ibrahim tatlıses

fiorabella
yediği son kazıktan sonra bence siyasete daha hiç bulaşmasın. birlikte miting yapmalar, megriler, yaylalar, ido bebenin üşümesi falan işe yaramadı. o değil de adaylığa kesin gözüyle bakıyordu bence ona büyük bir ders oldu.

gece

fiorabella
"Yıldızsız, derin ve karanlık bir gece vardı. Karanlık içinde bir meleğin kanat gererek, ruhu beklemekte olduğuna şüphe yoktu."

sefiller - victor hugo

kendisini sevmediğin insanın sanatını da sevememek

sos
bir insanı sevemeyince onun icra ettiği sanatı da sevememektir.

bende yeni yeni gelişen bir şey bu. şimdi sanat dediysem çok başka anlama kaçmasın. sanattan kastım bireyin icra ettiği herhangi bir şey. şarkı söylemek, şiir yazmak, resim yapmak vs... mesela önceki yıllarda ibrahim tatlıses şarkılarını dinlerdim. ki o zamanlardan beri sevmem kendisini. kişiliği beş para etmez. fakat sevdiğim bazı şarkılarını dinlerdim. sanatı şahıstan ayrı tutardım her zaman. artık dinlemiyorum.

sevmediğim birinin ne şarkısını dinleyesim ne kitabını okuyasım geliyor.

not: ibo çok yersiz bir örnek oldu ama idare edin.

gece

sos
seslerin azaldığı, düşüncelerin yoğunlaştığı anlarda misafiri olduğumuz zaman dilimi... (diye söze başlamak ve az felsefik şekilde söze devam etmek isterdim ama... davulcu gümbür gümbür geliyor)

misafirliğe gelen çocuk

fiorabella
kapıyı açar açmaz ebeveynlerinden önce eve dalan çocuktur. onunla geçecek birkaç saatin atraksiyonlu geçeceğinin sinyalini vermiştir. bu bebeler evlerinde analarının korkusundan odalarında gık çıkarmadan otururlar. misafirliğe gittiklerinde özgürlüklerini ilan ederek yaramazlıkta tüm hünerlerini spartacus edasıyla sergilerler.
evinde bebesine gık çıkartmayan anası çocuk parkına salar gibi bebeyi salar ortaya. o dakika bittiğiniz andır. bebe artık thor yada hulk moduna çoktan girmiştir.

23 mayıs 2018 dolar kuru

hubel
yapılması gereken dört şeyden biri gerçekleşti ve dolar aşağı yönde seyir alıyor.

bu dört şey ;
-faiz arttırımı

- ohal in kalkması

- merkez bankası üzerindeki baskının azaltılması

-hukuk sisteminin tekrardan inşa edilmesi

ohal ve merkez üzerindeki baskı hemen atılacak adımlar. ancak hukuk sisteminin tekrardan inşası uzun sürecektir.

tabii fed in yeni faiz arttırımlarıyla dolar tekrar yükselişe geçecektir. ama yukarıda sayılanları yaptığımızda bu yükselişe fren çekmek mümkün. tabii bunların zamanlaması da mühim.

bakalım yeni adımlar gelecek mi ? yoksa günü mü kurtardık.

23 mayıs 2018 dolar kuru

fiorabella
halen pembe tablo çizmeye çalışanların fena çuvalladığı olaydır. hayır yani tüm ihtiyaçların ile dışa bağımlısın. her ürünü ithal ediyorsun, sanayin, tarımın, hayvancılığın bitmiş. üretim durmuş. bu durumda doları nasıl düşüreceksin?

tansu çiller vs meral akşener

hahed
iki kadın siyasetçi versusu. tansu çiller'den sonra siyaset arenasına çıkan ilk kadın parti başkanı olduğu ve ülke yönetimine de aday olduğu için karşılaştırma yapmamız doğal.
tansu çiller ekonomi profesörü, meral akşener tarihçi.
tansu çiller eski başbakan, meral akşener eski içişleri bakanı.
öte taraftan meral akşener siyasi hayatına tansu çiller'in partisinde başladı. iki dönem dyp milletvekili olarak görev yaptıktan sonra dyp'nin tarih sahnesinden silinmesi ile köşeye çekilip 2007'de mhp ile tekrar dönüş yaptı.
tansu çiller daha bir asildi ama ekonomi profesörü olmasına rağmen ülkeyi 94 krizine soktu. aldığı tedbir kararları halk tarafından tepkiyle karşılandığı gibi kararlar tam anlamıyla uygulanmadı da. ancak o dönem koalisyon hükümetlerinin olmasını ve siyasi bunalımları da göz önünde bulundurmak gerekiyor tabi.
meral akşener'in ise pek farklı olduğunu düşünmüyorum. hatta daha bile başarısız olabilir benim kanaatim.

