confessions

keskin nisanci

1. nesil Yazar - ortalamanın üstü

  1. toplam entry 911
  2. takipçi 40
  3. puan 25007

iktidar yalakası yazar

keskin nisanci
ifadenin kendisi ile ilgili hiçbir sıkıntım yok, çünkü iktidar yalakası kişiler var. ben başka bir şeyden bahsedeceğim. iki gün önce burada yazımda her sözlükte yönetim yalakası yazarlar vardır dedim diye, yazım hakaret gerekçesiyle silindi. bu tabirle o tabir arasında hiçbir fark yok. ben de sözlük yazarlarını kastetmiştim, bu ifade de yazarları kastediyor. o yazı silinip bu başlık duruyorsa çifte standart var demektir.

dingonun ahırı

keskin nisanci
Girenin çıkanın belli olmadığı, karmaşık durum ve yerleri ifade etmek için kullanılan bir deyim ve adını şuradan alıyormuş.

1860'lı yıllarda taksim'de ulaşım tramvay ve atlı faytonlarla yapılıyormuş. tramvayların çıkmaya zorlandıkları yokuşlarda tramvaya atlar koşulurmuş. bu atlar dinlenmek için ermeni bir vatandaş olan dingo'nun bekçiliğini yaptığı ahıra götürülürlermiş. ahıra atların ne zaman geleceği belli olmadığı için ahır sürekli açıkmış. ahıra atlar sürekli girip çıkarlarmış. işte dingonun ahırı tabiri oradan geliyormuş.

puan tablosu

keskin nisanci
şöyle bir şey varmış, nedense şimdi dikkatimi çekti. alınan artı oylar 2 puan ama alınan eksi oylar -3 puan olarak hesaplanıyor. bana biraz saçma geldi bu durum. bu haliyle kötülenmenin, beğenilmeden daha çok ödüllendirilmesi gibi olmuş.

demek ki her yerde 3 yanlış bir doğruyu götürüyor, doğruya kimse sahip çıkmıyor.

yılmaz özdil

keskin nisanci
ilkokul öğrencilerinden hallice yazılar yazan bir kimse, bu elemana köşe yazarı demek diğer köşe yazarlarına hakaret etmek demek. tek numarası koyu bir akp düşmanı olması, bir de aşırı popülist, sürekli tribünlere oynayan yazılar yazar. akp düşmanlığı ona müthiş bir prim kazandırdı, zaten akp'Den önce kimse adını dahi bilmezdi. açıkçası ben atatürk aşığı filan olduğuna da inanmıyorum, sadece prim getiren şeyleri değinen bir zat.

62 tavşanı

keskin nisanci
sunay akın'a ait bir şiir. bu adamın tarzını beğeniyorum.

Denize düşen
Bir oyuncaktır Kız Kulesi.
Soruyorum berber koltuğundan
İki ayna arasında
Akıp giden görüntüme,
Şair olanımız hangisi?

Pencere tüllerine
Gelinlik diye sarılan
O küçük kız nerede şimdi?
Gemim çoktan battı,
Denize inen tüm filikalarıma
Erkekler bindi.

Duvardaki yangın düğmesini
Örten cam parçasıyım.
Kurtuluşun olacaksa,
Hiç düşünme,
Ayakkabının topuğuyla
Kır beni.

İnanıyorum uzaylılara,
Duymalıyım birilerinden,
Yıldızlardan nasıl
Görünürdü diye
Mahallemizdeki yazlık
Sinema.

Öğrendim saat kulelerini
Kibrit kutularından.
Bağışla beni,
İki dünya savaşının
Yaşanıldığı yüzyılda,
Nüfus cüzdanımdaki 62'den
yaptığım tavşan.

davet

keskin nisanci
faruk nafiz çamlıbel'e ait bir şiir.

Seni ben bekliyorum, göğsüm açık, bağrım açık;
Hançer ol, göğsüme saplan; ecel ol, karşıma çık;

Çalmamış bir gece madem ki felekten gönlüm,
Gelecek, bâri elinden dilerim gelsin ölüm.

Toprağın rengi kanımdan kızarırken, yer yer,
Uzanıp, sapsarı, son bûsemi koymazsam eğer

O benim kalbimi göğsümden ayırmış çeliğe,
Gezsin ismim yedi kat gökte bu gün kahpe diye,

Beni kahretmeden âlemde o bîgâne duruş,
Bana sal yalvarırım pençeni ey yırtıcı kuş!

İşte ben bekliyorum, göğsüm açık, bağrım açık;
Hançer ol, göğsüme saplan; ecel ol, karşıma çık.

bir ayrılık bir yoksulluk

keskin nisanci
bir karacaoğlan şiiri.

Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karacoğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

an gelir

keskin nisanci
attila ilhan ustaya ait bir şiir.

an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür

an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür

son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür
görünmez bir mezarlıktır zaman

şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
an gelir
attila ilhan ölür

meral akşener

keskin nisanci
hakkındaki fetöcü suçlamalarına karşı şöyle bir yazı yazmış, yani oy verip vermemek tabi ki bir tercih ama kadının hası olduğunu kabul etmek lazım.

''bana fetöcü dediler. geçtim beni, çoluğumda çocuğumda, yedi göbek sülalemde bir fetöcü bulun, huzurunuzda ilan ediyorum politikayı bırakıyorum. benim fetöcü olduğuma dair elinde tek bir kanıt olan varsa, onu savcılığa vermeyen varsa şerefsizdir, alçaktır.''

sağcı mizah

keskin nisanci
saçmalamanın da bir sınırı var zannediyorum ben ama birileri sürekli beni yalancı çıkarıyor. mizah mizahtır, sağı solu olmaz. kendinize düşman ilan ettiğiniz kesimin yaptıklarına ön yargılı olduğunuz için size komik gelmeyebilir ama bu bir şeyi degistirmez. he anasını satayım, en zeki, en komik, en über, en süper hep sizsiniz.

emperyal oteli

keskin nisanci
attila ilhan ustaya ait güzel bir şiir.

ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı
sameland seferden dönecekti
duvardaki saat duracaktı
kalbim kendiliğinden duracaktı
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
emperyal otelinde bu sonbahar
bu camların nokta nokta hüznü
bu bizim berheva olmuşluğumuz
bir nokta bir hat kalmışlığımız
bu rezil bu çarşamba günü
intihar etmiş kötümser yapraklar
öksürüklü aksırıklı bu takvim
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sesleri liman sislerinde boğulur
gemiler yorgun ve uykuludur
sabahtır saat beş buçuktur
sen kollarımın arasındasın
onlar gibi değilsin sen başkasın
bu senin gözlerin gibisi yoktur
adamın rüyasına rüyasına sokulur
aklının içinde siyah bir vapur
kıvranır insaf nedir bilmez
otelin penceresinde duracaktın
şehri karanlıkta görecektin
karanlıkta yağmuru görecektin
saçların ıslanacak ıslanacaktı
kış geceleri gibi uzun uzun
tek damla gözyaşı dökmeksizin
maria dolores ağlayacaktı
istanbul'u yağmur tutacaktı
bütün bir gün iş arayacaktım
sana bir türkü getirecektim
kulaklarımız çınlayacaktı
emperyal oteli'nin resmini çektim
akşam saçaklarından damlıyordu
kapısında durmanı söylemiştim
yüzün zambaklara benziyordu
cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu
tepebaşı'ndaki küçük yahudiler
asmalımesçit'teki rum kemancı
böyle rüzgarsız kalmışlığımız
bu bizim çektiğimiz sancı
el ele tutuşmuş geziyordu
gazeteler cinayeti yazıyordu
haliç'e bir avuç kan dökülmüştü
emperyal oteli'nde üç gece kaldık
fazlasına paramız yetmiyordu
gözlerin gözlerimden gitmiyordu
dördüncü gece sokakta kaldık
karanlık bir türlü bitmiyordu
sirkeci garı'nda sabahladık
bilen bilmeyen bizi ayıpladı
halbuki kimlere kimlere başvurmadık
hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
hiç kimse elimizden tutmuyordu
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun …. kanıma girdin ….. kabulümsün.

duydum ki unutmuşsun

keskin nisanci
sözleri turgut yarkent'e, müziği selahattin altınbaş'a ait bir türk sanat müziği eseri. dramatik bir de hikayesi var:

1972 yılında Yarken'te bir arkadaşı sevdiği kız için bir şiir yazmasını rica eder. Turgut Yarkent:

"Peki nasıldır bu kız, gözleri ne renk mesela” diye soruyor.

Arkadaşı “Unuttum” diyor. Arkadaşı birkaç gün sonra karşılaştığında şiiri sorunca;

“Peki! Kızın göz veya saç rengini hatırladın mı?” Sorusuna yine yanıt vermeyince:

“Yakında hazırlarım merak etme” diyor.

