zengin itiraf

sos
mng kargo ile ev arası mesafe 100 metre,
yurtiçi kargo ile 300 metre,
aras kargo ile 500 metre.

kargoların geleceği adres olarak evi değil, kargo hangi şubeye gelecekse o şubenin ismini yazıyorum. eve gelirken kargoyu şubeden alıp geçiyorum.
sos
az önce bakkala giderken bir kermes gördüm. bakayım neler var diye girdim kermese. et döner varmış. akşam yemeği için aldım herkese dürüm şeklinde dönerden tanesi 10 liradan. ya arkadaş dürümün içinde 20-25 gram döner ya vardı ya yoktu...

"ya zaten millet bir defa gelecek nasıl olsa... kazıkladığımız kar..." zihniyetiyle açılmış bir kermes.
sos
yemek, bardak, fincan takımlarında parça kelimesi kutunun içindeki tüm elementleri kapsıyormuş. bugün fincan takımı almak için girdim mağazaya. 8 parça fincan takımı gördüm. fiyatı da gayet uygundu. kutunun içinde 8 adet fincan ve promosyon olarak da tabakları vardır düşüncesiyle aldım. kutuyu az önce açtım içinde 4 fincan var sadece. meğerse 8 parçadan kastedilen 4 fincan ve 4 tabağı imiş. swh çok cahil kalmışım yahu...
sos
11.26 tl tutarındaki iptal olan siparişimin geri ödemesi kartıma iki defa yattı. yani dünden önce 11.26 yattı ve bugün 11.26 daha yattı. bu yanlışlıkla yatan parayı arayıp bildireyim mi? yoksa bu parayı bir kuruma, derneğe bağışlayayım mı?
dud
kafam. çok dumanlı. her şey bulanık. her şey istemdışı. acaba aklımın zembereği mi boşaldı? artık yaşayabileceğim daha büyük bir acı, anlayabileceğim daha büyük bir gerçek kalmadı ve hayat beni terk mi etti? her şeye rağmen.. aklıma, içine çektiğin dertli dumanlar geliyor. anlamsız. eminim ki hala çekiyorsun. günde en az on tane.. anlamsız işte.. sadece aklıma geliyor. aklım nerden geliyor, gelen nereye gidiyor.. bir görüntü beliriyor.. dudağın büzülüyor. kaşların çatılıyor. gözlerimi kısıyorum.. hiçbir şey göremiyorum.. her şey duman içinde.
icgqhs
arkadaş canlısı olduğum ve aile kavramından bile üstün gördüğüm için çok ciddi yaralar aldım. ama yapamıyorum kötü adam ya da duygusuz adam olamıyorum.
banane diyemiyorum...
mızrabımda ızdırap
Uzun aradan sonra geri döndüm. Anladım ki, yazmadan olmuyor. Kalemiyle konuşmak, kağıtlarla hasbihal etmek kalemdarlık yolunda yürüyenlerin kaçınılmaz kaderi. İbreler kelamı göstermekte, kelam ibreye ram olmak arzusunda. Neden susayım, neden lâl tokmak takayım söz kapısına? Basit fakat içten bir itiraf; yazmadan yapamıyorum...
icgqhs
bazı zamanlar bayağı bayağı şarkı aşeriyorum, sonra en az 3 defa dinliyorum o şarkıyı ve sanki ruhum doyuyor.
müzik ruhun gıdasıdır mantığı ile kurulmamıştır bu cümle, tamamıyla gerçektir. ruhum olmadığını biri ispatlarsa o halde içimde doyan ve rahatlayan bir şey var derim.
mızrabımda ızdırap
Bi sarhoş olmayı beceremedim. Birgün elma suyuyla sarhoş numarası yapıp ağzıma geleni söylemek istiyorum. Sonra diyorum ki kendi kendime, ayıp olur lan yapma öyle. (iç ses; salla gitsin bro)
dud
kendim olunca nefert edilen bir hedef oluyorum. rol yapınca seçkin ve sevilen. o zaman yaşasın kendim! ey yoo hell!!
sos
aşırı derecede titizlik (hastalık boyutunda) var bende sözlük. yıllardır var bu. doktora gittiğimde bu durumuma obsesif k.b demişti. fakat ben bu durumun okb olmadığını, farklı bir şey olduğunu anlattım. beni kovmuştu odasından.

