2021

hak yeme hell yeah
Benim için karmaşalar senesi oldu...

Çok kötü başladı... Bu hale alıştığım için çok takmadım. Belki de olgunlaştım bilmiyorum. Bana hâlâ çocukmuşum gibi geliyor...

Derken her şey değişti. Radikal bir karar alıp her şeye sıfırdan başladım. Çok iyi bir firmada çok iyi bir iş teklifi aldım ve İstanbul'a yerleştim.

Eşyalarımı toplamak için geri döndüğüm gün sahilde son kez yürümek için dışarı çıktım. Ve hiç hesapta yokken hayatımın aşkıyla, ömrümü yanında tamamlamak isteyeceğim kadınla tanıştım.

Zaman gerçekten yavaşladı. Buz mavisi gözlerini kırpışını, sapsarı saçlarının uçuşunu ağır çekimde izledim... Gecenin bir vakti, tanrıça gibi bir kız öyle oturup kumlara denizi izliyor. İnanın bana deniz olmak istedim. Ne oldu ne bitti derken, o deniz oldum. Ona baktığımı fark edip bana baktı. Normalde utançtan kıpkırmızı olmam ve bana bakınca aniden kafamı çevirmem gerekirken bakmaya devam ettim. Aynı anda birbirmize gülümsedik. 5 dk bakışmanın ardından kalkıp bana doğru yürüdü. Tanrım! Hayat ağır çekimde akıyor resmen... Attığı her adımda kalp atışımın şiddeti daha fazla büyüyor. Kalp atışımın sesinden kulağım sağır olacak gibi. Bana gelip İngilizce 'elimle işaret edip seni çağırıp saygısızlık etmek istemedim. Bana katılmak ister misin' diye sordu. Ah! Birini eliyle çağırmak bile onun için saygısızca... Halbuki 'gel lan buraya tipik' dese koşa koşa gideceğim.

Uzatmayacağım... Gittim. Konuştuk. Adımı sordu, adını öğrendim... Ve biliyor musun sözlükcüm, beni gördüğünden beri denize hiç bakmadı...

Alkolün de bize verdiği yetkiye dayanarak o gece öpüştük. Birkaç ay geçti. Onu öptüğüm yerde evlenme teklifi ettim. Onun gibi, sade, duru bir teklifle ve diz çökmeden... Bilmiyorum evliliği kaldıracak kadar olgun muyum ama dedim... Birlikte büyürüz dedi. Üç gün sonra nişanımız var.

Ama öyle acı dolu olacak ki her şey... Çünkü onu ilk gördüğüm, ilk öptüğüm yerde bize eşlik eden orman kül oldu. Ve biz oradaki her ağacı, sahili, denizi birbirimizi sever gibi sevdik...

En mutlu günüm olacakken bu acıyla hatırlayacağım her şeyi. İkiye bölünmüş gibiyim. Bir yanımda heyecandan ve mutluluktan insan eli değmemiş nehirler, ormanlar, ağaçlar ve kuşlar varken; diğer yanımda cehennem ateşlerini kıskandıracak ateşler yanıyor.