kanser tedavisi gören kızı bıçaklayan yiğit

miyesmikcih
nasıl bir türkiye'de yaşıyoruz?
istanbul yerel seçimlerinde ekrem imamoğlu'nu destekleyen ve sosyal medyada "her şey çok güzel olacak" tagını paylalan ve kampanyaya 20 tl yatıran, recep tayyip erdoğan'ın manevi kızım dediği ve meme kanseri tedavisi gören göknur damat'ı sosyal medyada geber diye mesajlar atanlardan sonra fanatik bir o. ç bacağından bıçaklamış.
imamoğlu geçmiş olsun dileklerini gönderirken ziyaretine gideceği mesajını vermiş.
tekirdağ odak gazetesinin haberine göre chp tekirdağ milletvekili ilhami özcan aygün olayın takipçisi olacağını ifade etmiş.
vuran kişiliksiz şerefsiz aranmaya başlamış.
bu olayın haberiydi, gelelim yoruma.
ulan şerefsiz, insanlık yoksunu, ahlaksız it.
kadına el kaldıran eksik erkektir. hele he biçaklayan, korkak şerefsiz oğlu şerefsizdir. bu yavşaklara bu cesareti verenler kesinlikle seçimlerde derslerini alacaklardır. zaten tekirdağ gibi bir şehirde akp ne alaka.
burası kadın tarafı.
gelelim kanser tarafına.
sakın hastalığımı hafife alma. kanserin ne olduğunu bilmiyorsan rabbin sana onu gösterir, sen olmazsan çocuğunda, annende, babanda, en yakınında görürsün. rab öyle diyor. ben cezeyı geciktirmem, bu dünyada veririm. sende olmayabilir, çocuklarında cezayı gösteririm.
rabbin göstermesin. git özür dile o kadından ve gece gündüz rabbine yalvar, yakar.
ben mevcut tc yasalarının senin hakkında bir yaptırım uygulayacağına inanmıyorum. ama hastaların duası ve bedduası rab nezdinde kabul görür.

kerimcan durmaz ve 31.ci survivor semih

miyesmikcih
kerimcan durmaz uçakta gösterdiği için 14 yıl hapsi istenirken 31.ci semih açık tv kanalından icraat yaparken acun ılıcalı tarafından hala ödüllendiriliyor.
iki kişi aynı edepsizliği yaparken biri cezalandırılıyor, diğeri ödüllendiriyor.
bakalım kerimcan durmaz'ın avukatları emsal gösterecekler mi?
acayip bir ülke, ucube bir yargı.

anonim kalmak

bonnie
-selam
-selam
-ben seni çok merak ediyorum. whatsapp a geçelim mi?
-yok ben anonim kalmak isterim.
- biliyordum.
-neyi? anlayamadım.
-sen fake sin. böylece ispatlamış oldun.

ben fakeeeeeee'immmmm ulen. onun bunun fakeeee'yim hatta.

olmaz demeyin. bakın yıl 2019 bunlar hala oluyor.

ekrem imamoğlu'nun başlattığı bağış kampanyası

bonnie
az önce ekşide de okuduğum kampanya. millet acayip gaza gelmiş. öğrencisinden tut da doktoruna kadar herkes katıldığını yazmış. iyi ki ekşide çaylağım. şimdi yazacaklarımı yazsam demek beni orada linç edeceklerdi.

hiç bir siyasi partiye bir gram yardım etmem. hiç bir siyasi dernek, vakıf vb. ne de etmedim. hepsine acayip tepkiliyim. koca chp gerek merkezi örgütü, gerekse yerel yönetimlerdeki birimleriyle bu işi organize edemiyorsa benim umurumda olmaz.

elbette imamoğlu'na yapılan haksızlığı kınıyorum. o ayrı mesele.

