confessions

rene

1. nesil Yazar - İstikrarlı

  1. toplam entry 403
  2. takipçi 6
  3. puan 4326

ekşi sözlük'te şule çet başlığına erişim engeli

bonnie
ankara batı 2. sulh ceza hakimliği'nin çağatay aksu'nun talebi üzerine verdiği 29.05.2019 tarih ve 2019/2586 d.iş sayılı kararı uyarınca şule çet ile ilgili başlıklarda bulunan içeriklere erişimin engellenmesi durumu. bu arada çağatay aksu ve berk akand şule çet cinayetinin zanlıları.

şunu anlayamıyorum; kendinle ilgili yazılanları sildirebilirsin. ancak anası değilsin babası değilsin şule çet'le ilgili tüm yazıları nasıl sildirebilirsin mantığım bunu anlamıyor.

20 mayıs 2019 minibüs'te bir kadının darp edilmesi

bonnie
korkunun yaptırdıkları olarak düşünüyorum kadının davranışını. bu ülkede koruma altına alınan kadınlar bile ölüyor. kadınlarda sisteme karşı bir güvensizlik var. iki ucu boklu değnek gibi.
umarım sistem gerçekten düzelir de kadınlar güvenecekleri, korkmayacakları, gelecekleri olabileceğini düşündükleri bir şekilde yaşamaya başlarlar.

pideyi ucuza sattığı için azarlanan fırıncı

esdemirei

Kahramanmaraş'ta Dulkadiroğlu ilçesi Sakarya Mahallesi'nde fırın işleten Kazım Yiğit'in kendi fırınında ve şubelerinde Ramazan pidesini 2,5 liradan satışa çıkarttığı için denetim yapan Kahramanmaraş Fırıncılar Odası Başkanı Erol Güneş'in çektiği görüntülerle azarlaması olayıdır.

Kaynaklar:
1-Yeni Şafak Gazetesi: Fırıncılar Odası Başkanı'ndan tepki: Pideyi niye ucuza satıyorsun (11 Mayıs 2019)

ekrem imamoğlu'nun başlattığı bağış kampanyası

bonnie
az önce ekşide de okuduğum kampanya. millet acayip gaza gelmiş. öğrencisinden tut da doktoruna kadar herkes katıldığını yazmış. iyi ki ekşide çaylağım. şimdi yazacaklarımı yazsam demek beni orada linç edeceklerdi.

hiç bir siyasi partiye bir gram yardım etmem. hiç bir siyasi dernek, vakıf vb. ne de etmedim. hepsine acayip tepkiliyim. koca chp gerek merkezi örgütü, gerekse yerel yönetimlerdeki birimleriyle bu işi organize edemiyorsa benim umurumda olmaz.

elbette imamoğlu'na yapılan haksızlığı kınıyorum. o ayrı mesele.

sadece bana mı oluyor hissi

hak yeme hell yeah
Bu hissi yaşadığım bir durum var.

Mesela yolda yürürken yanlış yöne doğru gittiğimi fark ettiğim anda, direkt geri dönmek yerine telefonu kulağıma dayayıp 'abi sen orda değil misin?! Hee tamam geliyorum abi.' deyip öyle geri dönüyorum. Telefonun ucunda kimse yok tabii.

Sanki hiçbir şey yapmadan yolumu değiştirsem insalar 'haha gerizekalı yanlış yönde gidiyormuş' diyecekler gibi bir hisse kapılıyorum.

her şey çok güzel olacak

rene
Sanat camiası başta olmak üzere twitter ve instagram üzerinden iptal edilen ve 23 haziranda tekrarlanacak istanbul bb seçimlerine yönelik yapılan paylaşımların hashtag'i olan cümle. İmamoğlu'nun iptal edilen seçimlerden sonra konuşmasında dile getirdiği bu cümle bir çok kişi tarafından benimsenerek paylaşımlarda kullanıldı. Aynı zamanda Bodrum, Muğla,eskişehir gibi belediyeler, 23 Haziran seçim günü ile ilgili komik ve anlamlı paylaşımlarla vatandaşları istanbul'da ki seçimde oy vermeye teşvik ediyor.





kadir mısıroğlu

esdemirei

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto
Sol gazetesi yazarı Galip Munzam'ın twitter hesabı üzerinden attığı 06 Mayıs 2019 tarihli tweet flood'unda bahsettiği kişi.

