sözlükçülerin yediği tarihi dayaklar

kozmos
zengin sözlük yazarlarının ''adımı unuturum o dayağı unutamam.'' dediği dayaklar veritabanıdır.

2014 yılbaşında, erciyes dağında 8 erkek 4 adet 1000'lik votkayı devirip eğlenirken, bir ara ağzımdan ''kayserili kızların amk hepsi kezban abi'' gibi bir cümlenin çıkması sonucu 7 erkek tarafından danışıklı olarak yediğimdir unutmadığım. dinlene dinlene dövüyorlardı sanki. yani nasıl anlatayım bilmiyorum ki amk...
monster degree
Acısı yıllarca geçmeyendir, bazen de fırsata dönüşendir.

İlkokuldaydım, kaçıncı sınıftı hatırlamıyorum. Sağ olsunlar sabırsızlığımı aldığım annem ve sinirimi aldığım babam evde derslerime yardımcı olurlardı. Matematik dersinde bölme işlemini öğrenmiştik. Diğer üç işlemde sular seller gibiyken bölme işlemini okulda kafam almamıştı. Akşam annem sağıma, babam soluma oturdular anlatmaya çalışıyorlar ama yok, olmuyor da olmuyor. Ben bir türlü anlamayınca, bir de sıkılınca gerildiler, okumayı 3,5 yaşında öğrenmiş bir çocuk olarak basit (onlara göre basit yani) bölme işlemlerini bile yapamamama sinirlendiler. o sinirle sağımdan ayrı itiş, solumdan ayrı kakış... Eskiden her ailenin çocuğuna uyguladığı cinstendi aslında, abartılacak bir durum yoktu ama ben evin tek çocuğu ve el bebek gül bebek büyütüleni olarak fena içerledim.

ailemden yediğim ilk ve tek dayaktı.

Sonuç: Her düşüşümde ayağa çok daha heybetli kalkmayı, büyüdükçe büyümeyi, hırslandıkça hırslanmayı çok küçükken öğrendim. Yediğim tokatların misliyle ağırını türkiye'nin en iyi üniversitesinin matematik bölümünden mezun olarak attım sonra onlara çünkü karşı olmadığımız tarzda şiddet bu. ihihihi.
azrailin regl donemi
efsane dayaktır. öyle bir sopa yedim ki tarihe bile geçirilebilir. bilenler bilmeyenlere anlatsın. herkes öğrensin bu mallığımı.
ergenlik dönemlerimde çok atarlıydım ben. haksızlığa gelemezdim. bu yüzde 5-6 kişi komple dalardı. hatta yeri geldi 15 kişiye saldırdım vurdum vurdum saymadım. o biçim. o yıllar eskide kalmıştı. terbiyeli ve seksi bir beyefendiydim artık.

2016 nisanı. sözde sevgilim olan şahısla tartışmıştım ve içtiğim 1 bira ile yetinmeyip 3 tane daha içmiştim. ben bira 3 bira ile yamulan adamım yahu. neyse efenim bi dürümkapıp parka oturdum. söz konusu kişi ile telefonda konuşuyorum ve artık barıştığımızdan sakin bir hal içindeyim. derken aşağı sokaktan bir çığlık sesi duyuldu. aha dedim kadına şiddet!! telefonda da sevgilim, ı'm hero' diyerek gidiyorum şakayla karışık. baktım bir kız merdivenlerde oturuyor. yanından geçtim indim aşağı. sonra dedim bir durum yok çıkayım geri. tam yanından geçerken kız yanlış anladı ve üzerime saldırdı. ben de malım, öylesine yumuşamış bir haldeyim ki "ablacım size karşı kötü bir niyetim yok, dur lütfen" felan diyorum. ben böyle dedikçe vuruyor. annesi çıktı geldi. kızını sakinleştirmeye çalışıyor. derken yukarıdan kısa boylu ve şişko bir lavuk yardırarak merdivenlerden aşağıya inmeye başladı. dedim ayaklı sopa geliyor!! kollarımı açtım ve "nereye vuracaksan al vur" hem kendimi savunuyorum sözlü olarak hem de dayak yiyorum. eleman durdu sonunda. her yer kan. sonra anlattım salaklara mevzuyu. yediğim dayak da yanıma kar kaldı. kaşım patladı, burnum bir kez daha kırıldı ve ufak tefek yaralar.

hatırladıkça o günü sinirleniyorum. ulan barda, pavyonlarda da çalıştım yahu. bir mevzu olduğunda karışacak yer var karışmayacak yer var. sana ne ulan!! gidip bakmakla iyi yaptım tamam da kız bana saldırdığında "siktir amk kızı" deyip neden çıkıp gitmezsin ki. hadi onu geçtim elemana 2 tane vurmadın?

özet: dayak yemek mutluluktur.