confessions

zal

2. nesil Yazar - Geleceği parlak

  1. toplam entry 115
  2. takipçi 6
  3. puan 1297

sıla gençoğlu

zal
Radyoda bir iki kere dinlediğim şarkıcı.

Şarkıları bana hiç orijinal gelmediği için ya da şarkı sözleri gerçekten çok aşağı düzeyde olduğu için bir türlü sevemedim.

Son zamanlarda yaşadığı olaya gelince; işin magazinsel boyutunu bilmemekle birlikte evli bir erkekle o durumda olmak , evinde kocasını bekleyen kadına büyük bir saygısızlıktır.

Bir de insanları yermeden önce; olayın özünü bilmek gerekir.

Sevgilisi, eşi ya da nişanlısı ile arası bozulup omzumda ağlayan, bana sımsıkı sarılan çok kız arkadaşım olmuştu.

İnsanları da olaya kendi açısından bakmalarını öneriyorum. Hiçbir şey göründüğü gibi olmuyor maalesef.

Ki durum gerçekten bir sevgililik durumuysa gerçekten büyük saygısızlıktır.

emra'a enda noktat el sifr

zal
Türkçe'ye sıfır noktasındaki kadın diye çevrilmiş olan , mısırlı aktivist neval el seddavi'nin ortadoğu'da kadın olmanın daha doğrusu eşitsizliğin kol gezdiği bir dünyada kadın olmanın zorluklarını anlattığı gerçek bir yaşam öyküsünü aktardığı kitabıdır.

akıllara bir anda bora ayanoğlu'nun 45'liğini getirtir.

ne diyordu:

bana herkes sahip
benim hiç hakkım yoktur
ben akıldan yoksun
ama vazifem çoktur
adem'in yediği elma
hep benden sorulur
çünkü adım kadın
kadınım hükmüm yoktur.

firdevs mısır'da yaşayan bir hayat kadınıdır. bir erkeği öldürdüğü için idama mahkum edilmiş olan bir hayat kadını. neler yaşadığını; ezilmiş, toplumun kötü tarafı olarak gösterilmiş, sadece obje olarak görülmüş bir kadının trajedik hikayesidir.

lars von trier

zal
Nymphomaniac ile uluslararası şöhretini bana göre zedelemiş olan danimarka sinemasının son yüzyıldaki en başarılı yönetmenlerinden biri olan garip yönetmen.

evet kesinlikle gariptir; davranışları tutarsız, eserleri arasında inanılmaz derecede kopuk olan bağlarla, insanları alaşağı eden psikolojik etkisiyle gerçekten garip bir yönetmendir, fakat yadsınamaz bir gerçek vardır; filmleri gerçekten insanı altüst ediyor.

2000- 2010 arasının bana göre en iyi filmlerinden biri olan dogville bunun güzel bir örneğidir.

son örneği olan the house that jack built ve dancer in the dark'da yönetmenin yıpratıcı eserleri arasında gösterilebilecek eserlerindendir.

ukde: magic mushroom

alt-j

zal
ingiliz müziğinin son dönemlerdeki en iyi temsilcilerinden biri olan indie-rock müzik grubu.

LEEDS'DE üniversite öğrenimi gören 4 arkadaşın birlikte müzik yapma çabalarının meyvesi olarak 2007'de 4 kişiyle kurulmuştur.

ilk albümlerini dinleme fırsatı bulduğumda kulağımda farklı bir tat bırakmışlardı. daha sonraki çalışmalarında da bunu görünce severek dinlediğim gruplar listesine de ekledim tabii.

video kliplerinin de ayrı cezbedici olduğunu söylemem gerekiyor.


john dillinger

zal
johnny deep ve cristian bale'ın rol aldığı public enemies'de hayat hikayesi anlatılan, fbi'a göre halk düşmanı olan ama çoğu kaynağa göre yaptığı banka soygunlarıyla halkın sempatisini kazanmış soyguncudur.

dünyayı kasıp kavuran büyük buhran zamanında amerika'yı soyup soğana çevirmiştir.

ve yaptığı soygunlarla büyük hayran kitlesi edinmiştir. artık neden sempati kazanmış bilemiyorum.

ama bu nasıl bir etkiyse, halk peşinden koşacak noktaya gelmiştir. tabi bunu gören fbi yetkilileri kendisini ortadan kaldırmıştır.

