confessions

fiorabella

1. nesil Jurnalci - Aklımı seveyim

  1. toplam entry 1789
  2. takipçi 80
  3. puan 52717

bilal çakmak

fiorabella
pedofili ve zoofilik sapıktır. yavru kediye tecavüz etmiş, evinde çocuk pornoları izlemiştir. halen karakolda sorgusu sürüyor. hayvana şiddet olaylarından 3 gündür gözüme uyku girmiyor, mideme kramplar giriyor ulan piçin evladı sen nasıl rahat uyudun ha? seni linç etsinler. başka türlü içim soğumuyor.
face hesabına bakınca nasıl bir sapık olduğu zaten belli oluyor.
facebook hesabı

bu fotoğrafı paylaşıyorum ki akrabaları, eşi, dostu ne varsa biri görsün. bu adam lanetlensin.

orospu çocuğu

fiorabella
kediye tecavüz ederken yakalanandır. bu küfür bile bu sapığa ödüldür. bu gün istanbul alibeyköy'de kediye tecavüz ederken kedinin sahibi tarafından yakalandı. ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. ceza almayacak.
görev aldığım hayvansever derneği olarak elimizden ne gelirse yapacağız ama malesef bu şerefsiz serbest kalıp başka bir kedinin cinsel organından seks kokusu alacak. kopsun ulan orospunun fırlattığı. ( küfür ediyorum lütfen af buyrun)
sapıkla ilgili detaylar


edit: adamın evinde çocuk pornoları bulunmuş.
edit: rahatsız edicileri görüntüleri sos arkadaşımızın önerisi üzerine kaldırdım.insanın içi parçalanıyor kahretsin.

yalnız kalan başlıklar

fiorabella
açılan başlığa entry girilmemesi durumudur. sözlük yazarları olarak bu başlıklara entry girmeliyiz. düşünün google aramasından biri bakacak. google amca buraya yönlendirecek. arayan kişi bakacak tek entry.
sanki hayaletli eve girmiş hisseder insan kendini. daha sonra algıda seçicilik olarak zengin sözlük hayalet şehir hissi verecek.
kendi adıma fırsat bulduğum her vakitte tek entryli başlıklara yazacağım.

kardelen'e yardım ediyoruz

fiorabella
sakarya'da patilerine asit dökülen köpek[ kardelen için başlatılan yardım kampanyasıdır.
sapanca'da ki masum için bir şey yapamadık. kahretsin ki yapamadık. lütfen kardelen'i hayata bağlayalım. onun kendisini savunacak, ona bu kötülüğü yapanın kim olduğunu söyleyecek dili yok. ama bizim var. onun sesi olmalıyız.
kardelen şuan istanbulda bir klinikte. uzun bir tedavi süreci var. ampüte edilip protez ayak takılma ihtimali çok yüksek.

hesap bilgileri
ENCANDER (Engelli ve Muhtaç Hayvanları Yaşatma ve Koruma Derneği): Yasal izinli hesap no : İŞ BANKASI Tr 09 0006 4000 0011 2760 2799 59

Açıklama kısmı KARDELEN

Bağışınızı yaptıktan sonra lütfen 05416066282 numaralı telefona bildiriniz

geceye bir şiir bırak

fiorabella
beyaz kağıt
Ne idiysen onu yansıtan
amansız bir ayna şu beyaz kağıt.
Senin sesinle konuşur beyaz kağıt
senin gerçek sesinle
beğendiğinle değil;
senin eserindir, boşuna harcadığın
bu hayat.
Yeniden ele geçirebilirsin belki
seni başladığın yere
fırlatan bu kayıtsız nesneye
tutunabilirsen eğer.
Bunca yer gezdin; aylar , güneşler gördün
ölülere, dirilere dokundun
inlemesini bir kadının
kinini büyümemiş bir çocuğun –
ama bir hiç olacak bütün bu duydukların
sen bu boşluğa güvenmedikçe.
Yitirdiğini sandığın şeyleri bulacaksın
belki orada:
gençliğin filizlenişini, yaşlılığın çöküşünü.
Hayatın sen ne verdiysen odur
bu boşluk sen ne verdiysen odur
bu beyaz kağıt.

