kot pantolon yetmezliğine iyi gelen şarkı.
3 ya da daha fazla erkek bir araya geldiğinde ve "abi bizim sevgilimiz yok. hiç olmadı ki." diyemediklerinde kendiliğinden çalmaya başlayan şarkı.
benim şahin'e 12 veriyorlar satmıyorum abi.
benim şahin'e 12 veriyorlar satmıyorum abi.
çiğ köfteci, süpermarket açılışları ve avm eğlencelerinin resmi müziği.
herif yarım saat sonra "abla yarım kilo veriyim mi? bak ablam bak tadına bakmadan almaağğğğğ" diye kendini yırtacak ama bu şarkı çalıyor.
herif yarım saat sonra "abla yarım kilo veriyim mi? bak ablam bak tadına bakmadan almaağğğğğ" diye kendini yırtacak ama bu şarkı çalıyor.
naber müdür? sözlüğe uğramaz oldun, müdür oldun olalı. oldum olası.. bu 'oldum olası' normalde 'oldum olalı' şeklinde olmamalı mı ya? mantıken en azından. bir şeyler yapamaz mıyız?
lay lay lom galiba sana göre sevmeler.
lay lay lom galiba sana göre sevmeler.
zengin sözlük'ün reklam alması, insanlık için küçük insanlık için büyük bir adımdır. baştaki "sözlük'ün" vurgusu dikkat çekmiştir umarım.
bana 2 gün önce evlilik sitesi reklamı çıkıyordu. dün emlak, ev reklamı çıktı. bugün baktım mobilya var. baya gidiciyim ben. evi düzmeye başladım. evde bir bayram havası.
bana 2 gün önce evlilik sitesi reklamı çıkıyordu. dün emlak, ev reklamı çıktı. bugün baktım mobilya var. baya gidiciyim ben. evi düzmeye başladım. evde bir bayram havası.
üzülmeyin! çünkü bu bayram lc waikiki'de % 40'a varan indirim var.
insanların beklentilerini karşılamak her zaman mümkün değildir. dur. aslında hiçbir zaman "tamamen" mümkün değildir.
ben 12 yıldır falan çeşitli sözlüklerde üyelik oluşturmuş, kısa kollu gömlek giymekten, duvara bakmaktan, balkon yıkamaktan hoşlanan, yazları sıcak ve kurak, kışları karamsar olan bekar bir beyim. bu süreç bana sözlükteki üyelerin mutlu olmaya çok yaklaştıklarında bile önce sağa sonra sola sonra tekrar sağa (bakın burada bir terslik var) bakıp illa bir memnuniyetsizlik doğurmaya çalıştıklarını çok defa göstermiştir.
diyeceğim o ki..
olur öyle. klima alalım.
insanların beklentilerini karşılamak her zaman mümkün değildir. dur. aslında hiçbir zaman "tamamen" mümkün değildir.
ben 12 yıldır falan çeşitli sözlüklerde üyelik oluşturmuş, kısa kollu gömlek giymekten, duvara bakmaktan, balkon yıkamaktan hoşlanan, yazları sıcak ve kurak, kışları karamsar olan bekar bir beyim. bu süreç bana sözlükteki üyelerin mutlu olmaya çok yaklaştıklarında bile önce sağa sonra sola sonra tekrar sağa (bakın burada bir terslik var) bakıp illa bir memnuniyetsizlik doğurmaya çalıştıklarını çok defa göstermiştir.
diyeceğim o ki..
olur öyle. klima alalım.
Mutlu bir yuvanın İlk adımlarını atmak. Annem hulk gibi dolaşıyor evin içinde. 200 km yoldan geldi üçüncü cümlesi evlenmemle ilgili oldu.
¿tehlikenin farkında mısınız?
¿tehlikenin farkında mısınız?
bir norm ender şarkısı.
sözleriyle, fethullah gülen içeren ve ender'in izmir'den istanbul'a gelip ceza'nın gömdüğü mikrofonları çıkardığı klibiyle türkçe rapin en iyi şarkılarından biri. renklerimiz değişmesin.