il nome della rosa

zal
umberto eco'nun ustaca betimlemeler ile okuyucuyu başka bir boyuta taşıdığı, polisiye'den felsefeye, sosyolojiye ve dâhi psikolojiye kadar her şeyden barındıran , Türkçe'ye Gülün adı olarak çevrilmiş efsane romanıdır.

yazarın ilk eserinin olmasının yanı sıra post-modern italyan edebiyatının da en güzel örneklerinden biri olarak gösterilebilir.

romanın bir de sinemaya uyarlanmış filmi bulunur; izleyip vakit kaybetmemeniz için rezalet olduğunu belirtmem gerekiyor.

"...gençler artık hiçbir şey öğrenmek istemiyorlar, bilim geriliyor, tüm dünya tepetaklak olmuş, körler körleri yönetiyor ve onları uçuruma sürüklüyorlar, kuşlar daha uçmayı öğrenmeden yuvadan ayrılıyor, eşekler çalıyor, öküzler oynuyor."

umberto eco

marx kardeşler

zal
alman asıllı olan; sessiz sinema dönemi ve sonrasındaki deneysel amerikan sinemasının en önemli komedyenleri arasında gösterilen;

chico marx
harpo marx
groucho marx

kardeşlerin oluşturduğu gruptur.

ilk zamanlarında genellikle sahne performanslarıyla göz doldurmuşlar, sahnedeki performanslarının yanı sıra broadway müzikalleri ile sinema sektörünün dikkatini çekip sinema sektörüne adım atmışlardır.

ilk dönem sinemalarında daha çok charlie chaplin esintileri görülür. bunun dışında güldürülerinde realizmi dibine kadar hissetmek mümkündür.

zaman ilerledikçe sinemaları giderek absürd hale gelmeye başlamış, absürd mizahın en güzel örneklerini üç ahbab çavuşlar isimli film serisinde vermişlerdir.

bunun dışında iki kardeşleri daha olan bu üç isim; zeppo marx isimli kardeşleri ile ördek çorbası isimli harika eserde rol almışlardır.

10 things i hate about you

zal
tekrar tekrar izlenebilecek harika bir gil junger filmidir.

william shakespeare'in the taming of the shrew adlı oyununun uyarlamasıdır.

romantik komedi mi yoksa saf komedi mi izlerken bunu size uzun uzun düşündürür.

filmde göze çarpan oyuncular ise heath ledger ve julia stiles'dır. julia stiles canlandırdığı kat karakteri ile efsaneleşmiştir.

film katı bir aileden gelen iki kızkardeşin hikayesidir. daha doğrusu hırçın kızımız kat'in hiçbir erkeği beğenmemesi üzerine kurulmuş bir hikayedir.

neyzen tevfik

zal
tam adı tevfik kolaylı olan 19. ve 20. yy türk edebiyatının en önemli hicivcilerinden biri olarak kabul edilen şair.

dönemin en ünlü hiciv ustası olan şair eşref ile tanışmış, dostluk kurmuş ve onunla birlikte hicvin en büyük üstadı nef'i'yi incelemiş ve kendi edebi dilini oluşturmuştur.

keskin dili başına büyük dertler açmıştır. sultan abdülhamit han'a yazdığı hiciv, hakkında idam fermanı çıkarılmasına yol açmıştır.

doğduğu yer olan bodrum'dan izmir'e küçük yaşlarda göç etmiş burada aldığı ney eğitimi ile neyzenlik de yapmıştır.

aykırı dili ve tarzı yüzünden fazlaca kısıtlamaya uğramıştır.

felsefemdir kitab-ı imanım,
taparım kendi ruhumun sesine,
secde eyler hakikatimher an,
kalbimin ateş-i mukaddesine.

the vitruvian man

zal
mimarlığa ait en eski kaynaklardan olan hatta en eskisi diyeceğimiz "mimarlık üzerine on kitap" isimli eseriyle bilinen , m.ö 1 .y.y'da yaşamış olan antik roma'nın en ünlü mimari vitruvius'u tasvir eden, matematiğin görsel zeka ile birleştiği bir leonardo da vinci eseridir.

da vinci bu eskiz'i yaparken hayran olduğu vitruvius'u mimarisini anlatmaya çalışmıştır.

