confessions

rene

1. nesil Yazar - İstikrarlı

  1. toplam entry 403
  2. takipçi 6
  3. puan 4326

avustralyan'ın 2 milyon kediyi öldürmeye başlaması

rene
Avustralya'lılar böyledir diyeceğim olayın vahametini hafif görmüş gibi olacağım. Yerli halk Aborjinler e uygulanan soykırım başta olmak üzere kangurular ve bir çok tür o kıtaya modern insan ayak bastıktan sonra sistematik olarak yok edilmiş, soykırıma uğramış. Konuyla ilgili bir link de bırakayım ;

http://arkeofili.com/avustralyadaki-buyuk-hayvanlarin-yok-olmasinin-nedeni-iklim-degil-insanlar/

Aslında Avustralya'da bu yaşananlar İnsanoğlunun "hareket" kabiliyetini kısıtladığınızda onu çevresi derin denizlerle çevrili bir adaya koyduğunuzda, bir arada yaşadığı diğer türlere nasıl davranacağının en açık kanıtı olarak gözümüzün önünde duruyor. Diğer taraftan Avustralya kıtası, ölümcül bir çok türe ev sahipliği yapan bir yer. Özellikle zehirli bir çok yılan türü, tuzlu su timsahları ve ölümcül derecede zehirli denizanalarıyla çevrili bir yer. Tabi kedilere yaptıkları kıyım bunun savunması değil. Bu işin zararı yine kendilerine olacaktır buna eminim. Kedilerin avlanarak çoğaldığı o kadar çok tarım zararlısı var ki o topraklarda. Zamanında benzer bir kıyımı insanoğlu kedilere yaptığında Günümüz dahil şu ana kadar en çok can alan "veba" salgınıyla uğraşmıştı. Umarım doğanın tokadını yemezler.

avengers endgame

rene
Dün izledim, 3 saat sürüyor. Filmin sonunda sinemadan ayrılmayan 8-10 kişiydik ki marvel'ın klasik en sona koyduğu kısa sahneler olur gelecek filmlerle ilgili ipucu verirler. Oturup onu bekledik ama bu film zaten marvel'ın yıllardır kurguladığı evrenin son filmiydi. Onu düsünemedik, öyle bekledik meyve sularını hüpürdete hüpürdete akan yazıları izledik.




Öncelikle sevgili yönetmen/yönetmenler siz Back to the future serilerine kurban olun. 80 Model bir minivanın içinden geçmişe gidiyorsunuz bide geleceğe dönüş serisini eleştiriyorsunuz. filmi detaylıca anlatmayacağım ama kafama takılan tek bir şey var çözen varsa söylesin. Steve geçmişe gidip orada kalmaya karar verdikten sonra onun orada yaşayan versiyonuna ne oluyor? Bunlar Geçmişe gittiğinde kendileri dublicate oluyorlar doğal olarak. Peki bu adam gidip orada kalmaya karar verince onun oradaki versiyonuna ne oluyor?

fatboy slim

rene
Norman Quentin Cook, Fatboy Slim adıyla tanınan İngiliz müzisyen, DJ ve prodüktör. 1990'larda popüler olmuştur. Fatboy Slim; The Housemartins, Beats International, Freak Power ile birlikte İngiltere müzik listelerinde büyük başarı elde etmişlerdir. Brighton Port Authority adlı grubun üyesidir. Adam bildiğiniz dahi, şu an aç herhangi bir parçasını yine keyifle dinlersin, klipleri ayrı güzel. Severek dinliyoruz, dinleyeceğiz

the flintstones

rene
Niye izlerdim şu an olguklukta düşünüp sebebini bulamadım tek çizgi film bu taş devri. Yani bunun dışındaki çizgi filmlerde bağ kurduğum karakterler veya içeriğin beni cezbetmesi falan gibi açıklayabilirim durumu fakat bunda söyleyecek bir şey bulamıyorum. Neydi bu çizgi filmi cazip kılan bilmiyorum. Fred'i seslendiren adamın sesi mi, devir taş devri olduğu için ve otomobili ayaklarıyla sürdükleri için bana farklı gelmesi mi. Bam Bam ın şimdi birisinin kafasına sopayı indirecek gerginliği mi. Seslendirmesi en başarılı çizgi filmlerden bence.

hulk hogan

rene
Eski Amerikan güreşçilerinden. Sinema ve şov dünyasında parladı ünlü oldu. Bir dönemin çocuklarının hemen hepsinin tanıdığı bir figür haline geldi. Kas kütlesine rağmen sempatikliği, rahatlığı ve komik mimikleri ile hatırladığım bir dönemin ünlü isimlerinden.