çıktık yine yollara, yaşıyor bu sözler
anlat hadi onlara, ne diyor bu gözler
yollar anlatır, her bedende farklı kavgası
beni de ağlatır yanmayan bu sokak lambası
damgasıdır dik yokuş, şehre uzak bölgeler
köşe başında on yaşında kimlik arıyo gölgeler
doğmayan hayallerin, cehennemin tam ortası
seni de korkutur mu olmayan hayat sigortası?
ilgisiz bu devletin bak ilgisiz konutları
beşikten atlar uçuruma varoşların umutları
kapitalist beyinlerin zekasının bi sonucu bu
dengesiz terazi düşman etti insanoğlunu
ve sistem öyledir ki bedeni asgari çalıştırır
öküz de servetiyle, görgüsüz, sidik yarıştırır
boldur ülkemin politikayla kuyu kazanları
bi günde gündem estetik ve sosyetik sazanları
yazar mısın beyaz sarayda orucunu bozanları
yazar mısın ki sen yazar mısın basın kitapları
kavgalar ve zor yaşam sebep geçim sıkıntısı
bir iş, bir evdi sadece mutluluk takıntısı
sokaklarında büyüdüm hep, adımlarımla büyüdü rap
ve yürüdüğümde sahnelerde belgesel gibiydi hep
kulaklarında senfoni: çocuk, silah, siren sesi
dudaklarında bir küfür ki bak hayat fakültesi
master'ım bu, burjuva. sanatta gerçek arıyosan
gözlerinde cümle çok, yazma dilini biliyosan
kalbinizle yüzleşin, varsa bölsün uykunu
çelik kapıyla korumalar, zekana denk çözüm bu mu?
ülkemizde sayenizde gelecek oldu bilmece
onur, şeref bir erkek ismi değildir be sadece!
susmayın sanatçılar, buydu işte kitleniz
söze gelince ortalık stardan hiç geçilmiyor
hesap sorun ve kafa yorun, duyarlılık da göreviniz
satış düşünce "korsan almayın" demekle bitmiyor
dinleyin siyasetin tepkisiz esirleri,
caddelerde boş gezen çaresiz nesilleri
yarattınız ne yaptınız bu topluma, bi çık da gör
her sokakta korku, her bedende farklı sorgu var
buna kader diyen kesim empatiyle izlesin
bir çok beden hayalleriyle sahneden yok oldular
dikkat et, hayat sana da böyle tablo çizmesin
renklerin değişmesin, bu rap sizinle gettolar
sözleriyle, fethullah gülen içeren ve ender'in izmir'den istanbul'a gelip ceza'nın gömdüğü mikrofonları çıkardığı klibiyle türkçe rapin en iyi şarkılarından biri. renklerimiz değişmesin.
çıktık yine yollara, yaşıyor bu sözler
anlat hadi onlara, ne diyor bu gözler
yollar anlatır, her bedende farklı kavgası
beni de ağlatır yanmayan bu sokak lambası
damgasıdır dik yokuş, şehre uzak bölgeler
köşe başında on yaşında kimlik arıyo gölgeler
doğmayan hayallerin, cehennemin tam ortası
seni de korkutur mu olmayan hayat sigortası?
ilgisiz bu devletin bak ilgisiz konutları
beşikten atlar uçuruma varoşların umutları
kapitalist beyinlerin zekasının bi sonucu bu
dengesiz terazi düşman etti insanoğlunu
ve sistem öyledir ki bedeni asgari çalıştırır
öküz de servetiyle, görgüsüz, sidik yarıştırır
boldur ülkemin politikayla kuyu kazanları
bi günde gündem estetik ve sosyetik sazanları
yazar mısın beyaz sarayda orucunu bozanları
yazar mısın ki sen yazar mısın basın kitapları
kavgalar ve zor yaşam sebep geçim sıkıntısı
bir iş, bir evdi sadece mutluluk takıntısı
sokaklarında büyüdüm hep, adımlarımla büyüdü rap
ve yürüdüğümde sahnelerde belgesel gibiydi hep
kulaklarında senfoni: çocuk, silah, siren sesi
dudaklarında bir küfür ki bak hayat fakültesi
master'ım bu, burjuva. sanatta gerçek arıyosan
gözlerinde cümle çok, yazma dilini biliyosan
kalbinizle yüzleşin, varsa bölsün uykunu
çelik kapıyla korumalar, zekana denk çözüm bu mu?