Kaynaklar:
Ekran Alıntısı 01
Ekran Alıntısı 02
Ekran Alıntısı 03
Ekran Alıntısı 04
Ekran Alıntısı 05
Ekran Alıntısı 06
Ekran Alıntısı 07
Ekran Alıntısı 08
Ekran Alıntısı 09
Ekran Alıntısı 10
Ekran Alıntısı 11
Ekran Alıntısı 12
Ekran Alıntısı 13
Ekran Alıntısı 14
Ekran Alıntısı 15
Ekran Alıntısı 16
Ekran Alıntısı 17
Ekran Alıntısı 18
Ekran Alıntısı 19
Ekran Alıntısı 20
Ekran Alıntısı 21
Ekran Alıntısı 22
Ekran Alıntısı 23
Ekran Alıntısı 24
Ekran Alıntısı 25
Ekran Alıntısı 26
Ekran Alıntısı 27
Ekran Alıntısı 28
Ekran Alıntısı 29

charlie chaplin

zeitgeist
avrupada faşizmin yavaştan kök saldığı yıllarda, "bir kişiyi öldürürseniz alçak, kitleleri öldürürseniz kahraman ilan edilirsiniz" diyen bir dahi, nazi almanyasıyla the great dictator ile taşağın kralını geçen abimiz, sonunda da unutulmayan şu konuşmayı yapmıştır:

"özür dilerim, ama ben bir imparator olmak istemiyorum. bu benim işim değil. ben, kimseyi yenmek veya yönetmek istemiyorum. ben, mümkünse herkese yardım etmeliyim: musevi, musevi olmayan, siyah veya beyaz olana. hepimiz birbirimize yardım etmek isteriz. bu insanlığın getirdiği bir olay. birbirimizin perişanlığıyla değil, mutluluğunu görmek-yaşamak isteriz. birbirimizden nefret etmeyi ve küçük görmeyi de istemeyiz. bu dünyada herkes için bir yer var ve dünya hepimizi geçindirecek kadar zengin. hayat yolu özgür ve mutlu olabilir, ama biz bu yolu kaybettik. hırs insan ruhunu zehirledi,dünyada nefretle dolu barikatlar kurdu, kan dökme ve acının içine sürükledi. hızımızı artırdık ama kendimizi kilitledik. bize zenginliği veren mekanizma, bizi isteklerin içinde bıraktı. bilgimiz bizi alaycı, zekamız sert ve kırıcı yaptı. çok düşündük ama az hissettik. makinelerden çok insanlığa ihtiyacımız var, zekadan çok da iyilik ve kibarlığa. bunlar olmadan hayat vahşi olur ve bizler de kayboluruz. uçak ve radyo bizi daha çok biraraya getirdi. bu buluşlar insanlığın iyiliği, evrensel kardeşliği ve birliği içindi. şimdi bile benim sesim bütün dünyada suçsuz yere hapse atılmış ve işkence görmüşlerden, sistemin kurbanlarına ve ümitsiz insanlara kadar milyonlara ulaşıyor . beni duyanlara sesleniyorum, ümitsizliğe kapılmayın. üzerimizdeki bu acı, insanlığın ilerlemesinden korkanların hırsı yüzündendir. insanların nefreti geçecek, diktatörler ölecek, halktan alınan güç tekrar halka iade edilecektir. insanlar ölmeye devam ettikçe, özgürlük hiçbir zaman yokolmayacak. askerler! kendinizi köleleştiren, küçümseyen, ne yapmanızı ne hissetmenizi söyleyenlere vermeyin. sizi deneyen, sürüymüşsünüz gibi sürenlere, savaş zaiyatı olarak sunanlara karşı koyun. siz makina ya da hayvan değil, insansınız ! insanlığın sevgisini yüreğinizde taşıyorsunuz! nefret etmeyin! sadece sevmeyen ve normal olmayanlar nefret eder. askerler! kölelik için değil özgürlük için savaşın! luka'nın 17. kısmında, tanrı'nın krallığının insanların içinde olduğunu, seçilmiş bir topluluğun değil bütün insanların içinde,arasında olduğunu söylemekte. makineleri ve mutluluğu yaratacak olanlar da bu insanlardır, özgür ve güzel bir hayatı yaratacakları gibi. o durumda, demokrasi adına bu gücü biz kullanalım. hepimiz birleşelim. yeni, gençlere çalışma, yaşlılara güvenlik veren bir düzen için savaşalım. bunların yanında, sertliğin gücü artırdığını söylerler. yalan söylüyorlar! bu sözlerini hiçbir zaman tutmayacaklar. diktatörler kendilerini özgürleştirirken insanları köleleştirirler. şimdi biz sözümüzü tutmak için savaşalım. özgür, sınırları kaldırılmış, açgözlülük, nefret ve şiddetin olmadığı, dünyayı ilerlemeye, insanlığı da mutluluğa götürecek şeyler için savaşalım. askerler, demokrasi adına, hepimiz birleşelim!"

stan lee

ruzgara karsi iseyen adam
Öldüğüne dair haberler çıkan çizgi roman yazarı.
Son yıllarda özellikle sinema uyarlamaları ile hemen hemen her gün karşımıza çıkan popüler marvel karakterlerinin yaratıcısıdır.