kyaputen tsubasa

rene
Yaşa, Saatlerce oynardım ataride oyununu, save game olayı da yoktu. En sonunda valide ateş saçarak odaya girer ve fişi çekerdi hop gitti bütün ilerlemeler. Halbuki oyunun içinde kod veriyormuş, dili japonca olunca onu çözememiştim tabi o zamanlar. Hep beraber

2 broke girls

rene
ilk sezonu kısmen izlemiştim. Oldukça samimi güzel bir dizi. Kat, küçük bir kafede garson olarak çalışıyor. Hayatı zor. Faturalarını zor ödüyor, hayalleri var onlara tutunmuş. Beth ile bir takım rastlantılarla hayatları kesişiyor ve ev arkadaşı oluyorlar. Beth eski jet sosyetelerden fakat babası iflas edince, yarış atıyla birlikte beş parasız kalıyor. dizide onların gündelik ve ilginç hayat hikayelerini izliyoruz. Beth'in sütun bacakları zaman zaman anlık da olsa konudan sapmanıza neden olsa da, zor yaşamları komik bir dille ele alışı, başlarına ne gelirse gelsin gülmeyi ve eğlenmeyi bilen bu ikilinin muziplikleri izlenmeye değer. dizideki karakterler aracılığıyla birbiriyle belki de ticaret dışında karşılaşmayacak ekonomik iki sınıfı toplamış senarist. Burjuvanın konformist yaşamını, kafede garson olarak çalışan bir kızın hayatına, sonradan sıfırı tüketmiş bir "premses" olan Beth karakteri ile dahil etmiş. O kadar dizinin uyarlamasını çektiler. Bence Türkiye gibi şekilciliğin bir yaşam biçimi olduğu ülkede bu diziyi doğru uyarlasalar çok güzel beğeni toplarlar.

genel sağlık sigortası

rene
Kısa adıyla GSS. 01.01.2012 yılında ilk olarak yürürlüğe girdi. GSS genel itibariyle sigortası olmayan veya aktif olmayan yurttaşların aylık belirli bir ücret ödeyerek sağlık hizmetlerinden sigortalılar gibi yararlanmasını sağlıyor. Ancak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir çok kez değiştirilen bir uygulama oldu. İlk olarak üniversite öğrencilerini vuran bu uygulama, onları daha okurken borçlandırmaya başlayınca uygulama içeriği değiştirildi. günümüzde hiç bir işte çalışmayan, sigortası olmayan geçim sıkıntısı çeken yurttaşlar, sosyal devletin gerekliliği sağlık hizmetini alabilmek için aylık ödemelerini aksatmamak zorundalar. Türkiye'de binlerce yurttaş GSS prim borcu olduğunu çok sonra öğrendi. Bu zoraki ve emrivaki prim sistemi, yurttaşı, hastanede işi olmasa, hastaneye gitmese bile aylık belirli bir para ödemeye mahkum ediyor. İsteğe bağlı olmayışı bir tartışma konusu olan bu primler her seçim öncesi sıfırlanıyor veya faizleri siliniyor, böylece seçim öncesi bir oy spotu olarak kullanılıyor. GSS prim borçlarını sıfırladık, faizleri kaldırdık vb. vb. Peki bu prim sistemini detaylıca hesap etmeden önümüze koyan yine aynı siyasi iradeler değil mi? Elbette onlar. Başka bir ülkede uygulansa binlerce itiraz gelecek bu adil olmayan sistem sessiz sedasız tam 7 senedir yürürlükte. Çalışmayan ve sosyal güvencesi olmayan Yurttaşlar her ay devlete almadıkları bir hizmet için borçlanmaktalar. gss prim borcu denilen haraç yurttaşa bugüne kadar atılmış en büyük kazıklardan bir tanesidir. Türkiye'de ki gerçek işsizlik oranları için de aslında en iyi istatistiği veriyor GSS prim borçlusu sayısı.