Yorgo Seferis

babalar günü

fiorabella
babam bir banka memuru idi. işinden evine evinden işine bir adam. rahmetli annemle el ele verip bizim için en iyisini yapmaya çalışırlardı.
10-11 yaşlarındayken "baba sana dünyanın en güzel hediyesini almak istiyorum dünyanın en güzel şeyi ney?" diye sormuştum. "kalp"dedi babam" yürek sevgi" dedi. ben de o zaman anlamadım tabi. gittim babama beyaz, üzerinde kocaman kırmızı kalp resmi olan tişört aldım* babalar gününde hediye paketi yapıp verdim. babam açtı hediyesini güldü sarıldı. gönlüm olsun diye giydi evde. annem abimler gülmeye başladı ki babam çok otoriterdir. öyle bir giysiyi kafasına silah dayasan giymez.
sonra oturdu saatlerce kalbin, sevginin ne demek olduğunu anlattı. ergenlik dönemimde bu konuyu tekrar konuştuk.
"baba ya insanlar kötü" dedim. "olabilir kızım kötü yönleri fazla diye tüm insanları aynı değerlendirme sen iyi olmaya çalış kendine iyiyi örnek almalısın ki kötüyle mücadele etmeye gücün olsun"
"kalp bu muydu baba" dedim "evet tam olarak buydu" dedi.
o kalpli tişörtü rahmetli annem çok istediği halde toz bezi yapamadı. 16 yıldır halen babamın dolabında durur.

babam rahmetli annemden sonra rahatsızlandı. 4. evre kanser hastası. gözünün içine bakıyorum. beni bırakıp gitme diye sessiz çığlıklar atıyorum. abime soruyorum bazen "abi bizi bırakmaz di mi? diye. ama biliyorum bırakmayacak beni.
güçlüdür o. ben gücümü ondan alıyorum. gitme baba.

hayat güzeldir filminde de dediği gibi
babalar çocukları için her şeyi yapar" yap baba benim için hayata tutun baba. bırakma elimi olur mu?
tüm babaların ve baba adaylarının babalar günü kutlu olsun. ebediyete intikal eden tüm babalar sizin de ruhunuz şad olsun.


kayseri' de bayramda katledilen çocuklar

fiorabella
her şeker gördüğümde aklıma gelen yavrulardır. böyle cani pislikler her yerdeler. artık idam şart eve şart. bastıra bastıra söylüyorum bu çocuklara kıyan pedofilikler ve hayvana şiddet uygulayanlar için idam şart.
bu bayram kapımıza hiç çocuk gelmedi malesef. bende aldığı çocuk kitaplarını yolda gördüğüm çocuklara verdim. yeğenlerim de apartmanda bayramlaşmaya çıkıp şeker toplamadılar. yollamadık.

zengin sözlük nostaljik müzik saatleri

fiorabella
70'li yıllara yolculuk yapmaya başlıyoruz. ilk olarak bir lübnan halk şarkısı " El Bint El Shalabiya"( fairuz'un mükemmel sesiyle dinlemeye doyamaz insan) şarkısının türkeçe aranjesi gönül akkor'dan gelsin.
böyle gelmiş böyle geçer diyelim ve dinlemeye başlayallım.

.

bir azeri halk şarkısı olan "laleler" kamuran akkor'dan gelsin.


selçuk alagöz'den "malabadi köprüsü" ile bitirelim.

sakarya

fiorabella
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..

necip fazıl'ın "sakarya türküsü" şiirini aklıma getiren şehirdir. malesef artık bu şehir mafya, uyuşturucu, silah ve hayvanlara vahşet ile anılıyor. hatta bir zamanlar akyazı, hendek,sapanca ölüm üçgeni olarak nitelendirilmiş.

aslında orada yaşayan insanlar mükemmel bir demografik şehre sahipler. istanbul, ankara gibi metropeller yakınlarında, denize sahip ilçeleri, yayaları, yeşilin her tonunu barındıran bitki örtüsü var.
keşke aralarında yaşayan canileri barındırmasalr.

