zengin sözlük

quares
Kavganın ortasında kendimi feda edip atlıyorum ve biraz komik gözüksün umuduyla 5 kişiyiz diyorum ardımdan admin düzeltip "anlık 18 online" diyor. Yahu burada güzide sözlüğümüzde ki olayları engellemek adına meydanlara çıkıp mücadele verdim. Bu hain kalkışmayı bastırdım, ödül verecegine beni düzeltiyorsun ya aşk olsun sayın admin. :)

sevişilen kızın kıllı çıkması

ontolojik sancilarimin merhemi
Ya artık kıllı ( özellikle tüylü değil, başlıkta yaratılmak istenen etki bu) kadın mı kaldı? İtalyan kadınları diye vurgulamak varken türk kadınları diye bağırmak olmamış. Kurt kadınlar genelde onlardan çıkıyor. Düşünün Türk kurt adamı ve italyan kurt kadını kulağa da hoş gelmiyor mu? Fiuvvv aman sabahlar olmasın.

fiorabella

keskin nisanci
zengin sözlük'teki tavrını ve tarzını en beğendiğim yazarlardan biri ki bunu kendisi de biliyor sanırım ama eleştirileri kabullenememe tavrı ondan beklediğim davranış değildi. insanlar hakaret etmediği sürece eleştirme haklarını kullanabilirler. bize düşen yapılan eleştirilere saygı göstermek, düzeltilmesi gereken şeylerimiz varsa düzeltmek yoksa bildiğimiz gibi devam etmek. yapılan eleştiriler bence de yanlış ama dediğim gibi eleştirileri kabullenmek gerekiyor.

fiorabella

azrailin regl donemi
yüce reisi sevmeyen bi münafıktır. bak kardeşim ne savunduğunu bilmiorum ama şoyle düşünelim dolar 4 lira olmuş olabilir ama biz ekmeği dolarla mı alıyoruz? hayır. Hem niye taktınız dolara bu kadar bilmiyorum. bizler en çok arabistan paralarına bakmalıyız çünkü doların üstünde İbrahim Lincoln resmi var. o adam bi aralar galatasarayda oynadı sen veled olduğun için hatırlamazsın. galatasarayda da fetullah felan şeyleri çıktı. yoksa fedocu musun lan sen? Bana bak evlat ülke reis sayesinde gelişti tamam mı. 15 temmuzda tankların önüne çıkmadık mı? çıktık. peki kenan Sofuoğlu motosiklet yarışında birinci olmadı mı? Oldu. suriyeye girmedik miı? girdik. O zaman veletlik yapma otur oturduğun yerde.

okeee?

quares

icgqhs
(bkz:#76267) her 3 giriden biri, bura zaten 5 kişi.
3-5 kişilik sözlük.
5 kişi var onlarda yazmıyor.
Bunun gibi nicelerini gördüm. 5 karşı bi gıcıklığım oluştu yoksa kişisel değil. Ayrıca şakaydı 😀 6 deyin lütfen. Ki bi hiç 5 olmadı valla.
Ayrıca geyiğe eşlik etmek için anlık 18 dedim gerçek 17 di ;)
5 bile olsa sevilen beş kişi.
Ricardooooooooooooooo...

sevişirken aniden odaya giren piknik tüpü

quares
Bunun bir tık büyük versiyonuda sünnetiniz olduğu sırada aniden alev alan piknik tüpüdür ve bu alev alışı kendi imkanlarıyla söndürmeye çalışan babanın piknik tüpüne su atarak alevleri büyütmesi daha sonra söndüremeyecegini anlayınca yanan piknik tüpünü avuçlayıp balkondan atmasıyla sonuçlar. Sünnet pilavı yenildikten sonra tüm akraba eş dost okmeydanı acil hastanesine gidilir ve babanın ellerine baktırılır. Senin sünnet töreninide kendi şovuna çeviren babaya gereksiz bir kin duyulur ve okmeydanı acil hastanesinin bahcesinde maşallah yazısının üzerine oturup o acıyla çekirdek çitleyerek gün noktalanır.

enerji emici insanların ortak özellikleri

azrailin regl donemi
anlamsız amaçsız sorular sormaları, hiç bir şeyin yararına olmayan konular hakkında konuşmaya çalışmaları ve bunu her defasında yapmaları. mesela kendine göre kusurlu olan bir insan hakkında konuşmaları beni deli ediyor. yahu nefret ediyorum lan işte insanların olumsuz yönünden bahsetmekten. insanları tartışmak kadar salakça bir şey yok. tamam yahu bir insan aptalsa aptaldır. bize ne? bunu bir kez konuşur ve saçma da olsa tartışırsın kendi kendine. ama defalarca bunu konuşmak niye? gel bir fikri tartışalım yahu insanları tartışmak da ne?

