Öleceğiz. Sen de öleceksin. Bir an önce sevmemiz gerekiyor sanki. Olur da aniden bir felakete kurban gidersek, bizden geriye sadece ne yazılmış ne de yaşanmış bir hikaye kalacak..
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
tıpkı oyunlarda bir anda sağda solda biten, tıklayınca içinden bir şeyler çıkan kutular gibi, benim dizelerimi bulsan keşke. ya da postacı, ta yıllar evvelden postalanmış günü ısmarlanmış mektuplar getirse sana. denizine bırakılmış kağıttan gemiler gibi düşse iç dünyana.
ne kadar insanla doluyuz. içimiz, dışımız, düşüncemiz, arzumuz hep insan. bütün hayallerimiz insan bütün nefretlerimiz insan. bütün pencerelerimizin baktığı yer insan. teknoloji ile bireyleşen, asosyalleşen, yalnızlaşan biz aynı ateşin etrafında toplanan ilkel kabilelerden daha mutsuzuz ve onlardan çok daha fazla doluyuz insanla.
kıyas çarklarının içinde eziliyor ruhumuz. eksikliklerimiz, kusurlarımız, elde edemediklerimiz.. her şey gibi insan da metalaştı ve tüketilebildiğimiz ölçüde arttı değerimiz. kandırırsak ambalajla kandırıyoruz, o da olmazsa en iyisi bu kapağın altında der gibi hırsla mükemmelleşmeye çalışıyoruz. ne kadar muhtacız bir insanın gülümsemesine, kokusuna, sıcaklığına. ne kadar zavallıca insandan başka derdi olmamak. inandığımız yaratıcıyı bile insanın başka bir formu gibi algılıyoruz aslında, kendimize öyle olmadığını onu ne kadar yüce ve mükemmel gördüğümüzü söylesek bile, içten içe, gücün dışında kendimizi ona denk görüyoruz. tanrıyı bile insanlaştırıyoruz.
kıyas çarklarının içinde eziliyor ruhumuz. eksikliklerimiz, kusurlarımız, elde edemediklerimiz.. her şey gibi insan da metalaştı ve tüketilebildiğimiz ölçüde arttı değerimiz. kandırırsak ambalajla kandırıyoruz, o da olmazsa en iyisi bu kapağın altında der gibi hırsla mükemmelleşmeye çalışıyoruz. ne kadar muhtacız bir insanın gülümsemesine, kokusuna, sıcaklığına. ne kadar zavallıca insandan başka derdi olmamak. inandığımız yaratıcıyı bile insanın başka bir formu gibi algılıyoruz aslında, kendimize öyle olmadığını onu ne kadar yüce ve mükemmel gördüğümüzü söylesek bile, içten içe, gücün dışında kendimizi ona denk görüyoruz. tanrıyı bile insanlaştırıyoruz.
Koyulduğum yer ve tarafıma duyulan güvenin aslında sıfır noktasında olduğunu hissettiğim an ilk otobüse atlayıp gidiyorum.
Bu hep böyle olmuştu, bundan sonra da böyle olacak.
Bu hep böyle olmuştu, bundan sonra da böyle olacak.
az önce bongu yavasça yere birakip biraya uzanip yarim takla atarak bi firt aldim. demek ki cok fazla'ca sıkılmışım. hm.
herneyse söylemek istedigim baska seyler de var. messellaa bu sözlükten olmayacak gibi.
yeni, taze, bilinmedik... şaşırtıcı, iş'e yarayacak, sürükleyecek, öğretecek, hayal ettitecek... gibi değil. çocuk bokundan belli olur. bu sözlüğün bokunda o piç cocuk boku rengi...yok.
herneyse söylemek istedigim baska seyler de var. messellaa bu sözlükten olmayacak gibi.
yeni, taze, bilinmedik... şaşırtıcı, iş'e yarayacak, sürükleyecek, öğretecek, hayal ettitecek... gibi değil. çocuk bokundan belli olur. bu sözlüğün bokunda o piç cocuk boku rengi...yok.
Bir zamanlar ne de güzel bitmezdik.
hatırlamaktan ibaret her şey. sokrates'i yerden yere vurma geleneği nietzsche'yle başlasa da benimle bitiyor. ne sen beni tutmayı biliyorsun ne de ben seni. bu cehalet değil mi ikimizi bir araya getiren bir şekilde? rüyada bir araya gelmiş olanların gerçeğe ihtiyacı kalır mı?