ülkemizde sayenizde gelecek oldu bilmece
onur, şeref bir erkek ismi değildir be sadece!
susmayın sanatçılar, buydu işte kitleniz
söze gelince ortalık stardan hiç geçilmiyor
hesap sorun ve kafa yorun, duyarlılık da göreviniz
satış düşünce "korsan almayın" demekle bitmiyor
dinleyin siyasetin tepkisiz esirleri,
caddelerde boş gezen çaresiz nesilleri
yarattınız ne yaptınız bu topluma, bi çık da gör
her sokakta korku, her bedende farklı sorgu var
buna kader diyen kesim empatiyle izlesin
bir çok beden hayalleriyle sahneden yok oldular
dikkat et, hayat sana da böyle tablo çizmesin
renklerin değişmesin, bu rap sizinle gettolar
15 temmuz'dan sonra binlerce hakim ve savcı ihraç edildi. ülkeyi terk edenler, kaçanlar da cabası. bildiğim kadarıyla öym'nin baktığı birçok davada yeniden yargılama yapıldı ve çoğu insanın suçsuz olduğu ortaya çıktı. bir nevi oyuncu değişikliği oldu. içeri atılanlar dışarı, içeri atanlar içeri. içeriği tek tek yazmaya kalksam ömrüm yetmeyebilir. binlerce insan etkilendi bunlardan. hapishanede ölen insanlar beraat etti mesela. 5 yıl önce "terörist" olarak ölen emekli askerler için "pardon" dendi.
bu gelişmeler yaşanırken bekir bozdağ abimiz düğünlerde çalgıcılık yapmıyordu. adalet bakanı idi.
bu gelişmeler yaşanırken bekir bozdağ abimiz düğünlerde çalgıcılık yapmıyordu. adalet bakanı idi.
türkiye'deki bu şov, bu içi boş gösteriş hali asla bitmez. bir olay yaşanır, erkekler bir süreliğine fazla hassas, pamuk olurlar. olma pamuk kardeşim. pamuk ve odun arasında bir yerlerde dur. şov yapma. bir ara "yürürken yere bakalım. kadınlara bakmayalım." diyenler vardı. ben zaten yere bakıyorum hep, para falan oluyor bazen.
yere bakıyoruz çünkü minibüste mini etekliyi tokatladılar.
melis ile aynı tuvaletteyiz çünkü eşcinseller özgür değil. bu arada bora ben.
ben üniversite öğrencilerini halıya sürterken haksız değilim. düşündün, düşündün ve bunu buldun di mi canım kardeşim?
alperen ocakları "devlet izin versin. biz yürütmeyiz." diyor lan mesela. tuvalet nasıl güzel mi?
yere bakıyoruz çünkü minibüste mini etekliyi tokatladılar.
melis ile aynı tuvaletteyiz çünkü eşcinseller özgür değil. bu arada bora ben.
ben üniversite öğrencilerini halıya sürterken haksız değilim. düşündün, düşündün ve bunu buldun di mi canım kardeşim?
alperen ocakları "devlet izin versin. biz yürütmeyiz." diyor lan mesela. tuvalet nasıl güzel mi?
Pide almaya diye evden çıkıp bir daha dönmeyesim var. Arjantin'e dayak yemeye gideceğim.
çalışanların genelde yaz aylarında kullandığı izin türü.
çalıştıkları yerde 1 yılını dolduran herkesin ücretli izin hakkı vardır. bu hak, 5 yılı doldurana kadar en az 14 gündür. harika bilgiler veriyorum yine.
yaz geldi, herkesin ifadesi değişti. yönetici kısmını aldı bi gerilim. millet izne çıkacak diye kafayı yiyorlar. "iki bayram arası izin olmaz" diyen var.
-çıkıyorlaaar izne çıkıyorlaaar gitmeyin gitmeyiinnn
yıllık izin planlaması diye bir şey de var. belli bir rotasyon oluşmak zorunda tabii. mart ayında "hiç kimse vazgeçilmez değildir" iken haziran gelince dudaklar bükülüyor.
yazın yediğim hurmalar kışın kıçımı tırmalasın istiyorum açıkçası. kurban bayramı ile birleştireceğim. tek kişi birleşip eylül ayına gireceğim kurbanda. şimdi eylül'de deyince kimse sallamıyor. 20 gün yokum, farkında değiller.
çalıştıkları yerde 1 yılını dolduran herkesin ücretli izin hakkı vardır. bu hak, 5 yılı doldurana kadar en az 14 gündür. harika bilgiler veriyorum yine.
yaz geldi, herkesin ifadesi değişti. yönetici kısmını aldı bi gerilim. millet izne çıkacak diye kafayı yiyorlar. "iki bayram arası izin olmaz" diyen var.