mantı yemeden duramayanlar

fiorabella
ağzının tadını bilenlerdir. vakti olmayanlar için buraya minnak bir tarif bırakayım.
bir tane hazır yufkayı ortadan ikiye bölün. yarım ay şeklinde bölünen parçaya teksıra halinde kıymayı yerleştirin. sonra yufkayı sıkıca rulo yapın. ruloyu bir tülbentle tekrar rulo yapın. sucuk gibi olacak şekilde bağlayın.
kaynar suda haşlayın. piştikten sonra ruloyu dilim dilim kesip soslayın. afiyet olsun.

yine sakarya yine vahşet

fiorabella
bu gün meydana gelmiş üzücü olaydır. ben anlamadım bu şehiri toptan çıldırdılar mı nedir? ya da köpekleri şeytan sayan bir tarikat kuruldu da haberimiz mi yok.
sakaray üniversitesinin kampüsünde yaşayan masum köpüşleri sürekli besleyen hayvansever sibel sezer yavrulara mama vermek için gittiğinde hepsinin zehirlenmiş olduğunu görmüş.

bu bayramı sakarya sapıkları bize zehir etti. allah belanızı versin. o köpekleri zehirleyenlerin boynu kopsun. başka bir şey diyemiyorum artık.

kaynak

sakarya'da patilerine asit dökülen köpek

fiorabella
dün gece yarısı gerçekleşen olaydır. sakarya karapürçek ilçesi, ahmediye köyünde yaşanmıştır. köpekcik can havli ile bir eve sığınmış şükür ev sahibi hemen haber vermiş ve istanbul'dan gelen hayvanseverler pet taksi ile yavruyu istanbul'a götürmüştür.

yavru ile ilgilenen tutku hanım geceden beri başında. ismini kardelen koymuş. kardelen ameliyata girecek. bacağı ampute edilecek.

sakarya'da bir piç evladı yaşıyor ve derdi zoru köpek patisi. kürtçe konuştu diye diyarbakır'lı fındık işcisi çocukları linç etmeye kalkmışlardı. aynı performanslarını bu hayvan seri katilini bulmaları için bekliyorum.
kaynak



toplumsal çürüme

fiorabella
türkiye'de sevgi kavramının sona ermesiyle oluşan kokuşmadır. türkiye'de insanların sevgisizlikten birbirlerine duydukları kin ve acımasızlık hayvanlara ve doğaya yansıyarak nirvanaya ulaşmıştır. insanların aslında kendilerine olan nefretidir bu.
bu yüzden bu toplum artık çürümüştür. günlerce kalmış bir insan leşi gibi kokmuştur, kurtlanmıştır, kokuşmuştur.

enjeksiyon

fiorabella
ilacın daha ivedi halde etki gösterdiği işlemdir. bende miyalji var çok eğilip çalıştığımda kaslarım ağrıyor ve inanılmaz acı veriyor. iş yerindeysem bir arkadaşa rica ediyorum. eğer evdeysem baldırıma kendim yapıyorum işlemi. yooo hiç bakmayın öyle eroinman falan değilim. muscoflex ve dıclomec kokteyli.

zengin itiraf

fiorabella
çok sinirliyim sözlük. şiddete dibine kadar karşı olan ben artık hayvana şiddet ve tecavüz olaylarına artık dayanamıyorum. içimdeki insan sevgisini yok etti bu caniler. içimden bir canavar çıkarttılar. asla ve asla küfür eden biri değilim. iki gündür küfür ediyorum. kendimden utandırdılar beni. artık o yaratıkları dövüp video atana ödül verecek hale geldim. iki gündür uyumadım. telefonuma gelen bayram mesajlarına cevap vermedim. merk ile maya'nın yüzüne bakamıyorum. bir toplum nasıl canileşir? çocuk nasıl can yetişir? bir halka ne kadar vurdumduymaz olabilir? sorularına cevap aradım.

