zorunlu din dersi eğitimi

turuncu gemi
hayatım boyunca savunduğum felsefelerden biri 16 yaşından evvel bir çocuğa dini eğitim vermenin en büyük çocuk istismarlarından biri olduğudur. geçenlerde bir caminin kapısında ''7 yaş çocuklara kuran kursu kayıtları başladı'' türünden tabela gördüm. hüznümden iki saatte kendime zor geldim.
din olgusu dimağımda asla kötü bir olgu değildir. fakat çocuklara cezalandırıcı bir tanrıyı neden o yaşta anlatmaya başlarız ki? o yaştaki masumlara karanlık ortamlarda arap harfleri ve kızgın bir tanrıyı anlatmanın kime ne faydası var?

dün tam da beni haklı çıkartan bilimsel bir çalışmaya denk geldim. evrim ağacı sitesinde yer alan bir habere göre dine maruz bırakılan çocuklar gerçek ile kurguyu ayırt etmekte zorlanıyor. bu çocuklarda ileriki yaşlarda şüphecilik gelişmiyor. böyle bir toplumda bilim de gelişmez. insanlar sosyal yaşamlarında sürekli bir mucize bekleyerek gerçekliği öteler.
son 17 yılda baskın din eğitiminin malak nesli içimizdedir. bu felakete bile yabancılaşmış bir sürüde yaşıyorum gibi hissediyorum kendimi bazen. rasyonaliteye savaşı 7 yaşında çocuklardan başlatmışlar.

bu toplumdan artık yerli ve milli hiç bir şey çıkmaz. ancak milli gazlar çıkar çıkarsa. ve var olan gerçeklik bütün teknolojiyi ithal etmemizdir. hatta hayvan besininden, yediğimiz gdo lu her şeye kadar ithal olmasıdır. konu aslında bu kadar geniş ve can alıcıdır.
azrailin regl donemi
bir ülkenin geleceğine ve bireye yapılmış en büyük kötülüktür. özellikle bizim ülkemizde. türkiye dediğin yer doğu ile batı kültürü arasında bir yerlerde yaşayan yaşam formlarına ev sahipliği yapar. batıya yönelme çabası içindeyken doğu kültürü? bir ayak bağı gibi yapışır yakasına bu topraklardaki insanın. kültürden ziyade sade bir dine mensup olmak, istenilen dini mesela islamı yaşamak gerekirken bu topraklardaki eleman dinden çok onun kültürünü sorgulamadan yaşar. din değildir aslında mensup olduğu, dünya arenasında geri kalmış bir kültürdür.

batı 18. yüzyıla kadar bir hiçti. nasıl gelişti peki? bilim ve sanatı esas alıp kilisenin otoritesini geri plana atarak. din dediğin şey bireyseldir, toplumsal ve milli bir ideoloji ve mesele değildir. siz! din büyükleri! siz değil miydiniz "her koyun kendi bacağından asılır" diyen? peki o halde bazı beynini komidinin üzerinde bırakıp yaşayan aileler neden çocuklarını sanat kurslarına göndermez? sanat burjuva işi değildir sevgili geri zekalılar. gitar, piyano, keman veyahut resim gibi onlarca alanda ücretsiz kurs veren halk eğitim merkezleri var. senin o önemsemediğim altı telli işlenmiş tahta aslında çok işe yarar. en basitinden müzik dediğin şey insanın ufkunu açar, aklıselim düşünmesine, bir de böyle düşün' bakış açısını kazandırır.