confessions

zal

2. nesil Yazar - Geleceği parlak

  1. toplam entry 107
  2. takipçi 6
  3. puan 1206

steamboat bill

zal
bizim klişe diye nitelendirdiğimiz zengin kız- fakir oğlan ve türevlerinin ilk örneği sayılan buster keaton'ın döktürdüğü bir başka sessiz sinema örneğidir.

buster keaton'ın sinemasının tipik özelliklerinden eseri sade kılma burada da bulunmaktadır. aşırıya kaçmadan, sade ve anlaşılır bir şekilde izleyiciyi güldüren harika bir örnektir.

senaryo ve yönetmenlik kısmında her zaman olduğu gibi buster keaton'ın imzası bulunmaktadır.

extras

zal
ricky gervais'in yarattığı bir başka harika dizi. the office ile tanıdığımız ingiliz efsanesinin, bir figürana hayat verdiği bu dizide gülmek, içlenmek ve derin derin düşüncelere kapılmak fazlasıyla mümkündür.

bbc'de yayınlanmış olan dizi the office gibi 2 sezon yayında kalmıştır.

hikaye ise genel olarak figüranımız üzerinde geçiyor. ilerleyen yıllarda usta bir aktör olmanın hayalini kuran bu yetenekli figüranın başına gelen şeyleri izlemek gözlerimizdeki gülümsemeyi kat kat arttıracaktır. izlenmediyse izlenme listesine eklenmesi gereken bir dizidir.

riff cohen

zal
1984 tel aviv doğumlu olan israilli müzisyen ve aktris.

genellikle fransızca söylediği şarkılar ile tanınıyor. tabi bunda; eğitim için fransa'ya göç edişinde büyük bir pay var.

harika bir aksanla söylediği fransızca eserleri ve ibranice eserleriyle gün geçtikçe daha fazla insana hitap etmektedir.

johann pachelbel

zal
klasik müzik dediğimiz zaman aklımıza öncelikle almanların geldiği aşikar; benim için öyle.

işte alman klasik müziğinin belki de gelmiş geçmiş en iyi bestecilerinden biri olan, barok döneminin ustalarından biri olan, bestelediği pachelbel's canon ile tanınan bestecidir. ( canon in d major diye de bilinir. )

1653-1706 tarihleri arasında yaşamıştır.

yetersiz beslenme

zal
vücudun ihtiyacını karşılayacak olan besin maddesinden ya da maddelerinden yoksun olan beslenme türüdür. beslenme bozukluklarının en önemli nedenlerinden biridir. vücudun yetersiz beslenmeye karşı 3 cevabı mevcuttur. tabi aşamalar fonksiyoneldir.

ilk olarak yetersiz beslenmeden dolayı vücut kendi yapısındaki yağ ürünlerini tüketerek enerjisini korumaya çalışır.

daha sonra bu tüketimler bazı sorunlara yol açabilir. tetkikler ile kendini gösterir.

son aşamada ise vücuttaki yağ biter ve vücut enerji kaynağı olarak proteinleri kullanır. bu aşamada şiddetli yeme bozuklukları görülmeye başlar.

ricciotto canudo

zal
sinema dünyasının kurulmasında en önemli isimleri sayacak olursak, elbette ilk sıraya lumiere kardeşleri yazacağım.

kurgu ustası einstein ile birlikte sinemanın en önemli iki kuramcısından biri olarak görülen sinema kuramcısı ve yazardır.

sinemaya 7.sanat denilmesi; kendisinin yazdığı manifesto sayesinde olmuştur. manifesto of the seven arts adını verdiği eserde; ilk dönem sinemasının bütün ayrıntılarını açıklamıştır.

morfoloji

zal
daha çok edebiyat ve biyoloji bilimlerinde karşımıza çıkan bir terim olmakla birlikte, edebiyatta cümlenin yapısıyla alakalı türleri içeren, biyolojide ise canlıdaki yapıların şekilleriyle ilgilenen bilim dalına verilen isimdir.

morph- o- logy

biçim veyahut yapı gibi anlamları olan morph sözcüğünden türemiştir.

the knick

zal
oscar ödüllü amerikalı yönetmen steven soderbergh imzası taşıyan 2 sezonluk dizi .

izlediğim en etkileyici dramalardan biri olduğunu söyleyebilirim. özellikle clive owen'ın performansı dudak uçuklatan cinsten.