Stan lee'nin kendisini gösterme fırsatı bulduğu dönem 50'li yıllardır. O dönem dc comics; superman, batman, flash gibi karakterleri ile çizgi roman sektörünün zirvesindedir. Özellikle Justice leauge büyük ilgi görür ve marvel firması justice leauge'in bir benzerinin yapılması için stan lee'yi görevlendirir. Stan lee, çizer Jack Kirby ile birlikte fantastik dörtlü'yü yaratır ve marvel comics büyük bir ticari başarı yakalar. Artık stan lee'nin önü açılır ve steve ditko, j.buscema, j.kirby gibi önemli çizerler ile çalışarak; spider man, the avengers, thor, hulk, x-men gibi ikonik karakterler yaratılır.

Stan lee'nin karakterlerinin ilgi görmesinin nedeni, o döneme kadar kusursuz olarak işlenen süper kahramanların defolarını ön plana çıkarabilmesidir. zayıf, kusurlu, maskesinin ardında gündelik hayatın zorlukları ile mücadele eden kahramanlar yaratmış, okuyucunun tiplemeler ile sıcak bağ kurabilmesini sağlamıştır.

Bugün çizgi film sektörü için walt disney, manga-anime için miyazaki, sinema için Spielberg ne ise çizgi roman için de stan lee odur.

stan lee

bitli piyade
spider man, x men, hulk, fantastic four, iron man, thor ve daredevil gibi kahramanların yaratıcısı. bugün isim yapmış bütün popüler marvel başlıklarında, onun parmağı vardır neredeyse. hayatının önemli bir kısmını marvel'a adamış ve hatta bir dönem marvel comics'in başkanlığını da yapmış bir isim.

onun dışında birçok süper kahraman filminde kendini de göstermiştir.

mahalle arasında oral seks yapmak

hamlet
Bi çeşit achievement olsa gerek.

İnsan bi otoparka falan çeker. Ya da ne bileyim temde seyir halinde falan...

Yalnız, Oral seksin yeri ve zamanı olmaması bir miktar hoşuma gitmiyor değil... Ne bileyim yalnızca seks falan da değil bazen bazı şeyleri sadece yaparsın ve kimin ne düşündüğünü umursamazsın işte...

Felsefe yapmak istemiyorum şimdi ama en nihayetinde hepimiz, pek de manalı olmak zorunda olmayan ve tercihen diğerlerine mana yükleyen birer et parçasıyız. Çok da şeyapmayın yani.

another brick in the wall

avni
"Eğitime ihtiyacımız yok" diye başlayan pink Floyd efsanelerinden. Şarkının korosunda yer alan bebelerin okullarınan atılmaları yapıtın efsaneleşmesindeki ironilerden biridir.

Meraklısına sözlerinin tamamı;

We don't need no education
We don't need no thought control
No dark sarcasm in the classroom
Teachers leave them kids alone
Hey, teachers, leave them kids alone
All in all it's just another brick in the wall
All in all you're just another brick in the wall

We don't need no education
We don't need no thought control
No dark sarcasm in the classroom
Teachers leave those kids alone
Hey teachers, leave those kids alone
All in all you're just another brick in the wall
All in all you're just another brick in the wall

"Wrong, do it again! Wrong, do it again!"
"If you don't eat yer meat, you can't have any pudding
How can you have any pudding if you don't eat yer meat?"
"You, yes, you behind the bike sheds, stand still, laddy"