-çıkıyorlaaar izne çıkıyorlaaar gitmeyin gitmeyiinnn
yıllık izin planlaması diye bir şey de var. belli bir rotasyon oluşmak zorunda tabii. mart ayında "hiç kimse vazgeçilmez değildir" iken haziran gelince dudaklar bükülüyor.
yazın yediğim hurmalar kışın kıçımı tırmalasın istiyorum açıkçası. kurban bayramı ile birleştireceğim. tek kişi birleşip eylül ayına gireceğim kurbanda. şimdi eylül'de deyince kimse sallamıyor. 20 gün yokum, farkında değiller.
yağlanmak ve güreşmek.
Doğa olayı.
Şu dakikalarda İstanbul'un çeşitli yerlerinde Kendini gösteriyor. Hemen bi kahve yapıp pencerenin önüne oturdum. Yağmuru dinliyor ve onu bekliyorum, Ramazan davulcusunu.
Şu dakikalarda İstanbul'un çeşitli yerlerinde Kendini gösteriyor. Hemen bi kahve yapıp pencerenin önüne oturdum. Yağmuru dinliyor ve onu bekliyorum, Ramazan davulcusunu.
dost başa, düşman ayağa bakar diye bir atasözü var. buna takılmayın. takılmayın çünkü ayağınıza zaten bakamıyoruz. çünkü çoraplısınız.
19 haziran 2017'de, şu saniye ayaklarım soğuk. giyeyim mi bir çift? kaçayım mı kolaya? oynuycan mı kardeşle? hayır giymek istemiyorum. bunu bana ancak çok güçlü bir narkozun etkisindeyken yapabilirsiniz. sabah uyandığımda da geceyi nuri alço ile geçirmiş bahar öztan gibi olacağımdan emin olabilirsiniz.
-utanıyorum ümit.. çok utanıyorum.. ühühü..
benim bununla yıllardır mücadele etmemin sebebi hijyen değil. eğer 16 saattir ayakları terk etmemiş çoraplarla yatmıyorsanız hijyenik bir problem olduğuna inanmıyorum. ayakları üşüdüğü için giyen insanların samimiyeti sorgulamaya çok müsait. eğer sağlık problemi yoksa bu insanı rahatlıkla karşıma alıp laflarımla incitebilirim gibi geliyor bana.
yorganın altından sinsi sinsi çıkan, kafa uzatan, allah muhafaza, allah düşmanımın başına vermesin gelip tene sürten çoraplı ayak.. çoraplı ayak değildir ki aslında. yılandır.
19 haziran 2017'de, şu saniye ayaklarım soğuk. giyeyim mi bir çift? kaçayım mı kolaya? oynuycan mı kardeşle? hayır giymek istemiyorum. bunu bana ancak çok güçlü bir narkozun etkisindeyken yapabilirsiniz. sabah uyandığımda da geceyi nuri alço ile geçirmiş bahar öztan gibi olacağımdan emin olabilirsiniz.
-utanıyorum ümit.. çok utanıyorum.. ühühü..
benim bununla yıllardır mücadele etmemin sebebi hijyen değil. eğer 16 saattir ayakları terk etmemiş çoraplarla yatmıyorsanız hijyenik bir problem olduğuna inanmıyorum. ayakları üşüdüğü için giyen insanların samimiyeti sorgulamaya çok müsait. eğer sağlık problemi yoksa bu insanı rahatlıkla karşıma alıp laflarımla incitebilirim gibi geliyor bana.
yorganın altından sinsi sinsi çıkan, kafa uzatan, allah muhafaza, allah düşmanımın başına vermesin gelip tene sürten çoraplı ayak.. çoraplı ayak değildir ki aslında. yılandır.
güzellik uykusu, şekerleme gibi isimler koyularak daha da sevimli hale getirilmeye çalışılan organizasyon.
hemen her insanın uykusu ile ilgili anlatacağı bir hikayesi vardır. top atsak uyanamazsporlular, 'bursa çocuğuyum masanın üstünde bile uyurum'cular, 'beni uyandırma kabusun olurum'cular. neler neler. uyku konusu açılınca kendi uykusundan bahsetmeyene pek az rastladım. hemen bi heyecanlanma, bi anlatma hevesi.
