bir insanın kendini sevmesi

pemberuganayakkabi
Kendisiyle barışık olan insanın, ilk önceliğidir. Bir insan ilk başta kendisini sevmeli ki, insanlarda onu sevebilsin. Şu dünyanın tozlu yolları, dikenli duvarları karşısında her sabah aynaya bakıp kendini sevdiğini söylemeli insan. Söylemeli ki, daha çok korunmalı, daha çok korumalı kendini tüm kötülüklerden.
avni
"kendini sevmeyen kimseyi hatta hiçbir şeyi sevemez" diyen noktayı çoktan koymuştur bence. hal böyleyken; "sevmeye kendinden başlamak farz-ı kifaye değil farz-ı ayn'dır." bu da benim noktam olsun. varsın bencil, egoist vs. vs. desinler.
kendini sevmediğini söyleyenlere de pek aldırmayın derim. sıfır egolu insan yokturdan ziyade gen bencildir canlar.
ontolojik sancilarimin merhemi
Zihnimizin, soyut, analitik ve yalıtıcı düşünce tarafından baskın bir farkındalığına karşı, ego, ihmal edilmiş narsisistik duygusuna yön veren, insani krizimizin, açlığımızın, okşanmaya dair duygularımıza yol açan ana arteri oluşturur. İnandırıcı bir duygu normalliği ile karşı karşıya kalan benlik, çelişkileri kolayca gözardı ederek duygunun mükemmelliğine kaptırır kendini; doğru tavrı, istenen görüntüyü sunmaktan dolayı insan sever kendini.
bouii
Hayatı kolaylaştıran güzel bir detayı fark edip, uygulamasıdır. İnsan kendisiyle sorunlarını bitirmeden dünyayla asla tam olarak barışamaz ki insanın kendiyle kavgası asla mutlak bir galibiyet getirmez. Galibi olmayacağınız bir savaşa girmek asla bitmeyecek bir mücadelede debelenmekten başka bir işe yaramaz.
turuncu gemi
insanın kendisine yapabileceği en büyük iyiliktir. ve hatta çevresine de yapabileceği en büyük iyiliktir. insanın kendisiyle ilişkisi aynı zamanda başkalarıyla ilişkisidir. başkalarıyla ilişkisi de kendisiyle ilişkisidir. en önemli ve sağlam saygı çeşidi öz saygıdır. bu sayede kişi çevresine duyacağı bütün duyarlılık, erdemli yahut erdemsiz davranışlara karşı daha doğru bir empati geliştirebilir.

biz toplum olarak kendimizi sevme konusunda sağlıksız bir toplumuz. egoizm, nariszm ve kendini sevme mevzuları tarihsel olarak çok karıştırılan biçimlerdir bizde. mutlaka zaman ayırıp benliğimizde bunların tasnifini oluşturmamız gerekir.
toplumsal dayatmalardan biri de sevginin koşulsuz bir olgu olduğudur. kanaatimce bu da sağlıksız bir sevme çeşididir. hatta sonu histeri krizleri, ankisiyete kişilik bozukluğuna kadar gider. emek temelli olmayan sevgi çeşidi mutlaka yüzeysel, kisvelere dayalı bir sevgidir. hatta sevgiden çok güdü veya dürtü de diyebiliriz. kendimizle kuracağımız sevgi ilişkisi de mutlaka, kendimize, çevremize gösterdiğimiz özen ve emek temelli olmalıdır.