vitruvius'un matematiksel dengesini ve simetrisini hayranlıkla benimseyen da vinci; kollarını ve bacaklarını sonuna kadar açmış erkek bedeniyle vitruvius'un insan anatomisi hakkındaki düşünceleri açık etmiştir.

zira vitruvius mimarlığın insan bedeni gibi kusursuz şekilde olması gerektiğini düşünen bir mimardı.


zenginsozluk.com/foto

claude monet

zal
eduoard manet ile olan soyisim benzerliğinden dolayı kendisinin eserlerinin manet'ye ait olduğu düşünülen 19. yüzyıl fransız resiminin önemli isimlerinden biri olan ressam. manet'nin kadın tasviriyle alakası yoktur; kendisi derin fırça darbeleri ve görkemli manzara resimleriyle tanınır.

izlenimcilik akımının da önde gelen isimlerinden biridir.

1873'de resmettiği izlenim: gündoğumu bunun en önemli simgelerinden biridir.

francis bacon

zal
ikinci dünya savaşı sonrasında ortaya çıkan varoluşçu resmin en önemli temsilcilerinden biri olarak gösterilen amerikalı dışavurumcu ressamdır.

1909-1992 tarihleri arasında yaşamıştır.

sartre'ye ait varoluşçu düşünceler francis bacon'ı bir hayli fazla etkilemiştir.

ikinci dünya savaşı'nın açtığı yıkım, onun da sanatını sorgulamasına yol açmış, bundan sonra resimlerinde şiddet öğesini bir hayli fazla kullanmıştır. bu şiddeti psikolojik olarak kullanmış, acıyı resimlerinde ustaca betimlemiştir.

rene magritte'in başını çektiği büyülü gerçekçilikten de etkilenen ressam , bu akımın da önemli temsilcilerinden biri olarak gösterilir.

...and justice for all

zal
godfather serisiyle, amerikan sinemasının parlayan yıldızı olan al pacino'nun ününe ün kattığı ve unutulmaz bir oyunculuk dersi verdiği çok güzel bir filmdir.

burada karşımıza genç ve idealist hukukçu arthur kirkland olarak karşımıza çıkan pacino; mimiklerini harika bir şekilde dramatize ediyor. arthur'un dramatik hikayesine , harika oyunculukta eklenince soluksuz izlenecek bir film ortaya çıkıyor.

hikaye teorik olarak; amerikan hukuk sistemini alaşağı eden bir hikaye, pratikteki ise; hikaye tam anlamıyla genç arthur için hayal kırıklığı. ünlü bir yargıç; ve bu yargıç, tecavüzden tutuklanıp, yargılanacak olan bir yargıç. savunması için görev verilen kişi ise arthur: ve bu olay arthur'un kendisini sorgulamasına da yol açacaktır.

bakalım arthur; kendisiyle ve davayla hesaplaşabilecek mi?

1979 yapımı olan filmi; norman jewison yönetmiştir.

villa la rotonda

zal
italyan mimarisinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen, 16. yy'ın ortalarında dahi mimar andrea palladio tarafından inşa edilen yapıdır.

isminden de anlaşılacağı gibi villa formundadır.

yapı tarz olarak tapınak biçiminde yapılmıştır. bu palladio'nun mimari düşüncesinin ana unsurlarından biridir.

italya'nın en çok turist çeken bölgelerinden olan veneto'nun vincenza şehrinde bulunur.

ayrıca veneto italyan mimarisinin en güzel örneklerini içersinde barındırır.


zenginsozluk.com/foto

konstrüktivizm

zal
sanat toplum içindir anlayışında olan rus ressam, mimar ve heykeltıraş vladimir tatlin'in başlattığı akım.

bu akımın özünde kübizm olmakla birlikte, fütürizmden de etkilendiğini verilen eserlerden çıkarabiliriz.

avangart sanat'ın yayılmasında öncü olan de stijl bu akımdan etkilenmiştir.

geometrik soyutlamanın en önemli nokta olduğu söylenebilir.

michelangelo merisi de caravaggio

zal
barok döneminin en önemli ressamı olarak görülen ressam.

hayatı her zaman sokaklarda geçmiştir; kaynaklara göre 1606 tarihinde sokak ortasında birini öldürmüştür. bu olaydan sonra papalık hakkında ölüm emri vermiş, o da bunun üzerine kaçmıştır.