güzellik uykusu diye bir şey yoktur. selam. daha önce uyuduğu halden daha güzel uyanan bir insan olmamıştır. şekerleme diye bir şey vardır, uyku ile alakası yoktur. bacanağın tatlı yiyerek tatlanması bile daha gerçekçidir.
pazar gecesi klasiği olarak zırlamak hoş oluyor.
hemen her insanın uykusu ile ilgili anlatacağı bir hikayesi vardır. top atsak uyanamazsporlular, 'bursa çocuğuyum masanın üstünde bile uyurum'cular, 'beni uyandırma kabusun olurum'cular. neler neler. uyku konusu açılınca kendi uykusundan bahsetmeyene pek az rastladım. hemen bi heyecanlanma, bi anlatma hevesi.
güzellik uykusu diye bir şey yoktur. selam. daha önce uyuduğu halden daha güzel uyanan bir insan olmamıştır. şekerleme diye bir şey vardır, uyku ile alakası yoktur. bacanağın tatlı yiyerek tatlanması bile daha gerçekçidir.
pazar gecesi klasiği olarak zırlamak hoş oluyor.
savaşların asli unsuru. önden piyadeler gidiyormuş da en mal olanlar piyadeymiş. n'alaka? zaten askerliğini piyade olarak yapanlar da hiç sallanmıyor.
-ne olarak yaptın
+piyade
-öeeeh
+niye ya piyade işte mis gibi
-bak hala konuşuyo vurun lan şuna
söyleyemez olduk. ya birincisi bu bizim seçimimiz değil. askere gitmek bile bizim seçimimiz değildi zaten. ikincisi neyini beğenmedin şimdi piyadeliğin? anlatsana biraz.
-ne olarak yaptın
+piyade
-öeeeh
+niye ya piyade işte mis gibi
-bak hala konuşuyo vurun lan şuna
söyleyemez olduk. ya birincisi bu bizim seçimimiz değil. askere gitmek bile bizim seçimimiz değildi zaten. ikincisi neyini beğenmedin şimdi piyadeliğin? anlatsana biraz.
iskandinav mitolojisinde savaşta ölen askerlerin bulunduğu cennet, yer.
blind guardian'ın bir şarkısı. black sabbath ve manowar'ın da aynı isimde şarkıları mevcut.
blind guardian'ın bu fantastik tripleri beni yoruyor ama şarkı güzel.
blind guardian'ın bir şarkısı. black sabbath ve manowar'ın da aynı isimde şarkıları mevcut.
blind guardian'ın bu fantastik tripleri beni yoruyor ama şarkı güzel.
bugün minibüs şoförü gözlerimin içine bakarak "var mı ücretini uzatamayan?" dediğinde söylemeyi çok istediğim söz. söyleyemedim. uzattım 50 lirayı, üzüldü.
yanlış şehirlere götürür minibüslerim
aysel git başımdan ben sana göre değilim
yanlış şehirlere götürür minibüslerim
aysel git başımdan ben sana göre değilim
eski bir dizi. uzun süre star tv ve daha önce kısa süre trt'de yayınlanıyordu diye hatırlıyorum.
bir uyarlamaydı tabii. ama birkaç yıl süren bir dizinin uyarlaması, esere sadakati kalır mı ki? yoksulluk, aile içi şiddet, üvey babalık, evlatlık, komşuluk gibi hayatın net, bükülemeyen gerçeklerinin daha iyi gösterildiği bir dizi/film bilmiyorum.
halil'in zaman zaman sabriye'yi, zaman zaman sabriye-lamia kombosunu yürüyerek tartakladığı sahneler hep aklımın bir köşesinde. halil'in mavi kazağının içinden sarkan atleti, yeleği parayı bulduğunda birkaç günlüğüne değişiyordu, kumarda kaybedene kadar.
halil güneşli diye bir adam geçti bu dünyadan.
bir uyarlamaydı tabii. ama birkaç yıl süren bir dizinin uyarlaması, esere sadakati kalır mı ki? yoksulluk, aile içi şiddet, üvey babalık, evlatlık, komşuluk gibi hayatın net, bükülemeyen gerçeklerinin daha iyi gösterildiği bir dizi/film bilmiyorum.
halil'in zaman zaman sabriye'yi, zaman zaman sabriye-lamia kombosunu yürüyerek tartakladığı sahneler hep aklımın bir köşesinde. halil'in mavi kazağının içinden sarkan atleti, yeleği parayı bulduğunda birkaç günlüğüne değişiyordu, kumarda kaybedene kadar.
halil güneşli diye bir adam geçti bu dünyadan.
