aleksey yerehov

prens andrei
2011'de Bahçeşehir Üniversitesi'ndeki dış politika ile ilgili bir forumda kendisiyle tanışıp -bir iki dakikalığına da olsa- sohbet etme imkanım olmuştu. Şöyle ki, konuşması sona erdikten sonra kendisinin etrafını saran gençlerden biri olarak, Kuzey Kafkasya coğrafyası hakkında kafamı kurcalayan ile bir soru sormuştum. Bu bölgeyi araştırmak istediğimi söyledim. Sorumu nazikçe cevaplamıştı. Bana Rusça siteleri incelememi önerdi. İngilizce sitelerin fazla tarafgir olduğunu ima etti. Kendisine sorduğum soru şuydu: "Bu bölgede geleneksel olarak selefilik yoktur. Türkiye'deki gibi bir İslam anlayışı vardır. Sizce, Kuzey Kafkasya'daki radikal selefi teröristler nereden geliyor? Onları kim destekliyor?"
Kendisinin cevabı ise şuydu: "You know who."
Sanırım ABD'yi kast ederek böyle söylemişti... Doğru mu söylüyordu, bilemiyorum. Ama şunu biliyorum; Türkçe bilmediği için Rusya'da bazı kişiler onun Ankara büyükelçi olmasına karşı çıkmış. Alexey Erkhov bey her ne kadar Türkçe bilmiyor olsa da, Türkiye'de büyükelçi olmayı sonuna kadar hak eden birisidir bence. Her ne kadar Türkiye ile Rusya arasında çok çekişmeli konular olsa da, böyle açıksözlü ve dürüst diplomatların ülkemizde görev yapıyor oluşu bizim için çok daha iyidir.

güneşin oğlu

kukunhalauzerimde
onur ünlü imzalı komedi filmi. köksal engür , tansu biçer , haluk bilginer , özgü namal , ahmet kural , hümeyra akbay , serkan keskin gibi dev bir oyuncu kadrosuna sahiptir. 2000'li yıllarda yapılan en iyi türk komedi filmlerindendir.

ne mizah küfürle sağlanmış ne de küfrün günlük hayattaki yeri hiçe sayılmış. haluk bilginer'in efsane tiradları , hümeyra'nın köksal engür ile olan diyalogları , ahmet kural'ın yeni oyunculuk heyecanı... mutlaka izlenmeli bu film , hatta defalarca izlenmeli ki türk komedi filmi ne demekmiş görülmeli.

okunmaya değmeyecek kitaplar

siz hepiniz ben tek
Şeytanın Satranç Tahtası İngiliz Derin Devleti adında bir kitaptır. yazar İngilizleri öve öve bitiremiyor. 500 sayfa ingiliz tarihi okumaktan bitap düştüm. Sonunda birkaç sayfa osmanlı ile ingiliz bağlantısını yazmış. Onuda yazarken abdülmecid e hain demiş saçmalamış. adnan oktar'dan alıntılar yapmış falan. Kitabı neden aldın o zaman diye soracaksın. Önsöz e kandım. acaba ingilizler nasıl şahmat oldu diye merak ettim ama konu ile ilgili bir şey yazmıyor.