çekilen iki sezonda da knickerbocker hastanesi'nde çalışanların şaşırtıcı hikayeleri dizinin seyir zevkini arttırıyor.

izlediğim zaman true detective izlerken geçirdiğim beyin sarsıntısını yaşadığımı söyleyebilirim.

hastane konulu dizileri izlemeyi seviyorsanız ilginizi çekebilir.

la muerte de artemio cruz

zal
carlos fuentes'in 60'ların çalkantılı zamanlarında yazdığı bu roman; meksika tarihine ışık tutan çalkantılı bir eser.

şimdi kim bu artemio cruz; hasta yatağında ölümünü bekleyen para babası mı, yoksa gençliğindeki ateşli bir direnişçi mi ?

kitap hem bu soruya cevap veriyor hem de artemio cruz'daki gelgitlerden dolayı oluşan kişilik farklılıklarını analiz ediyor.

tabi meksika devrimini de tüm çıplaklığıyla anlatıyor.

roma

zal
Haftasonu sinemada izleme fırsatı bulduğum, oscar ödüllü meksikalı yönetmen alfonso cuaron imzası taşıyan 2018 yapımı mükemmel film.

dağıtımı netflix'te olan film venedik film festivalinden jüri özel ödülüyle dönmüştür.

peki neden roma; muhtemelen yönetmen alfonso'yu derinden etkilemiş olan mexico city'nin ücra mahallesi olan roma'nın yönetmen üzerindeki etkisi inanılmaz.

filmlerinde kendinden her zaman belirgin izler yansıtması biraz françois truffaut'yu andırsada, kendi tarzından kopmaması seyir zevkini arttırıyor.

bu filmde; kadınlar üzerinden roma'daki çalkantılı aile ilişkilerini, dikkat çekmese de iletişimsizlik vebasının etkilerini anlatıyor.

tabi meksika'da devrim sonrası yaşanan sorunların yansıması da anlatılıyor.

oyuncu performansları muazzam derecede güzel; karakter oyuncu uyumu yakalanmış. bu da filme bambaşka bir hava katıyor.

tulitikkutehtaan tyttö

zal
Türkçe adı kibritçi kız olan film.

konu itibariyle film basit bir film olarak görülebilir; fakat işçi sınıfına dikkat çekme ana unsurdur.

hepimizin yakinen bildiği; evine ekmek götürmek için soğuktan donan kibritçi kızın, modern finlandiya sinemasına farklı bir şekilde uyarlanmasıdır. bu defa soğuk değil, insanlık onu donduracaktır.

hans christian andersen'in masalındaki tatlı kız ile karşılaştırıldığında, arzularını bastırmayan güzel bir kadının olduğunu görmekteyiz. bu kız bir kibrit fabrikasında çalışan kendi halinde bir insanken; eğlenmek için gittiği gece kulübünde ilişkiye girdiği adamdan hamile kalmasıyla dünyası değişen biri haline geliyor.

soğuk mu, adaletsizlik mi yoksa insanlık mı daha dondurucu?

insanın içini donduran sorular.

film 1990 yapımı olup, aki kaurismaki yönetiminde çekilmiştir.

ayrıca film yönetmenin proletarya üçlemesinin son filmidir.

leyla

zal
En sevdiğim İlhami çiçek şiiridir.

günlerden bir özge bir gün müdür
yaprak dökümü müdür gizemli neylerin
dağlar leyla albenisiyle mi donanmıştır
bulutların doluktuğu
bunlar sözcük müdür yoksa tuz ırmağı mı

roma'ya yakınılan ben miyim
bir gün
her gün gelen meleğin gelmeyeceğini
bilen ben miyim
ilenen leyla mıdır leyla mıdır

(kötürüm bir yel eser ıraklardan
üçgenlerin eşliğinde
unutulur olay özellikleri
şems'in öğütleri erir ufukta
doğuda batar güneş)

kötürüm bir yel eser ıraklardan
çağlar alınyazımı tartışır
karanlığı tırmalar karanlık bilgeler
evren bir savaş alanıdır
aşkı eline dolayan bir dize yürür üstüme
bir kent mecnunu keser yollarımı
leyla'yı sorar