Sadece bu da değil, sağlık sektöründeki büyük yükseliş(!) GSS ile birlikte devam etti. Bu müthiş ticari(!) ortamı kara çevirmek isteyenler tarafından ülkenin her tarafında özel hastaneler açılıyor. Sağlıktaki bu müthiş ilerleme sgk tarafından ödenmeyen ve bedeli yurttaşa yansıtılan ilaçlarla devam etti. Sigortalı olduğunuz halde size kitlenen muayene ücreti sistemi de yine siyasilerin bir başka güzel hamlesiydi. Sağlık sektörü tam olarak yamyamların çöktüğü hastalığın "kar marjı" olarak değerlendirildiği bir seviyeye gelmeyi başardı.



https://www.turkiye.gov.tr/sgk-gss-borc-dokumu

sıracılık

rene
Devrecilikten daha adil bir sistemdir. Askeriye de bazı yerlerde devrecilik bazısında sıracılık olur. Birbirine çok benzerler ama aslında farklıdırlar. Devrecilik monarşiyken Sıracılık için kademeli demokrasi diyebiliriz. Devreci askerlikte ilk gelen her zaman en güzel ranzayı alır, istediği zaman duşa girer, istediği saatte kalan yemeklerden bol bol yiyebilir. Ve bu hak avantajı askerliğin sonuna kadar yeni gelenler olsa da devam eder.

Sıracılıkta her gelen devre den sonra bu avantajlar da devredilir. Kimse ağa olmaz, kimse torun olarak kalmaz.

sarhoşluk insanın asıl halidir

rene
Ben buna katılmıyorum. Bir kere aynı insanın farklı zamanlarda yaşadığı sarhoşluk halinde farklı tepkiler ve davranışlar sergilemesi diye bir gerçek var. Bu durum tamamen sarhoş olduğunuz o dönemde yaşadıklarınız ve bastırdıklarınız ile alakalı. Bir de içtiğiniz insanlarla tabi. O yüzden her zaman aynı sarhoşu oynamıyoruz. Kendimden biliyorum. Bazen çok keyifli ve çenesi düşükken bazen çok agresif ve dışa kapalı oluyorsunuz. Bazen uçan kuşa yürür iken bazen tam bir libidosuz mahalle esnafı haline geliyorsunuz.

Sarhoşluktan ziyade bir kaç kadeh içki, o gün karşıdaki kişiye açmaya çekindiğiniz bir konuyu açmanız için bir referans olabiliyor. Rahatlatıyor ve böylece sakin sakin konuşabiliyorsunuz. Belki o iki kadehi içmesem o içimi kurcalayan mevzuyu hiç açamayacaktım o gün nereden biliyorsun

diyarbakır kayapınar belediyesi

rene
Diyarbakır Kayapınar Belediye Eşbaşkanı Keziban Yılmaz, kayyum olarak atanan kaymakamın, eski belediye binasını kaymakamlığa devrettiğini ve nakliye dahil tüm masraflarını da belediye kasasından ödediğini, belediye binasının ise inşaat halinde bırakıldığını söyledi.

İnşaat halinde olan ve çoğu yerin kırık dökük ve odaların boş olduğu belediye hizmet binasında Belediye Meclisi'nin toplantı salonuna da bomboş olduğu görüldü.

Meclis toplantı salonunun boş olması nedeniyle başka bir odaya sandalyeler konularak ilk Belediye Meclisi toplantısı burada yapıldı. Burada konuşan Yılmaz “5 gündür hayretler içindeyiz. Toplantımızı yapacağımız bir alanımız bile yok. Belediye Meclisi toplantısı için bir mekan önemsenmemiş” dedi.

İnşaat halindeki belediye binasına dikkat çeken Yılmaz “Bu, 5 günde bu hale getirilebilecek bir bina değil. Şuan bina tamamen inşaat halinde. Personel bu koşullarda halka hizmet etmek zorunda bırakılmış. Ben buradan kayyum olan kaymakama sormak istiyorum, eğer belediyenin bütçesi buna uygun değilse bile haksız ve hukuksuz bir şekilde kaymakamlığa devretmiş olduğunuz eski belediye hizmet binasının tadilatını, tadilat masrafını, dayama, döşeme masraflarını o zaman belediyenin bütçesinden neden karşıladınız? Kaymakamlığın belediye binasına taşınmasının nakliye ücretini neden belediye bütçesinden harcadı da bugün halka hizmet eden belediye binayı bu koşularda bıraktı? Eğer burada yanlış bir bilgi varsa kaymakamlık binası oradadır, kaymakam bey kaymakamlık binasının kapılarını da size açsın ve kaymakamlığa devredilen belediye hizmet binamızı neye dönüştürdüğünü size göstersin. Ben bunu halka yapılmış olan bir zulüm, halka yapılmış bir hakaret olarak görüyorum” şeklinde konuştu.