Asırlardır dünyayı kana bulayan, darbeler yapan, isyanlar ve savaşlar çıkaran, teröristleri destekleyip hedefindeki ülkelerde terör yaratan, İngiliz Derin Devleti'dir.
İngiliz derin devleti, yabancı topraklarda yüzlerce yıldır birlikte yaşayan farklı etnik gruplardan bir tanesine "senin ırkın daha üstün" mesajı verir. Sonra da onları kavga ettirir. Bu şekilde kendi idaresinin daha kolay gerçekleşeceğini düşünür.
Çünkü birbirleri ile çatışan toplumlar "ortak bir güç" oluşturamayacaklardır. Tarih boyunca bu siyasetin birçok örneği görülmüştür. Mesela;
İngiltere tarihte 22 ülke hariç tüm dünyayı işgal etmiştir.
Tarihin en büyük soykırımlarını İngiliz Derin Devleti gerçekleştirmiştir
Sömürgecilik, kolonicilik ve köleliğin merkezi de İngiliz derin devletidir.
Osmanlı'yı yıkan, Anadolu'yu işgal eden yine İngiliz derin devletidir.
İngiliz derin devleti, PKK'yı İslam âlemini yok edecek deccal ordusu olarak görür.
Terör örgütleri olan, DAEŞ, El Kaide, Boko Haram, Eş Şebab, FETÖ, Hizbullah, PKK, PYD, DHKP-C, İngiliz derin devletinin taburları konumundadır.
15 Temmuz darbe girişimini planlayan İngiliz Derin devletidir.
Yakın zamanda Güneydoğu'da Kürt İsyanı çıkarmak isteyen İngiliz Derin devletidir.
İşte yaptığı bu hamlelere karşı sonunda Şeytan Satranç Tahtasında Şah – Mat oldu. Nasıl mı? Cevabını, bu kitabın sayfaları arasında bulacaksınız

hayır diyememek

aduket
kimseyi kırmak isteyen insanların uyguladığı bir yöntemdir.çok zor bir durumdur.kişinin hayır demeyi öğrenmemesi halinde canı hayli yanacağı açık ve nettir.

sözlükle saç saça baş başa kavga etmek

onnik
birkaç saat sonra zenginsozluk denilen oluşumun server odası içerisinde gerçekleşecek hadise.

bak hele bak
çarıklıya bak
yazdığım şeyleri göndermiyor
hatalarını düzelt diyor
ulan varoş köpek
3 tane fiber optik kablodan oluşuyosun sen
kimsin de benim yazdıklarıma hatalı, virüslü, pislik gözüyle bakıyosun

anam avradım olsun çekerim fişini

ümit yaşar oğuzcan

turuncu gemi
ne zaman seni düşünsem içim ürperir
seninle geçen her saat, her gün gelir aklıma
bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir
o eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma
ne yapsam unutamam yaşadığımızı
sevgindi sevgilerin en yalansızı
şimdi nerde bir gül görsem kırmızı
dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma
bir çıban büyürcesine ortasında gecenin
dolar yüreğime hüznü seni sevmenin
dünyada ne benim yerim var artık ne senin
ağlarım başucunda, ölümün gelir aklıma.

muhteşem dizelerinin sahibidir.

kirli tatlı şeyler

nalbantyani bezirgan
özgün adı "dirty pretty things" olan bir stephen frears filmi. nijerya'dan londra'ya iltica eden okwe gündüzleri taksi şöförlüğü, geceleri ise resepsiyonist olarak çalışan yoksul bir göçmendir. Aynı evi paylaştığı türk, şenay ise aynı otelde temizlikçi olarak çalışmaktadır.
Filmde chiwetel ejiofor'u okwe olarak görüyoruz. Şenay rolünde ise Amelie filminden aşina olduğumuz genç fransız oyuncu audrey tautou var.

dindar nesil

bouii
Bir ulusu yok etmek istiyorsanız içi boş inançlarla ve baskıcı zihniyetinizin eseri iki yüzlü ahlak kurallarıyla yetiştirin. Bundan daha büyük bir dinamit düşünemiyorum.
Son zamanlarda türeyen düşünme yetisini kaybetmiş, içiyle dışı bambaşka nesle bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Dünya üzerinde kişinin vicdanından daha üstün bir güç yoktur ki günah anlayışıyla hareket etmesinin bir mantığı olsun. Yetmiyor üstüne sürekli yargılamayı ve hor görmeyi öğreniyorlar. İnançla, içi bomboş bir dindarlığın bambaşka şeyler olduğunu fark etmek lazım yoksa kimin neye inanacağına kişi kendi karar verir. Dindar nesil adı altında her türlü ahlaksızlığı yaparken başkasını hor gören bir zihniyetin ülke için yararlı olacağına inanan varsa da aklıyla ilgili sorunları vardır.