( ölüm şarkısını çalar gizemli neyler
düşer – bu bir ölüm düşüşüdür – çılgın hüseyniler
bağlanır bir aksak hicazda şevki bey'in kolları
doğuda batar güneş )

leyla bir özge can mıdır
can içinde can mıdır
bir adam anlattılar leyla'yı avuçlarında gizliyormuş
bir adam koynunda taşıyormuş onu
onları kıskanmak mıdır leyla'ya giden yol
ağlasak bağışlar mı
nasıl ölünür uğrunda

söz verilmiş ülkede yabancı
ağlamayan gezgini düşündüm
nil'i gözleriyle içen bir bilge gibi
sara gülümsüyor
yargıç yok taşı kim atacak
leyla bilmez mi gerekli olduğunu
şu anda
ben ibrahim ve sara

leyla bilmez mi

ilhami çiçek

zal
1954-1983 tarihleri arasında yaşamış, durgunluğu ve duygusallığı ile hölderlin'in öldüren duygusallığı ve romantizminden etkilendiğini düşündüğüm , erken ölümüyle edebiyat dünyasını sarsmış erzurumlu şair.

öğretmen bir babanın oğlu olunca ister istemez edebiyattan etkilenmiştir. ilkokul çağlarında yazmaya başlamış, lise ve üniversite dönemlerinde dergilere şiir göndermeye başlamıştır.

hayatta iken yayınladığı satranç dersleri kendisinin en önemli eseri olarak dikkat çekmektedir. onun dışında kayda değer bir eser yayınlamamıştır.

ölümü ise askerde iken olmuştur. hep bir karmaşıklık hikayesi olarak dikkat çeken ölümü kaza olarak rivayet edilse de , şairin duygusal yıkıma dayanamayıp intihar ederek yaşamına son verdiği iddiası daha güçlüdür.

(bkz:leyla)

diderot etkisi

zal
fransız düşünür diderot'nun başından geçen olaydan sonra böyle adlandırılmış olan durumdur.

yakın arkadaşının kendisine hediye ettiği robdöşambr kendisini alışveriş manyağı diyeceğimiz ruh haline bürümüş; şık hediyenin verdiği etki ile çoğu eşyasını yenilemiştir.

bu etki diderot etkisi diye adlandırılmıştır.

tabi ilerleyen zamanlarda eski eşyalarını özleyip, pişmanlığını bir makale ile dile getirmiştir.

vitray

zal
cam mimarisinin en önemli noktalarından biri olan; gotik dönem mimarlarının elinde büyük bir sanat eserine dönüşen cama denir.

saydam renkleri ile kendisini hemen belli eder. rengin oluşmasında metal oksitler kullanılır. metal oksitler, eritilmiş cama eklenir ve geriye cam sanatçısının ustaca dokunuşları kalır.

ilk dönem hristiyan mimarisinde sıklıkla görülmüştür. özellikle katedral ve kiliselerde.

tiziano veccellio

zal
1488-1576 tarihleri arasında yaşamış olan, rönesans döneminin en önemli ressamlarından biri olarak görülen ressam.

özellikle nü tabloların en güzel örneği olarak görülen urbino venüsü ile tanınmıştır.

venedik ekolünün en önemli ressamı olarak görülmesinin sebebi kurduğu güçlü ilişkiler idi. yaşam planını venedik olarak tasarlayan ressam önceleri bellini kardeşlerin atölyesinde çalışmış ardından hayatını sonuna kadar etkileyecek olan genç yaşta yitirdiği dostu ve hocası giorgione ile çalışmıştır.