Kozyataginda bir otel.
Bilen bilir, Ben otel insanıyım. Ara ara yurdumuzun herhangi bir oteline, herhangi bir nedenle gider, birkaç gün esastan uzaklaşırım. Pazartesi yine gerçekler.
Hilton için söylenecek bir şey yok. Ocak dışı, Bir numara. Onun dışında anadolu yakasında gördüğüm en iyi otel kesinlikle marriott. Şu an wi-fi ile baglantilarini kullandığım iddiaları gerçeği yansıtmaktadır. Ancak personelin ilgisi ve odanın düzeni çok çok iyi seviyede. Bugün hayatımda gördüğüm en nazik insanla, titri otel çalışanı olan biriyle (mesleklerinin ingilizce karşılıkları beni memnun etmiyor. otelde kullanılan dil benim karnımı ağrıtıyor) on yedi Özür dilemeli bi konuşma yaptım. Abimiz hala aşağıda bi yerlerde Özür diliyor olabilir.
Hem de Carrefour'un dibinde! Bizim kuşaktan, Çocukluğu Anadolu yakasında geçen insanlar için Carrefour önemlidir. Pazar kesesi günlerinden posetli günlere gecisimizin aktorudur. Ilk sevgili gibi bir şeydir Carrefour.
dün gece bunu yazdım ama göndermedim. neden yaptım bunu? hiç. şımarıklık olsun.
Bilen bilir, Ben otel insanıyım. Ara ara yurdumuzun herhangi bir oteline, herhangi bir nedenle gider, birkaç gün esastan uzaklaşırım. Pazartesi yine gerçekler.
Hilton için söylenecek bir şey yok. Ocak dışı, Bir numara. Onun dışında anadolu yakasında gördüğüm en iyi otel kesinlikle marriott. Şu an wi-fi ile baglantilarini kullandığım iddiaları gerçeği yansıtmaktadır. Ancak personelin ilgisi ve odanın düzeni çok çok iyi seviyede. Bugün hayatımda gördüğüm en nazik insanla, titri otel çalışanı olan biriyle (mesleklerinin ingilizce karşılıkları beni memnun etmiyor. otelde kullanılan dil benim karnımı ağrıtıyor) on yedi Özür dilemeli bi konuşma yaptım. Abimiz hala aşağıda bi yerlerde Özür diliyor olabilir.
Hem de Carrefour'un dibinde! Bizim kuşaktan, Çocukluğu Anadolu yakasında geçen insanlar için Carrefour önemlidir. Pazar kesesi günlerinden posetli günlere gecisimizin aktorudur. Ilk sevgili gibi bir şeydir Carrefour.
dün gece bunu yazdım ama göndermedim. neden yaptım bunu? hiç. şımarıklık olsun.
son yıllardaki hızını takip etmek imkansız.
dün akşam uzun bir aradan sonra birkaç saat aralıksız tv'ye maruz kaldım. ama ne kalmak! hiçbir şekilde takipçisi olmayacağımdan/olamayacağımdan emin olduğum için izledim ben de. yanında izlediğim kişilerden dehşete düşüren şeyler duydum. 4 tane dizi vardı hepsi de sezon finali falan bir de. izliyoruz beş dakika hop öbürüne geçiyor. dönüşümlü maç gibi.
-e değiştirme bari birini izleyek?
+ben hep böyle izliyorum ki.
gerçekten uzak kalmışım bunlara. yok bilmem ne kuşları, bilmem kimin kızları, onun masalı, bunun hububatı. acayip acayip isimler. belli ya. dizi sadece ismiyle "beni izlemeyin b'olum" diye bağırıyor. inletiyor ya ortalığı. camı çerçeveyi indiriyor izlenmemek için.
