ontolojik sancilarimin merhemi

pestenkerani
Yazdıklarının üç kısma ayrıldığı yazar.
Birinci kısım tüllü cümlelerdir, sonrasında perdeli olanlara ve en son güneşlik kısma geçiyor. Ruh haline göre tül mü, perde mi, güneşlik mi kendisi buna karar veriyor. bazen felsefik bir umman içinde kalın kalın perdeler kullanıyor, ama dert değil, perdeleri ekseriyetle renkli, tülleri rengarenk, güneşlikleri ise gökkuşağı gibi. Yalnız renklerden mor bana dedi ki; tüm renkler uyuyunca ben onunla kalırım.

Okuyun, iyi şiir çizer.
Şiir, kelimelerden resim yapma sanatıdır.
ihtiras limani
işine aşkla bağlı insanların yargıları aşmış, inceliğe, sırra, asla ulaşmış sakinliğini görüyorum onun felsefe yazılarını okurken. bir saat ustası gibi bakıyor baktığı şeye, yeteneği kendinden bir ressam üslubuyla şekillendiriyor kaleminden döküleni. anlasanız da anlamasanız da, çok şey bildiği halde ben çok şey biliyorum derdinde olmayan ama ilmin izzetinden midir o kadarı da hakkımdır dediğinden midir gereksiz tevazu göstermeyen bir hali var.
engin bilgi dünyasından, kültür birikiminden damlayanların yanında zarif şiirler yazıyor, her kadın altından kalkamaz şair kimliğinin, kadının edilgenliği, dişiliği şair cesaretini, dürüstlüğünü kaldıramaz. o bunu kadınlığından ödün vermeden çok güzel yapıyor.
ne edepten ödün veren ne de erkeğin, ahlakın yapay korkularıyla kendini sınırlayan cesur ve bilge bir kadın görüyorum yazılarına bakınca. bilgiyle, kültürle, dirsek çürütmüşlük, mürekkep yalamışlık tutku bilmişlik aşka ulaşmışlıkla yıllanmış şarabi satırların sahibi. var olması ihtimaline romanlar yazılıyor böyle karakterlerin.
mürekkebi hiç kurumasın.
neptune
çoğu olaya bakış açımızın farklı olduğunun bilincindeyim, entrylerini okuduğumda bu sonuca ulaşıyorum. öte yandan oldukça ağır bir dil olan felsefe diline hakim ve bilgili bir yazar olduğu konusunda şüphem yok. bence sözlüğün formatına bire bir uyan yazarlardan biri kendisi. yazılarının daim olmasını diliyorum.
/