hastanelerde çalışırken başlamıştı bu durum bende. sonrasında azalmak yerine arttı. askerde alışırsın dediler alışamadım. alışamadığım gibi askerdeyken bu hastalığım daha da arttı. şu an zirvelerde. sürekli bir huzursuzluk hissiyle yaşıyorum. yaşadığım durumu anlatmaya kalkarsam çok uzun sürer. o nedenle yaşadığım durumu kabaca şöyle bir örnekle özetle geçeyim; bende bu huzursuzluk hissinin olmaması için, günlük hayatımda sürekli hazırda bekleyen bir sabun ve hazırda bekleyen bir çeşme olmalı. (yolda, sokakta, otobüste, karada, havada, denizde, her zaman ve her yerde) nerede olursam olayım anında bir çeşme ve sabun hemen yanımda bitivermeli. anlık olarak elimi yıkayabilmeliyim. bir de kurutmak için havlu veya peçete. tahminime göre o sabun ve çeşmeyi günde en az 50 kere kullanırım.

not: çok su harcamıyorum. yıkaya yıkaya elim o kadar pratikleşti ki anında köpürtmem ve yıkamam saniyelerimi alıyor. sıvı sabun kullanmam bu arada. sevmem pek.

işte ancak ve ancak böyle çözüm bulabilirim bu durumuma. hastalığım geçmez ama bu durumuma kıyasla %99 oranında daha rahat hissederim.

işin kötü tarafı hastalığımın bir somutluğu yok. yani dün bana temiz gelen yer bugün pis gelebiliyor. temiz alan sayım gün geçtikçe azalıyor.

(bkz:on yüz bin milyon baloncuk mikrop yuttum)
magic mushroom
Dün iki ayrı zıt duygu yaşadım sözlük.

İlkinde paramparça olduğumu hissettim. Öyle kandırılmış, öyle zavallı hissettim ki kendimi. İnsanların ne kadar yapmacık, ne kadar samimiyetsiz olduklarını bir kez daha, tokat gibi hissettim yüzümde. Ne yüzü, kalbimde hissettim, kalbimin kırılma sesini duydum ben dün ve çok acıdı sözlük. Yahu ne istiyorsunuz bizden, önce hayatlarımıza giriyor, samimi görünüyor sonra da kendinizce paçavra muamelesi yapıyorsunuz, iyi de siz kimsiniz yahu? Kendinizi ne sanıyorsunuz? Sadece harcadığım zamana üzülüyor, bir kez daha yanıldığıma üzülmüyorum bile artık. Çünkü denemeden, yaşamadan bilemiyorsun. Yanıldığında ise yeni bir tecrübe daha ekleyerek omuzlarına, yükü daha da ağır bir insan olarak devam ediyor, etmeye çalışıyorsun.

Ama işte hayat bu ya, o kadar da acımasız olmuyor bazen. Sürpriiiizz diye bi' anda konfetiler patlatıp, balonlar uçuruyor üzerinde. Yahu dur bi' şakacı şey, daha az önce paramparça etmiştin kalbimi, şimdi mutluluktan nefesimi mi keseceksin diyorsun, duymuyor bile seni. Veriyor umudu, veriyor mutluluğu. Az önce yitip giden umutlarını insana dair, alelacele bir paketle yeniden koyuveriyor önüne. Öylece kalıyorsun. İnansam mı acaba diye içinden geçirirken tereddütle, "inan" diyor dünyanın en güven veren sesi. Evet daha önce de duymuştum ben bu sesi, yabancı değil. İnanıyorsun öylece Küçük bir çocuk gibi, kırmızı bir elma şekerine kanmaya hazır.