julian assange

turuncu gemi
yüz yılımızın en delikanlı güzel abilerindendir. korkusuzca açıkladığı belgegelerle dünya'yı yerinden oynatmıştır.haddi zaatında halkların, devletlerinin işlediği günahları bildiği ''sırlar'' vardı belgelerde. bunların bilinmesiyle, halkların iktidarları yerle bir etmek umudunu elbette taşımıştır yakışıklı abimiz fakat çok fazla da hayal kırıklığı yaşadığını sanmıyorum sonrasında. nazarı itibarımda, halkların burnunun direğinin ne kadar sağlam ve soyulduklarından çok da umursamadıklarının utanmazlığının da delili olmuştur bu belgeler. özellikle abd halkının, devletlerinin umarsızca yüzler yüzler cinayet işlediğinin belgelerini görüp de kılını kıpırdatmaması bu yüz yıla çalınan kara bir leke olmuştur. bu pislik bizim yaşadığımız çağa özgü bir pisliktir. 60'lı, 70'li yıllarda bu kadar pislik ortaya saçılsa mutlaka devrim olmuştu. çağımız insanının kahir ekserisinin insanın onuru için dünyaya gelip yaşadığı hakkında kanaatleri yok. başkasının derdini dert edinmeden bi haberler.

assange'nin kaderi şimdi dünyanın en büyük ikinci mafya örgütünün elinde. keşke çok sevdiği halkların elinde diyebilseydik. lakin bruno'da yakılırken yalnızdı. halk onu belki de en çok da cesaretle hakikate işaret ettiği için hatta hiç de mecaz kullanmayarak söyleyebilirim ki, başlarına icat çıkardığı için lanetliyordu. fakat adı tarihe altın harflerle geçmiştir.

ölüm kararını bruno'ya bildiren yargıç, ondan şu cevabı almıştır:
"ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz"

"ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım."

julian assange, çağdaşı olmaktan gurur duyduğum insandır.

sena şener

blackandwhitememories
Türk müzisyen.

1998 doğumlu bu genç arkadaşımız oldukça sadık bir kitleye sahip. Sesi inanılmaz, özellikle ülke dışında olsaydı nasıl parlardı diye çok fazla yorumla betimleniyor. Yani yine acaba bizdeyken harcanıyor mu diye düşünülenlerden biri.

evrencan gündüz ile birlikte söylediği 'back to black' şarkısıyla tanıdım. Aslında benim için rastgele kazanılmış değerli sesleden biri diye de konuyu bitireyim.

hubris sendromu

olacak o kadar
gücü elinde tutan kişi ya da topluluğun kendine aşırı güven duyması, kendi gibi olmayanı, düşünmeyeni de küçümseme duygusu. bi' nevi güç zehirlenmesi zira kelime kökeniyle Hubris, antik Yunan'da kibir manasına gelir.
hoş, madde madde açıklayacağım ama geçim ve gelecek kaygısı had safhada olan güzel memleketimin güzel çocukları bu konuya zaten fazlasıyla hakim.
copy-paste
-kendisinden üçüncü tekil şahıs zamiriyle ya da “biz” diye söz etmek.
-kendisiyle ulusu ya da kurumu özdeşleştirmek, kendi bakışı ve çıkarlarıyla ulusun/ kurumunkini özdeşleştirmek.
-bulunduğu makamda güç gösterisinde bulunmanın ve zaferler kazanmanın çok önemli olduğunu düşünmek.
-hakkındaki algıyı iyileştirmek için kendisini hep iyi gösterecek durumlarda bulunmaya eğilim, kötü gösterecek durum ve yerlerden kaçınma.
-imaj ve görünümle ilgili orantısız kaygı.
-basit eylemlerinden bile imkânsızı başarmış edasıyla ve abartarak bahsetmek, yüceltilmeye ihtiyaç duyma.
-kendi yargılarına aşırı güven, aynı zamanda başkalarının öneri ve eleştirilerini küçümsemek.
-her şeyi kişisel olarak başarabileceğine dair mutlak inanç.
-çevresindeki insanlara ya da halka değil, tarih ve tanrı'ya hesap vereceği inancı.
-tanrı ve tarih karşısında haklı bulunacağına dair sarsılmaz inanç.
-sıklıkla artan bir yalnızlaşmanın eşlik ettiği gerçeklik duygusunun kaybı.
-huzursuzluk, acelecilik, düşünmeden kararlar alma
-kibirli tarzından dolayı rasyonel kararlar alamama ve dolayısıyla başarısızlık.

akp'nin seçimde usulsüzlük yalanı

frante
ne olursak olalım nasıl biri olmamamız gerektiğini tekrar hatırlatan yalan zinciridir. tüm gazeteleri, tüm sahte ve gerçek hesapları, tüm televizyonlarıyla yalan söylüyorlar. hiç de rahatsız değiller bu durumdan. dün gece saatlerce sessiz kaldıktan sonra ekrem imamoğlu'nun kazandığı kesinleştikten sonra bir süre daha düşünüp kısıtlı iq'larıyla böyle bir yola başvurmaya başladılar.