Şair ne yazacağını düşünüyor ve sonunda kızın ağzından arkadaşına hitap edercesine şiiri yazıyor.

duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini
yazık olmuş o gözlerden sana akan yaşlara
bir zamanlar sevginle ateşlenen başımı
dizlerinin yerine dayasaydım taşlara

hani bendim yedi renk hani tende can idim
hani gündüz hayalin geceler rüyan idim
demek ki senin için aşk değil yalan imiş
acırım heder olan o en güzel yıllara

ben şarkıyı genelde müzeyyen senar'dan dinliyorum ve tavsiye ediyorum.

ılımlı islam

keskin nisanci
islam'ı bilmeyen ya da islam düşmanı cahil cühelâ sürüsünün uydurdukları bir ifade. bir de boş beleş teorilerini güya ispat etmek için mabatlarından bir şeyler uydurup işte gerçek islam bu diyorlar. yani aklı başında, bilgisi ve muhakeme kabiliyeti olan kişilerle oturup tartışmak isterim ama özenti ateistlere tahammül edemiyorum.

zengin sözlük moderasyonu

keskin nisanci
dünyanın en hazımsız insanlarının bir arada bulunduğu topluluk. eleştirel yazıları şimşek hızıyla eksiliyorlar ama sanırım bununla yetinmiyorlar ki bir de yazıyı siliyorlar. çok şekerler gerçekten. bir de sözlükle ilgili bir başlıktaki yazıyı, entry başlığın sözlükteki haliyle ilgili gerekçesiyle siliyorlar. ne olacaktı ya? sözlükle ilgili başlıkta atomun parçalanmasının yöntemini mi anlatacaktım? yani silinmeler yetkili adı altında olmasa silene format dersi vermek isterim ama işte anonim birine karşı bir şey yapamıyorsunuz.

hasip kaplan

keskin nisanci
hdp'nin başına bir türk'ün geçmesini beklemeyin gibi bir kelam etmiş. sanırım mesaj sırrı süreyya önder'e ama çok çirkin ve ırkçı bir ifade. sorsan hepsi türkiye partisiyiz derler ama ifadeler tam tersi. neymiş hdp'den hasip kaplan'a kınama gelmiş. çok belli ki hdp içinde bu yönde görüşler var ve eleman bunlara tercüman olmuş ki twitter yorumlarında görüşü destekleyen birçok kişi vardı.

cisi gelen sanat tarihcisi

keskin nisanci
fularlı fm'de yayınını dinlemeye nail olduğumuz yazar.

yaptığı programın içeriğini ve sesini beğendim, hatta kendisinden sonraki yayında ya da başka bir yayında sevdiği bir şiiri okumasını bekliyorum. bence çok güzel okur, şarkı seçimleri pek bana göre değildi, müzik zevkimiz pek uyuşmuyor sanırım ve sanki yoldan geçerken kolundan tutup, hadi yayın yap demişler gibi, hazırlıksızmış gibi bir intiba oluştu bende ve yine paralel evren muhabbeti de ne bileyim biraz zorlama gibiydi. güzel konu aslında ben bir türlü giremedim olaya. neyse fransa tarihiyle ilgili ve ufo gören masum köylü hakkında söyleyeceklerini merak ediyorum ve 51. bölge hakkında söylenenler tamamen tatava.

tabi yarım saatlik dinlemeyle hüküm vermek pek doğru değil ve sanırım ilk yayınıymış, zamanla daha iyi yayınlar yapacağından şüphem yok, kolay gelsin.

fularlı fm

keskin nisanci
bende radyo kültürü pek yok, bir ara melon şapka'yı dinliyordum o kadar işte ama bu radyoyu dinlemek geldi içimden, bakalım reklamını yaptıkları kadar iyi yayınları var mı?

edit: tanım yokmuş, bir radyo.

eticaykeyfinikahveyleicenadam

keskin nisanci
zengin sözlük'e transfer olmuş bir adet kötü sözlük yazarı. kim olabileceğine dair tahminim de var ama bende kalsın. madem tükürdüğünü yalamayı göze alıp gelmiş ve tükürdüğünü yaladığını söyleyebilecek erdeme de sahip hoş gelmiş. zengin sözlük'te zaman geçirdikçe verdiği kararın ne kadar doğru olduğunu anlayacaktır, tabi niyeti buysa.

benimle evlenir misin

keskin nisanci
bir soru cümlesi ama belki de dünyadaki en zor sorulardan biri, halbuki cevabı evet ya da hayır denenecek kadar basit ama öyle değil işte, bu soru eşittir benimle bir ömür, her koşulda birlikte olur musun? yani aşk güzel bir şey ve sevenlerin en büyük dilekleri sevdikleri ile birlikte olmak ama ya sonrası? bilmiyorum sanırım ben büyütüyorum meseleyi, belki de o kadar çekinecek bir şey değildir.
0 /