alkolü bırakmak

diko
faydalı bir eylem. diyeceksin ki neye göre kime gore faydalı. sende haklisin.
aşağı yukarı 25 yıldır en az haftada 1 kere içerim. icemedigim içki yok denecek kadar azdir. 3 aydır da ağzıma alkol namina bir damla sürmüş degilim. 1 gecede aldığım bir karar. tıpkı sigarayı 15 sene ictikten sonra 1 gecede bıraktığım gibi alkolü de öylece biraktim. sigara gibi değil ama bu meret. daha rahat birakabiliyorsun. ilk zamanlar zorluyor tabi. günleri sayiyorsun. icmeyecegim dedikçe inat edip icmiyorsun. netice itibariyle bırakılıyor be sözlük. burada sanki keşke birakmasaydik demiş gibi olduk ama öyle değil. alkolü bıraktım ve resmen hafifledim.

bakın bu bir dramdır

fiorabella
yooo dostum yoooo yönetimi şiddetle kınıyorum "eyyy yönetim!! sözlüğü sahapasız bırakmak neyin nesi. kapımız bacamız açık. hırhız( şener şen şivesiyle ) girerse tek başıma nasıl mücadale edeceğim ha? tiz yeniçerilere haber verile, cellat ağa buraya getirile, kelle isterük narası atıla"

kolay yoldan nasıl zengin olunur

sos
mükemmel soru. bakın nasıl zengin olunur? değil. kolay yoldan nasıl zengin olunur? zenginliğin bile kolayına kaçma var burada. "amaan uğraştırmayın bee .s .s çabucak zengin edin bitsin gitsin işte"

buna dair bir anım var. pek inandırıcı gelmeyebilir ama inanmayan inanmamakta hürdür.

bundan 4 yıl önce. bir arkadaşım vardı. şimdi başka şehirde yaşıyor. iddaa oyunundan tabir-i caizse tomarla para kaldırmıştı. her yaptığı kupon tutuyordu. kuponları da gizli saklı değildi. bana yaptığı kuponu whatsapp ile yolluyordu. sen de oyna kazan diye... kazandığını kanıtlıyordu da. hatta bir gün kafede oturuyoruz. yaptığı kupondaki maçlar oynanmaya başladı. telefondan skor takibi yapıyoruz. daha maçların ilk yarısı bitmeden ilk yarıyı kazanacak takımları söyledi. hepsi tuttu. ((şimdi buraya kadar şaşırdınız biliyorum... ben de şaşırmıştım o zamanlar)) sürekli maçları nasıl bildiğini soruyordum. bana oynadığı maçların şikeli maçlar olduğunu ve tüyoyu birinden aldığını söylüyordu. ilk başlarda inanmamıştım ama her geçen gün oynadığı kuponun tutmasından artık mecburen inanmaya başladım.

benim de oynayıp kazanmam için bana sürekli oynayacağı kuponu gönderirdi. fakat ben hiç oynamadım. çünkü hayatım boyunca piyango dahil hiçbir bahis oyunu oynamadım. bu tür yerlerden kazanılacak paranın hayırlı olmayacağını bildiğim için veya öyle hissettiğim için... bana hep uzak geldi bu işler. bunu kendisine de söylüyordum.

neticede ne mi oldu? burada işlettiği dükkan çalışmadığı için kapatmak zorunda kaldı. üstüne bir sürü de borca girdi. arabasına icra geldi. yani kazandıkları belki 2-3 misli olarak kendisinden çıktı. hala konuşuruz kendisiyle. kendisi de der zaten o paralar bana hayır getirmedi diye.

sonrasında zaten bahis oyunu konusu hiç açılmadı ben de sormadım. şike olayı neydi? tüyoyu nereden alıyordu? bu bahis sektörünün arka yüzü ne menem bir şeydi muallak...

bu da böyle bir anımdır...