5 yıldır bu devlete hizmet ediyorum. akşama kadar suçla uğraşıyorum. eskiden cinayetler farklıydı. öfke, husumet, namus, töre adı altında işleniyordu. iki el ateş edilip bıçak saplanan ölüler yok artık. önce kesip biçip öldürüp sonra parçalamaya bıraktılar yerlerini. bu bile toplumun artık canavarlaştığını gösteriyor. dünün kedi, köpek kesenleri bugünün insan keseni oldular. bugün hayvana zarar veren 5 yıl sonra insana zarar verecek. ama bazı ahmaklar bunu düşünmüyor ve malesef sayı olarak bir hayli fazlalar.

son günlerde çok düşünür oldum sözlük. ülkemi çok seven ben, asla gitmem diyen ben artık beyin göçü yapıp bu lanet yeri terk etsem diyorum. ulan ben kime çalışıyorum? verdiği ibibik maaşla anca kendime yetiyorum. yurtdışına gitsem burada aldığımın 10 katını alırım. kaçmıyorum. mücadele ediyorum ama artık bu ikdidar başa gelirse bu ülkeden çekip gideceğim. bari gözüm görmez bu kadar vahşete karşı duyarsız döl israflarını.

hayvan hakları yasa tasarısını sırf muhalefet verdi diye onaylamayan partiyi tanımıyorum ben. toplumu ayrıştırmayı başardılar. bize göre onlar "makarnacı", onlara biz "gavur"uz. abi ben gavur olayım, şeytan olayım, gideyim bir yerlerde ağaç olayım yeterki siz artık bu milletin ayarı ile oynamayın.

islamı kendi yaptıklarına kılıf olarak kullanan zihniyeti artık kabul etmiyorum. allah " hayvanlar benim sessiz kullarım" diye buyurmuş. hani siz dindarsınız ya niye uygulamıyorsunuz? hadi oradan sizin anlayışınızdaki cennete gitmektense cehennemde locam olsun anasını satayım be.

insanları siyasi görüşlerine göre kesinlikle bu zamana kadar yargılamadım. siyasi tartışmalara girmedim. siyasi haklarına saygı duydum. ama yeter. hayvan hakları kanunu senin partin tarafından red ediliyorsa ben de seni red ederim. artık istemiyorum bu zihniyetteki insanlarla bir arada olmayı.

bu benim suçum değil. bu ayrıştırmayı yapan siyasi ayağın ve halen liderine tapınanların suçu.

cezayı fazla bulmuş bunlara oy verenler ne diyorsunuz ha?




kumburgaz'da kedi vahşeti

fiorabella
iki adet döl israfının yaptığı olaydır. linki paylaşmıyorum. ekşi sözlükte link paylaşılmış. koca totolu bir kevaşe evladının caniliğini görmek sinir bozucu. içimdeki tüm ilkel duygular artık gün yüzüne çıktı.
bu dümbeleğin ağzını yüzünü kırıp bana video yollayana maaşımı vereceğim.
yeter artık ya nereyi açsam karşıma hayvana şiddet çıkıyor. ey akp sen hayvan hakalrı tasarısını geri çevirdin ya tüm katledilen masum hayvanların laneti hepinizin üzerine olsun. sizi ve sizi oraya taşıyan makarnacıların. artık küfür falan kar etmiyor. kesmiyor içimdeki acıyı.

edit: aynı zamanda bir makarnacıyı ortaya çıkaran başlık. bak sayın yazar eksi oy umurumda değil. öncelikle bunu bil lakin senin gibi iktidarın yanlışlarını dahi savunan kişilerle aynı ortamda olmak beni boğuyor. böyle bir darlanma geliyor bana. hayvan hakları tasarısını akp'li vekiller red etti mi etti? olay bitmiştir. hayvan vahşetine göz yuman herkes benim için canidir, duyarsızdır, yoktur. az nefes aldırın be.

09 bm 456

fiorabella
iki adet vahşi insanımsının araba plakasıdır. bu şerefsizler kuşadasında gözleri görmeyen yaşlı sokak köpeğini silahla vurmuştur. ilgili videoyu koymuyorum. google amca bilgi verir. içim kaldırmıyor çünkü.
şerefsiz godoş babanın adı, bilgin çağatay, kevaşe oğlunun adı da ooğuz celal çağatay. bu iki erkek orospusunun tez günde gebermelerini dileyerek bildiğim tüm bedduaları sıralıyorum.

0 /