Teşekkür ederim hayat! Önce bu kadar üzmesen sonrasında verdiğin hoşluğun değerini bilemezdim belki. Gerçi sen yine de pek kırmamaya çalış kalbimi, biliyorsun çok acıyor.
quares
Kendime cici bebe yaptım sonra cici bebeyi yerken acaba zengin sözlükte neler oluyor diye bakarken telefonu kasenin içine düşürdüm. Sonra telefon açılmadı, kitlendi. Fön makinesinde kurutup açtım ve şuan gayet iyi çalışıyor fakat ses gitmiyor. Yarın telefoncuya götürecegim ama telefonu cici bebeye düşürdüm demeye utanıyorum sjshjshs
mudaran
*dikkat aşk acısı içerir*
Ah be kibarcık beni hiç sevmedin. seni o kadar çok sevdim ama bizden bir bo* olmayacağını sende biliyordun. Yaşadığın bütün acıları biliyorum ve senin bütün acılarından kurtulabilmen için bir günah keçisine ihtiyacın vardı. İlk başlarda bu günah keçisi babandı bu konuda bana ihtiyacın yoktu ama anneni kaybettikten sonra kendi yaralarıma döndüm bir ara ne kadar benziyorduk bir bilsen. Kendi kederlerimden kurtulmak için uyguladığım tüm yöntemleri biliyordun dedimki zaten beni tanıyor tekrar açıklamama gerek yok kendimi söylediğim her şeyi anlayacaktır. Hiç bir si* anlamadın. Yargıladın, yadırgadın beni sürekli yetmedi bu sana aldattın beni sonra delirttin kudurttun falan. Ben hep sustum anlamadın hiç bir şey aslında o kadar netti ki her şey görmedin benim nasıl yandığımı. Artık aradığın günah keçisi benim bunu bile isteye bu hale getirdim çünkü tek suçlu ben olursam sen çoğu konuda rahatlayacaksın , düşünmene gerek kalmayacak. Beni her gördüğünde sinir olacaksın ama o kadar olsun . Senin için senden vazgeçtim sende bir zahmet sinir ol. Yakında fark edeceksin sana yaptığım iyiliği bir çok şeyi kanıksamış olacaksın ama kesinlikle beni anlamayacaksın.

"Seni seviyorum ağlıyor musun

sevmenin her türlüsünü bulduk buluşturduk. bir araya getirdik. kendimize kattık. sana arabi'nin aşk teorisi'ni ağlatmıştım bir gün. ikincisini daha bir senmiştin. durup durup anlamalarımı da kendine mal ediyordun. mülkiyet hoş birdi. beni mülkmüştün. gene mülksene.

