confessions

ihtiras limani

1. nesil Yazar - Kadirşinas

  1. toplam entry 1078
  2. takipçi 25
  3. puan 21685

melankoli

ontolojik sancilarimin merhemi
bir klimanın karşısında serinliyor görünen plastik bir yapraktan farksız duyguları yaşayan ve bunları gerçek zannedenlerin suratlarında bir tokat olması açısından hoş olabilir melankoli. fakat olmuyor; kan damlayan kalem toprağa batırılsa, çıkacak siyah çiçekleri görecek göz yok! olsa olsa kanı ipekle temizleme ve haplanmış romantizm içinde o inci gibi gözyaşlarını dökmeye niyetli yüzler var. incileri toplayalım; elbet bir deli duygular pazarında serer bir tezgah. zararı yok.

kıskançlık

ontolojik sancilarimin merhemi
Haset, sahiplenme, güç ve makam peşinde koşma temeline dayalı bir duygu. Peki Kıskançlık duymadan yaşamak mümkün müdür ? Bunun için olağanüstü yoğunlaşmma, berrak düşünceler ve anlayış gerekir. İnsan kendini anlamadan kıskançlıktan arınamaz. Her şeyin başı “ kendini anlamaktır.” Kendinizden başlamaz ve gerekeni yapmazsanız üzüntülerinizin sonu gelmez. Gördüğünüz ve hissettiğiniz her şey size cehennem olur. Kıskançlığın tükenmez sosu bencillik kapınızda nöbet tutarken, kıskançlığın merkezinde oturanı ıslatır.

çizik saç stili

fiorabella
yanların kısaltılıp üst tarafında ince bir çizgi olan saç modelidir. Cristiano Ronaldo'nun öncülüğünü yaptığı bu akım halen erkekler arasında popüleritesini korumaktadır.

çizik saç modası aslında nazilerden gelen bir modeldir. adolf hitler'in bu modeli kullanması ona bağlılığını kanıtlamak için nazi askerleri ve hitler'i destekleyen halk arasında da yaygınlaştı.

özellikle nazi askerleri bu saç stilini gelenek haline getirdiler. yahudilere işkence eden, öldüren her asker kafasına bir çizik atıyordu.
o dönemlerde bu çizikler saçın daha geç çıkması için bıcak kullanılarak yapılıyordu.

can alıcı şiir dizeleri

ontolojik sancilarimin merhemi
''.. sonra sonra yapıştırılmış pullar gibisin, öylesin
üstü uçaklı zarflara
ve alanlara tutturulmuş, çiçek sepetlerinin
kenarındaki kartlara
bir gider bir gelirsin, gider gelirsin
hızlı bir park akışından anısal bir yığıntıya

sayısız parmağın var, bir parmağın daha mavi
vurursun vurursun kapılara onunla
kapılar açıldı mı, avlular güne çarptı mı
boşalan bir güğümsündür her umutsuzluğa..''

dizgecilik

ontolojik sancilarimin merhemi
sistemcilik, tertipçilik. alman idealizmi buna örnektir. felsefenin hiçbir konusunu açıkta bırakmazlar. hepsini birer birer ele alıp ana düşüncelerine uydurmaya çalışırlar. bu uydurma ya da bağdaştırma gerçekleştirilemezse dizge kurulamamış demektir.

yüze çıkma kuramı

ontolojik sancilarimin merhemi
yani doğrucu evrim kuramı. her bakımdan bilimdışı olan ve evrimi sözde açıklama amacını güden bu burjuva kuramı 1920'lerde s.loyd morgan, samuel alexander, `broad gibi anglo-sakson yenigerçekçileri tarafından ileri sürülmüştür. evrimin doğal va tarihsel yasalarını yadsıyan ve onu yüzeçıkma gibi gizemsel ve tanrıbilimsel bir neden bağlamaya çalışan bu yenigerçikçiler, xx.yüzyılda ortaçağ skolastiğinin tüm saçmalıklarını yinelerler. broad “ruhgöçüne” inanır, morgan doğayı ruh olarak görür alexander evreni özdeksel olmayan bir zaman-uzay kavramından türetir. tümü de değişme sürecini usdışı sayarak usdışılığın doruğuna yükselir. çağımızın tutarsız kafalarından biri olan bertrand russell bile bu kuram için the scientifiz outlook adlı yapıtında dayanamayıp yenigerçikçilere göndermelerde bulunur.

ahlak yasası

ontolojik sancilarimin merhemi
kant'a göre özgürlüktür. ve bu özgürlüğün temelini iyi niyet oluşturur. ahlak yasası insanın içindedir. ahlak yasasını kendi içinde duyan biri, daha sonra iyi niyetini kötüye yöneltse bile yine iyi insandır. çünkü niyet iyiyse, o zaman davranışında ahlaki açıdan savunulabileceği düşünülür.