çoğu zaman yağlı boya çalışmaları ile tanınmıştır. bu çalışmalardaki kusursuz renk kullanımı ile tanınır.

steel magnolias

zal
yönetmenliğini takdir ettiğim herbert ross'un , sinematografi ve tasarım konusunda da usta olduğunu gösteren 1989 yapımı efsane filmlerden biri.

robert harling'in senaryosunu yazdığı film; 80'lerin amerikasında, beklentilerini karşılayamamış, ailevi sorunların verdiği bunalımdan çıkamamış bir grup kadının hikayesini anlatıyor. ah dedikodu sen nelere kadirsin dedirten durumların fazlasıyla bulunduğu da bir film.

mekan olarak genellikle güzellik merkezi kullanılıyor. burada da kadınlar harıl harıl dedikodu peşinde.

julia roberts ve sally field'ın da alkışlanacak performans sergilediğini söylemek gerekiyor.

gent altar panosu

zal
arnolfini'nin evlenmesi ile tanınan jan van eyck'in, ondan daha iyi ve daha gerçekçi eseri olan panodur.

dönemin en iyi eseri olarak kabul görmektedir.

tabi bu eseri yalnız yapmamıştır. yapılan ince dokunuşların çoğu kardeşi hubert'a aittir. hubert'la birlikte ince dokunuşlarla yağlı boyadan yeni tonlar elde edip, resme bilinmez bir haz katmışlardır.

her bir parçası, zengin tonları ve kusursuz gerçekçilikle resmedilmiştir.



zenginsozluk.com/foto

jan van eyck

zal
1390-1441 seneleri arasında yaşamış olan, rönesans dönemine damgasını vuran ressamlardan biri olan flemenk ressam.

geliştirdiği yağlı boya tekniği ve kusursuz olarak kullandığı realizm ile ünlenmiştir.

arnolfini'nin evlenmesi adlı eseri ile tanınır .

la piel que habito

zal
oscarlı ispanyol yönetmen pedro almodovar'ın buram buram gerilim, intikam ve de sevgi kokan harika filmdir.

uyarlama senaryonun bu derece başarılı olması da; uyarlanan romanın yazarı thierry jonquet'nün başarısı olarak gösterilebilir.

tarantula isimli romandan uyarlanmıştır.

romanı okuduğunuz zaman doktorun aşırı derecede sapkın olduğunu hissedeceksiniz, fakat cerrah leggard rolünde karşımıza antonio banderas çıkınca; hele ki performans olağanüstü olunca insan ister istemez etkileniyor.

leggard tam anlamıyla kontrolünü kaybetmiş; içinde bastıramadığı intikam güdüsüyle yaşayan plastik cerrahi uzmanıdır.

tek amacı vücudu yanmış karısına cerrahi müdahale ile yeni bir yüz kazandırmaktır. tabi bu yüzün; kızına tecavüz eden adamdan olması; kulağımızda gerilim çanları çalmasına sebep oluyor.

her saniyesi gerilim kokan efsane bir film:tabi romanı da okumak gerekiyor.

orfizm

zal
sürekli kübizm ile karıştırılan fakat, kübizm'deki etkilere sahip olan kübizm içinde ortaya çıkmış , kısa bir süre etkili olan sanat akımdır.

1 dünya savaşında cephede hayatını kaybeden fransız şair guillaume apollinaire tarafından ortaya atılmıştır. zaten o hayatını kaybettikten sonra temsilcileri aralarında ayrılığa düşmüş ve akım sonlanmıştır.

akımda esas olan orpheus'tur. isim babası olan bu mitolojik kahramandan esinlenerek müzik ile resim arasındaki bağın ilişkisini soyutlamalarla anlatmışlardır.

joseph merrick

zal
Hayatı harika bir filme konu olmuş olan, 19 yy'ın ikinci yarısında yaşamış, proteus sendromuna muzdarip olan kişidir.

Çocukluğu tam bir dramdır. Çok küçük yaşlarda annesini ve kardeşlerini kaybetmiştir. Babasının sorumsuz tavırları ve okul hayatında yaşadığı zorluklar kendisinde büyük bir yıkıma sebep olmuştur.

Okulu bıraktıktan sonra yeni hayatı başlamıştır. Vücudundaki lezyonlar kendisine daha önce çoğu konuda engel olmuştur, en nihayetinde bu haliyle iş bulmuş, sirkte çalışmaya başlamıştır.

Sirkte çalışırken hayatına büyük etkisi olan Dr. Frederick treves ile tanışmıştır. Durumuna herhangi bir faydası olmasa da doktor onu son zamanlarında mutlu etmeye çalışmıştır.

Fil adam diye ün yapan Merrick 27 yaşında hayatını kaybetmiştir.

(bkz:The elephant man)
2 /