Arkamdan çok pis işlerin döndüğünü hissediyorum sözlükçüğüm, bir şekilde ortaya çıkacak ama zaten sonunda. Şu an için herkes sorumluluğunu bildiği sürece hiç sıkıntı yok.
çok sıcak.
uyuyamayacağım kadar sıcak.
uyuyamayacağım kadar sıcak.
Tespitlerimde hiç yanılmıyorum. X bir yazar hakkında varmış olduğum kanaat için bir kaç hafta içinde " bingo" diyebiliyorum. Bir yazarımsı düşünün; "Şiir yazmayın komik. Bu tanım çalıntı. en çok ben müslümanım. Beğenmedim düşünceni bundan sonra senin adın Tolga hıh" diyerek yazarları demoralize edip dursun. Bu işler için ideal olan kötü sözlükte bile barınamasın. Düşünün işte bu kadar başarısız bir troll. Sanki İdeal yazarlık yapıyor, süper bilgi içerikli, fikir yoğunluğu yüksek entryler giriyor da her konuda " sorun ki yüce bilge size gerçeği bulmakta yol gösterici olsun " modunda dolaşıyor. Özetle; aşırı yalnız. hem fiziksel hem ruhsal. Acıdım.
bir gereksizi eksilediğim için çarptırılmış olduğum oy verme cezası kalktı! herkese benden sonsuz artı!
nedense herkesi çok özlemiş gibi hissettim bir an. gelin sarılalım, herkese inat!
*edit: eğer bildirim aldıysanız büyük ihtimalle benim hasretimdendir :)
nedense herkesi çok özlemiş gibi hissettim bir an. gelin sarılalım, herkese inat!
*edit: eğer bildirim aldıysanız büyük ihtimalle benim hasretimdendir :)
üç çeyrek.
yemek disiplini üst düzey olan bir ailede büyüdüm. yemek saatleri bellidir ve iştirak etmemenin cezası büyüktür. şu an babamın yanına yarım kilo otla gidip "sar da içek be kanka" demem, eve üç çeyrek kokoreç söylememden daha kolay görünüyor.
yemek disiplini üst düzey olan bir ailede büyüdüm. yemek saatleri bellidir ve iştirak etmemenin cezası büyüktür. şu an babamın yanına yarım kilo otla gidip "sar da içek be kanka" demem, eve üç çeyrek kokoreç söylememden daha kolay görünüyor.
Kuyruklu bir yalansın..
çok yetkili kimselere 'yapacağınız işi si----m'
Düşünüyorum da ya şebnem ferah biz onun o sadece ses deyip geçmenin hakaret sayılacağı tınısına hiç elimizi uzatamadan ölüp gitseydi?
kuruşun dahi hesabını yapan insanlardan nefret ederim. gördüğüm yerde uzaklaşmaya çalışırım mümkünse. hatta onlara karşı fobim var diyebilirim.
karşılaştım bu tür insanlarla. insan kuruşun hesabını yapar mı ya? kuruş, kuruş... büyük şirketler küçük hesaplardan batar dicem de şirket de değilsin yani letede şetein bile yok kardeş...
tabii ki de maddi durumu çok kötü insanlardan bahsetmiyorum. hali vakti yerinde insanların kuruş derdine düşmesi beni delirtiyor.
karşılaştım bu tür insanlarla. insan kuruşun hesabını yapar mı ya? kuruş, kuruş... büyük şirketler küçük hesaplardan batar dicem de şirket de değilsin yani letede şetein bile yok kardeş...
tabii ki de maddi durumu çok kötü insanlardan bahsetmiyorum. hali vakti yerinde insanların kuruş derdine düşmesi beni delirtiyor.
Yetişemiyorum abi sizin şu hızlı rol değişmelerinize, ilişki geçişlerinize. Atarınızı giderinizi siksinler. Evire çevire hem de!
Mecbur değilim hayatınızla alakalı detayları bilmeye, bunun üzerinden daha dikkatli ve hassas davranmaya mecbur değilim.