tabi pişmanlığını tablolarında göstermiştir. arınma temalı çalışmalarıyla papalık tarafından affını istemiştir. özellikle isa figürünü bambaşka bir boyutta kullandığı aziz matta'ya çağrı adlı eserinde sokak hayatından esintilerle birlikte; isa'nın o salaş ortamda insanları arınmaya teşvik etmesini anlatmıştır.

günahlarından arınmak tablolarında ana unsur olmuştur.

bu resimde kendisine has olarak görülen; tenebrism'i olağanüstü bir ustalıkla kullanmıştır.

bunun dışında natürmortlarıyla da dikkat çekmiştir. renkleri kullanımı ile bakanı adeta içine çekmiştir.

i et speil i en gate

zal
ağır ve neredeyse tedavisi olmayan bir hastalık; ve bu hastalıkla mücadele eden 12 yaşında küçücük bir kız.

güçlü ve her şeyin farkında olan bir kız.

jostein gaadner'ın bana göre en iyi romanı olan bu roman, sadece küçük bir kızın son dönemini anlatmıyor, en kötü durumda bile nasıl güçlü kalınacağı ve içten bir gülümsemenin önemini anlatıyor.

tabi küçük kız ve melek arasında geçen sohbetlerin felsefi boyutu da yazarın yeteneğini hissetmemize olanak sağlıyor.

sinemaya da uyarlanmış olan bu romanın;bir çırpıda okunduğunu, su gibi akıp gittiğini belirtmeliyim.

keyifli okumalar...

bugünün saraylısı

zal
genç kızımız ayşen'in hikayesi üzerinden ilerleyenn, ayşen'in karakter analizleri ve değişimleri, zaman içinde nasıl bir insana dönüştüğünü ve o dönem insanlardaki yüksekte olma hırsıyla birlikte paranın insanları nasıl değiştireceğini anlatan bir roman. tabi zengin çevrede büyüyen bir kızın, birden birkaç segment altta yaşamaya sağladığı uyum ya da çevresinde yarattığı değişiklik olağanüstü şekilde anlatılmıştır.


yazar refik hallit'in bana göre en önemli eserlerinden biridir(bana göre edebiyatımızın en önemli romancılarından biridir). en önemli yaptığı şey olan derine inmeyi burada da başarıyla yaparak okurun zihnini çok güzel karıştırmıştır.

roman iki kez tv'ye uyarlanmıştır. 1985 ve 2013'de olmak üzere iki kez tv'de dizi şeklinde yayınlanmıştır. bana göre 1985 yapımı olan ve yönetmenliğini ziya öztan'ın yaptığı ve başrollerde çok sevdiğim halil ergün , sema yunak ve ahmet mekin'in yer aldığı dizi daha izlenilebilirdir.

dizide ahmet sezerel ve yaman okay gibi iki usta isimde yer almıştır.

levent ülgen

zal
1962 konya doğumlu olan, bana göre tiyatromuzun en önemli değerlerinden, en önemli oyuncularından biri olan sanatçımızdır.

kendisi odtü fizik mezunu olmasına rağmen içindeki tiyatro sevgisini tutamayıp tiyatrolarda amatör olarak rol almaya başlamıştır. rutkay azizle tanışması, kariyeri için büyük şans olmuştur. onun yönetimindeki ankara sanat tiyatrosunda kendini geliştirerek hacettepe üniversitesi konservatuarını kazanmış ve oradan da mezun olmuştur...

tiyatronun yanı sıra pek çok dizi ve filmde de rol alan ülgen'i insanlar sadece komiklik yapan adam olarak biliyorlar amma velakin, tiyatrodaki yeteneğini bilmedikleri için nasıl bir oyuncu olduğunu bilmemektedirler.

oynadığı oyunlar, değerlendirilmesi gereken oyunlar.

kaçırmamak gerek...

Bu da tedx konuşması:


tenebrizm

zal
barok döneminde ortaya çıkan, caravaggioculuk diye de bilinen; ünlü ressam caravaggio'nun eserlerinde kullandığı kendisine has tekniktir.

genellikle tablolarda koyu ve açık tonların aşırı şekilde kullanılmasıdır. aşırı şekilde kullanımla tabloda kontrast oluşturulur.

caravaggio'nun bunu yapmasının nedeni resmi dramatize etmektir.
0 /