kötülük

ontolojik sancilarimin merhemi
sokrates ve platon düşüncesinde kötülük, bilgisizliktir.. bilginin olduğu yerde kötülük olamaz. metafizik düşünce kötülüğü bir eksiklik sayar. spinoza'ya göre ise kötülük, evrenin parçalarının soyutlanarak ele alınmasından doğar.. rousseau'ya göre kötülük, uygarlıktır.

kötümserlik

ontolojik sancilarimin merhemi
her şeyi kötü gören, ya da kötülüğü iyiliğe egemen sayan düşüncedir. ruhbilim açısından; bir ruh hastalığı olan kötümserlik, alman düşünürü schopenhauer'e göre; felsefi bir öğretidir. arthur'a göre; varolmak acı çekmek anlamını taşır. ona göre hiç doğmamış olmak, doğmuş olmaktan çok daha iyidir.

var olmak mı yok olmak mı

ontolojik sancilarimin merhemi
aslında ''olmak'' daha ziyade daha kapsamlı bir kavramı ifade ediyor. shakespeare, ''var olmak” kavramını burada ''erkek olmak'' anlamında kullanmış. ''olmamak'' ise düşüncenin aslında daha kapsayıcı olan kadına özgü ilkesi. bu duyumsamama yetisi ve insan oluş anlamına geliyor.

'' var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!
düşüncelerimizin katlanması mı güzel,
zalim kaderin yumruklarına, oklarına,
yoksa diretip bela denizlerine karşı
dur, yeter' demesi mi?''

kaba evrimcilik

ontolojik sancilarimin merhemi
spencer'in evrim anlayışı. ingiliz düşünürü herbert spencer'in evrimcilik öğretisi vülger evrimcilik adıyla anılır. spencer'e göre; evrim kesintisiz ve nicesel artışlarla gerçekleşir. nitesel değişme ve sıçrama olamaz. fakat diyalektik özdeşçilik, vülger evrimciliğinin yanlışlığını tanıtlamış ve evrimin nicelikten niteliğe sıçrayarak gerçekleştiğini göstermiştir.

acıma duygusu

ontolojik sancilarimin merhemi
kılık değiştirmiş kibir. acınan kişi küçültülür ve zayıf bir konuma getirilir ki acıyan kişi kendini bir o kadar güçlü, yüce gönüllü ve üstün hissetsin. bu acıma duygusudur bize kendimizi sevebilecek kadar doğru davrandığımız hissini veren, karşımızdakini alçaltma pahasına olsa bile.

ben bu yazıyı sana yazdım

cisi gelen sanat tarihcisi
çok güzelsin, mavi gözlerine bakarken, kıbrıs doğumlu olduğun aklıma geliyor ve ister istemez gülümsüyorum.
sen afrodit'sin ve seni zamanında ne kadar rahatsız eden satir varsa, bir zamanlar hayatında olan fanilerin onları uzaklaştırma çabalarının boşa gittiğini görmen bile, benim o satirleri tek tek yok etmem sayesinde farklı olduğumu anlatmış oluyor sana.

bazen bana birilerini gösteriyor, "kesin sen bununla olurdun, bu kadın çok bilgili" diyorsun ya, savaş başlığımı bir tek senin için taktığımdan habersizsin aslında.

bazen, seninle birlikteyken, yaramaz kızına bakıcılık eden baba, bazen de tanrıya sırt çeviren düşen meleklere eşlik eden karanlık bir ruh olarak görüyorum kendimi.

biliyor musun, seninleyken tüm olympos'u mahveden ares gibi hissediyorum... seninleyken herkese sırt çeviriyor olmak beni rahatsız etmiyor, aksine. seninle ruhumun yükseldiğini hissediyorum.

sen afrodit'sin, ben ares'im. ve biz birlikte çok güzeliz.

ben bu yazıyı sana yazdım

azrailin regl donemi
ben bu yazıyı sana yazdım ama sen hiç okuyamayacaksın biliyorum. zaten okuma da okursan benim için çok önemli olduğunu anlayıp geri döneceksin. dönme de zaten. her geri dönüş gidişleri daha kötü yapıyor.

ankara ya geldiğin günü ve sana ankara yı gezdirişimi hatırladım. ne de güzel geçmişti o kış. ankara güzeldi ama seninleyken kardeşim kadar yakınımdayken güzeldi. şimdi ise ankara benim için..

Ankara'da şimdi bir kış günü. kış ama bahar gibi havalar. görüyorsun ya kışlar bile eskisi gibi tat vermiyor.

o yüzden gelsen de eski tadı alamayız. keşke o aldığımız tadı sıradanlaşmış ve heyecanı tükenmiş olarak görmeseydin. farkındalığı o kadar da anlattım oysaki.

taşa konuştum çiçek açtı. kuşlara anlattım dile geldiler ulan. bir sana anlatamadım kendimi.

beyin nakli mümkün olduğu gün kendimi feda edeceğim naklin için. benim gibi düşünebildiğinde ölmek isteyeceksin.

unicorn

warmhole
masum ve saf olduğuna , kanını içene ölümsüzlük getireceğine fakat öldürmenin de lanet getireceğine inanılan, tek boynuzlu at şeklinde tasvir edilen mitolojik hayvan.