-ya bi şey sorcam
+sor
-bu dizilerdeki kızların hepsi aynı mı
sahiden. neden hepsi aynı gibi?
ha 1990'lar, 2000'lerin başı dersen.. bende, hepsi bende. ferhunde hanımlar'dan küçük besleme'ye, üvey baba'dan kampüsistan'a çok geniş bir dizi yelpazesine sahibim. ve açıkçası bunun üzerine bir sohbet de gerçekleştirmeyi çok isterim. şu an maltepe'deyim.
dün akşam uzun bir aradan sonra birkaç saat aralıksız tv'ye maruz kaldım. ama ne kalmak! hiçbir şekilde takipçisi olmayacağımdan/olamayacağımdan emin olduğum için izledim ben de. yanında izlediğim kişilerden dehşete düşüren şeyler duydum. 4 tane dizi vardı hepsi de sezon finali falan bir de. izliyoruz beş dakika hop öbürüne geçiyor. dönüşümlü maç gibi.
-e değiştirme bari birini izleyek?
+ben hep böyle izliyorum ki.
gerçekten uzak kalmışım bunlara. yok bilmem ne kuşları, bilmem kimin kızları, onun masalı, bunun hububatı. acayip acayip isimler. belli ya. dizi sadece ismiyle "beni izlemeyin b'olum" diye bağırıyor. inletiyor ya ortalığı. camı çerçeveyi indiriyor izlenmemek için.
-ya bi şey sorcam
+sor
-bu dizilerdeki kızların hepsi aynı mı
sahiden. neden hepsi aynı gibi?
ha 1990'lar, 2000'lerin başı dersen.. bende, hepsi bende. ferhunde hanımlar'dan küçük besleme'ye, üvey baba'dan kampüsistan'a çok geniş bir dizi yelpazesine sahibim. ve açıkçası bunun üzerine bir sohbet de gerçekleştirmeyi çok isterim. şu an maltepe'deyim.
Saat 02:00'da Sultanahmet'e binlerce kişi toplayan Adam.
Şu an İstanbul dışından gelenlere el kaldirtiyor. Rahat yarısı elini kaldırdı. O kısım Biraz sallama gibi. Ya böyle bi şey olabilir mi?
17 haziran, Saat 15:47, Samsun.
-Abi napiyorsun bu akşam
+yav iftardan sonra sultanahmete gideyim diyorum
-AA Nihat hocaya mı? Ben de gelebilir miyim?
+valla kardeşim bi şekilde sıkışıp gideriz. Mehmetler de geliyor.
Bu ne lan böyle?
Şu an İstanbul dışından gelenlere el kaldirtiyor. Rahat yarısı elini kaldırdı. O kısım Biraz sallama gibi. Ya böyle bi şey olabilir mi?
17 haziran, Saat 15:47, Samsun.
-Abi napiyorsun bu akşam
+yav iftardan sonra sultanahmete gideyim diyorum
-AA Nihat hocaya mı? Ben de gelebilir miyim?
+valla kardeşim bi şekilde sıkışıp gideriz. Mehmetler de geliyor.
Bu ne lan böyle?
Tarih konusunda jeolojiden daha bilgili duran profesör. Izledigim bir videoda Kutuphanesini gezerken tarih bilmeyen birinin jeoloji de bilemeyecegini söylemişti.
Ve ayrıca ilber ortaylı lafa "Fransa'da 16. Yy'da bi jovoo nuik vardı. adam mesela hiç alışılmadık şekilde savaşta patlıcan kullanırdı" diye girdiğinde "ha Evet. Bu biliyorsun babasının da hayaliydi" falan diyen bir adam. 5 konuk var diyelim. Ilber ve celal Hocalar kendi aralarında konuşuyor, diğerleri bakıyor.
Ve ayrıca ilber ortaylı lafa "Fransa'da 16. Yy'da bi jovoo nuik vardı. adam mesela hiç alışılmadık şekilde savaşta patlıcan kullanırdı" diye girdiğinde "ha Evet. Bu biliyorsun babasının da hayaliydi" falan diyen bir adam. 5 konuk var diyelim. Ilber ve celal Hocalar kendi aralarında konuşuyor, diğerleri bakıyor.
Resmi adı hıdırağa mahallesi olan ama muhtarın bile Kore mahallesi dediği, Çorlu'nun güzide roman mahallesi.
Bir süredir gitmiyorum. Kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan çok yer olduğunu söylüyorlar ama keskin bir dönüşüm mümkün değil. Eğer bu kültüre Pro seviyeden giriş yapmak isteyen varsa Kore mahallesine gitmelidir.
Bir süredir gitmiyorum. Kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan çok yer olduğunu söylüyorlar ama keskin bir dönüşüm mümkün değil. Eğer bu kültüre Pro seviyeden giriş yapmak isteyen varsa Kore mahallesine gitmelidir.