camiye bağışladığım dolar artarsa sevabım artar mı

bonnie
zahide yetiş ve mustafa karataş isimli programda bir izleyiciden gelen soru.
valla ben sorudan çok verilen cevaba takıldım.
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri Prof. Dr. Mustafa Karataş "evet artar. Camiye verilen yardımlar sadece cami değil, Allahuteala'ya yapılır. Sizin sevabınız ne kadar iş görüyorsa, ne kadar uzun sürüyorsa o kadar sevabı artar. Dolayısıyla döviz artarsa sevap da artar.” cevabını vermiş.

doların artma ve azalmasının aslında türk lirasının değer kaybetmesi, ekonominin daralması ve sonuçta bir sürü insanın alım gücünün düşmesi anlamına geldiğini biliyordum ben.

neymiş demek ki büyük resim o kadar da önemli değilmiş.

http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/1386790/Diyanet_in_Baskanlik_Musaviri__Camiye_dolarla_bagis_yapilinca_doviz_artarsa_sevap_da_artar.html

zengin itiraf

bouii
İş yerinde sabah sabah magazin programları izlerken ünlülerin boşanırken aldıkları tazminatlar ve miktarlarıyla ilgili bir şeyler izledim. Bir çeşit aydınlanma yaşadığım o andan itibaren zengin bir adamla evlenip ardından bu aşkı bol dolarlı tazminatla cilalamak fikri kafamdan gitmiyor. İstediğim miktara ulaşmak için Beş yıl eşek gibi çalışıp didinmek yerine, kısa zamanda boşanmış, mağrur ve de mağdur olmak fikri, bir sal yakamı.

umrunda olmamak

mızrabımda ızdırap
mevzu bahis kişinin zihninde, kalbinde yer almamak gibidir. gözlerin ümitvar bakışları, yürekten telaffuz edilme isteği büker boynunu, arkasına dönüp gider tüm umutlar. giderken de hala ardından bir dur sesi gelecek diye bekliyor insan yine de değil mi? bekliyor ama yalnızca...

anonim kalmak

rene
internetin eskiye göre günümüzde "kısmen" de olsa insanlara tanıdığı bir özgürlüktür anonimlik. Gün geçtikçe bu anonimliği kaybediyoruz. Facebook gibi yapılar başta olmak üzere sizin tüketim alışkanlıklarınızı datalamak için sizi yaşadığınız devletin sistemindeki halinizle internet üzerinde var olmaya zorluyor. Bu da sizi attığınız her adımdan, söylediğiniz her sözden yaşadığınız ülkenin hukuk penceresinde sorumlu olmanız anlamına geliyor. Twitter'da attığınız bir tweet için hapse girebiliyorsunuz, facebookdaki bir yorum yüzünden evinize polis gelebiliyor. Kitleleri gerçek kimlikleriyle internette var olmaya teşvik edenler aynı zamanda sosyal medyayı domine eden belli başlı oluşumlardır. Bunlardan uzak durmak en mantıklısı. Çünkü bu yapılar, sizi olabildiğince şeffaflaştırırken kendileri bir o kadar kodların arkasında at koşturuyorlar. Günümüzde neredeyse imkansız olan anonim internet kullanmanın önemini çok iyi kavramalı ve gerekirse bunun için duruş sergilemeli ve mücadele etmeliyiz.

umrunda olmamak

acunay
Sanırım son zamanlarda yaşadığım durum.

Umursamaz biriyim, umursanmamayı bile umursamam ama bu öyle garip bir şeymiş ki... sinirlerimi tepeme çıkartmayı başarıyor.

Belki o bilmez ama ona gideceğimi derken ağlıyordum, beni kararımdan tek bir şey dönderecekti. O da; onun bana gitme demesi. Onun yerine bir başkası gitme dedi, tabii bir nebze de olsa kararımdan dönmem sağlandı. İkisinin gözümde bir farkları yoktu elbette ama artık o farkı görüyorum.

Şimdi gemileri yaktım, bekliyorum. Son bir bekleyiş, ya o ya ben. Seçimini yapmak zorunda.
Ya acunay gidecek sonsuza dek, ya da o pislik yalancı.