kol düğmeleri

mars yolcusu
"O aslında geçici bir heves değil, sen yokken bile varmışsın gibi hayatı devam ettirebilmekmiş.
Cesaret senin gibi yüreklerde gizliymiş.
"Hayatınızın sonuna kadar yaşamadıkça, talihinizden şikayet etmeyin" demiş Çehov.
Bunu sen öğrettin bana.
Unutturmadın.
Ne uzaklıklar engelmiş ne de bir başkası var olanı değiştirebilirmiş.
Kol düğmesi farklı kolda aynı amaçla birleşmeyi bekleyen.
Ve bir gün o da olur denen hiçbir şey aslında avuntu değil gerçeğin ta kendisiymiş.
Bizim gibi der şarkı..yarım kalmışlar için..
Biz kalabilenler için yazılmış.."
(Alıntı)

Kol düğmeleri, bir barış Manço şarkısıdır.


radura işareti

fiorabella
iyonize radrasyon verilerek raf ömrü uzatılan gida paketlerinin üzerindeki işarettir.
yiyeceklere X ışınları, gama ışınları ve hızlandırılmış elektron ışınları verilir. genellikle yüksek dozda radyasyon içeren gama ışınları daha çok kullanılır.

böceklenmesin diye hububatlar, filizlenmesin diye patates, soğan, yumrulu meyve ve sebzeler, kabuklu yemişler ve yağlı tohumlar, baharatlar, ıhlamur gibi kurutulmuş otlar, tavuk, kırmızı et, çiğ balık, deniz ürünleri de parazit açısından bu işleme tabi tutulur.

bu yöntem ülkemizde 1994yılı itibari ile kullanılmaya başlamıştır. ışnlama işlemi ülkemizde iki tesiste yapılıyor. biri Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK) Sarayköy yerleşkesindeki tesisi, diğeri ise özel sektöre ait Co 60 kaynaklı bir gama ışınlama tesisidir.

ürün alırken paket üzarindeki armadan ışınlanıp ışınlanmadığını kontrol edebilirsiniz. kişisel olarak bu ürünlerden almamaya dikkat ediyorum.



fuhsabad koftecisi

ontolojik sancilarimin merhemi
Kalitesiz bir troll. Entrylerine denk gelince o lakayt dili geriyor beni. Sözlüğe değer katan sevdiğim bir yazarı markajına almış ve neredeyse bütün girilerinde ondan bahsediyor. Yönetimin bir karar vermesi gerek; biri troll diğeri “yazar.” Kutsal amacı; ille de bilgi olan bir yerde kimin dışarıda olması gerekiyor ? Ayrım yapılmalı. Yahut uyarılmalı.

jean-jacques rousseau

ontolojik sancilarimin merhemi
Eserlerini yazması için küçük bir köşk hibe edilen yazar. Benim için ortalıkta kalmış bir yazardan fazlası değildir. Çünkü kendisi bir çatı katında sığıntıyken, evin sahibi kadını hamile bırakmış, çocuk sahibi olmuş ve çocuklarını da kimsesizler yurduna bırakmıştır. Onun döneminde diğer yazar ve şairler sefaletten, fareler arasında bir parça ekmek bulabilmek için yaşayıp, yazarken kendisi sefa sürmüştür.

victor hugo

ontolojik sancilarimin merhemi
Eşi benzeri olmayan dirimsel bir güce sahip yazar. Bu olağanüstü yazar 60 yıl boyunca sabah saat beşten, öğleye dek masa başında yazmış. Durup dinlenmeden, dilin bütün bağlaşımlarını kullanarak, o kışkırtıcı dili elde etmiş. Yazarken öğrenmeden geri kalmamış. Kendi öz yetkinliğine ulaşması, kişisel alanını koruması ve özgül bir tutum belirlemek için 60 yıl vermiş. Dile kolay.. bizimki de yazmak işte; üretme ve sayısız deneyden geçmeden öylece akıtıyoruz.

kuantum zeno etkisi

warmhole
atom altı ölçekte nesnelerin gözlemden etkilenerek gözlem yapılan sistemde değişimin durması olayıdır. kuantum teorisinin öngörülerinden biridir. seyredilen çaydanlık hiç kaynamaz durumu. ayrıca doctor who izleyenler bilir ağlayan meleklerin olayı da budur.

aşk

moviebird
Şu devirde var mı yok mu diye tartıştığım bir mevzu aşk... Aşkın yerine para geçti. Para uğuna aşk yaşıyoruz diyorlar. Menfaat ise başlı başına bir sorun...
Peki ya ego?
Bakın ne anlatacağım. Babamın bir arkadaşı öldü kısa zaman önce neden mi? Stresten... Karısının terfi edişine ve başarısına tahammül edemedi ve mezarı boyladı.
Böyle bir dünyada aşk olur mu? Siz cevap verin...
İlişkiler vıcık vıcık olmuş. Değerlerimizi yitirdik, yitirmeyenler arada kafayı yiyorlar.
Ne olacak bu işin sonu dostlar?