Ah muhsin ünlü"
lonely samurai
İyi biri değilim, karanlık ve kötü bir tarafım var ve iradesi çok güçlü; zarar vermek, hükmetmek, yok etmek gibi karanlık inanç ve düşünceleri var. Başarabilsem tüm evreni ele geçirir, insanların yarısını öldürür yarısını da köle ederdim en azından karanlık tarafımın bana sürekli fısıldadığı şey bu lakin iyi bir tarafım da var ve bütün bu karanlığa, dehşete, kötülüğe karşı ayakta durmaya çalışıyor, kötülüğü ya da karanlık tarafımı bedenimin en dip, uçsuz bucaksız kısımlarına gömüm asla dışarıya çıkamadığından emin olmak istiyor. Korumak istiyorum herkesi, Tanrıyı, her şeyi, kısaca sevdiklerimi. Çünkü çok tehlikeliyim. Eğer iyileşemezsem, karanlığımı tamamen yok edemezsem son çare olarak kendimi öldüreceğim böylece maddi dünyadan, bu dünyadan ikimiz birlikte gideceğiz. Dünya karanlığımdan kurtulacak. Anlayacağınız üzere intihara meyilliyim fakat bu gerekli.
tanri
Sevgilimin en sevdiği yemeği yapıp ertesi gün sürpriz yapacağım gece terk edildim.
Kahkahalarla yemek yediğim ilk ve son gece olabilir.
lonely samurai
Bütün bir itirafı baştan yapmak çok uzun geliyor o yüzden ortadan dalacağım zaten yazınca içimi boşaltmış gibi hissediyorum, insanlar okusun da derdime ortsk olsunlar filan diye yazmıyorum hatta kimse okumasın. Umurumda değil. Şu anki ruh halim zaten insanların ne düşündüğünü, ne hissettiğini umursayacak durumda değil. Sadece haykırmak istiyorum. İçim çok karanlık sonsuz bir karanlık var ve benim hayat enerjimi emiyor aldığım psikolojik destekler uyuşturucu ya da doping gibi sadece azalan hayat enerjime biraz daha enerji katıp bir süre daha hayatta tutuyor. Önceleri daha uzun süre engellerdi içimde ki bu kötü ve mutsuz yanı şimdi iki hafta bile zor dayanıyor. Hiç bir sorunum yok ama bir şekilde olmuyor, yaşamaya adapte olamıyorum, yaşamayı istemiyorum. Bir şekilde gönül rızasıyla yaşıyorum. Neden yaratıldım, neden varım, neden var olmak zorundayım. İstemiyorum. Her şeyden nefret etmek her şeye kızmak istiyorum. Her şeyi yakmak, yıkmak, kesip doğramak istiyorum. Bana sormadılar bile yaşar mısın yaşamak ister misin diye. Yokken mutluydum ben ya da hiç bir şey hissetmiyordum gene hiç bir şey hissetmemek istiyorum. Var olmamak istiyorum. Bir gün yok olayım kimse de beni hatırlamasın istiyorum. Yaşamak istemiyorum. Psikoloğumun, beni seven bir iki insanın hatırına yaşıyorum. Ben kimseyim ve kimse olmak istiyorum. Boynumda asılı duran idolü koluma bastırdığımda fark ettim acının o tatlı gerçekliğini, ben hiç düşünmemişim kendime zarar vermeyi. Belki de vermeliyim belki de bu bedene zarar vererek onu öldürmeliyim ki içeride sıkışan ruhum ve bilincim özgür kalsın. Dayanamıyorum dayanmak da istemiyorum artık yeter ! Ne yardım istiyorum ne de başka bir şey. Yazıyorum çünkü yazmak hiç yoktan bu siber sayfalara zehrimi akıtmak gibi oluyor. Bunu kimin okuduğu ya da kimin okumadığı umurumda değil çünkü gerçekten bir şeye ihtiyacım var o da yardım değil ölmek. Sevdiklerim çok benciller beni yaşatıp yaşatıp duruyorlar oysa ben sadece ölmek istiyorum, buna ihtiyacım var ama onlar için onların hayatında bir karakterim ve onlardan bu kadar bencil oldukları için nefret ediyorum ama aynı zamanda onlara aşığım böyle de seviyorum o yüzden nefret etsem de bu isteklerinden aptal bir kukla gibi yaşıyorum bıktım artık bıktım. Yaşamaktan usandım neden bu bu kadar sorun ediliyor ölmek neden yasaklanmaya çalışılıyor adeta ?! Tanrı neden hala beni yaşatıyor ? Ben yaşamıyorum sürünüyorum ama bunu kimse görmüyor ve ruhumun göz yaşları kanıma karışıyor. Ben sadece yaşamak istemiyorum.
turuncu gemi
itiraf değil de, edebi bir öz eleştiride bulunmak istiyorum aslında. bence türk edebiyatının en iyi romancısı ahmet hamdi tampınar, en iyi öykücüsü peyami safa en iyi şairi de edip cansever'dir. fakat dost ortamlarında edebiyat konuşurken en sevdiğim şair olan ahmed arif'den, en sevdiğim romancı olan vedat türkali'den, en sevdiğim öykücü olan aziz nesin'den bahsetmekten daha büyük keyif alıyorum. bir yakınım kitap tavsiyesi istediğinde sürekli bu isimlerden önerilerde bulunuyorum.
bunun sebebi bahsettiğim insanların solda olması ve bana daha çok benzemeleri. lakin olaya objektif bakınca diğer isimlerin çok daha başarılı örnekler verdiğini açık ara görmekteyim. bu alışkanlığımı değiştireceğim.

fakat şunu da eklemeliyim ki, toplumumuzda, müzik de dahil kaliteli sanata talep genelde solculardan olmuştur.
10 /