ölmek kolay değil

dirsegi iskemleye dayali
Anlatayım mı öldüğüm günü? İlkinde, evin kapısını döven yumrukla öldüm ben. İlk defa orada çaresizdim, sahipsiz bir yavru köpek gibi. Bütün kötülüklere gebe bir çıkmaz sokakta sıkışıp kalmıştım. Atamadım üstümden o korkuyu hiç. Kapı zili, kapı tokmağı, kapı, kap hiçbir şey görmek istemedim uzunca bir süre. Denk mi geldi tetiklendi mi bilmem? O sıra apandisit ameliyatı olmaya hastaneye yatırdılar beni. Birkaç saçma olay akabinde kendimi bir hastanenin kapısından, tekerlekli sandalye ile alınır vaziyette buldum. Korkudan içim sökülüyordu on dakika öncesine kadar. Sağlıkta piyasalaşmanın etkisini ilk o zaman gördüm. Param ile özel hastanede, özel ilgiye sahip olacağım gerçeğini bilmek, hastane kapısını cennet kapısı yapmıştı. Huzur aramaya ilk o zamanlar başladım, çünkü o kapının eşiğinde, tekerlekli sandalyenin üstünde tattım ilk defa. Sonra birkaç tetkik, hooop ameliyathane yolları. 1,2,3,4,5 ve zzz… derin bir uyku. Çıktığımda narkoz etkisiyle ereksiyon falan olmuşum, mavi ameliyat önlüğü ile, olaya bak. Manzarayı tahayyül etmeye dahi utanıyorum hala. Hasta bakıcı ve hemşireler kıkırdaya kıkırdaya yatırmışlar beni yatağa. Normal, ben olsam bende kıkırdardım. Çünkü komik. Ama ergenliğin baharı ya, yadırganmadan kıkırdanıyor sana falan. İki gün geçti hastanede, ziyarete gelen birkaç arkadaştan bir iki tane sigara aldım, tuvalete çıkmamı dört gözle bekliyor millet taburcu etmek için, ben habire tuvalete gidiyorum. Her çıktığımda soruyorlar, 'naptın, yapabildin mi' diye, bende yalanımız çıkmasın ortaya diye 'yanlış alarm' diyorum. Bizimkiler de yemiyor tabi ama yemiş gibi yapıyorlar. Kötü zamanlar yaşıyorum sonuçta ve dikişliyim. Anlayış ile karşılıyorlar sigara tüttürmemi. Tuvaletteki o yangın fışkıyesi nasıl çalışmadı bilmiyorum? yani Hollywood filmleri olmasa fışkiyelere olan inancımı yitireceğim neredeyse. Neyse ikinci gün sonunda doktor artık eve gidebilirsiniz dedi. döndüm babama ve ağlamaklı gözlerle 'bir gece daha kalayım burada' dedim. Korkuyordum eve gittiğimde kapı çalar diye. Evet pahalıydı ama umrumda değildi, bir gece daha huzur istiyordum. Borç harç kaldım bir gece daha hastanede. Cennetten de kovulmuştum yani parasızlıktan. Sonrası korku nöbetleri, belirli saatlerde gelen falan. Akabinde babamın cezaevi serüvenleri ve ailenin -nedendir bilinmez günah keçisi ben. Cepte bir kuruş parasız, ev ile cezaevi arası mekik dokumalar. Sonra cezaevlerinden korkmaya başladım bende. Çünkü babamı aldılar ve bir ton sorumluluk bindi üstüme. Anneme göz kulak olacak, üniversitede olan abimin içini rahatlatacak cümleler kuracak, babama battaniye taşıyacak, kira-elektrik-su-mutfak masrafları için eş-dosttan borç para tahsilatına çıkacaktım. Vel hasıl öyle de oldu. Bende cezaevlerinden korkmaya başladım. Başıma açtıkları derde bakar mısın? Sonra uzaklaştım, yani kaçtım. Babam çıktı içeriden, çok yatmadı. Bende okula gidiyorum ayağına attım kendimi korkularımdan uzağa. Hırpalandım biraz. Parasızlıktan epey saçma işlerde çalışmak zorunda kaldım falan. Koymaz ama her emekçi çocuğu yaşıyor bunu sonuçta. Benim derdim korkularımı bırakamıyor oluşum oldu. Şimdi ben geldim, kaçtım ama, ya sevdiğim insanlar. Ya onlarda ben kadar kapılardan falan korkuyorsa düşüncesi… ilk bunalım diyorum ben buna. Sonra bunalıma girmeyi öğrendim. Kalp çarpıntıları vesaire, bunlar Edip Cansever'den öğrendiğim şeyler değil. Onun kadar yaşadım, eminim.

Ölmek öyle ha deyince, kolay değil. Anlatacağım bunun devamını, bir kere değil on kere bu düzenin beni öldürdüğünü.

icgqhs

quares
bak beyim, sana iki çift lafım var.koskoca adamsın.paran var, pulun var, herşeyin var.binlerce kişi çalışıyor emrinde.yakışır mı sana ekmekle oynamak.yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak.ama nasıl yakışmaz.sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saaddeti çok gören.anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor.ama ben boşuna konuşuyorum.sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.hıh.sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi saim bey.sen mi büyüksün.hayır ben büyüğüm, ben, yaşar usta.sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç.gözümde pul kadar bile değerin yok.ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiç birşey yapamayacaksın.yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi.çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız.bizler birbirimizi seviyoruz.biz bir aileyiz.biz güzel bir aileyiz.bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun.dokunma artık aileme.dokunma çocuklarıma.dokunma oğluma.dokunma gelinime.eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemis olan ben, yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni.anlıyor musun.vururum ve dönüp arkama bakmam bile.

kozmos

fiorabella
"yürüyün kavgaya gidiyoruz" denir ya." nereye, niye gidiyoruz" diye sormadan o kavgaya katılanlar vardır. bilirsiniz yanınızdadır hep. işte bu kozmik kişi onlardan biridir. hayvan hakları konusunda tam bir aktivisttir. sapık ifşası, bimer, cimer allah ne verdiyse beraber dalıyoruz.
iyi ki var sen ve senin gibiler. ne kadar hayvan kurtarabilirsek o kadar iyi diyorum ve hediyesini buraya bırakıyorum. güzel günlerde giysin.