şurada daha net anlatım var:

https://eksisozluk.com/entry/88419982

dünya tarihi çok fazla vahşi, cani, ahlaksız topluluk görmüştür. bundan sonra da illa ki görecektir. bosna'da, ırak'ta, filistin'de, vietnam'da, çin'de, polonya'da vs vs. dünya çok katliam gördü, çok insanın bir hiç uğruna organize ve seri şekilde öldürülüşünü izledi. bunu yapanların bir ideolojisi, bir amacı vardı. bu amaç uğruna milyonları gözlerini kırpmadan öldürdüler.

şükür ki türkiye'de -henüz- böyle cani bir topluluk yok.

ama inanın bana şu son 24 saatte yaşananlardan sonra -akp istanbul ve ankara'yı kaybetse bile- insanın midesi bulanıyor. biraz rahatsızdım bugün. burnum tıkanmış, başım ağrıyor, kafamı kaldıramıyorum. geldim eve ahaber'i açtım. izlerken iyileştim. çünkü dedim ki "ulan frante azcık hasta oldun diye sızlanıyorsun. ya bunlar gibi haysiyetini şerefini üç kuruşa satsaydın? o zaman ne yapacaktın ha benim güzel yavrum? mesela baban seni böyle görse kalp krizinden ölmesi mi daha iyi olurdu yoksa yüzüne tüküre tüküre kahrından ölmesi mi?" ve bu düşünce beni iyileştirdi. ahaber'e teşekkür ederim.

küstüğüm, kızdığım arkadaşlarımın da aslında iyi insanlar olduklarını sayelerinde hatırladım. gerçekten teşekkür ederim size akp ve yandaşları. farkında olmadan ve ilk kez iyi bir şeye vesile oldunuz.

smooth criminal

turuncu gemi
güne, rahmetli michael jackson dostumuzun, dans nedir, koreografi ne işe yarar diye ders verdiği bir versyonunu bırakıyorum;
dinlerken insan poposuna hakim olamıyor baştan uyarayım.

özledik reis, dinime imanıma çok çok özledik seni...

ad hominem

indolentexistence
yazalım. hazır açılmış içi boş iken.
rasyonel bütünlüğü bırakıp, savı söyleyen kişiye yönelik itibarsızlaştırma safsatası. Seeennnn!diye başlayan! aslında öyle başlamıyo mu seeennn! daha az entelektüel belirtisi gösterir. mesela burada başıma geldi sanırım. ''çekil başımdan ayten, emineciğim gibi! :))) şaka şaka

sinemada mesela vardır bu, çatışmalar kurulurken entelektüel anlamda olabilecek en düşük çatışma türü. kişiyle toplum kişiyle gelenekler arası gibi ruhsal çatışmalar.

çeşitlerine girem mi bilemedim.

purple lamborghini

peho
skrillex ve rick ross'un birlikteliğinden ortaya çıkan şarkıdır. klipte jared leto'ya bolca yer verilmiştir.

bu klibin koca suicide squad filminden çok daha kaliteli olması hayatımda gördüğüm en tuhaf olaylardan biri.
bir film düşünün ki film için yapılan şarkılar ve klipler filmden daha kaliteli.

söyleyeceklerim bu kadar, suicide squad hayal kırıklığımı hâlâ atlatabilmiş değilim.

yıldırım demirören'in bahis ihalesini alması

miyesmikcih
bir acayip ülke. nba'da doping suçundan ebedi boykot alan sporcudan cumhurbaşkanı danışmanı ve basketbol federasyonu başkanı oluyorsa, tüpçü türk futbolu'nun canına okuyorsa, amerikan bahis bahis şirketiyle ortaklığı yadırganmamalı.
burası türkiye sultanlığı. hırsızların haramilerin saltanatı hüküm sürüyor bu coğrafyada.

çıplak vatandaş

cisi gelen sanat tarihcisi
şener şen'in başrolde olduğu 1985 yapımı bu harika filmin, öyle müthiş bir müziği bulunur ki, bunu anlatmaya gerçekten kelimeler yeter mi bilmiyorum.

abarttığımı düşüneceksiniz lakin ne hans zimmer, ne de vince dicola dinlerken bu kadar ürperiyorum ben, youtube yorumlarından birinde yazıldığı gibi, yemin ediyorum intihar müziği bu!



ellerine sağlık melih kibar.

ayrıca, bu da olmuş sanki