Mecbur değilim hayatınızla alakalı detayları bilmeye, bunun üzerinden daha dikkatli ve hassas davranmaya mecbur değilim.
günlerdir bir sürü meseleyle uğraşmaktan sözlüğe uğramaz oldum ve evet, özledim lâkin meseleler meseleler. bi de omzum ağrıyor, ağrı kesici şart. son olaraksa kış hiç gelmesin. :d
interaktif sözlüklerde onaylanma ihtiyacı hissedenlere anlam veremiyorum. Yani bir insanın yazarken ki ilk amacı birilerinin takdir etmesini beklemek olmamalı. insan içinden geçeni yazabilmeli. kim ne oy vermiş umursanmamalı. Bir de ortaya yazılmış bir eleştiriyi üzerine alınıp ben böyle değilim savunması yapanları anlamıyorum. Zaten savunmaya geçmek yazılanları kabul etmek demektir. Madem söylenenler asılsız üzerinde durmamak gerekir. Hem söylenenleri üzerine alınıp hem de mevzuyu olabildiğince uzatıp sonra da başkalarını kaos istemekle itham edemezsiniz. Sonra insanlar kimin kaostan beslendiğini karıştırılabilir.
Ve son olarak insan eleştirileri kaldırabilme her eleştiri yıkıcı değildir, bazıları yapıcıdır. Bu yüzden her eleştride taarruza geçmeye gerek yok.
Ve son olarak insan eleştirileri kaldırabilme her eleştiri yıkıcı değildir, bazıları yapıcıdır. Bu yüzden her eleştride taarruza geçmeye gerek yok.
eksi oy olağan bir şey artı oy kadar, birilerini ısrarla eksilemenin genel olarak kötü görülmesi kişisel bir yıldırma politikası güttüğü içindir. artı oylarda enflasyon olabilir yönetimler bunu çok takmaz çünkü insanlar artı oy almak için yazıyor, yazdığının niteliğini ölçmek için ya da karşılığını. az artı oy zaten bir şey ifade ediyor, eksi oy ise saldırı amaçlı kullanılıyor. aksi olsaydı, oylama değil 10 üzerinden notlar verilirdi girilere.
benim açımdan yaptığım şey yazmak ve okumak. kimseyi bilinçli kötü oylamam, beğendiğimi oylarım. kadim dostlarım varsa onlara jestler yapabilirim, bu kadar. ama durduk yere girilerim altında bitip kişisel olarak bana yönelen bir huzursuzluğu üzerime kusmaya çalışan tipler var. kavga yok tartışma yok bu tipler anlamsız kaynağı belirsiz bir sinirle dikkat dağıtıp yıldırma politikasi izlemeye çalışıyor.
yani, herkes kendi kapısının önünü süpürürse çok şık olacak.. habis olandan değil de habisliği şikayet edenden rahatsız olmak, huzursuz emekli apartman amcaları tribine girmek ne garip..
benim açımdan yaptığım şey yazmak ve okumak. kimseyi bilinçli kötü oylamam, beğendiğimi oylarım. kadim dostlarım varsa onlara jestler yapabilirim, bu kadar. ama durduk yere girilerim altında bitip kişisel olarak bana yönelen bir huzursuzluğu üzerime kusmaya çalışan tipler var. kavga yok tartışma yok bu tipler anlamsız kaynağı belirsiz bir sinirle dikkat dağıtıp yıldırma politikasi izlemeye çalışıyor.
yani, herkes kendi kapısının önünü süpürürse çok şık olacak.. habis olandan değil de habisliği şikayet edenden rahatsız olmak, huzursuz emekli apartman amcaları tribine girmek ne garip..
Düşündüğün kişi ben değilim. Her uyarının uyarananı ben sanıyorsun. Yanılıyorsun sayın biri.
Kimsenin olmadığı bir yere gitmek istiyorum.
Boynum ağrıyor. Başım dönüyor sonra midem bulanıyor. Her kımıldayışımda; ağrı, sanki daha derinlere iniyor, bir burgaç gibi kaslarımı oyuyor. beyin sarsıntısı geçiriyormuşum gibi hissettiriyor.
Hiçbir gelin robot değildir !!!!
Bugün kendime sözüm var, sabah uyanır uyanmaz verdim. Bugün yaşayacağım hiçbir olayın keyfimi kaçırmasına izin vermeyeceğim.
Sözünde durmayanı da çaylak yapsınlar!
Sözünde durmayanı da çaylak yapsınlar!