok şu yalanları dinledik çocukluğumuzda. camide, okulda, futbolda siyaset yapılmaz. doğrudur aslında. sol bir söylemle mazlumun hakkını arıyor ve koruyorsanız futbolcu olarak bunu yaptırmazlar adama. fakat egemenleri sarıp övüyorsanız bunu teşvik bile ederler.

zengin itiraf

turuncu gemi
öğrencilik yıllarımda bir gün cebimde pul biber alacak param yoktu. evimde bol miktarda isot vardı. yaptığım makarnamın sosuna pul biber yerine isot koymuştum ve muhteşem bir makarna speciali yaratmıştım.

kedisi olanlar mutfakta yemek yapmanın nasıl bir işkence olduğunu bilirler. kendisine sürekli bir tırşik atacağım umuduyla ayaklarıma sürtünüp duruyordu eşşolusuu. ben de bugün yaptığım makarnamın sosuna yanlışlıkla isot yerine sumak koydum. bu defa ortaya muhteşem bir special çıkartamasam da makarnam yenilecek lezetteydi. hatta eski makarnalarımdan daha iyi olmuştu. size de öneririm.

bir de, bilgisayardan miyavlama sesi açıp kedimi çıldırtmaya bayılıyorum bazı zamanlar.

cahit külebi

turuncu gemi
bir kere misafire çıkmış adın;
istesen istemesen gideceksin.
mihnet payı da olsa bu hayatın,
güler yüzle katlanmayıp neylersin.

ötede ne var ne yok belli değil;
kimse bilmiyor nedir karşı kıyı.
günün kadrini kıymetini bil;
balını almadan salma arıyı.

bir gül açabilir her nefesinde;
istersen teneffüs etmekle mest ol.
hele sevgi hele iyilik bahsinde,
baharda tabiat gibi cömert ol.

muhteşem dizelerinin sahibidir.
2 /