Çocuk Kreşi Müftülüğe Devredilmiş ;
Kayapınar Belediyesi'ne ait 'Zarokistan' adlı kreşin müftülüğe devredildiğini söyleyen Yılmaz şunları söyledi: “Zarokistan adlı kreşimizde, çocuklar belediye bünyesinde hizmet görürken, seçimlere 2-3 hafta kala yangından mal kaçırır gibi usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde belediyeye ait olan Zarokistan binası müftülüğe devredilmiş. Şuan müftülüğe devredilmiş bir binada belediyenin kendi personeli, belediyenin kendi çalışanı görev alıyor. Ama faaliyet müftülüğe devredilmiş. Müftülüğün görev ve sorumluluk alanına baktığımızda çocuk kreşi açmak gibi bir şey yoktur. Çocuk kreşi belediyelerin hizmet alanına girmektedir. Biz bina için hukuksal mücadelemizi vereceğiz.”

Devamı ;

https://tr.sputniknews.com/columnists/201904201038823972-kayapinar-belediye-baskani-belediye-esyalar-araclar-personel-ariyor/

mutlu musun ekrem

rene
ana akım medya her zaman var olacaktır. yandaş basın besleme basın illa ki siyasi rakipleri yıpratacak argümanlar üretir, zaten bu sayede nemalanır ve yaşamına devam eder. İnsanların bu sülük tayfasının öfke ve nefret tohumları eken haberlerine konu olmamak için samimi söylemlerinden vazgeçmeleri veya konuşmamaları bir çözüm değil. Demokrasi böyle bir şey değil. günlerdir Beka adı altında AKP ve mhp dışındaki tüm ittifaklar ve partilere yapılan yaftalamalar ne olacak peki ? İmamoğlu'nun bir röportajı böyle bir tepkiye neden oluyorken hakim iktidarların söylemleri ve konuşmaları ne olacak? Bu kibir, bu vurdumduymazlık ve düşmanca tavırlar silsilesi için kim niye bir şey yazmıyor, kim niye bir şeyler söylemiyor hesap vermiyor? Türkiye'nin en büyük ilini seçimle kazanmış bir siyasinin elini ülkenin cumhur reisi nasıl sıkmıyor niye sıkmıyor ? Particiliğin devletin tüm kademelerine nüfuz edip ele geçirdiği devletçilik kavramıyla parti çıkarlarının birbirine karışık çorba olduğu liyakatın olmadığı bir Türkiye portresinde, tenkit edilmesi gereken muhalefet partisinin belediye başkanının tv kanalına verdiği bir röportajdan cımbızla alınan bir cümle midir ? Lütfen artık gözlerimizi açalım.

mesajlarınızı verdiniz tepkinizi gösterdiniz

rene
Çok dokunaklı bir açıklama. İçeride, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin lideri bir köy evinde mahsur halde oturuyor. dışarıda ülkenin savunma bakanı linççi kalabalığa " mesajlarınızı verdiniz tepkinizi gösterdiniz şimdi dağılın" diyor. Karikatür gibi bir sahne şu. Karikatür olarak bu olayı çizip konuşmalarda hiç bir değişiklik yapmadan yayınlasanız ortaya çıkan acı tabloyu daha iyi fark ederiz.

işe yarar android uygulamaları

rene
Kullandıklarım üzerinden gidecek olursam ;

Whatsapp = Elim ayağım. Şu an kapatıyoruz dükkanı deyip kaldırsalar yerine bir şey koymakta zorlanırdım.

Moovit = Farklı şehirlerde işiniz oluyorsa ve her zaman aracınız olmuyorsa, toplu taşıma saatleri için müthiş bir ücretsiz uygulama. Hangi şehirde olursanız olun gideceğiniz yerin konumuna en kısa yoldan hangi toplu taşıma araçlarını kullanarak gideceğinizi gösteriyor. ineceğiniz durağa kadar konum bilgisi sayesinde uyarıyor.

Yandex Haritalar veya Google Maps = Kullanışlık birer navigasyon hizmeti ikiside.

Gboard = Google'ın Android klavye yazılımı, oldukça başarılı. sesle yazma özelliği çok kullanışlı.

flipboard = Benim telefonda dahili vardı bu program. Sanırım samsunglarda genel olarak var. Türkiye ve Dünya'dan ilgilendiğiniz konularla ilgili haberleri size sunuyor. Oldukça faydalı. Örneğin, ilgilendiğiniz bir konu başlığı ile ilgili türkiye'den irili ufaklı her web sitesini tarayıp haberleri önünüze toplu seriyor.

5 /